-D.ll/98 Yargıtay/Hukuk 73/96
- (Dava No: 2102/91; Mağusa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Taner Erginel, Mustafa H. Özkök, Gönül Erönen.
İstinaf eden : John Richard Axon, Park Farm, Harley-in Arden, Marks İngiltere. halen
Park Hatel, Mağusa
- (Davacı)
- iIe
Aleyhine istinaf edilen : 1. Jeremy Massouras, merhum Çayırova'lı George Anthony
Massouras Terekesinin İdare Memuru sıfatıyle, Karaman,
- Girne
2. Jeremy Massouras, merhum Çayırova'lı Ingrid W.J.
Massouras Terekesinin İdare Memuru sıfatıyle,
Karaman, Girne
- (Davalılar)
A r a s ı n d a .
Mağusa Kaza Mahkemesinin 2101/91 sayılı davada 14.4.1995 tarihinde verdiği karara
(Seyit A. Bensen Kaza Mahkemesi Başkanı, Mustafa Güzoğlu Kaza Mahkemesi
Kıdemli Yargıcı) karşı Davacı tara-fından yapılan istinaftır.
İstinaf eden namına: Avukat Menteş Aziz
Aleyhine istinaf edilenler namına: Avukat İsmet İzer.
------------------------------
HÜKÜM
Taner Erginel: Davacı, Mağusa Kaza Mahkemesinde açtığı davada Davalı 1'in
(müteveffa G.A.Ma-ssouras) 4.6.1974'de Davacı lehine imza ettiği ipoteğin geçerli
olduğunu iddia etti ve ipotek gereğince Davalı 1'in Davacıya £32000 sterlin borcu
olduğuna dair hüküm talep etti. Duruşma sonunda İlk Mahkeme Davacı leyhine hüküm vermekle birlikte Kıbrıs- Lirası olan borcu 1 KL=36 TL'den Türk Lirasına dönüştürdü ve Türk Lirası olarak hüküm verdi. Davacı bu hükme karşı önümüzdeki istinafı dosyalamış bulunmaktadır ve borcun sterün olarak ödezımesini istemektedir.
İngiltere'de ikamet eden bir işadamı olan Da-vacı,1974'den önce sık sık
Kıbns'a geliyordu. Davalılarla arkadaş olan Davacı, Davalı 1'le Noxa Estates Ltd.
isimli bir şirkette ortak idi.
4.6. I974 tarihinde Davacı iIe Davalı I (müteveffa Cieorge A.Mansuras)
Mağusa Tapu Dairesine gittiler. Davalı I, Da-vacıya £ 32000 Kıbrıs Lirası borcu olduğunu beİirten bir ipotek senedi imzaladı. Borcunu 1 yıla kadar %9 faizi ile ödemeyi kabul eden Davalı 1 borcun teminatı olarak Çayırova köyünde bulunan 2545 numaralı taşınmaz malını ipotek etti.13.3.1978 tarihinde Dav-alı 2 Tapu Dairesine başvurdu ve Davacının kendisini vekil tayin ettiğini gösteren 2.8.1977 tarihli bir vekâletnameyi ibraz ederek ipoteği kalciırrlı. Davacı lıu vekâtetnamenin sahte olduğunu, kendisinin hiçbir zaman ipoteğin kaİdırılması için yetki vermed-iğini iddia etti ve ipoteğin geçerli olduğıı hususunda hüküm talep etti. Dolayısıyle bu davada ilk tartışma konusu Davalı 2'nin sahte bir vekâletname ile ipoteği iptal edip etmediğidir. Davacı iddiasına ek olarak Tapuda £32000 Kıbrıs Lirası olarak görülen -borç
senedinin gerçekte £32000 Sterlin olduğunu iddia etti. İkinci tartışma konusu bu iddianın doğru olup olmadığıdır. Üçüncü tartışma konusu ise İlk Mahkemenin
£32000 Kıbrıs Lirasım I K.L = 36 T.L kuıu üzeıinden Türk Lirasına dönüştürerek
hüküm vermesin-in doğıu olup olmadığıdır.
1. İpoteği iptal etmede kullanılan vekâletnamenin sahte olup olmadığı
tartışması.
Davacı ipoteğin kaldırılmasında kullanılan 2.8.1977 tarihli vekâletnamedeki
imzanın kendisine ait olmadığına ve vekâletnamenin -sahte olduğuna dair şahadet
verdi. İlk Mahkeme Davacının şahadetinin el yazısı uzmanının şahadeti iIe desteklendiğini dikkate aIarak vekâletnamenin sahte olduğu kanısına vardı. Mahkemenin bu konudaki bulgusu istinafta tartışılmış değildir. Dolayısıyle vek-âletnamenin sahte olup ipoteğin geçerli olduğu kesinleşmiştir.
2. İpotek senedinin £32000 Kıbrıs Lirası mı yoksa £32000 Sterlin mi olduğu tartışması.
İpotek senedinde borcun £32000 Kıbrıs Lirası olduğıı belirtilmişti.1 K.L=36 T.L kuru nedeniyie Kıbrıs Li-rası borcu ödemek Davalılar için çok kolaydı. Bu
nedenle Davacı Davalı 1'e gerçekte £ 32000 Sterlin borç verdiğini, Davalı 1'in hile
ile, sahtekârlıkla veya yanlışlıkla ipotek senedine £32.000 Kıbrıs Lirası yazdırdığını
ve ipotek senedinin düzeltilerek -hükmün £32000 Sterlin olarak ödenmesi gerektiğini iddia etti. Bu iddialara karşı Davalılar, Davacı ile Davalı 1'in Noxa Estates Ltd.,e
%50 oramnda ortak olduklarını, Davacının bu şirketteki hisselerini Davalı 1'e £32000.KL sattığını, Davacının hisseleri -1 yıl içinde devretmeyi ve şirket direktörlüğünden istita etmeyi taahhüt ettiğini, ipotek senedinde belirtilen £32000.K.L'nın bu satışın karşılığı olduğunu ve sterlinle borçlanmanın sözkonusu olmadığını iddia ettiler.
VekâIetnamenin sahte olduğu konusunda -İlk Mahkemeyi ikna etmeyi başaran Davacı, ipotek senedindeki miktann £32000 Kıbns Lirası değil £32000 Sterlin otduğu konusunda Mahkemeyi ikna edemedi. İpotek senedinin yanısıra ihtilâfla ilgili tüm belgelerde borcun £32000 Kıbns Lirası olarak ifade edildiğ-ini dikkate alan İlk Mahkeme borcun £32000 terlin değil £32000 Kıbrıs Lirası olduğu kanısına vardı.
İlk Mahkemenin bu bulgusunun doğruluğıından süphe etmek mümkün değildir.
Çünkü Davacının iddiasına göre borç gerçekte gterlin borcu idi ve Tapuda Davalı -1 hile ile borcu Kıbrıs Lirası olarak gösterdi. Halbuki ipoteğin yapıldığı 4.6.1974 tarihinde Kıbrıs Lirası Sterlinden daha değerli idi. O tarihte kimse bir gün 1 K.L
=36.T.L kurunun uyguianacağını ve gerçekci olmayan bu kur yüzünden Sterlin alacaklıları h-aklarını alırken Kıbns Lirası alacaklılarının zarara uğrayacağını
bilemezdi. Kimse hile yaparak borcunu olduğıından daha büyük göstermiyeceğine göre borcun £ 32000 Kıbrıs Lirası olduğu açıktır.
3. İlk Mahkemenin borcu Türk Lirasına dönüştürerek hüküm ver-mesinin dogru olup olmadığı tartışması.
Bu konuda İlk Mahkeme kararında şöyle denmektedir.
"27/91 sayılı Kıbıs Lirasının yürürlükten kaldınlması
ve Kıbns Lirası ile ifade edilen meblağların Türk
Lirasına dönüştürülmesi Yasasının 5. maddesi
- uyarınca 16 Mayıs 1983 tarihine kadar Kıbrıs Lirası
olarak doğan her türlü borç, alacak ve taahhütlerin
1 Kıbns Lirası eşittir 36 Türk Lirası kuru ile Türk Lirasına dönüştürülmesi ve Türk Lirası ile ifade edilmesi
öngörülmüştür.
Bu durumda- mevcut 27/91 sayılı Yasa ışığında
16.5.1983 tarihinden önce doğan davacının alacağının
Türk Lirasına dönüştürülerek ifade edilmesi gerekir.
Davacının davalı 1'den alacağı 32.000 Kıbrıs
Lirasıdır. Bu meblağı Türk Lirasına dönüştürdüğümüzde
davacının a-lacağı 1,152,000.TI. olur."
Bu görüşler ışığında İlk Mahkeme Davacı lehine 1,152,000.T.L talep ile 4.6.1974'den itibaren %9 faiz için hüküm verdi. Bu hükme karşı dosyaladığı istinafta Davacı İlk Mahkemenin talep olmadan Kıbrıs Lirasını Türk Lirasına dönüş-türmekle hata ettiğini öne sürdü.
Bilindiği gibi 1 KL = 36 TL kuru gerçekci bir kur değildir. Bu kurdan borçların ödenmesi ülkemizde büyük haksızlıklara neden olmuştur. Bu genel haksızlık nedeniyle Bakanlar Kurulu bazı durumlarda örneğin dışarda mukim yab-ancıların borçlarında istisna yapmak zorunda kalmıştu. Mahkemeler de adalet yapma gayreti içerisine girmiştir.
Yargıtay/Hukuk 122/87 D.40/89'da şöyle denmektedir.
"Dışanda mukim sair yabancılar için Devlet bir koruma
önlemi düşünmemiştir. Şayet aksine bi-r tefsirle dışanda
mukim yabancıların dövizle ödemekle yükümlü oldukları
hükümlü borçlannı, KKTC yurttaşları için ekonomik bir
koruma tedbiri olarak çıkarılan A.E 201 kapsamında
mütalaâ eder ve bu borçlarını 1 KL = 36 TL esa-sı
üzerinden hesaplama yöntemini uygularsak Ç-318-80
ve Ç-553-80 sayılı kararları amacından saptırmış
olacağımız gibi Devletin öngörmediği ekonomik
kar-uma tedbirlerini onlara da teşmil etmiş olacağız
ki ilgili kararların esas amacı bu olmasa gerek."
-Borçlann 1 KL = 36 TL kuru üzerinden ödenmesi önceleri Bakanlar Kurulu kararları ile gerçekleşiyor ve yine Bakanlar Kurulu bu kurala istisnalar getiriyordu. Daha sonra yasa koyucu konuya köklü bir çözüm getirmiş ve 27/91 sayılı yasa ile
-Kıbrıs Liralannı Türk Lirasına dönüştürmüştür. İlk Mahkemenin yasanın hükmünü uyguladığı görülmektedir.
1 KL = 36 TL kuıunun genelde çok büyük haksızlığa neden olduğu ve bu tür davalarda alacaklılann moral açıdan çok haklı olduklan kesin bir gerçektir. A-ncak
bu olayda Davacının moral açıdan haklı olduğu şüphelidir. Vurgulamakta yarar var ki bir davanın moral yönü her zaman davanın sonucunu etkilemez. Davanın moral yönü yasanın Mahkemenin takdirine açık kapı bıraktığı alanlarda önem arzeder. İlk bakışta 2-7/91 sayılı yasanın sorunu ortadan kaldırdığı ve Mahkemenin takdirine bir yer bırakmadığı anlaşılmaktadır. Buna rağmen sırf konuyu daha iyi kavramak için önümüzdeki olayı incelediğimiz zaman şöyle bir tablo ile karşılaşınz. Davacının iddiasına göre 4.6.197-4 tarihinde £32000 sterlini nakden Davalı 1'e verdi ve ipotek senedi bu nedenle yapıldı. Halbuki yine kendi ifadesine göre 5.6.1974 tarihinde Noxa Estate Ltd'in %50 hissesini £32000 sterline Davalı 1'e sattı ve Davalı 1 bu parayı kendisine nakden ödedi. Ya-ni hemen hemen aynı tarihlerde taraflar biribirlerine
nakden £32.000 sterlin ödediler. Bu olay doğal olarak insanda bir şüphe uyandırıyor ve gerçekte ortada para dönmediğini Davalı 1'in Noxa Estate Ltd'in %50 hissesini satın almasına karşı £ 32000 için bo-rçlandığını gösteriyor. Davalıların iddiaları da bu yöndedir. Davacı adına bir başka istidada dosyalanan bir yeminname ise bu iddiayı desteklemektedir. Mağusa Kaza Mahkemesinde dosyalanmış 143/80 sayılı istidada Avukat Talat Kürşat Davacıyı temsil ediyordu-. Avukat Talat Kürşat bu istidada müvekkili adına bir yeminname dosyaladı. Bu yeminnamenin bir bölümünde şöyIe denmektedir.
"2. Taraflar arasında velveya Müstedi ile Magusa'lı
George Massouras arasında I .6.1974 tarihinde vanlan
yazılı mukavele gereğinc-e taraflar sair şeyler meyanında
aşağıdaki şekilde mutabakata varmışlardı:
Müstedi George Massouras'a (bundan sonra Rum diye
tabir edilecektir)- Noxa Estates Ltd. isimli bir şirketteki
hisselerini £32.000.- mukabilinde satacaktı.
Mezkur mebla.-ğ mukavele tarihinden itibaren bir
yıl zarfında Müstediye ödenecekti ve keza işbu
paranın garantiye alınması hususunda Rum istida konusu
gayrimenkulu Müstediye ipoteğe verecekti.
Müstedi bunun üzerine şirketteki tüm hisselerini
Rum-'a devredecekti. Müstedi keza şirketteki direktör
sıffatından istifa edecekti."
Davacı Mahkemede Talat Kürşat'ın yeminnamesini kabul etmemiş ve yeminnamede belirtilenlerin doğnı olmadığını söylemiştir. Ancak Avukat Kürşat'ın bu bilgileri alabileceği- kişi Davacıdan başkası olamazdı. Dolayısıyle Davacılann
bu konudaki iddialannı Avukat Tâlat Kürşat'ın yeminnamesi desteklemektedir. Bu
olgular, borçlanmanın hisse senetlerine karşı yapıldığını göstermektedir. Şu halde burada Davacının Davalı 1'e 32.-000 sterlin ödemesi ve Davalı 1'in terekesinin de
cûzi bir para ödeyerek borçtan kurtulması durumu yoktur. Davalı 1 £32.000 sterlin aldığı için değil 1974'den sonra değerini kaybetmiş bir sirketin hisselerini alacağı
vaadi karşısında malını ipoteğe vermi-şti. Dolayısıyle savaş nedeniyle her iki tarafin da kaybı olmuştur. Faydası var veya yok davanın moral yönünü incelediğimiz zaman £IK.L=36 T.L kuralının insanı rahatsız eden adaletsizliğinin burada mevcut olmadığını görürüz.
Yukardaki nedenlerle İlk Mahke-me kararının doğru olduğu ve bu kararda
değişikiik yapacak bir neden bulunmadığı görüşündeyiz. Dolayısıyle istinaf reddolunur. İstinaf masrafları istinaf eden tarafından ödenecektir.
Taner ErginelMustafa H. Özkök Gönül Erönen Y-argıç Yargıç Yargıç
20 Mart 1998
-1
6
-
Full & Egal Universal Law Academy