-D.30/89 Yargıtay/Hukuk 7/89
(Dava No. 428/87; Girne)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, Niyazi F. Korkut, Celâl Karabacak.
İstinaf eden: 1. Burhanettin Bu-lduk, Antalya.
2. Mediha Dikmen, Antalya.
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Halik Kayhan n/d Halit Kayhn, Nadir Osman n/d
Nadir Salih Sakallı n/d Nadire Mennum n/d Nadire
Osm-an Delal Terekesi idare memuru sıfatıyle,
Ozanköy, Girne.
(Davalı)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Rifat Çomunoğlu.-
Aleyhine istinaf edilen hazır değil.
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: Bu istinaf Girne Kaza Mahkemesinin 7.10.1988 tarihinde vermiş olduğu karardan yapılmış bulunmaktadır. İstinafı ilgilendirdiği oranda olgular aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
Davacılar- (istinaf edenler) tarafından dosyalanan talep takririne göre 1984 yılında Girne Kazasına bağlı Ozanköy'de vasiyet bırakmadan vefat eden Nadir Osman'ın kanuni varisleri şunlar idi:
Naim Bulduk.
Hüseyin Bulduk
-Yukarıda ismi geçen şahıslar müteveffiyenin kardeşleri idi. Davacılara göre müteveffiyenin bu iki kardeşi de vefat etti ve müteveffiyenin terekesi açısından sırasıyle şu varisleri bıraktılar:
-
a) Naim Bulduk'un varisleri:
Leman Kayhan (kızlık ismi Bulduk)
Osman Nuri Bulduk
Yurdagül Bulduk
b) Hüseyin Bulduk'un varisleri:
-Madiha Dikmen (kızlık ismi Bulduk)
Burhan veya Burhanettin Bulduk.
1986 tarihinde Leman Kayhan'ın kocası Halik Kayhan namı diğerle Halil Kayhan Kıbrıs'a geldi ve müteveffiyenin tereke işlemlerini başlattı. Ozanköy Muhtarlığından elde edilen tarihsiz bir ş-ahadetnamede müteveffiyenin tek varisinin Naim Osman olduğu ve onun da 1985'de vefat edip Leman Kayhan ve Osman Nuri Bulduk'u varis olarak bıraktığı görülmektedir.
11.4.1986 tarihinde İdare Memuru olarak tayin edilen Halik Kayhan'ın 28.1.1986 tarihinde y-aptığı bir yemin varakasında, sair şeyler meyanında, KF 345168 no'lu Kanada pasaportu hamili olduğunu beyan etti.
İdare memurluğunu elde eden Halik Kayhan 11.4.1986'dan sonra muhtelif tarihlerde terekeye ait dört parça taşınmaz malı üçüncü şahıslara satı-p devretti. Bütün bunlardan çok sonra haberdar olduğu anlaşılan davacılar, avukatları vasıtasıyle Halik Kayhan'a Ozanköy Girne adresine bir yazı göndediler ve terekedeki yasal hakları olduğunu dikkatine getirdiler.
12.5.1987 tarihinde davacılar tereke id-are memuru sıffatıyle Halik Kayhan aleyhine bir dava ikame ederek Mahkemeden özetle; davacıların müteveffiyenin yasal varisleri olduklarına dair bir ilâm, Halik Kayhan'ın envanter sunması, üçüncü şahıslara yaptığı satışların geçersiz olduğu hususunda emir -isdarı ve zarar ziyan talebinde bulundular. Halik Kayhan'ın ada haricinde ikamet etmesi sonucu dava ona Mahkemenin verilen süre zarfında isbatı vücut dosyalanmaması üzerine davacılar davalarını tek taraflı olarak isbat etme yönüne gittiler ve bunun için ta-nık celbettiler.
Davacılar tarafından çağrılan tanıkların şahadetleri incelendiği zaman aşağıdaki olguların İlk mahkemeye sunulduğu görülmektedir.
Terke İdare Memuru Halik Kayhan tarafından terekeye ait 3555, 4992, 4994 koçan numaralı taşınmaz mallar sı-rasıyle 20.1.1987'de 1,000,000TL, 13.3.1987'de 500,000TL, 13.3.1987'de 800,000TL'na Çatalköylü Osman Sert'e ve 4997 koçan numaralı taşınmaz mal da 13.3.1987'de Ozanköylü Yaşar Özzafer'e 500,000 TL'na satıldı.
Davacılardan Mediha Dikmen (kızlık adı Buldu-k) ise şahadetinde Antalya'da ikamet ettiğini, müteveffiyenin halası olduğunu, onun şimdi hayatta olmayan iki kardeşi olduğunu, bunların birisi babası Hüseyin Bulduk diğeri ise amcası Naim Bulduk olduklarını, şimdi bunların da hayatta olmadıklarını, tereke-nin yasal varsilerinin babası Hüseyin Bulduk'un varisleri olan kendisi ve Burhanettin Bulduk ile müteveffa Naim Bulduk'un varisleri olan Osman Nuri Bulduk ve tereke idare memuru Halik Kayhan'ın eşi Leman Kayhan olduğunu söyledi.
Davacı 1'in yetkili vekil-i olan Şahali Köken ise verdiği şahadette özetle, terke idare memuru Halik Kayhan'ı tanıdığını, Kayhan'ın ona idare memurluğu için yaptığı müracaatta Hüseyin Bulduk'un varislerini kasten göstermediğini kabul ettiğini, terekenin geriye kalan mallarından da -Hüseyin Bulduk'un varislerinin yararlanması için Halik Kayhan'ın kendisini vekil tayin ettiğini söyledi ve vekâletnameyi ibraz etti. Ayrıca bu tanık Hüseyin Bulduk ile Naim Buduk'un ve ailelerinin nüfus kayıt örneğini Mahkemeye ibraz etti.
İlk Mahkeme Hü-seyin ve Naim Bulduk'un kardeş olduklarını tatminkâr bir şekilde kanıtlayan şahadetin davacılar tarafından ibraz edilmediği kanaatına vardı ve davayı reddetti. İstinaf bu ret kararından yapılmış bulunmaktadır. Dosyalanan istinaf ihbarnamesi 3 sebep içermek-le birlikte bunları "ibraz edilen şahadeti tatmin edici bulmamakla İlk Mahkemenin hata ettiği" şeklinde özetlemek mümkündür.
Mahkeme önüne emare 4 ve 5 olarak sunulan belgelerden Hüseyin Bulduk ile Naim Bulduk arasında şaşılacak derecede benzerlik olduğu- görülmektedir. Örneğin, Hüseyin Bulduk'un baba adı Osman, ana adı Hatice, doğum yeri Kıbrıs, Naim Bulduk'un da baba ve ana adı ile doğum yerinin ayni olduğu görülmektedir. Buna davacıların verdikleri sözlü şahadet de eklendiği zaman, davacıların varis old-ukları iddialarının doğruyu aksettirdiği meydana çıkar. Mediha Dikmen'in kendi şahadetinde bazı tenakuzlara düşmesi, onun doğruyu aksettirmediğinden ziyade aile seceresini iyi bilmediğine atfedilmelidir. Bütün bunlara ek olarak Şahali Köken'in şahadeti ve -ibraz ettiği emare 6 vardır. Emare 6 bir genel vekâletnamedir ve Şahali Köken'e Halik Kayhan tarafından yani tereke idare memuru tarafından verilmiştir. Bu vekâkletname ile Şahali Köken terekeye ait malları dilediği gibi kullanıp satmaya veya taksim etmeğe- yetkili kılınmıştır. Böylesine geniş bir umumi vekâletnamenin bizzat davalı tarafından davacı 2'nin damadına verilmesi davacıların iddialarında haklı olduklarını göstermeye yeterlidir. Bunun aksine bir yargıya varmakla İlk Mahkemenin hata ettiğine inanıyo-ruz.
İlk Mahkeme ibraz edilen şahadete göre davalı terekeye ait konu edilen bazı taşınmaz malları toplam 2,800,000TL'ye sattı ve bu satıştan davacılara ödenmesi gereken miktar 1,400,000TL'dir. Her ne kadar davacılar satış bedellerinin gerçeği yansıtmadığ-ını iddia etmişlerse de bunun aksini de kanıtlayamamışlardır. Bu durumda davacılar lehine ve tereke idare memuru sıffatıyle davalı aleyhine 1,400,000 TL için hüküm verilmesi gerekir.
Davacıların sair taleplerinin daha ileri gidebileceği ve tereke idare m-emuru görevinden alınmadan terekeye ait sair taşınmaz malların akıbeti hakkında bu safhada herhangi bir işlemin yapılabileceği hayli kuşkuludur. Tereke idare memuru tarafından üçüncü şahıslara yapılan satışların hükümsüz ilân edilerek iptal edilmesi ise me-vcut şahadet ışığında herhalde söz konusu değildir. Davacılar, tereke idare memurunun azledilmesi ve yeni bir tereke idare memuru tayin edilmesi için Mahkemeye müracaat etmekte serbesttirler.
Sonuç olarak istinaf kabul edilir ve İlk Mahkemenin davayı red-deden kararı iptal edilir. Davacıların müteveffiyenin yasal varisleri olduğuna dair ilâm verilir. Davacılar lehine ve tereke idare memuru sıffatıyle davalı aleyhine 1,400,000TL için hüküm verilir. Dava ve istinaf masraflarının terekeden karşılanmasına ayrı-ca emir verilir.
(Salih S. Dayıoğlu) (Niyazi F. Korkut) (Celâl Karabacak)
Yargıç Yargıç Yargıç
9 Haziran 1989
-
-
4
-
Full & Egal Universal Law Academy