-D.9/80 Yargıtay/Hukuk 7/80
(Dava Mo. 807/79; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: N.Ergin Salâhi, Niyazi F.Korkut, Aziz Altay
İstinaf eden: Ahme-t Ürer,Lefkoşa
(Davalı)
ile -
Aleyhine istinaf edilen: Hüseyin Korman, Lefkoşa
(Davacı)
Arasında.
Îstinaf eden namına: Osman Örek.
Aleyhine- istinaf edilen namına: Kıvanç M. Riza ve Rifat Mehmet.
Ara emri -- Geçici ara emri verilmesine iiişkin prensipler - Davacının dükkânı tasarruf edîp etmediğinin tartışılması - Davavıya hak tanıyan sözleşmenin feshedilmemiş olması - Davalının üstün hakkı -bulunmaması.
Meni müdahale emri.
Dükkâna tasarruf.
OLAY: Davacı tasarrufunda Bulunan dükkâna Davalının müdahale etmemesi için Mahkeme ecnri talep etti. Davalı dükkâna Davacının tasarruf etmediği ve Davacıya hak tanıyan sözleşmenin feshedildiği itirazınd-a bulundu.
Îlk Mahkeme dükkânın Davacının tasarrufunda alduğu ve Davacıya hak tanıyan sözleşmenin feshedilmediği konusurıda bu1gu yaptı ve Davalının dükkâna müdahale etmemesi için ara emri verdi. Davalı bu emrin hatalı olduğunu öne sürerek istinaf etti
S-ONUÇ: Yargıtay ara emirlerinin verilmesine ilişkîn prensipler üzerinde durdu.
Yargıtay a) bir kişinin tasarrufunda bulunan bir mala diğer kişi müdahale ettiği zaman diğer kişinin daha üstün hakkı olmaması halinde ara emri verilmesi gerektiğini belirtti.
-Yargıtay ayrıca b) ara emri vermek için karara bağlanması gereken konunun ciddi olması, Davacının iddiasında haklı
olduğuna dair belirtiler bulunması halinde ara emri verilmesi
gerektiğini belirtti.
Yargıtay istida konusu dükkânın Davacının tasarrufu-nda olduğunu ve Davacıya hak tanıyan sözleşmenin feshedilmediğini dikkate aldı. Verilmiş olan ara emrinin, ara emri verilmesine ilişkin prensiplere uygun olduğunu gözönünde bulunduran Yargıtay, İlk Mahkemenin kararını onayladı.
Atıfta Bulunulan Yargısal İ-çtihatlar:
1- 21/78 sayılı Yargıtay/Hukuk.
HÜKÜM
N. Ergin 5alâhi: Aleyhine istinaf edilen müstedi Bidayet Mahkemesıne 807/79 zumaralı davada yaptığı bir ara emri müracaatı ile Lefkoşa'da Mehmet Akif Caddesi Kıta 448, Blok A, Varaka XXI'de kâin taşınm-az malı 1.4.1978 tarihli yazılı anlaşma gereğince bu ma1 üzerine kendi masrafı ile 2 adet dükkân ve bir tuvalet inşa etmeğe ve inşaat masraflarının kapanıncaya kadar davacıya ayda 167KL. kira ödeme hususunda anlaştıklarını, dava konusu inşaat tamamlanmak ü-zere iken dükkânlarda müteahhit olarak çalışan davalı müstenifin söz konusu 1.4.1978 tarihli anlaşma hilâfına hareket edîp dava mevzuu 2 adet dükkân ile 1 tuvalete haksız ve kanunsuz olarak müdahale edip davacı aleyhine istinaf edilenin tasarrufunu engelle-diği gerekçesi i1e Mahkemeden bu müdahalenin önlenmesi hususunda bir ara emri talep etmiştir.
İstinaf eden ive ara emri istidasına karşı dosyaladığı itiraz ve yemin varakasırıda dava konusu 1.4.1978 tarihli yazılı anlaşmadan sonra sözlü bir anlaşma ile da-vacının 13.9.1979 tarihinde tek taraflı olarak yazılı anlaşmayı feshettiğini ve dava konusu dükkânları tasarrufuna veya kirasını almaktan vazgeçtiğini, davacının bu hareketi üzerine davalı da dava konusu dükkânları üçüncü bir şahsa kiraladığını ve bu neden-le istidanın reddîni talep etmiştir.
İstidayı dinleyen Bidayet Mahkemesi davacı aleyhine istinaf edilenin haklı bir davası olduğunu ve ara emri verilmediği takdirde çok büyük zorluklarla karşılanacağına kanaat getirerek yapılan itirazı reddetmiş ve istida-nın (A) bendi gereğince talep edildiği şekilde istinaf eden aleyhine bir ara emri vermiştir. İstinaf bu ara emrinden yapılmıştır.
İstinaf layihası 7 istinaf sebebi içermekle beraber l, 6 ve 7. istinaf sebepleri geri çekilmiş, geriye kalan sebeplerin ise -sadece 3 ve 5, istinaf sebebi üzerinde durulmuş, 2 ve 4. istinaf sebeplerine hiç değinilmemiştir. Üzerinde durulan istinaf sebepleri ise şunlardır:
"3. Muhterem Bidayet Mahkemesi davacının istidasında sözü edilen dükkânların ve bir adet tuvaletîn tasarr-ufunun kimde
olduğu ve/voya davalıda olduğu hususunda herhangi bir bulgu
yapmamakla ve/veya davalının iyi niyetli üçüncü kişilerle
herhangi bîr kira sözleşmesi aktedip edemeyeceği hususunda
ve/veya bu konu ile ilgili olarak davalının üçüncü kişilerle
o-lan münasebetlerinde herhangi bir bulguyapmamakla ve
men'i müdahale emri vermekle hata etmiştir.
5.İstinaf konusu Emir geçersizdir ve hukuki hiç bir mesnede
istinad etmemektedir."
Üçüncü istinaf sebebini ele aldığımızda bu istinaf sebebi görüldüğü g-ibi içi içe birden fazla îstinaf içermektedir. Bu istinaf sebebinde Bidayet Mahkemesinin davacının istidasında sözü edilen dükkânların ve tuvaletin tasarrufunun kimde olduğu veya davalıda olduğu hususunda herhangi bir bulgu yapmadığı ileri sürülmekteâir. B-idayet Mahkemesi kararının M.41 E; paragrafına şöyle demektedir:
"Huzurumda dinlenen şahadetten 1.4.1978 tarihli yazılı anlaşma fesih olmamıştır, bu tarihten sonra yapılan sözlü anlaşma yazılı anlaşmaya feshetmemiştir. ............... "
Bidayet Mahkemesi-nin sarih olarak yaptığı bulguya göre dava konusu teşkil eden 1.4.1978 tarihli icar mukavelenamesinin feshedilmediği görülmektedir. Mahkemenin kontratın feshi ile ilgili bulgusundan istinaf sebebi yoktur. Bu duruma göre bu icar mukavelesi île icar edilen a-rsa ve üzerindeki binaların tasarrufu ve zilyetliğinin aleyhine îstinaf edilende olduğu görülmektedir. Esasen verilen şahadeti tetkik ettiğimizde istinaf eden inşaatı tamamlanan dükkânların ve tuvaletin tasarrufunu eline geçirdiğine dair bir iddiada bulunm-amış, burada davacının bir işçisi veya kontraktörü olarak bazı dülger işlerini yapmakta olduğunu ve inşa edilen dükkânların anahtarlarının bu nedenle emaneten istinaf edenin elinde bulunduğu görülmektedir. Bîdayet Mahkemesi de Mavi 42'deki bulgusunda şöyle- demektedir:
"Huzurumda dinlenen şahadetten 1.4.1978 tarihli yazılı anlaşma fesih olmamıştır,bu tarihten sonra yapılan sözlü anlaşma yazılı anlaşmayı feshetmemiştir. ..............."
Bidayet Mahkemesinin sarih olarak yaptığı bulguya göre dava konusu- teşkil eden 1.4.1978 tarihli icar mukavelenamesinin feshedilmediği görülmektedir. Mahkemenin kontratın feshi ile ilgili bulgusundan istinaf sebebi yoktur. Bu duruma göre bu icar mukavelesi ile icar edilen arsa ve üzerindeki binaların tasarrufu ve zilyet-liğinin aleyhine istinaf edilende olduğu görülmektedir. Esasen verilen şahadeti tetkik ettiğimizde istinaf eden inşaatı tamamlanan dükkânların ve tuvaletin tasarrufunu eline geçirdiğine dair bir iddiada bulunmamış, burada davacının bir işçisi veya kontrakt-örü olarak bazı dülger işlerini yapmakta olduğunu ve inşa edilen dükkânların anahtarlarının bu nedenle emaneten istinaf edenin elinde bulunduğu görülmektedir.Bidayet Mahkemesi de Mavi 42'deki bulgusunda şöyle demektedir:
". davalı, faiz ödeyeceğini düşün-düğü için dükkânların içinde işçi veya kontraktör olarak çalıştığı bir sırada dükkânların tüm anahtarlarını davacıya vermekle............"
-Yine şahadete göre dükkânlar bittikten sonra davacı aleyhine istinaf edilenin bu dikkânların içine raf v.s. gibi bir kısım eşyasını taşıdığı da görülmektedir. Esas mukavelenin feshedilmediğine dair Bidayet Mahkemesi bulgu yaptığına göre arsa ve üzerindek-i dükkânların zilyetliğinin ve tasarrufunun da müstediye geçtiği sarahatla belirtilmemekle beraber Bidayet Mahkemeisnin yaptığı bulgudan istihraç edilebilir.
-
Men'i müdahale emirleri ile ilgili olarak 21/78 sayılı Yargıtay/Hukuk davasında şöyle denmektedir:
-
"Herhangi bir malın tasarrufunu elinde bulunduran herhangi bir kişinin tasarruf ettiği mala başka bir kişinin müdahale ettiği ve müdahale eden kişinin -tasarrufu clinde bulunduran kişiden daha üstün bir hakkı olmadığı hallerde tasarruf sahibi kişinin tecavüzü men etme ye da tecavüzün durdurulması için geçici veya daimi bir men'i müdahale emri almağa hakkı vardır."
Bu istinafta da Bidayet Mahkemesinde var-ılan bulgulardan tasarrufun aleyhine istinaf edilende olduğu ve istinaf edenin işveren işçi ilişkileri çerçevesinde dava konusız taşınmaz malın anahtarlarını elinde bulundurduğu açıklıkla görülüp istinaf edenin ve aleyhine istinaf edilenden ve ondan hak id-dia edebileceklerden daha üstün bir tasarruf hakkı olduğu da kanıtlanmamıştır. Bu nedenle tasarrufla ilgili hususlarda Bidayez Mahkemesi hatalı hareket etmiş değildir.
Yine 3. istinaf sebebinde davalının iyi niyetli üçüncü kişilerle herhangi bir kira sözl-eşmesi aktedip edemeyeceği hususunda veya bu konu ile ilgili olarak davalının üçüncü kişilerle olan münasebetlerinde herhangi bir bulgu yapmamakla ve men'i müdahale emri vermekle hata etmiştir şeklinde bir iddia mevcuttur. Men'i müdahale emri vermekle hata- etmiş olup olmadığını 5. istinaf sebebi ile birlikte ele almak daha uygundur. Üçüncü kişilere yapılan kira sözleşmesine ve bu hususta bulgu yapılıp yapılmadığı hususuna gelince, Bidayet Mahkemesinin haklı olarak istinaf edenin üçüncü kişilere kira sözleşm-esi yapıp yapamayacağı hususunda bulgu yapmaktan kaçınması doğrudur ve davanın bir dereceye kadar esasına gittiğinden böyle bir bulgu yapmamakla hata etmiş değildir. Ancak ara emrini ilgilendirdiği nedeni i1e üçüneü kişilerle yapılan kira anlaşması netices-inde üçüncü şahsın halen mevcut konu dükkânlara taşınmadığı ve fiilen dükkânların tasarrufunun üçüncü şahsa geçmediği hususunda bulgu yapmıştır.
5. istinaf sebebine ve men'i müdahale emrini vermek Bidayet Mahkemesinin hata ettiği hususuna gelince; Ne gibi- hallerde geçici men'i müdahale emrinin verilebileceği 9/76 sayılı Mahkemeler Yasasının 41. maddesinin (2). fıkrasında şu şekilde izah ettilmektedir:
"Ancak geçici men'i müdahale emrinin verilebilmesi için karara bağlanması gereken konunun ciddi olması, d-avacının iddiasında haklı olduğuna dair belirtilerin bulunması ve men'i müdahale emri verilmezse ileride telâfisi mümkün olmayacak bir zararın doğacağı veya eski duruma dönüşün çok zorlaşacağı hususunda Mahkemenin kanaat getirmesi gerekir."
Yüksek Mahkeme-nin birçok içtihat kararları ve bilhassa Yargıtay/Hukuk 25/78'de bu maddeye atıfta bulunularak izah yapılmış olmakla beraber bu maddenin içerdiği unsurları burada da teker teker incelemekte yarar vardır. Bu madde özetle 3 ana unsur içermektedir:
Karara b-ağlanması gereken konunun ciddi olması;
(b) Davacının iddiasında haklı olduğuna dair belirtilerin bulunması;
(c)Men'i müdahale emri verilmezse il.eride telâfisi mümkün olmayacak
zararın doğacağı veya eski duruma dönüşün çok zorlaşacağı hususunda Mshkem-enin kanaat getirmesi.
Bu meselede karara bağlanması gereken ciddi bir konu olduğu açıklıkla görülmektedir. Davacının iddiasında haklı olduğuna dair belirtilerin bulunması unsuruna gelince, Bidayet Mahkemesi kararında bu yönde bulgu yapmıştır. Men'i müdah-ale emrinin verilmemesi ileride telâfisi mümkün olmayacak zararın doğacağı veya eski duruma dönüşün çok zorlaşacağı hususunda Mahkemenin kanaat getirmesi gerektiğine gelince: Bidayet Mahkemesi kararında M.42'de şöyle demektedir:
"Davacının haklı bir davas-ı olduğu ve ara emri verilmediği takdirde çok büyük zorluklarla karşılaşılaçağına kanaat getirdim. Bu nedenle de itiraz reddolunur."
Yine gerek verilen şahadetten ve gerekse M.42'deki bulgulara göre istinaf eden aleyhine istina.f edilenin konu dükkânlar ü-zerindeki tasarrufuna müdahale etmesi daha ileri giderek konu dükkânların su ve elektrik bağlantısı dahi yapılmadan başkalarına icar etme yönüne gittiği ve bu icar neticesi üçüncü şahısların dükkânın fiilen tasarrufunu eline geçirmeleri halinde geriye dönü-şün zor ve telâfisi imkânsız zararın doğacağı da açıklıkla görülmektedir. Bu nedenle 3. istinaf sebebi gibi 5. istinaf sebebide reddolunur. 2 ve 4. istnaf sebepleri üzerinde durulmadığına yukarıda değinmiştik. Bu sebepler üzerinde durulmadığı cihetle bizim- bunlar üzerinde durmamız gereksiz olduğu gibi uygun da değildir.
Söylenenlerden anlaşılacağı gibi istinaf reddolunur. İstinaf masrafları istinaf eden tarafından ödenecektir.
(N. Ergin Salâhi) (Niyazi F.Korkut) (Aziz Altay)
Yargıç - Yargıç Yargıç
4 Nisan I980
Full & Egal Universal Law Academy