-D.11/90 Yargıtay/Hukuk 66/89
(Girne Dava No. 510/86)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Aziz Altay, Taner Erginel.
İstinaf eden: Çağın Ali Ruso, Ozanköy
i-le
Aleyhine istinaf edilen: Thomas Henry Edwars, Ozanköy
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Talât Küşat
Aleyhine istinaf edilen namına: Tahir Seroydaş.
H Ü K Ü M
N. Ergin Sa-lâhi: İşbu istinafta mahkemenin hükmünü sayın yargıç Aziz Altay verecektir.
Aziz Altay: Bu istinaf, Girne Kaza Mahkemesinin bir trafik kazasında yaralanan istinaf eden davacıya 4,800,000TL genel tazminat ödenmesine ilişkin kararından yapılmıştır.
Davacı- 7 yaşında olup 3/7/1986 tarihinde Girne - Çatalköy anayolunda yürümekte iken ZAG900 plâkalı bir aracın çarpması sonucu ağır şekilde yaralandı. İlk mahkemenin yapmış olduğu ve ihtilâf konusu olmayan bulgulara göre kafa travması geçiren davacı sağ omuzda ko-ntüzyon ve sıyrık yaraları, sağ ayak yüzünde 7 cm.lik cerrahi dikiş gerektiren yara ve sol femur disloke kırağı, çekilen kafa filminde fromtal kemikte olmaması gereken ve kırık çizgisi olduğuna inanılan bir çizgi görülmüştür. Sol femurdaki kırık yerinden k-aymış olmakla beraber kapalı bir kırıktı. Düzelir ümidi ile davacının iki bacağı üç hafta süre ile askıya alındı ancak kırık yerine gelmediği için ameliyat edilerek plak-vida ile tespit edildi. 11/8/1986 tarihinde taburcu edildiği halde davacının sol ayağı-nın tam basarak yürümeye başlaması 26/9/1986 tarihinde mümkün oldu. 29/1/1987'de ikinci bir ameliyatla plak-vida kemikten çıkarıldı. İki bacağı askıda kaldığı üç hafta süresince davacının çok ağrı çektiği, birinci ameliyatta ilk 24 saatın çok ağrılı, ondan- sonra iki hafta boyunca ağrıların günden güne azalıp devam ettiği, ikinci ameliyatın ilk 24 saatı çok ağrılı olmakla beraber ondan sonraki günlerde ağrının tedricen azalarak kaybolduğu belirtilmektedir.
Üç yıl nöroloji uzmanının kontrolünde bulunmuş ola-n davacının gözünün birinde beyin travmasına bağlı patolojik refleks görüldüğü ve bunun sonucu gözün kısmi mahdudiyete uğradığı, babinski bulgusunun pozitif olduğu ve epilepsi olması ihtimaline karşı antikonvansal verildiği kabul edilmektedir. Davacının nö-roloji uzmanı kontrolünde bulunduğu üç yıl boyunca huzursuzluk, irritabilite ve konsantre yeteneği eksikliği olduğu ve kafa travması sonucu karakter değişikliği görüldü.
İlk mahkeme, davacının almış olduğu yaralar ve çektiği acı ve ızdırabı dikkate alara-k davacıya 4,800,000TL genel tazminat ödenmesini emretti. Davacı bu miktarın aşikâr surette az olduğunu öne sürerek istinaf etti.
İlk mahkeme davacının bir gözünün hareketlerinde mahdudiyet olduğu, duruşma tarihinde gözde kısmen düzenleme olmakla beraber- tamamen düzelmediği, babinski bulgusunun positif olduğu ve bunun arkasından epilepsi gelebileceği ve 3 yıl kontrol altında bulunan davacıda kişilik değişikliği olduğu hususunda bulgu yapmakla beraber, talep takririnde açık bir şekilde belirtilmeyen bu bul-guları dikkate almadı. Halbuki talep takriri incelendiğinde davacının, başka şeyler yanında, dalgın, huzursuz, söyleneni ve isteneni tam olarak yapmadığı, ajite olduğu, yapılan nörolojik muayenesinde bir kısmı göz bulgusu ve pabershi (patolojik refleks), a-nti çekilen E.E.G.'de bozukluklar, davacıda halen irritabilite, huzursuzluk, konsantre olma yeteneğinde eksiklik ve kişilik değişikliği izlendiği belirtilmiştir. Talep takririnde bulguların kalıcı olduğu iddia edilmemekle beraber, geçici oldukları da iddia- edilmiş değildir. Her halûkarda gerek bir gözün harketlerindeki mahdudiyet, gerek epilepsi olma durumu ve gerekse kişilik değişikliği ile ilgili husular talep taririnde yer almadığı iddiası varit değildir. Bu durumda ilk mahkeme tazminat miktarını saptark-en, göz önünde bulundurduğu diğer bulguların yanında, sözü edilen bu üç husustaki bulguları da dikkate alıp değerlendirmemekle hata etmiştir.
Mahkemeler, tazminat davalarında verecekleri tazminat miktarını saptarken davacının sadece dava tarihine kadar u-ğradığı zarar değil, ileride uğrayacağı veya uğraması muhtemel zararı da hesaba katıp davayı bir defada ve kesin bir şekilde karara bağlar. British Transport Commission v. Gourley (1955) 3 All E.R. 796 at 808'de şöyle denmektedir:
-"The general principle on which damages are assessed is not in doubt. A successful plaintiff is entitled to have awarded to him such a sum as wil, so far as possible, make good to him the financial loss which he has suffered, and will probabaly suffer, as- a result of the wrong done to him for whish the defendant is entitled to rrestitution in integrum, but I do not think that is a very accurate or helpful way of stating his right.... Yet damages must be assessed as a lump once and for all, not only in resp-ect of loss accured before the trial but also in respect of prospective loss. Such damages can only be an estimate, often a very rough estimate, of the present value of his prospective loss."
Davacının aldığı yaralardan dolayı ileride epilepsi veya başka- bir rahatsızlığın zuhur etme ihtimali mevcut olması halinde mahkemelerin bu ihtimalleri de dikkate alıp değerlendirmelerini ona göre yapmaları gerekir. Mallet v. McMonagle (1969) 2 All England Law Reports 178 at 191'de şöyle denmektedir:
"In determining -what did happen in the past a court decides on the balance of probabilities. Anything that is more probable than not it treats as certain. But in assessing damages which depend on its view as to what will happen in the future or would have happened in the- future if something had not happened in th past, the court must make an estimate as to what are the chances that a particular thing will or would have happened and refect those changes, whether they are more or lless than even, in the amount of damages wh-ich it awads."
Mahkemelerin tazminat miktarını matematiksel bir doğrulukla saptamalarına yardımcı olacak ilkeler yoktur. Buna rağmen mahkemeler saptayacakları tazminat miktarının yeterli ve adil olmasına dikkat ederler. The Mediana (1900) A.C. 113 at 116--117'de şöyle denmektedir:
"Of course the whole region of inquiry into damages is one of extreme difficulty. You very often cannot even lay down any principle upon which you can give damages; nevertheless it is remitted to the jury, or those who stand in -place of the jury, to consider what compensation in money shall be given for that is a wrongful act. Thake the most familiar and ordinary case: how is anybody to measure pain anc suffering in money counted? Nobody can suggests that you can by any arithmeti-cal calculation establish what is the exact amount of money which would represente such a thing as the pain and suffering which a person has undergone by reason of an accident. In truth, I think it would be very arguable to say that a person would be entit-led to no damages for such things. Ehat manly mind cares about pain and suffering that is past? But nevertheless the law recognises that as a toic upon which damages may be given."
The Ceramic (Owners) v. Testbank (Ovners) (1942) 1 All England Law Reports- 281 at 283'de şöyle denmektedir:
"In an ordinary accident case, there is no yardstick by which the court cam measure the amount to be awarded for pain andf suffering or ensuing disability. While this court doers not readily interfere with the anmount whi-ch o judge may award, and indeed, has laid down certain principles with regard to the review of damages, it has, in recent times, not infrequently varied the amount awarded, either by way of increase or decrease."
Ward V. James (1965) 1 All England Law Re-ports 563 at 574'de şöyle denmektedir:
".. the award must basically be o conventional figure derived from experience or from awards in comparable cases."
Mahkemeler tazminat miktarını saptarken geçmiş yıllarda benzeri davalarda saptanan miktarları dikkat-e almakla beraber paranın alım gücündeki düşüşü de dikkate almak zorundadırlar. Özellikle son yıllarda Türk parsının alım gücünün hızla düşmekte olduğu gerçeği gözden uzak tutulamaz. Dimmock v. Milles (1969) C.A. No.436'da Sachs L.J. şöyle demiştir:
"the -national scales applied by judges when assesing damages in personal injury cases are nowadays apt toc hange with ever-increasing rapidity. One, but only one, of the couses of such changes is the ever-decreasing worth of monetary units."
Yine enflasyon ile- ilgili olarak Sachs L.J. Francis v. Creasey (1971) C.A. No.113'de şöyle demiştir:
"Every case must be looked at in the light of the fact that the value of money is constantly diminishing... Citşations of awards made as recently as a couple of years ago m-ay by now considerably as a couple of years ago may by now be considerably out of date."
Önümüzdeki meselede davacının yaşı, aldığı yaraların mahiyeti, bir gözündeki hareket mahdudiyeti, kesin olmamakla beraber ileride epilepsi olma ihtimali bulunduğu, k-işilik değişikliği, iki defa ameliyat olduğu ve çektiği acı ve ızdırap ve Türk parasının alım gücündeki hızlı düşme ilk mahkemenin saptamış olduğu 4,800,000TL tazminatın aşikâr surette az olduğuna kuşku yoktur. davanın tüm olguları ışığında davacının makul- olarak alması geerken tazminat miktarının 20,000,000TL olması gerekir.
Sonuç olarak istinaf kabul edilir ve ilk mahkemenin saptamış olduğu tazminat miktarı 20,000,000TL olarak değiştirilir.
Aleyhine istinaf edilen işbu dava masraflarını ödeyecektir.
-
(N. Ergin Salâhi) (Aziz Altay) (Taner Erginel)
Yargıç Yargıç Yargıç
15 Haziran 1990
-
-
5
-
Full & Egal Universal Law Academy