-D.13/94 Yargıtay/Hukuk 68/92
(Genel İstida No: 98/92)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Celâl Karabacak, Metin A. Hakkı
İstinaf eden: Macit Hakkı Yusuf, -Girne
(Müstedaaleyh 3)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Victor Edwad Gooch, İngiltere
(Müstedi)
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Avukat Menteş Aziz
Aleyhine istinaf edilen namına: Avukat Peyman Erginel
H Ü K Ü M
N. Ergin Salâhi: Bu istinaf 7/80 sayılı Yabancıdan Satın Alınan Taşınmaz Malların- Kaydı Yasasına istinaden İlk Mahkemece müstedi lehine verilen ve Yukarı Girne'de Pafta/Harita: XII/20.E.2'de Parsel H-867 olarak görülüp Kayıt No. 4910'da tasvir edilen taşınmaz mal ve üzerindeki evin üçüncü uyruklu bir İngiliz olan Victor Edward Gooch is-imli müstedi adına kaydedilmesi ile ilgili karara karşı müstedaaleyh numara (3) tarafından dosyalanmıştır.
Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için davanın geçirdiği safahata ve ihtilâfsız olgulara değinmeyi uygun bulduk.
Üçüncü ülke yurttaşı bir İngiliz -olan müstedi İlk Mahkemeye 8.6.1980 tarihinde dosyaladığı 98/80 sayılı genel bir istidada, 21.5.1971 tarihli satış mukavelesi ile Yukarı Girne'de Pafta/Harita: XII/20.E.2'de Parsel H-867 olarak görülen ve Kayıt No.4910'da tasvir edilen taşınmaz malı, sahib-i Kıbrıslı bir Rum olan M. G. Leptos'dan 7000 Sterline satın aldığını, bu satış anlaşması ile satın alınan parsel üzerine 3 odalı evin adıgeçen M.G.Loptos tarafından yaptırılması için uyuştuklarını ve 7000 Sterlin satış bedelinin konu arsa üzerine yapılaca-k evin bedelini de kapsadığını iddia etmektedir. Müstedi 19.12.1972 tarihinde zamanın ilgili Rum makamlarından konu taşınmaz malın kendi adına kaydedilmesi için gerekli izni aldığını, bu arsanın üzerine kontratta uyuşulduğu şekilde inşaata başlayıp Barış H-arekâtından önce inşaatın bitirildiğini, kendisine teslim edildiğini ve evin içine yerleştiğini iddia etmektedir. Müstedinin iddiasına göre, bir süre bu evde kaldıktan sonra Barış Harekatının araya girmesi ile eşyalarını da evde bırakarak ayrılmış ve hakla-rını Azılıklar Dairesine kaydettirmiştir. Müstediye göre satın aldığı Rum ile arasında bir ihtilâf olmayıp, konu taşınmaz malın üzerine kaydettirilmemesi Barış Harekâtına ve ondan sonra takip eden olaylara bağlıdır.
Müracaatı dinleyen İlk Mahkeme, müsted-inin 54/87 sayılı (Değişiklik) Yasası ile değiştirilmiş şekli ile 7/80 sayılı Yasa altındaki ispat külfetini yerine getirdiği ve davasını ispat ettiği kararına vararak talep edildiği şekilde konu malın müstedi adına kaydedilmesine karar vermiştir.
Söz ko-nusu parsel üzerindeki ev Barış Harekâtından belirli bir süre sonra Macit Hakkı Yusuf isimli birisine Rum malı olduğu gerkeçesi ile tahsis edilmiş ve ailesi ile birlikte bu evde ikâmet etmeye başlamıştır. Müstedinin üzerine kayıt için gerkeli tapu işlemler-i yapıldığı sırada bu durumu öğrenen tahsis sahibi, müstedinin genel istida altındaki müracaatı İlk Mahkeme önünde dinlenirken söz hakkı verilmediği ve kendisinin taraf yapılmadığı gerekçesi ile İlk Mahkemenin verdiği kararın iptali için Yargıtay'a Asli Ye-tki:12/88 (D.5/88) sayılı bir certiorari ve prohibition çaresi için müracaat ederek İlk Mahkemenin müstedi lehine vermiş olduğu kararın iptalini talep etmiştir. Tahsis sahibinin bu başlık altındaki müracaatını Yargıtay olarak dinleyen Yüksek Mahkeme 26.12.-1988 tarihinde tahsis sahibinin ileri sürdüğü sebepleri haklı bularak İlk Mahkemenin kararını bozuş ve onun da davaya eklenerek söz hakkı tanınması yönünde karar vermiş ve dosya tekrar İlk Mahkemeye dinlenmek üzere iade edilmiştir.
Dosya terkar İlk Mahke-mece ele alındıktan sonra Yargıtay'ın kararına uygun olarak Müstedaaleyh (1) KTFD, (2) KTFD Ekonomi ve Maliye Bakanlığı veya Devlet Emlâk ve Malzeme Dairesi vasıtasıyle KTFD'yi temsilen KTFD Başsavcısı'na ilâveten (3). Şahıs veya (3). Müstedaaleyh olarak t-ahsis sahibi Macit Hakkı Yusuf genel istdiaya taraf olarak eklenmiştir. Müstedaaleyh (1) ve (2) tarafından betekrar dosyalanan itiraza ilâveten istidaya yeni eklenen (3). Müstedaaleyh tarafından da itiraz dosyalanıp bunlara müstedi tarafından gerekli cevap-lar verildikten ve dosya tamamlandıktan sonra konunun betekrar İlk Mahkemce duruşması yapılmıştır.
Müstedi daha sonra değineceğimiz gibi kendisi şahadet vermiş ve 4 tanık dinletmiştir. Müstedaaleyh (1) ve (2) herhangi bir tanık celbetmemiş, yeni eklenen -müstedaaleyh (3) ise bizzat şahadet vererek 3 tanık çağırmıştır. Meselenin yeniden İlk Mahkeme önünde duruşması sırasında genel istidaya (3). Müstedaaleyh olarak eklenen tahsis sahibi:
54/87 sayılı (Değişiklik) Yasası ile değiştirilmiş şekli ile 7/80 sayı-lı Yasanın 2, 4, 8 ve 10. maddelerinin Anayasanın 159. maddesinin 1(b) ile (4). fıkralarına, Geçici 1(2) ve Geçici 4(1) maddelerine; ve
5/84 sayılı Yasanın 3. maddesi ile 7/80 sayılı esas Yasanın 5. maddesine eklenen şart bendinin, aynı Yasanın 4. maddes-i ile esas Yasaya eklenen 6(b) maddesinin ve aynı Yasanın 6. maddesi ile esas Yasanın 10. maddesine eklenen şart bendinin Anayasanın 1. maddesine aykırı olduğunu ve İlk Mahkeme önündeki konunun karara bağlanmasında etken olduğunu iddia ederek meslenin Yüks-ek Mahkemeye, Anayasa Mahkemesi olarak havale edilme-sini -
sağlamıştır.
Bu havale üzerine İlk Mahkeme önündeki işlemler durdurulmuş ve Yüksek Mahkeme, Anayasa Mahkemesi oalrak konuyu görüşerek havale konusu maddelerin Anayasanın ilgili maddelerine ayk-ırı olamdığı kararına vararak meselenin İlk Mahkemece görüşülmesine devaö edilmesi için dosyayı İlk Mahkemeye geri göndermiştir.
Neticede sunulan şahadeti ve yasal durumu değerlendiren İlk Mahkeme müstedinin 54/87 sayılı (Değşiklik) Yasası ile değiştiril-en 7/80 sayılı Yasanın ilgili maddelerinin öngördüğü şekilde ispat külfetini yerine getirdiği kararına vararak konu taşınmaz malın müstedi adına kaydedilmesine karar vermiştir.
Müstedaaleyh numara (1) ve (2) bu karara karşı bir istinaf dosyalamamış olmal-arına rağmen davaya yeni eklenen müstedaaleyh (3) bu karara karşı istinaf etmiştir.
İstinaf ihbarnamesi 10 sebep içermekle beraber birlikte ele alınan ve üzerinde durulan istinaf sebepleri aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
Müstedi (Değiştirilmiş) şekli -ile 7/80 sayılı Yasanın 2 ve 3. maddelerinde yer alan ispat koşullarını yerine getirmediği halde İlk Mahkeme müstedi lehine karar vermekle hata etmiştir.
Müstedi (Değiştirilmiş) şekli ile 7/80 sayılı Yasanın 4. maddesinin öngördüğü şekilde bir müracaatt-a bulunmamış, kendisi yemin varakası tanzim etmemiş ve bu maddeye aykırı olarak vekili olup olmadığı ispat edilmediği halde yemin varakasının vekili diye ileri sürülen şahıs tarafından dosyalnmış olduğu hususunu İlk Mahkeme dikkate alıp değerlendirmemekle -hata etmiştir. Keza İlk Mahkeme bu şahsın müstedinin vekili olup olmadığı ispatlanmamış olmasına rağmen yemin varakasında ileri sürülen hususları dikkate alarak kararını buna dayandırmakla da hata etmiştir.
Konu malın M. G. Leptos isimli bir kişiye ait ol-duğu iddia edilmesine rağmen bu şahsın Rum olduğu iddia ve ispat edilmediği gibi M.G. Leptos isminin konu malın isminde kayıtlı bulunduğu Mihail Georgiou Leptos olduğu veya bu iki kişinin aynı kişi olduğu müstedi tarafından ispatlanmamış olmasına rağmen Ma-hkeme bu hususu inceleyip bir karara varmamakla hata etmiştir.
İlk Mahkeme (Değiştirilmiş) şekli ile 7/80 sayılı Yasanın ilgili maddeleri altında müstedinin yazılı bir kontrat sunmakla mükellef olduğu hususunu incelerken müstedinin Emare 1 ve Emare 2 olar-ak 2 ayrı kontrat sunduğunu lâyıkı ile değerlendirmeden Emare 2 kontratın Emare 1 kontratı tamamladığı şekilde yorumlamak ve müstedinin bu başlık altındaki ispat külfetini yerine getirdiği şekilde bulgu yapmakla hata etmiştir. İlk Mahkeme bu karara varırke-n müstedi tarafından ödenen 7000 Sterlinin arsa için mi? ödendiği veya her ikisi için birlikte mi ödendiği hususunda sarih bir bulgu yapmamakla hata ettiği gibi bu husustaki çelişkili şahadeti dikkate almamakla da hata etmiştir.
Genel istida konusu malın -aynı mal olduğu lâyıkı ile ispatlanmamış olup istidada verilen tapu ve özellikle parsel referansları ile tapudaki referanslar birbirini tutmamaktadır ve bunun için makul bir izahat verilmediğini Mahkeme değerlendirmeyerek gözardı etmiştir.
Müstenif avukat-ı istinafın duruşmasında yukarıda özetlenen istinaf sebepleri üzerinde durmuştur.
1. istinaf sebebinde esas yakınma konusu yapılan husus müstedinin konu yeri Rumdan 21.5.1971 tarihli bir satış senedi ile satın aldığını iddia etmesine, bu yerin kendi üzer-ine kaydedilmesi için en geç 19.12.1972 tarihinde ilgili Rum makamlarından izin almış olmasına ve müstedinin bu arazi üzerine ev yaptırdığı iddiaları kabul edilse dahi konu arazi üzerindeki ev Barış Harekâtından çok önce tamamlanıp kendisine teslim edilmes-ine rağmen bu arsa ile evin tapu işlemlerinin yapılmamış olmasının Barış Harekâtının memlekette yarattığı koşullara bağlanamayacağını ileri sürmüştür. Bu nedenle 7/80 sayılı Yasanın 2. maddesinde aranan koşul müstedi tarafından ispatlanmadığı halde Mahkeme- bu hususu yanlış değerlendirmiştir.
Müstenif avukatı, özetlenen 3, 4 ve 5. istinaf sebeplerine birlikte değinerek müstedi tarafından Mahkemeye Emare 1 ve 2 olarak 2 kontrat sunulduğunu, 1. kontratın yerini satış ile ilgili, 2. kontratın ise ev yapımı i-le ilgili olduğunu, 2 ayrı kontrat sunulmasına rağmen bu iki kontratın 1 kontrat olarak mütalâa edilemeyeceğini, en azından bu hususta yeterli şahadet sunulmadığını ileri sürmüştür.
Müstenif avukatına göre konu parsel için ödenen 7000 Sterlinin üzerine y-apılan ev için mi ödendiği veya her ikisi için birlikte mi ödendiği, evin parasının bu 7000 Sterline dahil olup olmadığı hususlarının şahadetle aydınlatılmadığı halde İlk Mahkemenin bu 2 ayrı kontratı bir olarak mütalâa etmekle hata ettiğini ileri sürerek -iddialarını destekleyici içtihat kararlarına değinmiştir.
Müstenif avukatı, ayrıca, satın alınan malın kontratta referansı verilen aynı mal olup olmadığı, satan kişinin ise halen üzeirnde kayıtlı bulunan Mihail Georgiu Leptos'un kontratta yer alan M.G. L-eptos ile aynı şahıs olup olmadığının ispatlanmadığını ileri sürmüştür. Müstenif avukatı, bu arada Pafta/Harita: XII/20.E.2'de H-867 numaralı bir parselin bulunmadığını veya bu parsel bulunsa bile satılmış olan parsel olmadığını ileri sürerek bu hususların- da ispatlanmamış olduğunu, İlk Mahkemenin karar verirken bunu gözardı etmekle hata ettiğini ileri sürmüştür.
2. istinaf sebebinde ise müstenif avukatı müstedinin şahsen 7/80 sayılı Yasa altında bir müracaatta bulunmadığı, istida ve istidaya ekli yemin va-rakasının vekili tarafından yapıldığını, olguları vekilinin bilip bilmediğinin belirlenmediğini ve hakikaten vekilinin böyle bir müracaatı yapmaya yetkili olup olmadığı hususunda şahadet bulunmadığını ileri sürmüştür.
İlkin 3, 4 ve 5. istinaf sebeplerini- ele almayı uygun bulduk.
Müstenif avukatı, ileri sürdüğü argümanlarda, Mahkemeye Emare 1 olarak sunulan 21 Mayıs 1971 tarihli satış sözleşmesinde satın alınan parsel ve üzerinde yapılacak evin bedelinin belirtilmediğini, Emare 2 kontratın evin inşası ile- ilgili ayrı bir kontrat olduğunu ve birlikte mütalâa edilemiyeceğini ileri sürerek 1. kontratta satış bedeli hakkında belirsizlik bulunduğunu ve belirsizlik bulnması halinde kontratın geçersiz olması gerektiğini iddia etmiştir.
Yapılan bu argümanlar dik-kate alınarak Emare 1 satış anlaşması incelendiğinde satılan malın tarifi Yukarı Girne, Pafta/Harita: XII/20.E.2, Parsel 867 olarak yapılmakta ve tarifi yapılan bu arazi üzerine esas kontrata ilişik plânda ve şartnamede görüldüğü şekilde 3 odalı bir ev inş-a edileceğinden bahsedilerek satılan taşınmaz malın arazi ve üzerine yapılacak evden oluşacağı vurgulanmaktadır. Gerek arsa, gerekse üzerine yapılacak evin bedeli yine aynı kontratta 7000 Sterlin olarak taraflarca belirlenmiş ve bu 7000 Sterlinin 2050 Ster-lii kontratın imzalandığı tarihte, geriye kalanın ise inşaat ilerledikçe peyderpey ödeneceğine dair hükümler içermektedir. Emare 2 olarak ibraz edilen ve müstedaaleyhler tarafından ayrı bir kontrat olduğu iddia edilen anlaşmada, birinci kontrata atıfta bul-unularak birinci kontratta inşa edilmesi taraflarca uyşulan evin 700 sterlin satış konusu arazi bedeline dahil olduğu 2. paragrafında tekrar vurgulanmakta, 3. paragrafta da birinci kontratta olduğu gibi kontratın imzalandığı tarihte 2050 Sterlinin ödenmesi-nden, geriye kalan 4950 Sterlinin ise daha sonra ödeneceğinden bahsedilmektedir. Evin bitirilip teslim edilme tarihi ise 31 Ocak 1972 olarak tespit edilmektedir. Emare 2 kanaatimzice Emare 1'in devamı ve onun bir parçasıdır. Sadece birinci kontrat dikkate -alınsa dahi bu kontratta açıklıkla satın alınan malın ne olduğunun tarifi yapılırken arsa ve üzerine yapılacak evi ihtiva ettiği ve taraflarca uyuşulmuş bedelinin de 7000 Sterlin olduğu görülmektedir. Bu 700 Sterlin bedelin evi de kapsadığı yine aynı kontr-atın 1. paragrafının (1). fıkrasında yer almaktadır ve satın alınan taşınmaz malın bedelinin inşaat ilerledikçe ödeneceği şartına bağlanmaktadır ki evin bu fiyata dahil olduğu betekrar zımnen vurgulanmakta ve geriye kalan paranın ödenme şekli evin inşaatın-ın ilerlemesine bağlandığına göre söz konusu 7000 Sterlinin bu evin fiyatını da kapsadığı konusunda açıklık getirmektedir. Bu durumda İlk Mahkemenin bu yöndeki aşağıdaki bulgusu hatalı değildir.
"Sunulan şahadet ve ibraz olunan belgeler incelendikten son-ra İngiliz vatandaşı olan Müstedinin 21 Mayıs 1971 tarihinde M.G. Leptos ile yaptığı Emare 1 sözleşme tahtında Yukarı Girnede kâin 4910 kayıt nolu plot no.867 Sheet/Plân XII.20'deki gayrimenkulü aldığı ve aynı mukavelede bu gayrımenkul üzerine 3 yatak odal-ı bir ev yapılması hususunda mutabık kaldıkları, satış bedelinin 7000 Sterlin olduğu aynı tarihte taraflar arasında ek bir anlaşma daha imzaladıkları Emare 2 anlaşmada Emare 1 sözleşmede yapılması öngörülen ev ile ilgili tafsilat verildiği, satış bedelinin- 50 Sterlin avans olarak geriye kalanın ise Emare 3 ve Emare 5 çekle ödendiğini, Emare 6 banka ekstresinde ise Emare 3 ve Emare 5'in müstedinin hesabından ödendiği...."
Müstenif avukatı satış bedeli üzerinde tarafların anlaştığı ve evi kapsayıp kapsamadı-ğı müphem olduğu üzerinde durmuş ve satış bedeli üzerinde anlaşma olmaması halinde kontratın geçersiz olacağına değinmiştir. Yukarıda değindiğimiz gibi Emare 1'de bu durum mevcut değildir. Her halükârda tarafların iradesin yansıtan bir anlaşmanın müphem ol-duğu iddia edilmesi halinde Mahkemenin kontratta yanlışlık bulmaya çalışmadan kontrata normal manasını vererek tarafların iradesini yansıtıp yansıtmadığını incelemesi gerekir. Lord Wriht in Hillas & Co. Ltd. v. Acos Ltd. (1932) 147 L.T. 503 at P.514'de bu -prensipleri aşağıdaki şekilde izah etmektedir:
"It is accordingly the duty of the Court to construe such documents fairly and broadly, without being too astute or subtle in finding defects, but, on the contrary, the Court should seek to apply the old max-im of English Law, verba ita sunt intelligenda ut res magis valeat quam pereat. That maxim, however, does not mean that the Court is to make a contract for the parties, or to go outside the words they have used, expect in so far as there are appropriate im-plications of law."
Yukarıda birlikte ele aldığımız özetlenen istinaf sebeplerinde müstenif avukatı arsa referansının kontratt-a Yukarı Girne XII.20 olarak verildiği, doğu veya bartı referansı verilmediği ve arsa numarasının H-867 olarak verildiği, satıcı Rumun isminin ise M.G. Leptos olarak kontratta görüldüğü ileri sürülerek gerek harita referansı gerekse parsel referansı olarak- satıcı Rumun isminde bir eksiklik veya yanlışlık bulunduğu ve satılan taşınmaz malın aynı mal olup olmadığının ispatlanmadığını ileri sürmüştür.
Dosyadaki tadilât istidasından da görüldüğü gibi kontratta yer alan parsel no.867'nin önünde bulunan "H" har-fi harita referanslarında "H" blokunu kastettiği açıklanmaktadır. Bir blok içerisinde birden fazla aynı numarada parsel bulunamayacağına göre 867 numaralı parselin önünde "H" harfi bulunmuş olması hiçbir karışıklığa sebebiyet vermez. Kaldı ki şahit olarak -çağrılan tapucu da satılan arsanın tapu haritalarında görülen aynı arsa olduğunu ve bu arsanın XII/20.E.2'de bulunduğunu teyit etmiştir. Bu durumda sunulan şahadete göre arsanın aynı arsa olduğu sabit olmuştur. Bu taşınmaz malın tarifinin yapıldığı 4910 nu-maralı koçanda ise satıcı Rum M.G. Leptos olarak görülür. İlk bakışta bu iki kişinin aynı şahıs olduğu söylenebilir. Birinde açık harflerle yazılmış, diğerinde ise kısaltılarak ilk harfleri yazılmıştır. Bu bir yana Emare 7 Girne Komiserlik Dairesinin satın- alma ruhsatı ile ilgili göndermiş olduğu yazıda satılan malın haritada referansı yanında satıcının açık isminin yer aldığı 4910 numaralı koçana da atıfta bulunulmaktadır ki M.G.Leptos ile Mihail Georgiu Leptos'un aynı şahıs olduğu bu belge ile de açıklık -kazanmaktadır. Esasen İlk Mahkeme de M.G. Leptos ile Mihail Georgiu Leptos'u aynı şahıs olarak kabul etmiştir ki kanaatimizce İlk Mahkemeninin bu değerlendirmesi yanlış değildir.
Bu nedenlerle birlikte ele alınan 3, 4 ve 5. istinaf sebepleri reddedilir.
-
2. istinaf sebebine gelince; bu istinaf sebebinde yakınma konusu yapılan müstedinin (Değiştirilmiş) şekli ile 7/80 sayılı Yasanın 4. maddesinin öngördüğü şekilde bir müracaatta bulunup bulunmadığıdır. Müstenif avukatı şekil itibarı ile böyle bir müracaatı-n yapıldığını kabul etmekle beraber bu müracaatın müstedinin vekili Peyman Erginel tarafından tanzim edilen yemin varaksına dayanılarak dosyalandığı ve bizzat müstedi tarafından dosyalan-mamış veya yemin varakası düzenlenmemiş olmasının yasanın 4. maddesin-e ters olduğunu ileri sürmüştür. 7/80 sayılı Yasanın 4. maddesi aynen şöyledir:
"4. 20 Temmuz 1974 tarihinden önce yabancıdan bu yasada belirtilen koşullara göre taşınmaz mal satın almış olan ve kaydını yaptırmayan kişiler, bu Yasanın yürürlüğe girdiği t-arihten doksan güne kadar ilgili taşınmaz malın bulunduğu yetkili mahkemeye kayıt kararı almak amacıyle yemin belgesi ile desteklenen ihbarlı istida ile başvurabilirler."
Bu maddede 7/80 sayılı Yasa altında müracaata hak sahibi olan müstedilerin başvura-cağı zımnen kabul edilmekle beraber onun nam ve hesabına yetkili vekilinin başvurcağına dair de bir kural yoktur. Müstedinin yetkili vekilinin Peyman Erginel olduğu ve yemin varaksının bu şahıs tarafından tanzim edildiği sunulan şahadetten ve belgelerden g-örlmektedir. Mahkemeye daha sonra şahadet veren müstedi de Peyman Erginel'i yetkilendirdiği ve yapmış olduğu yemin varakası ile müracaatını tasvip ettiğini kabul ettiğine göre müstenif avukatının bu konuda yapmış olduğu argümanlarda herhangi bir geçerli ne-den görmüyoruz ve bu istinaf sebebinin de reddedilmesi gerekir.
Son olarak 1. istinaf sebebine gelince; müstenif avukatı konu parsel ile üzerine inşa ettirilen evin en geç 1972 yılında tamamlanarak müstediye teslim edildiği ve onun bu evde oturmakta oldu-ğu iddia edildiğine ve Emare 7 izin de en geç 19.12.1972 tarihinde alındığına göre Barış Harekâtına kadar geçen süre zarfında ne sebeple müstedi adına bu malın kaydedilmediğinin izahının yapılmadığını, müstedi adına konu taşınmaz malın kaydının yapılmamış -olmasının Barış Harekâtını müteakip gelişen koşullara bağlanamayacağını ileri sürmüştür. Bu konudaki geçmiş içtihat kararları ile sunulan şahadeti değerlendiren İlk Mahkeme konu taşınmaz malın müstedi ismine kaydedilmesinin Barış Harekâtını müteakip gelişe-n koşullara bağlanabileceği bulgusuna varmıştır. Satın alınan sadece bir arsa söz konusu olmuş olsa idi izin alındıktan sonra geçirilen iki yıla yakın sürenin izahını yapmak ve bunu Barış Harekâtına bağlamak belki de oldukça zor olurdu. Ancak satın alınan -taşınmaz malın üzerine ev yapılması da söz konusu olduğundan bu evin arazi üzerine işlenerek onun da koçanının temin edilmesi için takip edilecek mevzuat ve prosedür dikkate alındığında uzun süreceği açıktır. Mahkemede şahadet veren müstedinin mavi 55'deki- bu husustaki cevaplarına bakıldığında kendisinin bir süre İngilterede bulunduğu ve devir işlemleri ile ilgili olarak evrakın Leptos'un bürosunda kaldığı, bu gibi işlemlerin uzun süre aldığı, devir harcı ve para transferi için İngiltere Merkez Banaksından -izin alınması ve bu işlemler tamamlanıncaya kadar 1974 Barış Harekâtı dönemine yaklaşıldığı ve bu nedenle işlemlerin tamamlanamadığı yönünde izahat vermiştir ki mahkeme de bu izahatı doğru olarak kabul etmiş ve müstedinin üzerine kayıt yapılamamsının Barış- Harekâtı nedeni ile ülkede yaratılan koşullara bağlamıştır. İlk Mahkemenin bu yöndeki bulgusunun hatalı olduğuna ikna edilmedik.
Bu nedenlerle 1. istinaf sebebinin de reddedilmesi gerekir.
Netice olarak istinafın reddedilmesine, oybirliği ile, karar v-erilir. İlk Mahkemenin bulgu ve kararına göz atıldığında sunulan ve kabul edilen ödeme evrakına göre müstedinin satın aldığı taşınmaz malın parsının tümünü satıcı Ruma ödediği görülmektedir.
Bu durumda İlk Mahkemenin müstedi lehine vermiş olduğu kararı a-ynen onaylanır ve Yukarı Girnede Pafta/Harita: XII.20.E.2'de görülen ve kayıt no.4910'da tasfir edilen Blok H'deki Parsel 867 ile üzerine inşa edilen evin müstedi adına kaydedilmesine emir verilir.
İstinaf masrafları hususunda herhangi bir emir verilmez.-
(N. Ergin Salâhi) (Celâl Karabacak) (Metin A. Hakkı)
Yargıç Yargıç Yargıç
27 Temmuz 1994
Full & Egal Universal Law Academy