-D.22/84 Yargıtay/Hukuk 7/84
(Genel İstida No.16/83; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay,Başkan, N. Ergin Salâhi, Aziz Altay.
İstinaf eden: Merhum -Lefkoşalı Ali Mehmet Küçün n/dd Ali Küçük
terekesini temsilen ve mezkûr tereke nam ve hesabına
tereke idare memuru sıfatı ile Nadire Ali Küçük, Lefkoşa.
- (Müstedi)
-ile-
Aleyhine istinaf edilen: Mobil Oil Cyprus Ltd., Lefkoşa.
Müstedaaleyh)
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Menteş Aziz.
Aleyhine istinaf edilen namına: Ali Dana ve Osman Ertekün.
H Ü K Ü M
Şakir Sıdkı İlkay, Başkan: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Aziz Altay verecektir.
Aziz Altay: Ali Mehmt Küçü-k terekesne ait olan Lefkoşa'da II. Selim Caddesinde Pafta/Harita XXI/38.5.VI'da kâin 82 numaralı parselin bir kısmı 19.4.1972 tarihinde yapılan bir sözleşme ile Petrol istasyonu olarak kullanılmak üzere aleyhine istinaf edilen müstedaaleyhe 1.5.1972 tarih-inden itibaren yılda KL1200.- kira ile 10 yıllığına kiralandı. Sözleşmeye göre 10 yıl sonra müstedaaleyhin önceden en az 6 aylık yazılı ihbar vermek koşulu ile icar süresini 5 yıl 22.10.1981 tarihli bir yazılı ihbar ile sözleşmeyi 1.6.1982 tarihinden 30.4.-1987 tarihine kadar 5 yıllık bir süre için temdit ettiğini adıgeçen terekenin idare memuru olaan istinaf eden müstediye bildirdi. İhbar, 23.10.1981 günü müstedaaleyhin Türk tarafındaki temsilcisi ve konu taşınmaz maldaki benzin istasyonunun işletemcisi ola-n Halil Fadıl Benter tarafından bizzat müstediye elden tebliğ edildi. 24.10.1981 günü Halil Fadıl Benter söz konusu ihbarı Amerikalı müdüre de imzalatıp iade etmek üzere müstediden geri aldı. Müstedi 2.11.1981 tarihinde müstedaaleyhe bir yazı gönderdi ve m-üstedaaleyhin temdit hakkını gerektiği şekilde kullanıp icar süresini uzatmadığını belirterek 19.4.1972 tarihli sözleşmeyi feshettiğini bildirdi. Müsetdinin fesih ihbrını alan müstedasaleyh 5.11.1981 tarihinde müstediye bir yazı gönderdi ve kira sözleşmesi-ni, göndermiş olduğu 22.10.1981 tarihli bir ihbar ile 5 yıl daha temdit etmiş bulunduğunu bildirerek söz konusu ihbarın bir suretini de yazısına ekledi. 9.11.1981 tarihinde müstedi tarafından müstedaaleyhe gönderilen bir yazıda 22.10.1981 trihli ihbarın ke-ndisine tebliğ edildiğini inlâr etti ve sadece Ekim ayı sonunda Fadıl Halil adına bir şahsın bir yazı vermek üzere kendisini gördüğünü, ancak Amerikalı müdür tarafından imzalı olmadığından yazıyı kendisine vermediğini idia etti ve temdit hakkını zamanında -kullanmadığı nedeniyle sözleşmeyi sona erdirdiğini tekrarladı. 10.11.1981 tarihinde müstedi müstedaaleyhe bir yazı daha yazı ve aynı gün Ahmet Kahvecioğlu adında bir şahsın kendisine 22.10.1981 tarihli ihbarın aslı ile bir suretini ihtiva eden bir zarf ver-diğini ve sözleşmeyi 5 yıl daha temdit ettiğini bildiren 22.10.1981 tarihli ihbarın aslının kendisine ilk defa a0.11.1981 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, bu nedenle zamanında tebliğ edilemyen konu ihbarın yasal geçerliliği bulunmadığını ileri sürdü. Müs-tedaaleyh 14.12.1981 tarihinde müstedinin yazılarına verdiği cevapta 22.10.1981 tarihli 23.10.1981 tarihinde bizzat müstediye verildiğini iddia etti. Müstedaaleyh ayrıca bu yazıda 30.4.1982 tarihine kadar yürülükte olan kira sözleşmesinin daha önceden fesh-edilemeyeceğini, sözleşmenin 1.5.1982 tarihinden itibaren 5 yıllık bir süre için yasal bir şekilde temdit edildiğini ileri sürdü ve 30.4.1982 tarihinden sonra her halükârda konu taşınmaz malı yasal kiracı oalrak işgal etmye hakkı bulunduğunu savundu.
Müs-tedi 19.1.1983 tarihinde, Lefkoşa Kaza Mahkemesinde 16/83 sayılı genel istidayı dosyaladığı ve müstedaaleyhin işgalinde bulunan konu taşınmaz malın kirasının 1.1.1983 tarihinden itibaren yeniden saptanmasını istedi. İstidaya ekli yemin varakasında müstedi -yukarıda sözü edilen yazışamalara değinerek orada ileri sürmüş olduğu iddiaları tekrarladı ve müstedaaleyhin konu taşınmaz malı yasal kiracı olarak işgal etmekte olduğunu iddia etti. Müstedaaleyh dosyaladığı itiraznameye eklediği ve Türk kesimindeki temsil-cisi ve konu taşınmaz malda bulunan benzin istasyonunun işletmecisi olan Halil Fadıl Benter'in yaptığı yemin varakasında müstedaaleyh tarafından yazılan ve kira sözleşmesinin süresini 5 yıl daha temdit ettiğini bildiren 22.10.1981 tarihli yazıyı 23.10.1981- günü müstediye şahsen götürerek teslim ettiğini, 24.10.1981 günü müstedaaleyhten aldığı talimat üzerine müstediye vermiş olduğu yazıyı Amerikalı müdüre imzalatmak üzere geri istediğini, söz konusu yazının içinde bulunduğu zarfla birlikte ve açılmış bir şe-kilde kendisine verildiğini, yazıyı Amerikalı müdür imzaladıktan sonra geri getireceğini müstediye söylediğini iddia etti. Yine Halil Fadıl benter yemin varakasında sözleşmenin yasal bir şekilde 30.4.1987 tarihine kadar uzatılmış olduğunu ve bu nedenle müs-tedaaleyhin konu taşınmaz malı sözleşmeli kiracı olarak işgal etmekte olduğunu ileri sürdü.
19.10.1983 tarihinde istidanın duruşmasına başlamazdan önce taraflar Mahkemeye yaptıkları müşterek beyanda müstedaaleyhin kiracılık statüsü hususunda arlarında ih-tilâf olduğunu belirterek ilk oalrak bu hususun ele alınıp karara bağlanamsında görüş birliğine vardıklarını ve bu safhada sadece bu konuda şahadet çağırmakla yetineceklerini bildirdiler ve Mahkemeye öncelikle bu hususu karar bağlamak için müracaatta bulu-ndular. Daha sonra yemin varakalarında belirtilen ve taraflar arasında teati edildiği iddia olunan kira sözleşmesi ile tüm yazışmalar tarafların rızası ve müşterek müracaatı üzerinde Mahkemeye emare olark ibraz edildi. Yine taraflar Mahkemeye başka bir müş-terek beyanda bulunuarak Emare olarak ibraz edilen tüm yazışmaların karşı tarafca alındığını kabul ettiler, ancak müstedaaleyhin göndermiş olduğu 22.10.1981 tarihli ihbarın müstediye hangi tarihte verildiği ihtilâf konusu olduğundan, bu hususu ispat etmek -üzere şahadet çağıracaklarını bildirdiler.
Taraflarca çağırılan şahadeti değerlendiren İlk Mahkeme, 22.10.1981 tarihli ihbarın Halil Fadıl Benter tarafından sözleşmeye uygun olarak müstediye tebliğ edildiğine ve böylece kira sözleşmesinin 5 yıl daha uzat-ıldığına kanaat getirdi. Konu ihbarın bir gün sonramüdüre götürülmek üzere Halil fadıl Benter tarafından geri alınmasına da değinen İlk mahkeme, bu şekilde geri alınan ihbarın kira sözleşmesini 5 yıl daha temdit etme hakkından feragat etme (wavie) anlamına- gelmediği kanaatına vardı ve kira sözleşmesi yürülükte olduğuna göre de müstedinin 17/81 sayılı Kira (Denetim) Yasası altında kiranın yeniden saptanması isteminde bulunamayacağını belirterek istidasını reddetti.
Müstedi, İlk Mahkemenin müstedaaleyhin sö-zleşmeyi uzatma hakkını müstediye zamanında ihbar vermek suretiyle kullandığı ve ihbarı geri alması ile müstedaaleyhin sözleşmeyi uzatma hakkından fergat ettiği anlamına gelmediği hususunda bulgu yapmakla hataya düştüğünü ileri sürerek istinaf etti.
Müst-edi, verdiği şaahdette, müstedaaleyh tarafından gönderilen 22.10.1981 tarihli ihbarın Halil Fadıl Benter tarafından kendisine 1.11.1981 tarihli ihbarın Halil fadıl Benter tarafından kendisine 1.11.1981 tarihinden önce verildiğini ve bir gün sonra Amerikalı- müdüre de imzalatmak üzere ihbarın aynı şahıs tarafından geri alındığını kesinlikle reddetti. Müstedi söz konusu ihbarın gönderildiğini 5.11.1981 tarihinde avukatından öğrendiğini ve 10.11.1981 günü ilk defa kendsine Halil Fadıl Benter tarafından verildiğ-ini iddia etti. İstintakta Ekim ayı sonundan evvel Benter tarafından elden bir ihbar veya mektup getirilip getirilmediği müstediye ısrrla sorulduğu hlde müstedi böyle bir ihbar veya mektup almadığını söyleyerek Benter'in kendisini bir mektup ile ilgili ola-rak gördüğünü kesinlikle reddetti. Halbuki müstedi avukatının müstedaaleyhe gönderdiği ve Mahkemeye Emare oalrak ibraz edilen 9.11.1981 tarihli yazıda, Benter'in Ekim ayı sonuna doğru bir mektup vemek üzere müstediyi gördüğü, ancak Amerikalı müdür tarafınd-an imzalı olmadığı gerekçesi ile mektubu kendisine vermediğini ve merikalı müdürün daha sonra kendisini ziayret ederek normal kirayı artıran bir çek ile birlikte yazıyı vereceğini söyleyip ayrıldığı iddia edilmişti. Böylece müstedinin şahadetindeki iddiala-rının aksine sözü edilen 9.11.1981 tarihli yazı iel Benter'in Ekim ayı sonuna doğru konu ihbarnameyi vermek üzere müstediye gittiği kabul edilmişti. Halil Fdıl benter ise şahadetinde 23.10.1981 günü konu ihbarı bizzat müstedinin evine gidip müstediye verdi-ğini, ona mahiyeti hakkında bilgi verdikten sonra aldığına dair yanındaki sureti imza tmesini söylediğini, ancak müstedi İngilizce bilmediğini söyleyerek imzalamadığını, oğluna okuttuktan sorna gerekirse imzalayabileceğini ve bunun üzer,ne kapalı zarf için-de aslı ile birlikte imzalanmak üzere suretini de bırakarak ayrıldığını anlattı. Bu şahit ayrıca ertesi günü müstediye giderek Amerikalı müdüre götürmek üzere ihabrı geri istediğini, ihbarın kendisine açık zarf içinde verildiğini, aynı gün 10 dakika sonra -müstedinin oğlu hasan Küçük'ün kendisini görüp ihbaarı niye geri aldığını sorduğunu, o da Amerikalı müdüre götürmek için aldığını ve muhtemelen bir senelik kira ile beraber geri getireceğini söylediğini ileri sürdü. Şahit, konu ihbarı ilk defa 10.11.1981 g-ünü müstediye verdiğini kesinlikle reddetti o tarihte kendisinin İngiltere'de bulunduğunu iddia etti.
İlk Mahkeme, müstedaaleyh tarafından çağrılan şahadetin doğruluğunu kabul ederek 22.10.1981 tarihli ihbarın 23.10.1981 tarihinde Benter tarafından müste-diye elden verildiği hususunda bulgu yaptı. Şahadet verirken yakından izlemek fırsatını buldukalrı tanıkalrın hangisine inanıp inanmayacakları hususnda ilk mahkemelerin daha avantajlı bir durumda olduklarına kuşku yoktur. Bu ihbarla İlk Mahkemenin inandığı- şahadet ışığında yaptığı bulgulara Yargıtayca müdahale edilmez, meğer ki İlk Mahkemenin yanıldığı veya hata ettiği hususunda ikna edilmiş olsun. Önümüzdeki meselede, yukarıda değindiğimiz hususlar ışığında, İlk Mahkemenin Benter'in şahadetini doğru kabul -etmekle hataya düştüğüne ikna edilmiş değilizdir. Dolayısıyle, doğru olarak kabul edilen bu şahadete dayanarak yapmış olduğu bulgunun hatalı olduğu iddiası kabul edilmez.
Şimdi de müstedaaleyhin 23.10ç1981 tarihinde müstediye tebliğ ettirdiği ve kira söz-leşmesini 5 yıl daha temdit ettiğini bildiren 22.10.1981 tarihli ihbarı 24.10.1981 tarihinde geri almakla, temdit hakkından feragar edip etmediğini incelemek gerekir. Temdit hakkından feragat layihalarında yer alamsı gereken esasa ilişkin bir olgudur. Böyl-e olmakla beraber müstedi bu hususu layihalarda ileri sürmüş değildir. Layihalarda yer almayan esasa ilişkin bir olguyu, şahadet ibraz edilse dahi, mahkemeler dikkate alamaz. Bu nedenle üstedaaleyhin temdit hakkından feragat ettiğine ilişkin iddiası layiha-larda ileri sürülmediğine göre, bu iddiaya ilişkin istinafın reddedilmesi gerekir. Ancaak temdit hakkından feragat konusuna, önemine binaen, kısaca değinmeyi uygun bulduk. genel ilke odur ki, bir kimse sözleşme altındaki bir hakkından açıkça veya davranışl-arı ile feragat ettiğini bildrise sözlşme böyle bir hak yokmuş gibi işlem görür. feragat rızaya dayanmaktadır ve karşı tarafın böyle bir feragata dayanrak girişmiş olduğu herhangi bir uygulama da yeterli bir ivaz teşkil etmektedir. (Bak: Halsbury's Las of -England 3. ed. vol 14, p.637, para.1175).
Hankey v. Clavering (1942) 2 All E.R. 311 davasında kiracıya bazı binalar icar edilmişti. Kira sözleşmesine göre 21 sene oaln icar süresi 7. veya 14. sene sonunda kiracının önceden 6 aylık ihbar vermek suretiyle -sözleşmeyi sona erdirmeye hakkı vardı. Kiracının vermiş olduğu ihabrın geçerli (valid) olmadığı incelenirken sayfa 313-314'de şöyle denmiştir:
"Notices of this kins, given under powers in leaases of this description, are documents of a technical nature, -technical for this reason, that if they are in proper form they have of their own force without any assent by the recipient the effect of bringing the demise to an end. They are not consssensual documents; they are documents which must do the thing which t-he proviso in the lease says they are to do, they must on their face and on a fair and reasonable construction do what the lease says they are to do."
-Görüleceği gibi verilen ihbar sözleşmeye uygun oalrak verilmişse karşı tarafın rızasına veya muvafakatına gerek duyulmadan kendiliğinden icarı sona erdirmeye yeterlidir.
-
Önümüzdeki meselede taraflar arsında imzalanan sözleşmeye göre müstedaaleyh sözleşmenin sona ermesinden itibaren sözleşmeyi 5 yıl daha temdit etmek istemesi halinde, 6 ay önceden müstediye yazılı ihbar vermesi gerekirdi. Müstedaaleyh, sözleşmeye uygun ol-arak 22.10.1981 tarihli bir ihbarla sözleşmeyi temdit ettiğini, herhangi bir yoruma veya tereddüde mahal bırakmayacak şekilde müstediye bildirdi. Sözleşmeye uygun olarak verilen bu ihbar, verildiği andan itibaren kendiliğinden beklenen görevi yapmış ve söz-leşmeyi 5 yıl daha uzatmiş oldu. Müstedaaleyh bir gün sonra ihbarı Amerikalı müdüre de imzalatmak üzere geri aldı. İhbar geri alınırken müstedaaleyhin temdit hakkından feragat ettiği veya sözleşmeyi 5 yıl daha uzatmaktan vazgeçtiği veya bu anlama gelebilec-ek herhangi birşey söylediği ve müstedininböyle bir feragata rıza gösterdiği veya bundan ddolayı herhangi bir uygulamaya giriştiği iddia edilemdiği bir yana, bu gibi iddiaları kanıtlayacak şahadet de mevcut değildir. Aksine ihabrın, yukarıda belirtilen ama-çla geri alınırken, bir yıllık kira ile birlikte iade edileceği hususunda şahadet mevcuttur. Bu durumda müstedaaleyhin temdit hakkından geragat ettiğini söylemeye olanak yoktur.
Sonuç olarak istinaf reddolunur.
İstinaf eden, aleyhine istinaf edilene is-tinaf masraflarını ödeyecektir.
(Şakir Sıdkı İlkay) (N. Ergin Salâhi) (Aziz Altay)
Başkan Yargıç Yargıç
13 Ağustos 1984
-
-
-6-
-
Full & Egal Universal Law Academy