-D.11/85 Yargıtay/Hukuk 68/84
(Dava No. 235/79; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, Niyazi F. Korkut, Aziz Altay.
İstinaf eden: Feriha Kâşif'in vek-ili Ahmet Osman.
(Davacı)
-ile-
Aleyhine istinaf edilen: 1. Kemal Yaşar.
2. Aziz Yılmaç ve Sadiye Beyazit.
-(Davalı)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Ümit özdil.
Aleyhine istinaf edilen namına: Kıvanç M. Riza.
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü- Sayın Yargıç Niyazi F. Korkut verecektir.
Niyazi F. Korkut: İstinaf eden davacı Lefkoşa Kaza Mahkemesinde açmış olduğu davada dosyalanan talep takririnde, sair şeyler yanında, İngiltere'de sakin Feriha Kâşif'in kanuni vekili olarak takriben 29.8.1970 tar-ihinde davalı ile uyuşarak davalıdan Girne anayolu üzerinde inşa eidlmekte olan Uğur apartmanında 6 no'lu daireyi KL4450.-'ya satın almayı ve davalı da söz konusu daireyi mezkûr fiyata satmayı kabul ettiğini; dairenin davalı tarafından 31.1.1971 tarihine k-adar teslim edileceğinin şart koşulduğunu ve pişman olanın ötekine KL500.- zarar ziyan ödemesi hususunda sözlü olarak mutabık kalındığını; bu uyuşma neticesi davalıya aynı gün alel hesap KL200.- ödediğini ve teslim tarihine dek bu miktarı KL1000.-'ya tamam-lamayı ve geriye kalan satış bedelini de %9 faizi ile ayda KL59.- taksitle ödemeyi sözlü olarak kabul ettiğini; sözlü olarak anlaşılan hususları 22.9.1970 tarihinde yazıya dökerek imzaladıklarını, bu sözleşmeye göre, sair şeyler yanında, sözleşmenin ihlâli- halinde yek diğerine KL500.- zarar ziyan veya ahar suretle olmak üzere tazminat ödemeyi kabul ettiklerini; davalının takriben 1.2.1971 tarihinde konu dairesi kendisine teslim ettiğini ve bu daireyi 26.2.1971 tarihli bir sözleşme uyarınca 15.3.1971'den it-ibaren ayda KL23.- kira ile Orhan talât isimli bir şahsa kiralandığını; satış mukavelenamesi uyarınca satış bedeline tuta taksitlerini muntazam ödediğini; 13.10.1978'de davalıya borç bakiyesinin ne olduğunu yazılı olarak sorup yanıt almayınca kendi hesapla-rına göre bakiye borcu olan KL115.-Yı da 24.11.1978'de davalıya ödediğini ve bu son ödeme ile ceman KL5940 ödemiş olduğunu; davalıdan evi kendisine koçan etmesini takep etmesine karşın davalının dairenin kiracısına gönderdiği 28.12.1978 tarihli bir ihbarn-ame le satış mukavelenamesini 8.11.1978'den itibaren feshettiğini bildirerek kendisi ile bir anlaşma yapmasını istediğini; bunun üzerine 29.1.1979'da davalıya bir ihbarname göndererek daireyi kendisine koçan etmesini ve kiracısına da müdahale edilemsini is-tediğini; davalının ise daireyi koçan etmeyip tahminen 19.2.1979 tarihinde konu daireyi kızı Selma K. yaşar'a koçan ettiğini ve bu hareketi ile aktetmiş oldukları satış mukavelesini ihlâl etmesi sonucu zarar ziyan uğradığını, ihlâl tarihindeki zarar ziyanı-n KL30.000 olduğunu; davalının 28.5.1981'de vefat edip Lefkoşalı Aiz Yılmaç ile Radiye Bayazıt'ın terekesinin idare memurları oldukalrını ve gerekli istida yapıalrak davanın tereke aleyhine yürütülmsinin sağlandığını ileri sürerek talep takriri ile:
Konu -dairenin davacı adına koçan edilmesi için bir emir;
Ahar surette 11 ve 13. paragraf uyarınca KL.30.000 tazminat ve/veya zarar ziyan;
12. paragraf uyarınca KL.20.000 zarar ziyan ve/veya tazminat;
Davalıya ödenmeiş olan ceman KL5940 iadesi ve bu meblağı o-luşturan taksitler üzerinden %9 faiz ve
Dava masrafları için hüküm talep etti.
Davalılar ise dosyalamış oldukları tadil edilmiş müdafaa takririnde, sair şeyler yanında, 29.8.1970 tarihinde taraflar arasında bir anlaşma olmadığını, davacının Feriha Kâşif -adına ve/veya onunvekili olarak dava açmaya ve dava konusu dairenin satışı ile ilgili olarak müteveffa Kemal Yaşar ile herhangi bir satış anlaşması yapmaya yetkili olmadığını; davacının 29.8.1970'de herhangi bir ödeme yapamdığını, 22.9.1970 tarihinde taraf-ların yazılı bir satış mukavelesi imza etmediklerini ve şayet böyle bir mukavele varsa bile pişman olacak tarafın diğer tarafa KL500.- zarar ziyan veya ahar suretle tazminat ödemek mecburiyetinde olacağını ve davacı haklı olsa bile bu miktardan fazla herha-ngi bir zarar zziyan ve/veya tazminat talep etmeye hakkı olmadığını; 20.7.1974 tarihinden sonra davacı tarafından ödenen herhnagi bir miktarın KL1.- = 36TL esası üzerinden ödendiğini; 12.2.1979 tarihinde davacının 29.1.1979 tarihli ihbarına cevabi bir ihba-r göndererek 27.9.1970 tarihli mukaveleyi feshettiğini bildirdiğini ve bu ihbardan önce de 8.11.1978 tarihli bir ihbar ile mukaveleyi feshettiğini davacı ve/veya Feriha Kâşif'e bildirdiğini ve şayet taraflar arasında bir mukavele ve bunun ihlâli var ise me-zkûr ihlâlin 8.11.1978'de olduğunu; ve mezkûr dairenin 19.2.1979'daki çarşı değerinin KL.30.000 olmadığını; ve herhalukârda dvacının idda edilen mukaveleye göre KL500.-'den fazla zarar ziyan ve/veya tazminat almaya hakkı olmadığını ve davanın mevcut ünvan -ile ileri gidemeyeceğini ileri sürdüler.
Davayı dinleyen İlk Mahkeme hükmünde davada Emare III olan yazılı vekâletname uyarınca Ahmet Osman'ın davacı Feriha Kâşif adına işbu davayı açmaya yetkisi olduğu, davalılar avukatının davanın ünvanı ile ilgili iti-razı hitabe esnasında ele almakla ünvandaki usulsüzlüğe itiraz etme hakkından feragat etmiş sayıldığı ve aleyhte verilecek hükmün davalıları bağlayacağı; fasıl 9 Şahadet Yasası'nın 7. maddesi uyarınca, vefat etmiş bir şahsın terekesi üzerindeki talebin tey-it edici şahadetle teyit edilmesi gerektiği; böyle bir şahadet olamdığına göre de mezkûr dairenin satışı ile ilgili oalrak taraflar arsında sözlü bir anlaşmanın yapılmadığı; Emare VIII yazılı sözleşmede müşteri yerinde Feriha Kâşif yazılı olup imza yerinde- Ahmet osman imzası olmakla beraber Ahmet Osman'ın Feriha Kaşif'in yetkili vekili olarak Emare VIII sözleşmeyi "müşteri" Feriha Kâşif adına ve o siffatla imzaladığı; ve Feriha Kâşif'in vekili Ahmet osman vasıtasıyle 22.9.1970 tarihinde Lefkoşa'da Kemal Yaş-ar'dan Emare VIII yazılı sözleşme ile 6 nolu daireyi sözleşmede belirtilen koşullar uyarınca satın aldığı; Emare VII'e göre satış bedelinin KL4450 olup bu meblâğın KL200.-sını sözleşme imzalandığı gün ödendiği ve darenin teslim tarihine kadar bu meblâğın K-L1000.-ya tamamlanacağı ve mütebaki meblâğın da 31.1.1971'den başlayarak ayda KL50.- taksitlerle ödeneceği; KL800.- ödendiğine ilişkin Emare VII makbuzda Kemal Yaşaar'ın imzası mevcut olmayıp Vasfi isimli birinin imzası bulunduğu ve bu kişinin kim odluğu h-ususunda şahadet mevcut olmadığına göre de bu emare makbuza herhangi bir değer verilemeyeceği ve KL800.-nın ödendiğinin kanıtlanamadığı; 2.2.1971 ile 24..11.1978 tarihleri arasında Ahmet Osman'ın Feriha Kâşif adına Yaşar kemal'ın Türk Bankasındaki hesabına- ceman KL4825 yatırıldığu; 8.6.1976 tarihinden sonra yapılan yatırımların KL1.- = 36TL olarak ödendiği; 24.11.1978'de yatırılan KL115.- muadili 4140TL'nın Kemal Yaşar tarafından kabul edilmemesi üzerine Feriha Kaaşif adına açılan bir hesaba yatırıldığı, bü-tün ödemelerin KL5025.- karşılığı olarak 180,900TL olduğu; Emare VIII yazılı sözleşmenin Kemal Yaşar tarafından ihlâl edildiği; ve ihlâlin davalının daireyi 19.2.1979 tarihinde 3. bir şahsa devrettiği gün meydana geldiği; Fasıl 232 m. 2 tahtında belirtilen- şartların tamam ve/veya bir kısmı yerine getirildiğine göre 20.9.1970 tarihli sözleşmenin aynen ifasını emretmeye mahkemenin yetkisi olamdığı; davacının yapmış odluğu ödemelerin toplamı olan 180,,900TL ile ihlâl tarihi olan 19.2.1979'dan nihai tediye tari-hine dek bu meblâğ üzerinden %9 faiz ödenmesinin uygu olduğu; Emaare VIII sözleşmeye göre davacının alabileceği azami tazminat miktarı KL500.- olarak saptandığına göre mahkemenin kesebileceği azami tazminat miktarının KL500.- olduğu ve bunun da Türl Lirası- olarak 18.000TL olduğu hususunda bulgu yaptı.
Mahkeme konunun istinafa gidebileceği gerekçesi ile malın ihlâl tarihindeki fiyatı hususundaki şahadeti de eleştirerek sonuçta davalılar tanığı Turan Avni'nin şahadetini tercih ederek konu dairenin ihlâl tar-ihindeki çarşı kıymetinin 350,000TL olduğu ve satış fiyatı olan KL 4450.- karşılığı 160.200TL bu meblâğdan çıakrıldıktan sonra davacının alabileceği tazminatın da 189,800TL olduğu hususunda bulgu yaptıktan sonra sonuçta davacı lehine ve davalılar aleyhine-
Talep Takririnin 16(c) paragrafı gereğince 18.000TL.
Talep Takririnin 16(d) paragradı gereğince 180.000TL ve bu meblağ üzerinden 19.2.1979 tarihinden itinbaren nihai tediye tarihine dek %9 faiz; ve
Dava Masrafları
için hüküm verdi.
Davacı İlk Mahkemen-in bu hükmünne karşı istinaf etti. İstinaf ihbarnamesi 17 istinaf sebebi içermekle beraber istinaf eden duruşma sırasında 16 ve 17. istinaf sebeblerinde ısrar etmedi. Öteki istinaf sebeplerinde ise özetle İlk Mahkemenin Fasıl 9 Şahadet Yasasının 7. maddesi-ni yanlış değerlendirip, teyit edici şahadet olmaması nedeni ile, taraflar arasında sözlü anlaşma olamdığına, Emare VII makbuza herhangi bir değer vermeyerek davacının KL800.- ödeme yaptığını kanıtlayamadığına; davacının davalıya ödemiş olduğu toplam mikta-rın KL5025 olduğuna bunun da KL1 = 36TL hesabı üzerinden 180,900TL olduğuna, davacının mukavelenin ihlâli halinde sözleşme uyarınca davalıdan alabileceği azami tazminatın KL500.- olduğuna ilişkin bulgu yapmakla hata ettiği ve dava konusu dairenin değeri hu-ssuundaki şahadeti de yanlış değerlendirdiği ileri sürüldü.
Aleyhine istinaf edilen de dosyalamış olduğu bir ihbar ile İlk Mahkemenin kesmiş olduğu tazminata ilâveten satış bedeline mahsubem ödenen miktar üzerinden %9 faiz ödenmesine hükmetmekle hata ett-iğini ileri sürdü.
İlk önce istinaf edenin alt mahkemenin Emare VII makbuza değer vermeyip davacının KL800.- ödeme yaptığını kanıtlayamadığına ilişkin bulgusu hususundaki istinaf sebebini ele almayı uygun bulduk.
Davacı şahadeyinde davalıdan satın aldı-ğı dairenin 2. kat, doğu blok olduğunu belirtmiştir. Ayrıca şahadetten projede 106 olarak gösterilen dairenin 2. kat, doğu blok no.6 olduğu da sarihtir. Emare VIIIIsatış sözleşmesinde de davacının satın aldığı daire no.6 olarak tarif edilmektedir. Emare VI-I'ye göre 106 numaralı daire için davacıdan KL800.- alındığı açıklıkla görülmektedir. Ayrıca sözleşmede teslim tarihi 31.1.1971 olarak belirlenmekte olup o tarihe dek davacının KL1000.- ödemessi şart koşulmuştu ve şahadete göre dava konusu dairenin davacıy-a 1.2.1971 tarihinde teslim edildiği dde açıklıkla görülmektedir. Davacı Emare VII'de görtülen KL800.-Yı ödeyip teslim tarihine dek KL1000.- tamamlanmamış olsa idi daire kendisine teslim edimeyecek ve daha sonra ayda KL50.- taksitler de davacı tarafından ö-denmeyecekti. Bu da KL800.-nın konu daire için ödendiğini teyid etmektedir. İlâveten Emaare VII ibraz edilirken davalılar tarafından herhnagi bir itiraz yapılmayıp davacı da bu hususta istintak edilmediği halde alt mahkeme konu emarede davalının imzası olm-adığına ve imzalayanın da kim olduğunun isbat edilmediğine ve bu nedenle bu makbuza herhnagi bir değer verilemeyeceğine ve KL800.-nın ödendiğinin kanıtlanmadı- ğına ilişkin bulgu yapmakla kanımızca hatalı hareket etmiştir. davalılar konu makbuzun müteveffa- Kemal Yaşar tarafından verilmediği ya da konu makbuzda imzası olan kişinin onun adına para tahsil etmeye yetkili birisi olmadığı iddiasında idiyseler bunu müdafaalarında ileri sürerek bu hususta şahadet çağırmalı ididler. Davalıların bu hususta şahadet ça-ğırmadıkları bir yana Emare VII makbuz üzerinden davacıyı da istintaka tabi tutmamışlardır.
Bütün bu nedenlrle alt mahkemenin KL800.-nın davacı tarafından konu daire için ödendiğine ilişkin bulgu yapması gerekirdi. Bütün bunlara ilâveten şunu da belirtme-k yerinde olur ki müteveffa Kemal Yaşaar'ın Feriha Kâşif'e gönderdiği 31.1.1975 tarihli Emare X yazıda 31.12.1974 tarihi itibarı ile geriye kalan borcun KL1942,775 mils olduğu belirtildiğine göre ve dairenin teslim tarihinden itibaren de ayda KL50.- ödendi-ği de dikkate alındığında KL800.-nın ödenmiş olduğu ortaya çıkar. KL800.- ödenmemiş olsa idi Emare X'da gösterilen geriye kalan borç daha fazla olacaktı. Emare VII ile KL800.-nın davacı tarafından dava konusu daire için ödendiği açıklık kazandıktan sonra i-stinaf edenin alt mahkemenin Fasıl 9 şahadet Yasası'nın 7. maddesini yanlış değerlendirdiğine ilişkin istinaf sebebine değinmeye gerek kalmamıştır.
Davacının alabileceği azai tazminatın KL500.- olduğuna ilişkin alt mahkemenin bulgusu hususundaki istinaf -sebebine gelince, tarafların yapmış odlukları sözleşmeden zarar ziyan ve/veya tazminatı KL500.- olarak saptadıkları görülmektedir. Bu durumda alt maahkemenin bu rakamın üzerinde bir zarar ziyan veya tazminata hükmetmesi olası değildir. istinaf edenin ileri- sürdüğü gibi KL500.- zarar zziyana ilâveten ahar surette mahkemenin tazminat verebileceğine ilişkin görüşüne katılmak olanaksızdır.
Özetlenen istinaf sebeplerinin sonuncusuna gelince, alt mahkemenin bulgusundan da görülebileceği gibi sözleşme tarihinde -ödenen KL200.- ile birlikte davacı toplam KL5025.- ödemiş olup ancak 8.6.1979 tarihinden sonra yatırılan taksitler KL1.- = 36TL hesaplanarak Türk parası olarak ödenmiştir. Alt Mahkeme bu bulguya varmakla beraber ödenen tüm meblâğı KL1.- = 36TL'den hesaplay-arak Türk parası olarak ödemelerin 180,900TL olduğuna ilişkin bulgu yapıp sonuçta davacı lehine bu meblâğ için hüküm verdi Kanaatımızca alt mahkeme bu şekilde hareket etmekle hata etmiştir.
Yargıtay/Hukuk 4/79'da mahkemelerin yabancı para olarak da hüküm- verebilecekleri vurgulanmakla beraber 16.5.1983 tarihli Kıbrıs Lirasının yürürlükten kaldırılması ve Kıbrıs Lirası ile ifade edilen meblâğların Türk Lirasına dönüştürülmesini öngören ve 16.5.1983 tarih ve 36 sayılı Resmi Gazetenin Ek III'ünnde Amme Enstrü-manı 201 altında yayınlanan ilgili kararna- menin 4. maddesi uyarınca kararnamenin yayınlandığı tarihe kadar Kıbrıs Lirası oalrak doğan he rtürlü borç, alacak ve taahhütler KL1.- eşittir 36TL kuru ile Türk Lirasına dönüştürülmüş ve borç, alacak veya taahh-üt Türk Lirası ile ifade edilmesi öngörülmüştür. Bu maddenin ilgili kısmı aynen şöyledir.
-"4. Bu Kararnamenin yayımlandığı tarihe kadar Kıbrıs Lirası olarak doğan her türlü borç, alacak ve taahhütler 1 Kıbrıs Lirası eşittir 36 Türk Lirası kuru ile Türk Lirasına dönüştürülür ve borç, alacak veya taahhüt Türk Lirası ile ifade edilir."
-
Alt Mahkemenin bulgusuna göre davalı sözleşmeyi 19.2.1979 tarihinde ihlâl edince davacı o güne dek sözleşme uyarınca ödemiş olduğu tüm meblağları davalıdan geri almaya dava açmak için hak kazanmıştı. Bu durumda mevcut kararname ışığında kararnameden önce- doğaan bu alacağın Türk Lirasına dönüştürülerek ifade edilmesi gerekir.
Alt Mahkemenin bulgusuna ilâveten davaının ödediğini kanıtladığı kanaatına vardığımız KL800.- ile birlikte ödemiş olduğu tüm meblâğ KL5825.- olur. Bu meblâğı Türk Lirasına dönüştürd-üğümüzde davacının alacağı 309,700TL olur.
Davalının mukabil talebine gelince; 9/76 sayılı Mahkemeler Yasası'nın 42. maddesi ne gibi hallerde faiz ödenebileceğini düzenlemektedir. Madde 42(3) uyarınca hükümlerin hükmün verildiği tarihten son ödeme günü-ne kadar yılda %4 oranında faiz taşıyacağına ilişkin hüküm içermektedir.
Halbuki Alt Mahkeme hükmünde sözleşmenin ihlâl edildiği tarihten tediye tarihine dek %9 faiz ödenmesine ilişkin hüküm vermiştir. Madde 42(3)'e göre mahkeme ancak hüküm gününden itib-aren %4 faiz için hüküm verebilirdi. Mahkeme %9 faizi bir zarar oalrak düşünerek vermişse davacıya doğabilecek zarar da sözleşme uyarınca KL500.- ile kısıtlandığına göre bu şekilde de bir hüküm vermek olası değildir. Bu nedenle mukabil istinafın kabul edil-erek mahkemenin hükmünün 19.2.1979 tarihinden itibaren %9 faiz yerine hüküm tarihinden itibaren %4 faiz şeklinde düzeltilmesi gerekir.
Sonuç olarak istinaf kısmen kabul edilerek mahkemenin davacı lehine vermiş olduğu 180.900TL iptal edilerek onun yerine -TL209,700.-için ve mukabil istinaf da kabul edilerek mahkemenin 19.2.1979 tarihinden itibaren vermiş olduğu %9 faiz hükmü iptal edilerek onun yerine hüküm tarihinden itibaren %4 faiz için hüküm verilir. Alt Mahkemenin bu istinafla değiştirilmeyen hükmü ayn-en kalır.
Masraflar hususunda herhangi bir emir verilmez.
(Salih S. Dayıoğlu) (Niyazi F. Korkut) (Aziz Altay)
Yargıç Yargıç Yargıç
28 Mart- 1985
-
-7-
-
Full & Egal Universal Law Academy