-D.5/99 Yargıtay/Hukuk 7/98
(Tereke İstida No.113/92; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Celâl Karabacak, Nevvar Nolan, Mustafa H. Özkök.
İstinaf eden: 1. Ziya Necati Özkan, Lefko-şa
2. Leman Ziya Özkan, Lefkoşa
(Davacılar)
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: Fethiye Şanlıkol, c/o Baydu Necati
Özkan, Lefkoşa
-(Davalı 3)
A r a s ı n d a.
Lefkoşa Kaza Mahkemesinin 113/92 sayılı Tereke İstidada 19.12.1997 ve 7.1.1998 tarihlerinde verdiği emirlere (Hüseyin
Besimoğlu Kıdemli Yargıç) karşı Davacılar tarafından yapıla-n istinaftır.
İstinaf edenler namına: Avukat Kıvanç M. Riza
Aleyhine istinaf edilen namına: Avukat Hasan Balman.
----------------
H Ü K Ü M
Celâl Karabacak: Huzurumdaki istinaf Lefkoşa Kaza Mahkemesinin
-113/92 sayılı Tereke İstidada 19.12.1997 ve 7.1.1998 tarihle-rinde verdiği direktif ve/veya emirlere karşı istinaf eden Davacılar tarafından dosyalanmıştır.
İşbu istinafı ilgilendirdiği oranda, mesele ile ilgili olgular şöyle özetlenebilir:
L-efkoşa'da ikamet etmekte olan Leman Necati Özkan 26.4.1992 tarihinde vefat etmiş ve bunun üzerine kendisinden kalan taşınır ve taşınmaz malları idare etmek üzere oğlu Ziya Necati Özkan Lefkoşa Tereke İstida No.113/92'ye istinaden Tereke İdare Memuru olarak- tayin edilmiştir.
Sözü edilen malların varisler arasında taksiminde uyuşmaz-lık çıkması üzerine konu Mahkemeye intikal etmiş ve Lefkoşa Kaza Mahkemesi de 76/93 sayılı Genel İstida altında 22.11.1995 tarihinde verdiği hükümle, diğer şeyler yanında, me-rhumeye ait ev eşyalarının Tereke Mukayyidi gözetiminde, Tereke İdare Memuru tarafından aleni müzayede ile satılmasını emretmiştir.
Gerekli ilânların tamamlanmasını müteakiben, bahse konu ev eşyaları, 15.12.1997 tarihinde Lefkoşa'da, Tereke Mukayyidi- Oğuz Kaymakamoğlu nezaretinde, Satış Memuru (tellâl) Tahsin A. Görgüner tarafından, Tereke İdare Memuru Ziya Necati Özkan'ın da hazır bulunduğu bir esnada, varislerin isteğine uygun olarak kısım kısım (lots) açık artırma usulü ile satışa çıkarılmıştır.
- Bu satış esnasında, satışa sunulan misafir odası takımı ile müştemilâtı 700.000.000TL.- karşılığı, varislerden birisi olan Fethiye Şanlıkol'a satılmış ve bu kişi belirtilen meblâğı da ödemiştir. İlgili mallar kendisine teslim edilirken, satılan mallar- arasında bulunduğunu iddia ettiği bazı malların ve özel-likle bir adet vazonun kendisine teslim edilmediğini belirterek bunu ısrarla talep etmiştir. Ancak bu talebe, Tereke İdare Memuru olumlu bakmayıp istenen vazoyu ona teslim etmemiştir.
Olay vuk-uunda orada hazır bulunan Tereke Mukayyidi, taraf-ları yatıştıramayınca oradan ayrılıp durumu, aynı gün, Tereke Başmukayyidi Ruhsan Borak'a bildirmiştir.
Ruhsan Borak ise, konu ile ilgili inceleme ve temasları tamamladıktan sonra 19.12.1997 tarihini -taşıyan bir yazı ile eklerini Lefkoşa Kaza Mahkemesine aktarmış ve bu hususta ne yapabileceğine dair direktif istemiştir.
Tereke Başmukayyidinin bu yazısını, aynı gün, tarafların gıyabında inceleyen Kaza Mahkemesi, ihtilâf konusu vazonun açık artırm-a sonucu Fethiye Şanlıkol'a satıldığı nedeniyle konu vazonun icra memurları vasıtasıyle, Tereke İdare Memurundan alınıp Fethiye Şanlıkol'a verilmesi, keza Tereke İdare Memurunun vermemekte ısrar etmesi halinde ise, aleyhinde polis dosyası tanzim edilmesi -yönünde direktif ve/veya emir vermiştir.
Durumun bu şekilde geliştiğini öğrenen Tereke İdare Memuru, 22.12.1997 tarihinde avukatı vasıtasıyle Mahkemeye müracaat ederek bahse konu vazoyu teslim ettiğini, ancak Mahkemece kendi-lerine de söz hakkı ver-ilip bu konuda nihai bir karar verilin-ceye değin vazonun Mukayyitlikçe muhafaza edilmesini istemiştir.
Bu müracaat üzerine ilgili Kaza Mahkemesi 29.12.1997 tarihinde tarafların iddialarını dinlemiştir.
Fethiye Şanlıkol'un avukatı Mahkemeye h-itap ederken bir envanter sunmuş ve bu evrakta misafir odası başlığı altında görülen konu vazo dahil diğer eşyaları, misafir odası takımı ile müştemilâtı olarak açık artırmadan satın aldıklarını, ancak satın alınan bu eşyalardan bazılarının ve özellikle va-zonun kendilerine verilmediğini iddia etmiştir. Devamla, bu açık artırmayı kazandıklarına ve bedelini de ödediklerine göre söz konusu vazonun da müvekkiline verilmesi gerektiğini söylemiştir.
Buna karşılık Tereke İdare Memurunu temsil eden avukat, e-nvanter olarak Mahkemeye sunulan belgenin müteveffiyenin tüm mallarının dökümünü gösterdiğini, yani bir satış listesi olmadığını, dolayısıyle satışın da bu listeye göre yapılmadı-ğını belirtmiştir. Keza sözü edilen misafir odası takımı dökümü içinde duvar- saatı, halı ve sair gibi eşyalar bulunmasına rağmen bunların takım ile birlikte satılmadığını, konu vazonun da satışa çıkarılan eşyalar arasında olmadığını, nitekim Tereke Mukayyidi ile Tereke Başmukayyidinin de bu hususu şifahi olarak bizzat kendisine it-iraf ettiklerini söylemiştir. Avukat, son olarak, durum bu şekilde iken, adıgeçen şahısların yazdıkları yazıların Mahkemece kabul edilmemesi veya bu konuda tarafların şahadetlerine müracaat edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Bunun üzerine Mahkeme, -7.1.1998 tarihinde verdiği kararında ise konu ile ilgili olarak daha önce 19.12.1997 tarihinde ver-diği direktifin değiştirilmesini gerektirecek bir durumun mevzubahis olmadığını belirtmiş, ilâveten Mukayyitliğin tasarrufuna verilen ihtilâf konusu vazonun -Fethiye Şanlıkol'a teslim edilmesini emretmiştir.
Bu emirlerden memnun olmayan Tereke İdare Memuru Ziya Necati Özkan, Yüksek Mahkemeye, Yargıtay olarak başvurup 8.1.1998 tarihinde önümdeki istinafı dosyalamıştır.
İstinaf ihbarnamesi 3 sebe-p içermektedir. Şöyle ki:
Muhterem Mahkeme ve/veya Yargıç, söz konusu vazonun
açık artırma sonucu Fethiye Şanlıkol'a kaldığı ka-
naatına varmakla hata etmiştir; saniyen Muhterem Mahkeme ve/veya Yargıç bu hususta herhangi bir ve/
veya yeterli gerekçe verm-iş değildir;
Muhterem Mahkeme ve/veya Yargıç, istinaf konusu emri
vermeden önce şahadet dinlememekle ve/veya istinaf
konusu emri verirken Mukayyit ve/veya Baş Mukayyit
ve/veya Satış Memurunun yazılı raporlarını d-ikkate
almakla hata etmiştir, çünkü, mezkûr raporların
içerikleri yanlıştır ve/veya istintaka tabi
tutulmamıştır;
Muhterem Mahkeme ve/veya Yargıç, gerek 19.12.1997
tarihli gerekse 7.1.1998 tarihli emirleri verirken hat-a etmiştir, çünkü, hiç bir mevzuat Muhterem Mahkemeye ve/veya Yargıca söz konusu emirleri verme yetkisi vermez.
İstinaf Mahkemesi olarak oturum yapan Mahkememiz, taraf-ların konu ile ilgili iddia ve taleplerini dinlemiştir.
Öncelikle istinaf ih-barnamesindeki 3. sebebi ele alıp incelemeyi uygun görüyorum.
İstinaf eden avukatı bu konuda Mahkememize hitap ederken hiçbir mevzuatın Alt Mahkemeye bu meselede vermiş olduğu direktif ve/veya emirleri verme yetkisi tanımadığını ileri sürmüştür.
- Aleyhine istinaf edilen avukatı ise buna cevaben istinaf konusu vazoyu aleni müzayededen satın alarak parasını ödedik-lerini, bu durumda vazonun kendilerine teslim edilmesi gerekti-ğini ancak teslim edilmediğini, Alt Mahkemenin de, pek doğru olarak, bahs-e konu vazonun Tereke İdare Memurundan alınıp kendilerine verilmesi yönünde emir verdiğini söylemiştir.
Aleyhine istinaf edilen avukatına, Alt Mahkemeye böyle bir emir verebilme yetkisi veren herhangi bir mevzuatın mevcut olup olmadığı sorulduğunda, -"bunu Ruhsan Hanıma sormak lâzım" şek-linde, bence açıklayıcı olmayan bir yanıt vermiştir. Konuyu aydınlatmak üzere bilgisine başvurduğum Başmukayyit Ruhsan Borak ise, Alt Mahkemeden direktif almak için dayandığı mevzuatın Fasıl 6 Hukuk Muhakemeleri Usulü- Yasasının 31. maddesi olduğunu belirtmiştir.
Konu Yasanın Kıbrıs Türk Federe Meclisince Türkçeleştirilen ve "Direktifler" yan başlığını taşıyan 31. maddesi aynen şöyledir:
"Direktifler. 31. Baş İcra Memuru, veya bir satış
- müzekkeresini icra eden herhangi bir kişi,
satış sırasında ortaya çıkan veya çıkması
muhtemel olan herhangi bir sorunun çözüm-
lenmesi için Mahkemeye başvuruda buluna-
b-ilir ve böyle bir başvuru üzerine Mahkeme
uygun göreceği direktifleri verebilir."
Bu madde incelendiği zaman, ilk nazarda, bir satış esna- sında ortaya çıkan veya çıkması muhtemel olan sorunun çözümü
için yetkililerce Mahkemeye -müracaat edilebileceği ve bu başvuru üzerine de Mahkemenin uygun göreceği direktifleri verebileceği anlaşılmaktadır. Az önce belirttiğim gibi, Başmukayyit bu maddeye dayanarak Mahkemeye müracaat etmiş, dolayısıyle, Alt Mahkeme de bu madde altında konu dir-ektif ve/veya emirleri vermiştir.
Ancak orijinal olan İngilizce Yasanın V. Kısmında EXECUTION AGAINST IMMOVABLES, Execution by Sale başlığı altında yer alan 31. maddeyi de bu aşamada incelemenin konuyu aydınlatmada büyük yarar taşıyacağı inancındayım-. Konu maddenin orijinal İngilizce metni şöyledir:
"Directions. 31. The Sheriff or any person executing
a writ of sale of immovable property may
apply to the Court for directions for dis-
- posing of any question arising or likely
to arise in the course of the sale, and the
Court may thereupon give such directions as
it thinks advisable."
Bu Yasanın hem 31. maddesi hem de bu mad-denin yer aldığı V. Kısmın başlığı okunduğunda, belirtilen prosedürün sadece taşın-maz malların satışında uygulanabileceği açıkça görülecektir. Demek oluyor ki, konu 31. maddenin İngilizce metni ile Türkçe tercümesi arasında bir uyuşmazlık vardır. Böyle -bir durumda orijinal olan İngilizce metnin esas alınması gerekmektedir.
Yasanın İngilizce metni esas olduğuna göre, 31. maddede belirtilen prosedür yalnızca taşınmaz malların satışında uygu-lanmaktadır. Halbuki önümdeki meselede aleni müzayede ile -satışı yapılan mallar taşınmaz mal değil de misafir odası takımı
ile müştemilâtıydı. Yani, diğer bir deyimle, satılan mal taşınır bir maldı. Dolayısıyle, ilgili Yasanın 31. maddesinin bu meseleye uygulanması doğru ve uygun değildi.
Mahkememiz konu- Yasayı incelerken taşınır malların satışı ile ilgili olan Kısım IV'ü de araştırmayı uygun görmüştür. Ancak, bu Kısım'da da 31. maddeye benzer genel bir düzenleme olmadığı gibi, Yasanın 19, 20(1) ve 21. maddelerinde öngörülen direktif verme yetkilerinin i-se meselemizle ilgisi olmayan özel bazı hallere şamil olduğu anlaşılmıştır. Bir başka deyişle, Yasanın bu Kısmında da meselemizdeki konularda Mahkemeye direktif verme yetkisi veren herhangi bir hüküm yoktur.
Her halükârda, yapılan aleni müzayede ile- satılıp satılma-dığı ve dolayısıyle mülkiyetinin ihtilâflı olduğu konu vazonun aidiyetinin direktiflerle çözümlenmesinin de uygun ve adil bir yöntem olmadığı görüşündeyim.
Tüm bu söylenenler ışığında, önümdeki mesele ile ilgili olarak Alt Mahkemenin- vermiş olduğu istinaf konusu direktif ve/veya emirlerin iptal edilmesi gerektiği kanısındayım.
Bu sonuca vardıktan sonra diğer istinaf sebeplerini ince-lemeye gerek kalmamıştır.
Son olarak şunu da belirtmekte yarar görüyorum ki, konu vazonun k-endisine satıldığını iddia eden aleyhine istinaf edilen, arzu ettiği takdirde, ilgili vazonun kendisine teslim edilmesi ve/veya ödediği paranın iadesi ve/veya uğradığı zarar ziyan için satış memuru (tellâl) ve/veya Tereke İdare Memuru aleyhine dava açabili-r. Buna olanak sağlamak için de, halen Mukayyitlikte muhafaza edilen konu vazonun bir ay daha orada muhafaza edilmesi faydalı olacaktır.
Nevvar Nolan: Okunan karara aynen katılırım.
Mustafa H. Özkök: Sayın Yargıç Celâl Karabacak'ın hazırladığı
karar-ı daha önceden okuma fırsatı buldum. Varılan sonuca katılırım.
Celâl Karabacak: Sonuç olarak, istinaf, oybirliği ile, kabul edilir ve Alt Mahkemenin 19.12.1997 ile 7.1.1998 tarihlerinde vermiş olduğu direktif ve/veya emirler iptal edil-ir.
Meselenin tüm ahval ve şeraitini nazarı itibare alarak istinaf masrafları için herhangi bir emir verilmez.
Celâl Karabacak Nevvar Nolan Mustafa H. Özkök
Yargıç Yargıç Yargıç
26 Kasım 1999
-
-1
7
-
Full & Egal Universal Law Academy