-D.16/91 Birleştirilmiş
Yargıtay/Hukuk 6/91 ve 7/91
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Aziz Altay, Celâl Karabacak, Özkan Tunçağ
Yargıtay/Hukuk 6/91
(Lefkoşa Genel İstida N-o: 23/80)
İstinaf eden: Niyazi Ramadan
(Müstedi)
ile
Aleyhine istinaf edilen: 1. KTFD'ni temsilen KTFD Başsavcılığı, L/şa.
2. Kuzey Kıbrısta yabancıdan kalma taşınmaz malların
yöneticisi vasıtası ile- KKTC Başsavcılığı, L/şa.
3. Şerife Savoğlu, L/şa.
(Müstedaaleyhler)
A r a s ı n d a.
İ-stinaf eden namına: İlker Serbay
Aleyhine istinaf edilen no 1 ve 2 namına: Mustafa Arıkan
Aleyhine istinaf edilen no 3 namına: Ali Rıza Görgün
Yargıtay/Hukuk 7/91
(Lefkoşa Genel İstida No:23/80)
İstinaf eden: Şerife Savoğlu, Lefkoşa.
- (3. Müstedaaleyh)
ile
Aleyhine istinaf edilen: 1. Niyazi Ramadan, İngiltere.
2. KTFD'ni temsilen KTFD Başsavcılığı, L/şa.
3. Kuzey Kıbrıs'ta yabancıdan kalan taşınmaz malların
yöneticisi vasıtası ile KT-FD Başsavcılığı, L/şa.
(Müstedi ve Müstedaaleyh 1 ve 2)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına:- Ali Rıza Görgün
Aleyhine istinaf edilen no 1namına: İlker Serbay
Aleyhine istinaf edilen no 2 ve 3 namına: Mustafa Arıkan
H Ü K Ü M
Aziz Altay: İşbu istinaf Lefkoşa'da C 833 numaralı koçan ve 748 parsel numaralı arsanın istinaf eden müstedinin adına k-ayıt edilmesini reddeden İlk Mahkemenin hükmünden yapılmıştır.
Mahkeme huzurundaki şahadetten anlaşıldığına göre Müstedi 3.9.1956 tarihinde yaptığı biri sözlü diğeri yazılı iki sözleşme ile Land Promoters Agency Ltd.'den Lefkoşa'da Filadelfia diye biline-n bölgede bulunan iki arsa satın aldı. Sözlü sözleşme ile 410 Kıbrıs Lirasına satın aldığı arsa plân üzerinde 149 numaralı olarak gösterilen arsa olup Tapuda 873 parsel ve C 961 kayıt numaralıdır. Yazılı sözleşme altında kira satış usulü ile KL 400'ya satı-n aldığı ikinci arsa ise Tapuda 748 parsel ve C 833 kayıt numaralıdır.
Müstedi, sözlü sözleşme ile satın aldığı arsa için aynı gün KL 100'sı peşin ödedi ve mütebaki KL 310'sını ertesi gün ödeyecekti. Nitekim Müstediye yaptığı bu ödeme için verilen makbuz-un altında mütebaki paranın ertesi gün ödeneceğine dair bir not bulunmaktadır. Müstedi mütebaki 310 Kıbrıs Lirasını arsanın adına kayıt edildiği 17.9.1956 tarihinde ödediğini iddia etmektedir. Mahkemeye Emare 41 olarak ibraz edilen C 961 numaralı koçan Müs-tedinin bu iddiasını teyit etmektedir.
Müstedinin satın aldığı ikinci arsa için yapılan 13/56 sayı ve 3.9.1956 tarihli yazılı sözleşmeye göre, başka şeyler yanında, Müstedi 20 Kıbrıs Lirası peşin ve 1.10.1956 tarihinden itibaren 5 Kıbrıs Lirası aylık tak-sitler halinde ödemeye başlayacak ve toplam 400 Kıbrıs Lirası ödendiği zaman konu arsayı satın almak üzere opsiyonunu yazılı olarak kullandığı takdirde satıcı konu arsayı Müstedinin adına kaydettirecekti. Söz konusu yazılı sözleşmede satışa konu arsanın pl-ân üzerinde 149 numaralı arsa olduğu yazılıdır. Ne var ki plân üzerindkei 149 numaralı arsanın aynı gün peşin fiyatına satın alıdğı arsa olduğu ve 13/56 sayılı yazılı sözleşmeye sehven yazıldığı anlaşılmaktadır. Nitekim Müstedi yazılı sözleşmenin yapldığı -gün sözleşme koşulları uyarınca ödediği 20 Kıbrıs Lirası için verilen ve 13/56 sayılı sözleşmeye atıfta bulunulan makbuzda konu arsanın plân üzerinde 2 A olarak gösterildiği yazılıdır ve tüm mütebaki ödemeler için verilen makbuzlarda da (birkaçı hariç) ayn-ı numara yazılıdır.
Müstedi 30.11.1972 tarihinde avukatı vasıtası ile satıcıya bir yazı gönderdi ve tüm satış bedelini ödediği cihetle opsiyonunu konu arsanın adına koçan edilmesi yönünde kullandığını bildirerek 15 gün zarfında Müstedi lehine devir işlem-lerinin yapılmasını istedi. Satıcı Müstediye gönderdiği 26.12.1972 tarihli yanıtta Türklere koçan çevirmenin izne tabi olduğunu, başka Türk müşterileri için izin almak amacı ile yaptığı girişimlerden olumlu sonuç alamadığını, bununla birlikte Müstedinin ke-ndisi ilgili makamlardan böyle bir izin aldığı takdirde konu arsayı Müstediye devretmekten memnun olacağını bildirdi. Bu mektup Müstedinin eline geçmeden 29.12.1972 tarihinde Müstedi Lefkoşa Rum Kaza Mahkemesinde satıcı aleyhine 7868/72 sayılı bir dava açt-ı.
Satıcı avukatı 8.2.1973 tarihinde Müstedi avukatına gönderdiği bir yazıda konu arsanın parsel ve koçan numaralarının saptanması için araştırma yaptığını bildirerek davanın ileri götürülmemesini istedi ve arasanın Müstediye devir ve koçan edilmediğinin- anlaşılması halinde koçan çevirebilmek amacı ile izin için müracaat etmeye hazır olduğunu bir kez daha yineledi. Müstedi satıcının bu isteğine uyarak beklemeye koyuldu. Ancak satıcı ilgili makamlardan izin verilmesinden olumlu veya olumsuz herhangi bir ya-nıt almadan ve 1974 Barış Harekâtının araya girmesi ile devir işlemi askıda kaldı.
Müstedi 12.5.1976 tarihinde KTFD Bakanlar Kuruluna yaptığı müracaatta konu arsanın adına devredilmesini talep etti. Bu müracaata Tapu ve Kadastro Müdürü yanıt vererek şimd-ilik yasal olanak bulunmadığını ancak Meclise sevkedilmiş bulunan bir yasa tasarısını yasallaşmasını müteakip gerekli müracaatın yapılabileceğini bildirdi. Müstedi 7/80 sayılı Yabancıdan Satın Alınan Taşınmaz Malların Kaydı Yasasının yürürlüğe girmesi üzer-ine Lefkoşa Kaza Mahkemesinde 23/80 sayılı Genel İstidayı dosyaladı ve konu arsanın adına kaydedilmesini talep etti. Müstedaaleyhler dosyaladıkları itirazname ile Müstedinin talebini reddettiler.
Müstedinin bu istidasının henüz bir sonuca bağlanmadığını b-ildikleri halde Müstedaaleyhler konu arsayı 29.11.1985 tarihli kesin tasrruf belgesi ile eşdeğerde hak sahibi olan Şerife Savoğlu adında birisine verdiler. Ancak Şerife Savoğlu YİM/İstinaf 5/87 sayılı istinafta Müstedinin istidasında başarılı olmaması hali-nde konu arsanın yeniden kendisine verilmek koşulu ile adındaki kesin tasarruf belgesinin iptaline razı oldu ve haklarını gerektiği şekilde savunabilmek için mahkeme emri ile 23/80 sayılı istdaya 3. Müstdaaleyh olarak eklendi.
3. Müstedaaleyh istidaya do-syaladığı itiraznameye ekli yemin varakasında konu arsanın 6.1.1954 tarihinde Reşat Dedezade tarafından parsellenip Samuel Pambakian'a satıldığını, Land Promoters Agency Ltd. adına hiçbir zaman kaydedilmediğini ve Müstedinin satın aldığını iddia ettiği C 8-33 koçan ve 748 parsel numaralı arsa ile hiçbir alâkası bulunmadığını iddia etti.
İstidayı dinleyen İlk Mahkeme huzurundaki şahadetten ve Emare olarak ibraz edilen sözleşme ve makbuzlardan Müstedinin birinin bedeli peşin diğerinin ise taksit ile ödenmek -üzere iki arsa satın aldığı, peşin satın aldığı arsanın C 961 koçan ve 873 parsel numaralı olup 17.9.1956 tarihinde adına koçan çevrildiği, icar satış yolu ile satılan arsanın da Trahona "Kızılbaş"da Arap Tarlası olarak bilinen mevkide Blok C parsel numara-sı 738 olup C 833 numaralı koçan ile kayıtlı bulunan arsa olduğu hususunda bulgu yaptı. Yine İlk Mahkeme konu sözleşmenin 20 Temmuz 1974 Barış Harekâtından önce yapılmakla birlikte satıcının arasayı Müstediye devretmeyi 20 Temmuz 1974 Barış Harekâtından ço-k önce reddettiği cihetle Müstedi adına kaydının ülkedeki koşullar nedeni ile yapılamadığının söylenemiyeceği kanaatına vardı ve konu arsanın 7/80 sayılı Yasa uyarınca Müstedi adına kadyedilmesi hususunda emir verilmesine olanak bulunmadığına karar vererek- Müstedinin istidasını reddetti.
Müstedi, satıcının konu arsayı devretmekten kaçındığı cihetle adına kaydının ülkedeki koşullar nedeni ile yapılamadığını söylemeye olanak bulunmadığı hususunda bulgu yapıp istidasını reddetmekle İlk Mahkemenin hataya düşt-üğünü öne sürerek Yargıtay/Hukuk 6/91 sayılı istinafı dosyaladı. Öte yandan, 3. Müstedaaleyh de sözleşmede tarifi yapılan arsanın istida konusu arsa olduğu ve satış bedelinin de ödendiği hususunda bulgu yapmakla İlk Mahkemenin yanıldığını iddia ederek Yarg-ıtay/Hukuk 7/91 sayılı istinafı dosyaladı. Her iki istinaf tarafların müracaatı ve Mahkemenin onayı ile birleştirilerek dinlendi.
Mahkemeye Emare 2 ve Emare 3 olarak ibraz edilen 3.9.1956 tarihli makbuzlardan Müstedinin belirtilen tarihte satıcıdan biri -peşin diğeri taksit ile ödenmek üzere iki arsa satın aldığı anlaşılmaktadır. Emare 2 makbuzda plân üzerinde 149 numaralı arsa için 100 Kıbrıs Lirası peşin ödediği, mütebaki 310 Kıbrıs Lirasının da ertesi gün ödeneceği yazılıdır. Matbu olan bu makbuzda sözl-eşme numarası ile tarihi boş bırakılmıştır. Bundan da anlşılacağı gibi Müstedinin 410 Kıbrıs Lirasına satın aldığı arsa için herhangi bir yazılı sözleşme yapılmamıştır. Mütebaki 310 Kıbrıs Lirasının ödendiğine dair herhangi bir makbuz ibraz edilmiş değildi-r. Ancak Müstedi mütebaki 310 Kıbrıs Lirasını arsanın adına koçan edildiği gün ödediğini idda etmektedir. Mahkemeye Emare 41 olarak ibraz edilen 17.9.1956 tarihli koçanda satış bedelinin 410 Kıbrıs Lirası olduğu yazılıdır ki bu da Müstedinin iddiasını doğr-ulamaktadır.
3. Müstedaaleyh Emare 41 koçanda daha önceki mal sahibinin Harilaos Hacı Yorgi Hacı Savva yazılı olduğuna işaret ederek bu arsanın Pambakian ile ilgisi olmadığını iddia etmiştir. Ne var ki Pambakian 3.5.1973 tarihinde yaptığı bir yemin varak-asında 1955-1956 yıllarında Harilaos Hacı Yorgi Hacı Savva adında birisinden parselleyip satmak üzere bir tarla satın aldığını ve bu tarlanın parsellenmesi sonucu plân üzerinde 149 numaralı olarak gösterilen arsanın tapuda Pafta/Harita XXI/30 E2 Parsel 873-, kayıt numarası C 961 olarak kadyedildiğini ve 17.9.1956 tarihinde bu arsanın Müstedi adına devredildiğini belirtmiştir. İlk Mahkeme hükmünde bu hususta yapmış olduğu bulgu ile ilgili olarak aynen şöyle demiştir:
"Bu safhaya kadar huzurumuzda mevcut şaha-deti ve iibraz edilen emareleri incelememiz sonucu müstedinin 3.9.1956 tarihinde L.P.A. Ltd.'den biri peşin, yazılı sözleşme olmaksızın, diğeri ise Emare 1 sözleşme altına taksitle iki arsa satın aldığı görülmektedir. Müstedinin peşin satın aldığı arsa 17.-9.1956 tarihinde adına devredilip kaydedilen Koçan No:C 961 tahtında kayıtlı 873 parsel numaralı arsa olmalıdır. Müstedinin peşin satın aldığı bu arsanın da satıcını plânı üzerinde 149 numaralı arsa olarak gösterilen arsa olma olasılığı ağır basmaktadır. B-u safhada şunu da belirtelim ki satıcı şirketin bu arsayı Harilaos Hadji Yiorgiou Hadji Savvas'tan satın aldıktan sonra kendi adlarına geçirmeden müstedi adına devredip kaydettikleri anlaşılmaktadır."
Yukarıda değindiğimiz şahadet ışığında, İlk Mahkemeni-n bu bulgusunun hatalı olduğu söylenemez.
Müstedinin peşin ödeyip satın aldığı arsaya ilâveten ayni gün 400 Kıbrıs Lirası taksit ile ikinci bir arsa satın aldığı yine şahadetten ve ibraz edilen makbuzlarda açıkça anlaşılmaktadır. Emare 1 olarak ibraz edi-len 3.9.1956 tarihli yazılı sözleşmede Müstedinin sözleşme tarihinden 20 Kıbrıs Lirası peşin, 1.10.1956 tarihinden itibaren ayda 5 Kıbrıs Lirası taksit, 2 ay sonra da 40 Kıbrıs Lirası depozito ödeyeceğinden söz edilmektedir. Sözleşmede arsa numarası 149 ya-zılı ise de bunun Müstedinin aynı gün peşin fiyatına satın aldığı arsanın numarası olduğu ve sözleşmeye sehven yazıldığı, aslında arsanın numarasının müteakip makbuzlarda yazıldığı üzere 2 A olduğu açıktır. Nitekim Emare 2 olarak ibraz edilen 3.9.1956 tari-hli makbuzdan da bu hususun teyit edilmekte olduğu görülmektedir. 1.10.1956 tarihinden ödemeye başladığı aylık taksitler için verilen makbuzlarda ve sözleşme uyarınca 2 ay sonra ödediği 40 lira takist için verilen makbuzda hep aynı sayı ve tarihli sözleşme- ile 2 A numaralı arsaya atıfta bulunulmaktadır. Müstedinin ödediği son takist için verilen Emare 14 makbuzda yine 13/56 sayı ve 3.9.1956 tarihli sözleşme ile 2 A numaralı arsaya atıfta bulunulmuş ve bu makbuzun arka tarafında da Trahona "Kızılbaş" Arap Ta-rlası Blok C, parsel 748, kayıt numarsı C 833 ibaresi yazılmıştır. Müstedaaleyhler makbuzun arka tarafındaki yazının altında imza bulunmadığı için kimin tarafından yazıldığının belli olmadığını iddia etmişlerse de Emare 14 makbuz ile arka tarafındaki yazıy-ı başka Emaerelerle mukayese eden Kriminalistik Uzman Müfettiş Abdullah Iraz, yazıların aynı elden çıktığı sonucuna vardığını belirtmiştir.
Yukarıda değindiğimiz şahadet ışığında makul olarak, Müstedinin 13/56 ve 3.9.1956 tarihli sözleşme ile satın aldığ-ı arsanın makbuzlarda 2 A olarak gösterilen ve Tapu'da 748 parsel ve C 833 kayıt numaralı arsa olarak kayıtlı bulunan arsa olduğu, bedelinin de Emare 14 makbuz ışığında tamamen ödenmiş olduğu sonucuna varmak gerekir. Bu durumda İlk Mahkemenin bu doğrultuda- bulgu yapmakla hatalı hareket ettiği söylenemez.
Emare 1 sözleşmede satıcı Land Promoters Agency Ltd. görülmekle birlikte sözleşmeyi "sözleşmeye taraf olanlar" sıfatı ile S.H. Pambakian ile Müstedi imza etmişlerdir. Pambakian'ın kendi şirketi olan Land -Promoters Agency Ltd ile kendi kişisel mal varlığı arasında herhangi bir ayırım yapmaksızın ticari işlerini yürüttüğü anlaşılmaktadır. Nitekim 748 parsel ve C 833 kayıt numaralı arsa 6.1.1954 tarihinden beri Pambakian'ın adında kayıtlı olduğu halde satış b-edelinin tamamen ödendiği 18.8.1971 tarihinde Müstediye verdiği ve kendi imzasını taşıyan Emare 14 makbuzun arkasına bu arsanın parsel ve kayıt numaralarını yazmıştır. Müstedi avukatı Land Promoters Ltd. Müdürlüğüne hitaben gönderdiği 30.11.1972 tarihli ya-zısında söz konusu arsanın adına kaydedilmesi için opsiyonunu kullandığını bildirerek 15 gün içerisinde gerekli devir işlemlerinin yapılmasını istediği halde, Pambakian verdiği yanıtta söz konusu arsanın kendisine ait olduğu ve sözü edilen sözleşme ile ilg-isi olmadığı doğrultusunda herhangi bir iddia ileri sürmedi. Pambakian bu yanıtında aksine, başka şeyler yanında, izin alınması halinde konu arsayı Müstedi adına devretmekten memnun olacağını bildirdi. Tüm bu şahadet ışığında, matbu olan ve sadece boş yerl-erini doldurmak suretiyle hazırlanmış bulunan Emare 1 sözleşmede satıcı olarak görülen Land Promotors Ageny Ltd.'in aslında S.H. Pambakian'dan başka birisi olmadığı açıkça görülmektedir. Esasen Pambakian'ın gerek sözleşmeyi gerekse tüm makbuz ve yazışmalar-ı şirket namına imzalayıp kendi namına imzalamış olması başka türlü izah edilemez.
İlk Mahkeme Müstedinin 1974 Barış Harekâtından önce satın alıp bedelini tamamen ödediği konu arsanın Müstedi adına kaydının ülkedeki koşullar nedeni ile yapılamadığı iddia-sını kabul etmeyerek istidasını reddetmiştir. Müstedaaleyhler satıcının 1974 Barış Harekâtından önce konu arsayı Müstedi adına kaydettirmeyi reddettiği için Müstedinin 29.12.1972 tarihinde Lefkoşa Rum Kaza Mahkemesinde 7868/72 numaralı davayı açtığını öne -sürerek arasanın Müstedi adına kaydedilmemesinin ülkedeki koşullara bağlanamıyacağını iddia etmekte ve İlk Mahkemenin bu doğrultudaki bulgusunun doğru olduğunu savunmaktadırlar. Ne var ki Mahkeme huzurundaki şahadet bu görüşü destekler nitelikte değildir. -Şahadetten de görülebileceği gibi satıcıya gönderdiği 30.11.1972 tarihli Emare 21 yazı ile opsiyonunu kullandığını bildirerek 15 güne kadar konu arsanın adına kaydedilmesini talep eden Müstedi, satıcının yanıtını beklemeden 20.19.1972 tarihinde dava açtı v-e bu davasında satıcının arsayı Müstedi adına kaydettirmeyi reddettiğini iddia ederek konu arsanın adına kaydedilmesine dair bir emir veya zarar ziyan talebinde bulundu. Halbuki bu davanın açıldığından habersiz olan satıcı 26.12.1972 tarihli Emare 22 yanıt-ında, geçmişte başka 4 Türk müşterisine koçan çevirmek için talep ettiği iznin verilmediğine işaret etti. Ancak Müstedi gerekli izni alabileceğine inanıyorsa konu arsayı adına çevirmekten memnuniyet duyacağını bildirdi ve bu hususta her türlü işbirliğine h-azır olduğundan emin olunmasını istedi. Satıcının bu yanıtının davanın açılmasından sonra Müstedinin eline geçtiği, Müstedi avukatının satıcıya gönderdiği 19.1.1973 tarihli Emare 26 yazısından da görülmektedir. Müstedi avukatının Emare 26 yazısının altına -düştüğü bir nota göre satıcı avukatı ile yapılan telefon görüşmesinde konu arsanın devri ile ilgili olarak izin alabilmek için satıcının müracaatta bulunacağı hususunda kendisine söz verdiği belirtilmektedir. Taraflar arasında teati edilen mektuplardan dav-a açıldıktan sonra dahi satıcının konu arsayı Müstedi adına kaydettirmek istediği anlaşılmaktadır. Yargıtayın geçmişte de işaret ettiği gibi, kaydın ülkedeki koşullar nedeni ile yapılıp yapılmadığı hususu, her meselenin kendine özgü olguları ışığında karar-a bağlanması gerekir.
Önümüzdeki meselede taraflar arasında konu ile ilgili görüşme ve yazışmalar devam ederken 20.7.1974 Barış Harekâtının araya girmesi sonucu bu çalışmaların akim kaldığı ve konu arsanın Müstedi adına kaydedilmesi olanağı böylece ortad-an kalkmış olduğu açıktır. Bu durumda satıcının konu arsayı Müstedi adına kaydettirmeyi reddettiği veya kaçındığı nedeni ile devretmediği iddiası varit olamaz. Bu nedenle İlk Mahkeme, arsanın ülkedeki koşullar nedeni ile kaydedilmediği sonucuna varmayıp ak-sine karar vermekle hataya düşmüştür.
Yukarıda belirtilenler ışığında Müstedinin Yargıtay/Hukuk 6/91 sayılı istinafının kabul edilmesi, 3. Müstedaaleyhin Yargıtay/Hukuk 7/91 sayılı istinafının ise reddedilmesi gerekir.
Sonuç olarak Yargıtay/Hukuk 6/91 -sayılı istinaf kabul edilerek İlk Mahkemenin istida konusu arsanın Müstedi adına kaydedilmesini talep eden istidasını reddeden hükmü iptal edilir ve Pafta/Harita XXI/29 E.2 Blok C Parsel 748, kayıt numarası 833 olan arsanın Müstedi adına kaydedilmesine emi-r verilir.
Yargıtay/Hukuk 7/91 sayılı istinaf ise reddolunur.
İstinaf masraflarının yarısını 1 ve 2. Müstedaaleyhler, diğer yarısını da 3. Müstedaaleyh ödeyecektir.
(Aziz Altay) (Celâl Karabacak) (Özka-n Tunçağ)
Yargıç Yargıç Yargıç
8 Kasım 1991
Full & Egal Universal Law Academy