-D.5/90 Yargıtay/Hukuk 71/88
(Dava No: 519/87; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay,Başkan, Salih S. Dayıoğlu, Celâl Karabacak.
İstinaf eden: İbrah-im Mehmet Gaziasker, Güzelyut.
(Davalı)
ile
Aleyhine istinaf edilen : Müteveffa Fatma Remzi'nin Tereke İdare Memuru
sıfatı ile, Selma Cahit, Lefkoşa.
- (Davacı)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Hasan Balman ve Hakkı Alpagut
Aleyhine istinaf edilen namına: Kıvanç -M. Riza.
H Ü K Ü M
Şakir Sıdkı İlkay, Başkan: Bu meslede Lefkoşa Kaza Mahkemesi yaşlı bir kadının müstenif davalıya hibe yol-u ile verdiği bir ev ile 2339270 eşdeğer mal puanının müstenifin ismindeki kayıtlarının iptal edilmesine karar verdi. Müstenif davalı bu karardan istinaf etti.
Mesele ile ilgili olgular özetle şöyledir. Müstenif davalının halası olan davacı Fatma Remzi -79 yaşında bir dul idi ve çocuğu yoktu, sadece iki üvey oğlu vardı. Davanın ünvanında ismi geçen ve davanın açılmasında esas rolü oynayan Selma Cahit, Fatma Remzi'nin kardeşi kızı ve yetkili vasisi idi. Diğer bir deyimle Selma Cahit davalının amca kızıdır.- Fatma Remzi, dava neticelendikten sonra vefat etti ve Selma Cahit, müteveffanın Tereke İdare Memuru sıfatı ile, aleyine istinaf edilen olarak istinafa dahil edildi.
Fatma Remzi, 3.11.1983 tarihinde evini ve 16.3.1984 tarihinde puanlarını hibe yolu ile d-avalıya devretti. Fatma Ramzi'nin, ilgili vakitlerde, başka malı olmamakla beraber bankada bir miktar parası bulunmakta, Rum tarafından emeklili menfaati ve Sosyal Sigortadan da maaş almakta idi.
Davacı 31.10.1986 tarihinde, mahcur ilân edildi ve Selma C-ahit onun şahsının ve mallarının vasisi tayin oldu. Daha sonra da istinaf konusu dava açıldı.
Lefkoşa Kaza Mahkemesi önünde açılan davada konu taşınmaz malı ve puanların davalıya devrinin davalı tarafından daavcı üzerinde nüfuz suistimali neticesi sağlan-dığı iddia edildi. Yapılan duruşma sonunda İlk Mahkeme davacı lehine karar verdi ver davalı lehine yapılan hibeleri iptal etti. İstinaf, daha önce de belirtildiği gibi, bu karardan yapılmıştır. Müstenif, İlk Mahkemenin kararının gerek olgusal gerekse yasal- açıdan hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
İstinafın duruşmasında müstenifin en fazla üzerinde durduğu husus İlk Mahkemenin kararını yanlış dava sebebine dayandırdığıdır. Müstenif, İlk Mahkemenin kararının nüfuz suistimali sebebine değil de bunama veya diğ-er bir deyimle akli denge bozukluğu sebebine dayandırılmış olduğunu iddia etti.
Nüfuz suistimali neticesi yapılan bir hibe veya mukavele, rızası nüfuz suistimali ile sağlanan kişinin isteğine bağlı olarak iptal edilebilir.
Bunama veya sair şekilde akli- dengenin bozukluğu neticesi sağlanan bir hibe veya mukavele de geçersiz olup iptal edilebilir. Tabiidir ki Mahkemenin bu gibi bir sebebe istinaden müdahale edip bir hibe veya mukaveleyi geçersiz sayıp iptal edebilmesi için bunun davada gerektiği şekilde i-ddia edilmesi ve kanıtlanması gerekir. Mahkeme davada ileri sürülmeyen bir sebebe dayanarak karar veremez.
Akli dengenin bozukluğuna dayanan bir mukavelenin veya devir işleminin iptal edilebilmesi için akli dege bozukluğunun daha önce veya sonra değil de- mukavelenin veya devir işleminin yapıldığı tarihte mevcut olması gerekir. -Gör: Aitken and Another v. McMeckan (1895) A.C. 310. Bizi bağlamamakla beraber aynı prensiplerin uygulandığı Karaolis v. Karaolis (1965) 1 C.L.R. 24'e de işaret etmekte fayda vardı-r.
Bu meselede İlk Mahkeme hükmünde şöyle demiştir:
-"Davacının Talep Takririnde, yine özetle, dava ile ilgili tarihlerde Fatma Remzi'nin Lefkoşa'da İbrahim Paşa Mahallesinde Şehit Erdoğan Mustafa Sokağı mevkiinde bulunan 9 numaralı kesin tasarruf belgesi tahtında kayıtlı taşınmaz mal ve 239270 eşdeğer mal -puanı olan ve bunlardan başka hiçbir mal varlığı olmayan birisi olduğu, Fatma Remzi'nin evli olmakla beraber eşinin çoktan vefat ettiği ve herhangi bir çocuğu olmadığı sadece 2 üvey oğlu olduğu, Davalının ise Davacının akrabalarından biri olduğu, oldukça g-enç sıhhatli, kültürlü ve dinamik birisi olduğu ve davalının, davacının bu zayıflıklarından yararlanarak haksız bir şekilde (advice) yaptıklarının nedenlerini ve/veya neticesini ve/veya tesirini yeterince anlamadan ve/veya tezekkür etmeden, Davacının diğer- akraba ve/veya yakınlarına bilgi vermeden takriben Kasım 83 ve Mart 1984'de yukarıda sözü edilen gayrı menkul ve puanları hibe yoluyle Fatma Remzi'nin Davalıya Tapu'da devrini sağladığını ve bu muamelelerin geçersiz olduğu iddia edilmektedir. ..."
.......-.....................
"Layihalar çerçevesinde önümüzde ibraz olunan şahadet ve emareleri değerlendirdikten sonra davanın olguları olarak aşağıdaki bulguları yaparız:-
Davacı, bugün 80 yaşlarında yaşı ilerlemiş ne yaptığını ne ettiğini bilmeyen birisidi-r..."
..............................
"Tapu muamelelerinin olduğu Kasım 1983 ve Mart 1984 tarihlerinde Fatma Remzi bunama rahatsızlığına muzdaripti ve hastalık erken devredeydi. Bu husustaki bulgumuzu Dr. Raif Süleyman Özbilir'in şahadetine ve Davacı Sel-ma Cahit'in şahadetine istinad ettiririz..."
............................
"Netice olarak tapu muamelelerinin yapıldığı tarihlerde Fatma Remzi'nin bunama hastalığına muzdarip olduğunu ve bunun erken devrede olduğu hususunu göz önünde bulundurarak bilinçli- olarak ve normal bir insan gibi aklı başında olmadan ve muvazenesinin tam yerinde olmadan bu muameleleri yaptığından muameleler iptal edilmelidir. İlâveten uygulamakla yükümlü olduğumuz equity prensipleri tahtında izah etmeye çalıştığımız yasal prensipler- çerçevesinde söz konusu tapu muamelelerinin iptal edilmesi yine gerekmektedir. Dolayısıyle, Davacı davasında muvaffak olmuş ve Talep Takriri mucibince emir almaya hak kazanmıştır."
Yukarıdaki iktibastan görülebileceği gibi İlk Mahkeme kararını davacını-n konu muamelelerin yapıldığı tarihlerde bunama hastalığından muzdarip olduğu veya diğer bir deyimle akli dengesinin bozuk olduğu sebebine dayandırmıştır.
Aleyhine istinaf edilen taraf davanın akli dengesizlik sebebine dayanmadığını kabul etmekle beraber- İlk Mahkemenin kararını nüfuz suistimaline dayandırmış olduğunu, hükmünde iktibas ettiği içtihat kararlarının nüfuz suistimali ile ilgili olduğunu ve sadece kullanılan ifadenin hatalı kullanılmış olduğunu iddia etti. Biz bu görüşle hemfikir değilizdir. Hü-kmü bir bütün olarak incelendiğinde İlk Mahkemenin, nüfuz suistimaline de değinmiş olmakla beraber, kararını davacının akli dengesinin bozuk olduğu sebebine dayandırmış olduğu görülür.
Yukarıda söylenenler ve mesele ile ilgili tüm hal ve koşullar ışığınd-a İlk Mahkemenin kararının bozulması ve davanın, tekrar dinlenip karara bağlanmak üzere, İlk Mahkemeye iade edilmesi gerekir.
Yukarıda varmış olduğumuz karar ışığında istinafta konu edilen diğer istinaf sebeplerini incelememize gerek yoktur.
Sonuç olar-ak istinaf kabul edilir ve İlk Mahkemenin kararı iptal edilerek dava, terkar dinlenip karara bağlanmak üzere, İlk Mahkemeye iade edilir.
Davanın en erken bir zamanda dinlenip karara bağlanması için de ayrıca direktif verilir.
İstinaf masrafları ile ilg-ili herhangi bri emir verilmez.
(Şakir Sıdkı İlkay) (Salih S. Dayıoğlu) (Celâl Karabacak)
Başkan Yargıç Yargıç
27 Şubat 1990
-
-
4
-
Full & Egal Universal Law Academy