-D.9/2002 Yargıtay/Hukuk 66/98
(Dava No: 2069/96; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Taner Erginel, Başkan, Nevvar Nolan, Gönül Erönen.
İstinaf eden: 1. Muhamm-et Özkan, Kalecik, Mağusa
2. Hüseyin Öztür, Yedikonuk, Mağusa
(Davacılar)
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: Zirmak İşletmeleri Ltd., Haspolat
-Sanayi Bölgesi, Haspolat
(Davalı)
A r a s ı n d a.
İstinaf edenler namına: Avukat Enver Öztürk
Aleyhine istinaf edilen namına: Avukat Mustafa B. Asena.
Lefkoşa Kaz-a Mahkemesi Yargıcı Hasan Sözmener'in 2069/96 sayılı davada 30.6.1998 tarihinde verdiği karara karşı Davacılar tarafından yapılan istinaftır.
-----------------
H Ü K Ü M
Taner Erginel, Başkan: Bu isti-naftaki Davacılar, Davalı şirketin Halk Bankasına olan borcuna kefil olduklarını ve kefil sıfatı ile 536.000.000TL.- ödemek zorunda kaldıklarını iddia ettiler ve ödedikleri miktar ile faizleri Davalıdan talep ettiler. Bu iddialara karşı Davalı, Davacılar-ın Devletle gölet yapımı konusunda anlaştıklarını, bu proje için Davacıların Davalıdan mal, avans v.s. aldıklarını, bu nedenle Davacıların Davalıya büyük miktarda borcu biriktiğini, Davacıların Halk Bankasına söz konusu 536 Milyon TL.'yi Davalıya olan borç-larına mahsuben ödediklerini iddia etti. Davalı açtığı mukabil davada geriye kalan alacaklarını Davacılardan talep etti.
Duruşma sonunda İlk Mahkeme Davalının iddialarını kabul etti ve mukabil talep doğrultusunda hüküm verdi.
Davacılar bu hükm-e karşı dosyaladıkları istinafta İlk Mahkeme kararının hatalı olduğunu ve mukabil davanın reddedilerek talep doğrultusunda hüküm verilmesi gerektiğini iddia etmektedirler.
İstinaf büyük ölçüde İlk Mahkemenin şahadeti hatalı değerlendirdiği gerekçesin-e dayanmaktadır. İlk Mahkeme şahadeti değerlendirirken şöyle demiştir:
"Huzurumda şahadet verenleri dikkatli bir
şekilde izlemiş bulunmaktayım. Davacılar
şahadetleri sırasında, vurdum duymaz bir hava
içerisinde hareket etmişle-r ve her fırsatta
herhangi bir borçları olmadığını söylemelerine
rağmen, tafsilât vermekten ve Mahkemeye
herhangi bir evrak ibraz etmekten kaçınmışlardır.
Davalı namına şahadet veren Hüseyin Bulancak
ise, bir çırpınış içeri-sinde hareket etmiş ve
zaman zaman sorulan soruları anlamadan cevaplar
vermiştir. Bu tanığın şahadeti, hesaplara
dayandığından ve hesapların da hayli karışık
olmasından dolayı, hayli zor geçmiştir.
Birtakım karışıklı-klara rağmen, aşağıda
vereceğim karar maksatları bakımından, kısmen
Hüseyin Bulancak'a inanmış bulunmaktayım."
Geçmiş içtihatlarda sık sık belirtildiği gibi İlk Mahkemenin tanıklara inanma konusundaki bulgusunu Yargıtayın bozması için ço-k ciddi nedenlerin bulunması gerekir. İstinaf Eden avukatı Mahkemeye yaptığı hitabede İlk Mahkeme kararında bazı hatalar olduğunu göstermeyi başarmıştır. Örneğin Müdafaa ve Mukabil Dava takririnde Davacıların borçları için %92 faiz ödemeyi kabul ettikler-i iddia edilmiş ve İlk Mahkeme de bu iddianın kanıtlandığını kabul ederek Davacıların Davalıya olan borçlarına %92 faiz tahakkuk ettirmiştir. Halbuki şahadet incelendiğinde taraflar arasında böyle bir faiz anlaşması olduğuna dair açık bir ifade olmadığı g-örülür. Gerçi zabıtlara bakıldığı zaman böyle bir anlaşmanın olmadığından emin olmak da mümkün değildir. Acaba böyle bir durumda Yargıtayın nasıl bir yaklaşım içine girmesi doğrudur? İlk Mahkemenin duruşma devam ederken tarafları faiz anlaşması konusunu -daha fazla tartışmaya yönlendirmesi ve bu konuyu aydınlığa kavuşturması doğru olabilirdi. Ancak bu geçmişte kalmıştır. Bugün Yargıtay olarak şahadeti incelediğimizde İlk Mahkeme kararında eksiklik görmemize rağmen farklı bir sonuca varmak için yeterli de-lil olmadığını görürüz. Diğer bir ifade ile vereceğimiz farklı kararın da İlk Mahkeme kararı kadar hatalı olma olasılığı vardır.
Böyle bir durumda duruşmanın tekrarlanması yani "retrial" kararı vermek ideal olabilirdi. Ancak "retrial" kararı istis-nai hallerde ve adaleti sağlayacağına inanılması halinde verilen bir karardır. Önümüzdeki davada bu kadar az miktarlar için bu kadar eski olaylarla ilgili olarak "retrial" kararı vermenin âdil olmayacağı kanısındayız.
Hukuk davalarının ihtimaller -dengesi (balance of probabilities)'e göre karara bağlandığını göz önünde bulunduruyoruz. Bir süre devam etmiş ve geçmişte kalmış alışverişe ilişkin bulgu yapmanın kolay olmadığını da dikkate alıyoruz. Bu gerçekler ışığında İlk Mahkeme kararının eksiklikl-erine rağmen yine de en isabetli karar olduğu sonucuna varmış bulunuyoruz.
Bu nedenlerle istinaf reddedilir. Masraflar için emir
verilmez.
Taner Erginel Nevvar Nolan Gönül Erönen
Başkan Yargıç - Yargıç
14 Kasım 2002
4
Full & Egal Universal Law Academy