-D.4/2001 Yargıtay/Hukuk 65/98
(Dava No: 994/95; Girne)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Taner Erginel, Mustafa H. Özkök, Gönül Erönen.
İstinaf eden: 1. Ramadan Abraşoğlu, Ozanköy
- 2. Girne Tapu Dairesi, Girne
(Davalılar)
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: Taner Hastan, Girne
(Davacı)
A r a s ı n d a.
Girne Kaz-a Mahkemesinin 994/95 sayılı davada 28.9.1998 tari-
hinde verdiği karara (Narin Ferdi Kaza Mahkemesi Kıdemli Yargıcı, Göksel Başak Kaza Mahkemesi Yargıcı) karşı Davalı 1 tarafından yapılan istinaftır.
İstinaf eden Davalı 1 namına: Avukat Menteş Aziz
Ale-yhine istinaf edilen namına: Avukat Ali Ertoğrul.
---------------
H Ü K Ü M
Taner Erginel: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Mustafa H. Özkök okuyacaktır.
Mustafa H. Özkök: Davacı, Girne Kaza Mahkemesinde dosyalamış
olduğu 994/95 sayı-lı davasında sunmuş olduğu tafsilâtlı Talep
Takririnde özetle; 1988 yılında Davalı 1 ile aralarındaki sözlü
mutabakat sonucu Davalı 1'in tahsisinde bulunan ve tafsilâtı
verilen gayrımenkûlleri Davalı 1'in Davacıya 6.000 Sterlin
karşılığı satmayı kabul ett-iğini ve Davacının Davalı 1'e
6.000 Sterlin karşılığı 15 Milyon TL ödediğini, bu hususları
15.3.1988 tarihinde yapmış oldukları yazılı feragatnamede
teyit ettiklerini ve bu şekilde Davalı 1'in tahsisinde bulunan
6 Parselden oluşan gayrımenkûlden Davacı- lehine feragat
ettiğini ve bu gayrımenkûl üzerindeki tüm haklarını Davacıya
devrettiğini, bu gayrımenkûllerle ilgili gerekli puanın
Davacı tarafından temin edilip koçanların çıkmasının sağlana-
cağını ve koçanların çıkmasından sonra koçanların Davacı
a-dına ve/veya Davacının göstereceği 3. kişilere devredileceği
hususunda anlaştıklarını, ancak Davalı 1'in "T" cetveli çıktığı
zaman mukaveleyi ihlâl edip puanları kendisinin tedarik ederek koçanları kendi adına çıkardığı ve Davacıya devretmediği
cihetle Da-vacının zarar ziyana düçar olmasına sebep olduğunu,
bu nedenle tafsilâtı verilen gayrımenkûllerin adına kaydedil-mesini ve alternatif olarak ödemiş olduğu 6.000 Sterlin zarar ziyanın kendisine ödenmesi talebinde bulunmuştur.
Davalı 1 ise dosyalamış o-lduğu müdafaa takririnde, genel
olarak Davacının iddialarını reddetmiş ve Davalı 1'in dava konusu gayrımenkûlleri Davacı lehine ve/veya bulacağı başka
biri lehine feragat etmesi halinde kendisine 10 Milyon TL ödeneceğini, tüm gayrımenkûllerin puanlarının D-avacı tarafın-
dan temin edileceğini, 8 dönümlük gayrımenkûlün amalgame
edilip ikiye bölüneceğini ve Davalı 1'in barakasının bulunduğu bölüme Davacının 2 yatak odalı bir hane ev yapmayı taahhüt ettiğini ve buna karşılık Davalının 15.3.1988 tarihli
feragatn-ameyi imzaladığını, Davacının Davalı 1'e 10 Milyon TL
ödediğini ancak bilâhare tarafların bir araya gelip karşılıklı olarak anlaşıp yapmış oldukları anlaşmayı feshettiklerini,
Davacının ödemiş olduğu 10 Milyon TL'yi zarar ziyan olarak
Davalı 1'e bıraktığın-ı ileri sürerek Davacının talep ettik-lerine istihkakı olmadığını bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
Davanın duruşması yapılmıştır. Davacı, davasını ispat
için bizzat şahadet vermiş ve bir de tanık dinletmiştir.
Davalı 1 ise herhangi bir ş-ahadet sunmadığı gibi tanık da
dinletmemiştir. 15.3.1988 tarihli feragatname Emare 1 olarak
ibraz edilmiştir. Davayı dinleyen İlk Mahkeme 28.9.1998
tarihinde verdiği kararında Davacıyı haklı bularak Davalı
1'in Davacıya 6.000 Sterlin ve/veya ödeme tar-ihindeki resmi
kur üzerinden Türk Lirası için hüküm vermiş keza bu miktar
üzerinden 15.3.1988 tarihinden itibaren %8 faiz ödemesine
emir vermiştir.
Davalı taraf bu hükümden istinaf dosyalamıştır.
İstinaf ihbarnamesi 2 istinaf sebebi içermektedir. B-u
sebepler aşağıda görüldüğü gibidir:
"1. Muhterem Mahkeme Davacının Davalıya
15,000,000 TL ödediği, taraflar arasında
herhangi bir zaman bu miktarın kendine
iade edileceği hususunda bir anlaşma
olmadığını kab-ul ettikten ve de ilgili
yasaları etüt ettikten sonra dava konusu
gayrımenkûle Davacının istihkakı olma-
dığına karar verdikten sonra, Davacının
taraflar arasındaki anlaşmayı ihlâl
ettiğini yani Davalıya ilgili -tapu ve
eşdeğer işlemlerini yapmadığını, puan
vermediğini, uzun bir müddet gaybubet-
ten sonra Davacının dava mevzuu mala
sahip çıktığını fırsat bilerek dava
ikame ettiği hususunda şahadet olduğu
ve Mah-keme bulgusunun da bu doğrultuda
kabul edilerek Davacıya ilgili yasalar
altında gayrımenkûlle ilgili herhangi
bir çare veya emir verilmediği, sözleş-
meyi ihlâl eden tarafın Davacı olduğu
cihetle Muhterem Mahkem-enin Davalının
Davacıya 15,000,000 TL ödemesi gerek-
tiği hususundaki bulgusu yanlış ve
hatalıdır.
2. Yukarıdaki 1. paragrafta belirtilen
sebeplere mebni Davalının Davacıya
ödemiş olduğu miktarı yasal olm-ayan
ivaz veya gayrımeşru veya hilekârane
bir biçimde ödemiş olduğu cihetle Dava-
lının Davacıya ödemiş olduğu parayı
veya muadilini geri iade yolu ile öden-
mesi gerektiği hususundaki Muhterem
Mahkemen-in bulgu veya yargısı yanlış
ve hatalıdır. Her hâl ve kârda Muhterem
Mahkeme, tadil edilmiş şekli ile dosya-
lanmış olan Müdafaa Takririnin 3(c)
bendinde ileri sürülen müruru zaman
durumunu etüt etmeyerek bir- karara bağ-
lamamakla ve müruru zamana uğramış olan
Davacının talebini reddetmemekle hata
etmiştir."
İstinafın duruşmasında İstinaf Eden avukatı istinaf
sebeplerini birlikte ele almış ve yaptığı hitabesinde özetle;
Alt -Mahkemenin mukaveleyi geçersiz bulduğunu ve geçersiz
bulduktan sonra zarar ziyan talep edilemeyeceğini, mukavele-
nin 1988'de yapıldığını, davanın ise 1995'te açıldığını, bu
nedenle zaman aşımının söz konusu olduğunu ve talep edilen
miktar için zarar ziy-anın verilemeyeceğini, bir an için
verilse bile Türk Lirası olarak verilmesi gerektiğini ileri
sürmüştür.
Aleyhine İstinaf Edilen ise yaptığı hitabesinde kararda mukavelenin kanunsuz olmadığı yönünde bulgu olduğunu, satış anlaşmasının sözlü yapıld-ığını, yazılı feragatın ise sözlü anlaşmayı teyit ettiğini, Yargıtay/Hukuk 43/96(D.5/98)'de belirtildiği gibi mukavele geçersiz sayılsa bile tarafların
elde edilen kazancı iade etmesi gerektiği hususunda bulgu yapıldığını, bu nedenle Bidayet Mahkemesinin v-erdiği kararın doğru olduğunu, keza "T" cetvelinin 1992 yılında çıktığını
bu nedenle taraflar arasındaki ihtilâfın 1992'de başladığı
cihetle zaman aşımının söz konusu olmadığını ileri sürerek istinafın reddini talep etmiştir.
İstinaf, Mahkemenin hük-mü, yapılan beyanlar ve dosya
tezekküründen sonra, Davacı ile Davalı 1 arasında 1988 yılında Davalı 1'in tahsisinde bulunan Girne Ozanköy'de Pafta/Harita XII.22.W2 Parsel 129,130/2,132/1, 87/3,88 ve 103/1'de kain gayrımenkûlleri sözlü bir anlaşma tahtında -Davalı 1'in Davacıya
6.000 Sterlin'e sattığı, karşılığı olan 15 Milyon TL'yi aldı-ğını ve "T" cetvelleri çıktığında Davacının puanların tamamını temin edip koçanların çıkmasını sağlayacağını, Davalı 1'in
ancak "T" cetvelinin çıktığı aşamada mukaveleyi ihl-âl edip puanları kendisinin temin ederek koçanları kendi adına aldığını ve bu şekilde taahhüdünü yerine getirmediği hususlarında bulgu
yapan Bidayet Mahkemesinin Davalı 1'in Davacıya 6.000 Sterlin
ve %8 faiz ödemesine hüküm verdiği anlaşılmaktadır.
B-idayet Mahkemesinin yukarıda özetlenen kararı incelen-
diğinde, sunulan şahadet ve ibraz olunan emareleri titiz bir
şekilde incelediği ve keza yasal durum ile verilen içtihat
kararlarını da inceledikten sonra hükmünü verdiği anlaşıl-
maktadır. Bidayet Mah-kemesinin kararının yanlış olduğu diğer bir deyişle verdiği kararı verebilmesi için huzurunda yeterli
şahadetin olmadığı hususunda İstinaf Edenin Mahkemeyi ikna
etmesi gerekir. İstinaf sebepleri incelendiğinde 1. istinaf
sebebi özetle; mukavelenin ihlâli -Davacı "Aleyhine İstinaf
Edilen" tarafından yapıldığına göre 15 Milyon TL'yi Davalı 1
taraf "İstinaf Edenin" ödemesine hüküm vermekle hata ettiği
yönündedir. İlk Mahkeme kararı incelendiği zaman Mavi 49'da
şöyle demektedir:
"Davacı Davalı ile yap-tığı sözlü anlaşmaya
istinaden Davacının Davalının T cetveli çıktık-
tan sonra gerekli olan puanları almayı kabul
ettiğini, bu maksat ile Davalıyı aradığını
ancak Davalının Davacının puan almasını kabul
etmeyerek kendisinin devlett-en puan satın
alarak mallar ile ilgili koçanları adına
çıkardığını söylemiştir. Davacı bu konuda
Davalı tarafından istintak edilmiştir. Davacı
istintakı esnasında Davalı namına puan yatır-
mayı teklif etmediği veya Davalıya ödedi-ği
15,000,000TL'sına ek olarak Davalıya ev yapa-
cağı taahhüdünde bulunduğu iddialarını kabul
etmedi. Davalı ise bu hususlardaki iddialarını
ispat etmek veya desteklemek için şahadet
vermedi veya şahit çağırmadı. Huzurumuzdaki
- tüm şahadeti değerlendirdikten sonra Dava-
cının Davalının koçan alabilmesi için puan
yatırmayı teklif ettiği halde Davalının
bunu kabul etmeyerek kendisinin puan
tedarik ettiğini ve 19.12.95'de Davalının
kendi adına dava kon-usu mallar için koçan
aldığını kabul ederiz.
Sonuç olarak Davalının Davacıya tahsi-
sinde bulunan ve Emare 1'de dökümü bulunan
6 kalem malı 6,000 Sterline satmayı sözlü
olarak kabul ettiğini, T cetveli çıktıktan
sonra -Davacının Davalı için puan tedarik
ettiğini ancak Davalının bu puanları kabul
etmeyerek kendisinin puan tedarik ederek
devlet lehine feragat ettiği iki parsel
dışındaki dört parselin 19.12.95'de
koçanlarını aldığını ve bu malları D-ava-
cıya devretmeyi red ettiğini, bu dört
kalem malın değerinin 40,000 Sterlin
olduğunu kabul eder ve bulgu yaparız."
.........................................
"Tüm söylenenler ışığında Davacı ile
Davalı arasındaki sözlü- satış sözleşmesini
geçerli kabul ederiz. Davalı bu sözleşmeye
istinaden sözleşmeye konu malları Davacıya
devretmediği için anlaşmayı ihlâl etmiştir.
Bu durumda Davacının Davalı aleyhindeki
talepleri incelenmelidir."
Bu- durumda yukarıya aktarılan karardan da görüleceği
ve 1. istinaf sebebinde ileri sürüldüğü gibi mukaveleyi
ihlâl edenin Davacı değil Davalı 1 olduğu hususunda Mahkemenin
bulgusu olduğu görülmektedir. Bidayet Mahkemesinin bu
bulguya varabilmesi için huz-urunda yeterli ve tekzip edilme-
yen şahadet mevcuttur ve bu bulguların yanlış olduğu hususunda
İstinaf Eden tarafından Mahkeme ikna edilmiş değildir. Bu
nedenle 1. istinaf sebebinin reddedilmesi gerekir kanaatin-
deyiz.
İkinci istinaf sebebi i-ncelendiğinde, Davacının ödediği meblağın yasal olmadığı ve/veya hilekârane bir şekilde ödediği için geri talep edilemeyeceği ve her halükârda zaman aşımının mevcut olduğu ileri sürüldüğü halde
zaman aşımının karara bağlanmadığı yönündedir. Bidayet
Mahke-mesi kararı incelendiği zaman Mavi 50'de şöyle denildiği
görülmektedir:
"Davalı, Emare 1 feragatname 1988'de imza-
landığı ve dava 1995'de ikame edildiği için bu
talebin zaman aşımına uğradığını iddia etmekte-
dir. Zaman aşımı i-çin süre anlaşmanın imzalanma
tarihinden değil de anlaşmanın ihlâl edildiği
zamandan itibaren hesaplanmaya başlar ki bu
dava maksatları için zaman aşımı ancak dava
konusu malların Davalı adına kayıt olmasından
sonra, Davalının Dava-cı adına konu malları
devretmeyi red etmesi ile başlayabilir. Bu
durumda Davalının ihlâli en erken 19.12.1995
olabilir. İşbu dava 21.12.1995'de ikame
edildiğine göre bu davada zaman aşımı iddia-
sında Davalının muvaffak olmasına- olanak
yoktur."
Mahkeme bu konuda yine Mavi 52 ve 53'te şöyle demiştir:
"Bu davada Davalının Davacıdan 6.000 Sterli-
nin muadili olarak 15,000,000TL'sını 1988 yılında
sözlü bir satış anlaşmasına istinaden aldıktan
-sonra, kendi rızası ile Davacı ile yaptığı anlaş-
manın geçersiz olduğunu iddia etmesi, ahlâka uygun
bir davranış olarak kabul edilemez."
...........................................
"Bu durumda Davacının ancak Davalıya ödediği
- meblağı faizi ile iadesine hakkı olmalıdır.
Y/H 43/96 sayfa 18'de belirtildiği şekilde 'Fasıl
149 Sözleşmeler Yasasının 65. maddesi...(ne) göre
bir sözleşmenin geçersiz olması halinde sözleşme-
den yarar sağlayan kişi elde ettiği yarar-ı geri
vermekle veya kimden yarar sağlamışsa onu tazmin
etmekle yükümlüdür.'"
Bidayet Mahkemesinin yukarıya aktarılan kararı ince-
lendiğinde Davalının almış olduğu satış bedelinin Davacıya
iade etmesi hususunda bulgular yaptığı ve bu bulg-uları
yaparken yasal durum ile içtihatları değerlendirdiği
anlaşılmaktadır. Bu bulgularında yanlış olduğu hususunda
ikna edilmiş değiliz. Keza zaman aşımı konusu incelen-
diğinde yukarıya aktarılan pasajdan da anlaşıldığı gibi
dava zaman aşımına uğrama-mıştır ve İlk Mahkemenin de
böyle bulgu yaptığı görülmektedir. Bu bulgunun da yanlış
olduğu hususunda ikna edilmedik.
Yukarıda söylenenler ışığında İstinaf Edenin işbu
istinafında başarılı olmadığı cihetle istinafın reddedil-
mesi gerekir kanaatind-eyiz ve bu hususta bulgu yaparız.
Netice itibarıyle istinaf ret ve iptal olunur. İsti-
naf masrafları İstinaf Eden tarafından Aleyhine İstinaf
Edilene ödenecektir.
Masraf listesi Başmukayyit tarafından tespit edilecektir.
Taner Erginel - Mustafa H. Özkök Gönül Erönen
Yargıç Yargıç Yargıç
18 Mayıs 2001
-
-1
8
-
Full & Egal Universal Law Academy