-D.16/92 Birleştirilmiş
Yargıtay/Hukuk 65/90 ve 66/90
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Niyazi F. Korkut, Celâl Karabacak, Taner Erginel
Yargıtay/Hukuk 65/90
(Mağusa Da-va No. 1248/86)
İstinaf eden: Ali Oranlı, Çayırova.
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Müteveffa Osman Sönmez'in 41/86 no'lu
Terekesinin İdare Memurları
1. Sevim Sönmez, Tuzluca.
2. İsmail Sönmez, Tuz-luca.
(Davalılar)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Orhan Z. Bilgehan
Aleyhine istinaf edile-n namına: Osman Dağlı adına Erdal Öncü
Yargıtay/Hukuk 66/90
(Mağusa Dava No: 1248/86)
İstinaf eden: Ahmet Karagözlü, Mehmetçik.
(3. şahıs)
ile
Aleyhine istinaf edilen: 1) Ali Ornalı, Çayırova.-
2) Müteveffa Osman Sönmez'in 41/86 no'lu
Terekesinin Tereke İdare Memurları
Sevim Sönmez, Tuzluca.
İsmail Sönmez, Tuzluca.
(Davacı - Davalılar)
A r a s ı -n d a.
İstinaf eden namına: Tonguz Ayman.
Aleyhine istinaf edilen 1 namına: Orhan Zihni Bilgehan.
Aleyhine istinaf edilen 2 namına: Osman Dağlı adına Erdal Öncü
H Ü K Ü M
Niyazi F. Korkut: Yukarıda sayı ve ünvanı verilen istinaflar Gazi Mağusa Kaza M-ahkemsinin 1248/86 sayılı davada verdiği hükmünden neşet ettikleri cihetle birleştirilerek dinlenmişlerdir.
Yargıtay/Hukuk 65/90'daki istinaf eden Davacı (bundan böyle davacı diye anılacaktır) aleyhine istinaf edilen müteveffa Tuzluca'lı Osman Sönmez Ter-kesi İdare Memuru olan davalılar aleyhine (bundan böyle davalılar olarak anılacaktır) Gazi Mağusa Kaza Mahkemesinde dosyalamış olduğu bir dava tahtında, sair şeyler yanında, 27.3.1986 tarihinde müteveffa Osman Sönmez'in kendisine ait olup tasarruf ve kulla-nımında bulundurduğu AP088 plâklı aracı Kalecik-Tuzluca tali yolundan Çayırova - Boğaz anayoluna doğru sürerken dikkatsiz ve kanuni vecibelerini ihlâl ederek sürmesi sonucu Çayırova - Boğaz anayolu üzerinde seyreden BA877 plâkalı araçla çarpıştığını ve kon-u araçta yolcu olarak seyahat etmekte iken bedensel yaralar aldığını iddia ederek davalılardan özel ve genel tazminat talebinde bulundu.
Davalılar ise dosyalamış oldukları müdafaa takririnde, kazaya davacının ve BA877 plâkalı aracın sürücüsü olan 3. şahs-ın dikkatsizliklerinin ve kanuni vecibelerini ihlâllerinin sebep olduğunu iddia ederek aleyhlerine bir hüküm verilmesi halinde 3. şahsın da buna katkıta bulunması gerketiğini ileri sürdüler.
Davaya 3. şahıs olarak eklenen BA877 plâkalı aracın sürücüsü de- müdafaa takriri dosyalayarak müdafaasında, sair şeyler yanında, kazanın tamamen müteveffa Osman Sönmez'in dikkatsizliğinden ve ihmalkârlığından meydana geldiğini ve kendi adına bir dava sebebinin bulunmadığını ileri sürdü.
Alt Mahkeme yapılan duruşma son-ucu vermiş olduğu hükümde, ilk önce kazanın oluş şeklini ele alarak dava konusu kazanın 27.3.1986 tarihinde Kalecik - Tuzluca tatil yolu ile Çayırova - Boğaz anayolunun kesiştiği noktada meydana geldiğini, 3. şahsın BA877 plâkalı aracı ile Çayırova'dan Boğ-az istikametine seyretmekte olduğu bir sırada davacının 3. şahsın yanında yolcu olarak seyahat etmekte olduğunu, müteveffa Osman Sönmez'in AP088 plâkalı aracı ile Kalecik'ten konu anayola doğru seyretmekte iken anayola girişte durmadan giriş yapıp o esnada- Çayırova istikametinden gelen BA 877 plâkalı araçla çarpıştığını, çarpışma neticesi BA877 plâkalı aracın ön yüzünün, AP088 plâkalı aracın ise sağ kısmının ezildiğini, kaza sonucu AP088 plâkalı araç sürücüsünün olay yerinde öldüğünü, BA877 plâkalı araç sür-ücüsü ile konu araçta yolcu olarak seyahat etmekte olan davacının da bendesel yaralar aldıklarına ilişkin bulgu yaptı.
Alt Mahkeme daha sonra meydana gelen kazada tarafların kusurlu olup olmadığı hususunu da inceleyerek dava konusu kazanın oluşunda davac-ının herhangi bir kusur ve sorumluluğunun olmadığına, 3. şahsın ise kazayı önlemek için bir takım tedbirler alarak fren yaptığına, sağa büktüğüne, ancak trafik kanun ve nizamlarına uymadan araç kullanarak süratini yeterince düşürmediğine ve bu nedenle anay-ola aniden fırlayan AP088 plâkalı araçla çarpıştığına ilişkin bulgu yaptı ve 3. şahsın katkısal kusurunu %15 olarak saptadı. Alt mahkeme AP088 plâkalı araç sürücüsünün kusur ve mesuliyet oranını saptarken onun anayola çıkarken dur işareti levhası olmasına -rağmen Çayırova - Mağusa anayoluna durmadan ve anayolda olan diğer vasıtaları ve özellikle 3. şahsın aracını hiç kaale almadan çıkış yaptığını ve onun önünü tıkaması sonucu kazanın oluşuna büyük ölçüde katkıda bulunduğunu vurgulayarak müteveffanın kusurunu- da %85 olarak saptadı.
Alt Mahkeme son olarak da davacının özel ve genel tazminat istemlerini inceleyerek davacının özel zarar ziyan talebinin davanın duruşması esnasında taraflar arasında 653,000.-TL olarak uyuşulduğunu, davacının genel tazminatına gel-ince; davacının davada tafsilatı verilen yaralanmaları, kaza neticesi şok geçirip Mağusa Devlet Hastahanesine kaldırdığını, sol eliyle dirsek bilek arası ve sağ eliyle parmaklarının alçıya alındığını, sol gözünü kaybettiğini, hastahanede 18 gün yatıp gözün-den iki kez ameliyat geçiridğini, sol kol için ikinci bir ameliyat geçirip kolunun 6 hafta alçıda kaldığını, bu ameliyatlara karşı parmak kemiklerinin iyi olmadığını ve aralıklı kaldığını, sol kolu ile halen ağır birşey kaldıramadığını, sol gözüne protez t-akmak istediğini vurguladıktan sonra gözüne protez taksa bile bunun psikolojik bir rahatlamadan başka bir fayası olmayıp aldığı yaralar sonucu sağ gözünü de kaybetme tehlikesinin devam etmekte olduğunu da belirterek davacının estetik göz ameliyatının gerek-siz olduğu kanaatine vararak bu istemini dikkate almayıp davacının davalılardan tam mesuliyet esası üzerinden 8000 Sterlin tazminat almaya hakkı olduğu kanaatına vardı ve sonuçta Sterlinin davanın duruşmasının neticelendiği 27.3.1990 tarihi esas alındığınd-a resmi kurdan 1 Sterlin = 4001.28 TL esası üzerinden Sterlini 32 milyona dönüştürdükten sonra sonuçta davacı lehine ve davalılar aleyhine;
1) 32 milyon TL genel tazminat ile 653,000TL özel tazminat ve yasal faiz için; ve
2) Davalılar lehine ve 3. şahıs -aleyhine 4,800,000.-TL genel tazminat ile 97.950Tl özel tazminat ve yasal faiz ve masraflar için;
hüküm verdi.
Gerek davacı gerekse 3. şahıs bu hükme karşı istinaf dosyaladılar. Davacı dosyalamış olduğu istinaf ihbarnamesinde;
1) Alt Mahkemenin davacı-nın göz protezine ilişkin estetik ameliyatla ilgili genel tazminatı incelerken bu hususta şahadet olmadığı ya da mevcut şahadetin şayia şahadet olduğu nedeniyle dikkate alınamayacağına ilişkin bulgusunun hatalı olduğunu,
2) Davacının göz protezi istemi-ni genel tazminat saptarken dikkate almamakla hatalı hareket ettiğini,
3) Genel tazminatı saptarken Türk Lirasını Sterlin karşısındaki değerinin hüküm günü yerine duruşma günündeki değerine göre saptamakla hatalı hareket ettiğini,
4) Genel olarak davac-ının almış olduğu yaralara karşı saptanmış olan genel tazminatın az olduğunu ileri sürdü.
3. şahıs dosyalamış olduğu Yargıtay/Hukuk 66/90'daki istinaf ihbarna-mesinde alt mahkemenin konu trafik kazasında, herhangi bir şahadet olmamasına karşın, 3. şahsı -kusurlu bulmakla hatalı hareket ettiğini ileri sürdü.
Davacının 1. ve 2. istinaf sebebini ele aldığımızda tutanaklardan görülebileceği gibi alt mahkemede şahadet veren göz doktoru Dr. Hasan Güçlü şahadetinde davacının gözünden estetik ameliyat olmak için- 3000 Sterlinin normal ve makul olduğunu, ilâveten estetik yönden protez takmasının elzem olduğunu, takılmaması halinde kusurn öteki göze de sirayet edeceği riski olduğunu vurgulamasına karşın alt mahkeme hükmünde bu hususta herhangi bir şahadet olmadığını-, ya da doktorun söylediklerinin şayia şahadet olduğunu belirterek genel tazminatı saptarken estetik ameliyatla ilgili olarak herhnagi bir tazminat vermeyi uygun görmemiş veya ameliyatın gereksiz olduğu kanaatına varmıştır. Kanaatimce alt mahkeme bu bulgus-unda hatalıdır. Davacının gözünü konu kaza sonucu kaybettiğine ve doktorun şahadetine göre bu estetik ameliyatın elzem olduğuna göre de onu kazadan önceki en yakın duruma getirecek ve tıbbi yönden elzem olan böyle bir estetik ameliyatın gereksiz olduğunu s-öylemek olası değildir. Bu nedenle istinaf eden bu istinaf sebebinde haklı olup alt mahkemenin genel tazminatı saptarken bu hususu da dikkate alması gerekirdi. Bu durumda davacı, yukarıda 1 ve 2'nci istinaf sebepleri için söylenenler ışığında 4. istinaf se-bebinde de haklı olup gözüne yapılacak estetik ameliyat da dikkate alındığında davacıya 8000 Sterlin yerine 11000 Sterlin bir genel tazmimat verilmesi gerekirdi ve alt mahkeme bu rakamı vermemekle hatalı hareket etmiştir.
İstinaf edenin 3. istinaf sebebi-ne gelince: Yargıtay/Hukuk 59/90'da oyçokluğu ile verilen kararda belirtildiği gibi bu gibi hallerde verilecek tazminatın Sterlinin istinafın hükmünün verildiği gündeki değeri üzerinden saptanması gerekir. Ancak bu istinafta istinaf edenin talebi Sterlinin- alt mahkemedeki duruşma günü yerine hüküm günündeki Sterlin değerinin esas alınmasına ilişkindir. Yukarıda atıfta bulunulan Yargıtay/Hukuk 59/90' da verilen ilkeler çerçevesinde istinaf eden bu talebinde de haklıdır. Bu nedenle 11,000 Sterlinin hükmün ver-ildiği 21.6.1990 tarihindeki Resmi Kur değeri esas alınarak saptanması gerekirdi. 25 Haziran 1990 tarihli Resmi Gazetede yayınlanıp 20 Haziran 1990 tarihinden itibaren geçerli olan Resmi Kurlara göre 1 Sterlin karşılığı 4500.-Tl olup 11000 Sterlini bu mikt-ar ile çarptığımızda ortaya çıkan rakam 49,500,000.-TL olur. Bu nedenle davacının davalılardan alacağı tazminatın alt mahkemenin saptadığı miktar yerine yukarıda belirtildiği gibi 49,500,000.- TL olması gerekirdi.
3. şahsın istinafına gelince; alt mahkem-enin yapmış olduğu bulgulardan ve tutanaklardan da görülebileceği gibi kaza yerinde Çayırova'dan gelirken yolun sol banketinin yüksek olduğu, üzerinde otlar bulunduğu ve bu nedenle sürücüsünün Kalecik tali yolundan gelen aracı fark etmesinin mümkün olmadığ-ı ve 3. şahsın ancak kavşağa 20-25 ayak mesafe kaldığında Kalecik yolundan gelen arabayı görüp frene bastığı, sağa büktüğü ancak Kalecik'ten gelen aracın anayola aniden ve hiç durmadan hızlı olarak girmesinden dolayı 3. şahsın kazayı kurtaramadığına ilişki-n bulgu yaptıktan sonra onun normal bir sürücüden beklenen tedbirleri almadığını ve konu kazada katkısal kusuru olduğunu söylemek olası değildir. Bu hususta Fardon v. Harcourt - Rivington 1832 All E.R. 81 sayfa 83'de şu görüşe yer verilmektedir:
"If the p-ossibility of the danger emerging is reasonably apparent, then to take no precuation is negligence; but if the possibility of danger emerging is only a mere possibility which would never occur to the mind of a reasonable man, then there is no negligence in- not having taken extra ordinary precuations."
Aynı konuda Bingham's Motor Claims 7. baskı, sayfa 121'de Humphrey v. Leigh and- Roe 1971 R.T.R. 863 davasında şu görüşlere yer verilmektedir:
"Held: The appeal should be dismissed: the second defendant was in no way negligent. Per Russell, L.J.: The question is whether it can be propounded as a matter of law that a person in the pos-ition of the second defendant has a duty, if he is to avoid a charge of negligence every time he comes across a side road of this kind leading out of Gipsy Hill, to take his foot off the accelerator and poise his foot over the brake, being prepared to stop- short of the crossing. In so far as anything to that effect was said by Lord Justice Ormerod in the case of WILLIAMS V. FULLERTON (above, p.120) it was an obtier dictum and I -personally would not follow it at all; otherwise you would approach a situation in which no traffic moves about the country at any reasonable speed whatsoever."
Bu nedenlerle 3. şahıs da istinafında haklı olup alt mahkemenin ona katkısal kusur bulan kara-rının iptal edilmesi gerekir.
Sonuç olarak her iki istinaf da kabul edilerek Yargıtay/Hukuk 65/90 ile ilgili olarak alt mahkemenin saptamış olduğu tazminat 8000 Sterlinden 11000 Sterline yükseltilir. Bu miktarın hüküm tarihi olan 21 Haziran 1990'daki St-erlinin TL olarka karşılığı dikkate alınarak 11000 Sterlin karşılığı davacı lehine ve davalılar aleyhine 49,500,000.-TL için hüküm verilir.
Yargıtay/Hukuk 66/90 ile ilgili olarak saptanan katkısal kusur ve buna bağlı olarak 3. şahsın aleyhine verilen hük-üm de iptal edilir.
İstinaf edenlerin masrafları aleyhine istinaf edilen Davalılar tarafından ödenecektir.
(Niyazi F. Korkut) (Celâl Karabacak) (Taner Erginel)
Yargıç - Yargıç Yargıç
20 Kasım 1992
Full & Egal Universal Law Academy