-D.4/88 Yargıtay/Hukuk 74/86
(Genel İst. No.34/81, 35/81, Girne)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Niyazi F. Korkut, Taner Erginel.
İstinaf eden: 1. Amber- Halil Fevzi, Lefkoşa.
2. Şenay Sertel, Lefkoşa.
3. Kamil Kayahan, Lefkoşa.
(Müstediler)
ile
Aleyhine istinaf edilen: 1. Yüksel Ülfet Emin, Lefkoşa.
2. Sabri Tahir, Lefkoş-a.
(Müstedaaleyhler)
A r a s ı n d a.
İstinaf edenler namına: Göksel Şefik
Aleyhine istinaf edilenler namına: Ülfet Em-in
H Ü K Ü M
N. Ergin Salâhi: Mahkemenin hükmünü Sayın Yagrıç Taner Erginel verecektir.
Taner Erginel: Müstediler Girne Tapu Müdürünün geçit hakkı veren bir kararını onaylayan Girne Kaza Mahkemesinin kararına karşı bu istinafı dosyalamış bulunmaktadı-rlar.
Müstedaaleyh 1, Yüksel Ülfet Emin Girne'de Pafta Plân XII/21.2.1 ve parsel 75 olan bir arsanın sahibidir. Bu arsa ile kamu yolları arasında herhangi bir geçit yoktur ve Müstedaaleyh 1, komşu arazilerden geçit hakkı alarak bir kamu yoluna ulaşmaya ç-alışmaktadır. Müstedaaleyh 1 ilk müracaatını 1972 yılında Rum Girne Tapu Dairesine yapmıştır. 1966 yılında Rum tarafının kabul ettiği 10/66 sayılı Fasıl 224 Taşınmaz Mal (Tasarruf, Kayıt ve Takdiri Kıymet) yasasını tadil eden yasa kamu yoluna geçidi olmaya-n taşınmaz mal sahiplerine komşu arazilerden geçit alma hakkını veriyordu. Bu yasaya göre yapılan müracaat üzerine Tapu Müdürünün ilgili taraflara ihbar göndererek bir araştırma yapması ve uygun geçitle yararlanacak olanın ödeyeceği tazminat miktarını tesb-it etmesi gerekirdi. Tapu Müdürünün kararından memnun kalmayan tarafın Fasıl 224 Taşınmaz Mal (Tasarruf, Kayıt ve Takdiri Kıymet) Yasasının 80'inci maddesine göre Kaza Mahkemesine istinaf dosyalayarak kararın iptalini veya değiştirilmesini talep etmesi müm-kündü Müstedaaleyh 1'in 1972 yılında Girne Tapu Dairesine yaptığı müracaat üzerine Tapu Dairesi ilgililere ihbar gönderip iki kez yerinde araştırma yaptı. Ancak bu çalışmalar herhangi bir sonuca ulaşmadı.
Rum tarafının kabul ettiği 10/66 sayılı yasanın -aynısı 1978 yılında Türk tarafında kabul edildi Müstedaaleyh 1, 14.7.1980 tarihinde ikinci kez Girne Tapu Dairesine başvurdu ve arsası ile kamu yolu arasında bulunan 12,10 ve 35 numaralı parsellerden en az 15 ayaklık geçit talep etti. Tapu Müdürünün 17.7.1-981 tarihinde verdiği karar şöyle oldu.
-" Girne'nin Yukarı Ginre Mahallesinde bulunan ve Yüksel Ülfet Emin adında kayıtlı Ada A. Pafta/Plan XII/21.2.1 & V ve 75 Parsel numaralı taşınmaz mal lehine yine Yukarı Girne mahallesinde bulunan Ada F. XII/21.W.1 Pafta/Plân ve 35 Parsel numaralı ile Ada -A. XII/21.2.1. V Pafta/ Plân ve 12 parsel numaralı taşınmaz mallar üzerinden geçit hakkı verilmesine ilişkin Dilekçe Dairemizce incelenerek yerinde araştırma yapılmış ve en uygun geçit hakkının saptanamsı yönüne gidilmiştir. Bu işlemler yapılırken de geçi-t hakkının geçeceği alternatif güzergahlar üzerinde durulmuş ve en uygunu ve bütün ilgililere en az zarar verecek olan üzerinde karar verilmiştir. Bu güzergah ise, Parsel 12 ile Parsel 35'in batı hudutları boyunca devam eden ve ilişik plânda uzunluk ve gen-işliği belirlenen güzergâhtır. Bu şekilde 260 ayak daha yakın olması; geçit hakkında tabi olacak taşınmaz mal kısmının 400 ayak kare kadar azaltılması ve güzergâhın düz bir hat şeklinde ve dönemeçsiz olması ve tüm geçidin bir tek kişiden alınmaması sağlan-mıştır. Bu prensipler çerçevesinde belirlenen geçit hakkının genişliği 12 ayak, uzunluğu ise (parsel 35'de 86 ayak ve parsel 12'de 122) 208 ayaktır."
Tapu Müdürü kararının devamında Müstedaaleyh 1'in parsel 12'nin sahibi olan Müstedilere 149,328.-TL tazmi-nat ödemesini karara bağladı. Bu karardan memnun kalmayan Müstediler Girne Kaza Mahkemesine bir istinaf dosyalayarak Tapu Müdürünün kararının iptal veya tadil edilmesini veya alternatif olarak tazminat miktarının yükseltilmesini talep ettiler. Müstedaaleyh- 1 ise mukabil istinaf dosyalayarak tazminat miktarınn azaltılmasını talep etti. Bu iki istinaf birleştirildi. Daha sonra tazminat konusunda anlaşan taraflar geçit konusunu tartışmaya devam ettiler. Girne Kaza Mahkemesi duruşma sonunda 23.12.1985 tarihli k-ararıyla Tapu Müdürünün kararını onayladı. Bunun üzerine Müstediler bu istinafı dosyalayarak Alt Mahkeme kararının iptalini talep etmektedirler.
Taraflar arasındaki bu ihtilâfın daha ilk bakıştaki dikkati çeken özellikleri olduğu görülmektedir. Dosyada ç-ok sayıda avukat değişikliği, tadil istidaları, ara istinaf kararı, Anayasa Mahkemesi kararı vardır. Bu istinafın dinlenmeye başlanmasından sonra da yasal tartışmalar devam etmiş ve İstinaf Mahkemesi istinaf ihbarnamesinin tadiline ilişkin bir ara karar ve-rmek zorunda kalmıştır. Tüm bunlar 1972'den başlayıp yıllar süren çok kapsamlı bir yasal tartışma ve mücadele ile karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir.
İhtilâfın nedenini şöyle açıklayabiliriz. Müstedaaleyh 1, arsası ile kamu yolu arasında bir geçit a-ramak zorunda idi. En kestirme ve doğru geçit Müstedilere ait parsel 12'den geçiyordu. Parsel 12'nin içerisinde ise Müstedilerin evi vardır. Evlerinin yanından avlu içerisinden yol geçme ihtimali Müstedileri fevkâlade rahatsız etmiş olmasıdır. Bu nedenlerl-e her iki tarafın mücadelelerini anlamak hatta onlara sempati duymak mümkündür.
Yasal duruma göz attığımızda Türk tarafının kabul ettiği 7/78 sayılı Yasanın Müstedaaleyh 1'e bir geçide kavuşma hakkını verdiğini görürüz. Bu geçit, Yasanın 11A(7) maddesini-n verdiği yetkiye dayanarak Bakanlar Kurulunun yaptığı 1978 Taşınmaz Mal (Geçit Verme) Tüzüğünün 4'üncü maddesine göre çervede olanaklar ölçüsünde en az zarar ve rahatsızlık veren bir geçit olmalıdır. Bu durumda eğer çevrede Müstedilerin avlusundan geçen -geçitten daha az zarara ve rahatsızlık verecek bir geçit bulmak mümkün değilse verilen kararı doğru kabul etmekten başka çaremiz yoktur. Yani Müstedilerin rahatsızlığı ne kadar fazla olursa olsun Müstedaaleyh 1'e başka uygun bir geçit gösteremediğimiz tak-dirde Müstedilerin müracaatını reddetmemiz gerekmek-tedir. Şu halde parsel 75 ile kamu yolu arasındaki alternatif geçitleri mukayese etmek bu yargılamanın özünü oluşturmaktadır. Acaba alt mahkeme kararını verirken alternatif geçitler arasında sağlıklı bir -kıyaslama yapmış mıdır? Bu konuda alt mahkeme kararında şunlar yer alıyor:
"Bu vakılara ışığında, Müstedaaleyh No.1'in Parsel 75 taşınmaz malından kamu yoluna çıkabilmek için, 3 alternatif güzergah düşünülebilir, kansıındayız. Şöyle ki:
Tapu ve Kadastro -Dairesi Müdürü'nün kararında tesbit edilen geçit;
Kısmen Parsel 35 ile Parsel 10 ve kısmen Parsel 12 ile 13'den geçen bir geçit;
Parsel 35'in batı ve güneyinden geçen ve kamu yoluna ulaşacağı yerde de Parsel 12'nin kuzey doğusundan yola çıkan bir geçit.
B-unlardan 1 ve 2. alternatif geçitler gerek geçidin uzunluğu, gerekse geçidin yönü bakımından aynıdır. 3. alternatif ise; yön tamamen değişmekte, geçidin uzunluğu ise uzamaktadır. Şimdi bu alternatif güzergâhları incelemeğe çalışacağız. Mahkeme huzurunda ş-ahadet veren Tapu Memuru Ünsal Görok'un şahadetine göre, Parsel 10 ile Parsel 13'den herhangi bir geçit tesbit etmek uygun değildi. Gerçekten huzurumuzdaki şahadete göre, Parsel 10'da geçidin geçebileceği yer, doğu hududunda sadece 10'dur. Ayrıca, parsel 1-0, 13 ve 35'in birleştiği yerde bir toprak havuz nevcuttur. Parsel 13'de tüm doğu hududunda bir asma ve talvarı vardır. Doğu sınırında 5'lik bir mesafede 30 seneden beri mevcut olan bir su kuyusu bulunmaktadır. Doğu sınırında inşaat olmayan yer ise, 10 ile- 15' arasında değişmeketdir. Halbuki, Parsel 12'deki ev batı hududundan 34' içeride ve verilen 12' genişliğindeki geçitten 22' ötededir. Tüm geçidi Parsel 10 ve Parsel 13'den vermek imkânsızdır. Zira gerek Parsel 10'da gerekse 13'de inşaat bulunmayan arazi-nin genişliği bazı yerlerde sadece 10' genişliğindedir. Parsel 10 ile Parsel 13'den herhangi bir kısmı bir geçidin verilebilmesi için, kışın iyi senelerde su alabilen toprak havuzun, su kuyusunun ve asma ile talvarının tamamen ortadan kaldırılması gerekmek-tedir. Kanaatimizce, bu şıkkı tercih etmek Parsel 10 ile Parsel 13'e çok fazla zarar ve rahatsızlık verecek, büyük bir güçlüğe neden olacaktır. Halbuki, geçidin 1 ve 3. alterantiften verilmesi halinde daha az rahatsızlık ve daha az güçlüğe neden olunacaktı-r.
3. alternatifte ise: geçidin hemen hemen tümü parsel 35'den geçecektir. Ancak, Parsel 35'in güney doğu köşesinden kamu yoluna girildiğinde, takriben 1000lik bir açıda araba ile dönüş yapmak gerekecektir ki, böyle bir dönüşü bir defada yapmak zordur. Nit-ekim, Müstediler tarafından çağrılan 5. tanık Salim Mirata da şahadetinde, bu hususu kabul etmiş ve ibraz ettiği emare 6 krokiye göre, Parsel 12'nin kuzey doğru kısmından asgari 175 ayak karelik bir yeri de bu geçide vermek gerektiğini belirtmiştir. Bu alt-ernatifte, Müstedaaleyh no 1'in Parsel 35'in batı kısmından güneye dönüşte de 900lik bir dönüş yapması gerekmektedir. Bunu yapmak da çok zor olacağından, bu kısmı da ayni usul veya hemen hemen ona yakın bir usulle yuvarlaklaştırmaktan başka çare yoktur. Bu-nu yapmakda Parsel 35'den daha fazla bir yer alınması demektir. İşbu 3. alternatif geçit kabul edildiği takdirde, parsel 35'in güney hududu 151, parsel 12'nin batı hududu 122' olduğuna göre, geçit 151-122'=29' daha fazla uzayacaktır. Ayrıca geçide tabi taş-ınmaz mal da takriben 400 ayak kare daha fazla olacaktır. Ancak, geçidin tam bir geçit sayılabilmesi için Parsel 12'nin kuzey doğu hududundan da asgari 175 ayak karelik bir saha alınması gerektiğine göre, tüm fazlalık 400+175=575 ayak kareye yükselecektir.- Ayrıca geçit dönemeçli olacaktır. Görülüyor ki, 3. alternatif geçitte hemen hemen tüm yükümlülük Parsel 35'e yükletilecek, zarar çoğalacak, parsel 35'e daha fazla rahatsızlık yapılacak ve güçlük verilecektir. Halbuki, 1. alternatif geçit kabul edildiği ta-kdirde, zarar Parsel 35 ile 12 arasında adil bir şekilde paylaştırılacak, en az rahatsızlık ve güçlüğe neden olacak, geçidin uzunluğu kısalmış, düz bir had şeklinde ve dönemeçsiz olması sağlanmış olacaktır.
......................... ......................-...
Yukarıda belirtilen tüm hususlar ışığında, geçidin yönü hususunda verdiği karar tüm faktörler nazarı itibare alındığında en uygun geçit yönüdür ve Tapu ve Kadastro Dairesi Müdürü bu yönü tesbit ederken herhangi bir hata işlememiş, gerek asli, gerekse- takdir yetkisini adil ve dürüst bir şekilde kullanmıştır, kanısındayız."
Kararın yukarıda iktibas ettiğimiz bölümü alt mahkemenin bir sonuca varırken alternatif geçitler arasında oldukça titiz bir kıyaslama yaptığını göstermektedir.
Alt Mahkeme bu son-uca varırken şahadeti incelemekle kalmamış yerinde tetkikte de bulunmuştur. İstinaf Mahkemeleri alt mahkemelerin gerekçelere ilişkin bulgularına genellikle müdahale etmezler. Hele alt mahkemenin kendisi istinaf görevi yaparak bir kararı incelemişse ve yeri-nde tetkikte bulunarak doğrudan bir kanaate varmamışsa vardığı sonucu çok önemli bir neden olmadıkça değiştirmemek gerekir. Bu meselede dosyadaki şahadeti inceledikçe alt mahkemenin yanıldığını değil doğru hareket ettiğini görürüz. Şöyle ki, Müstediler par-sel 12'den geçit vermekle avlularının küçüleceğini, ağaçlarının kesileceğini, seviye farkı nedeniyle ek sorunlarla karşılaşacaklarını iddia etmektedirler. Müstedilerin bu iddiaları doğrudur ve ortada Müstedilere verilecek önemli bir zarar ve rahatsızlık sö-z konusudur. Ancak geçit parsel 13'den verildiği zaman parsel 13'ün sahiplerinin uğrayacağı zarara ve rahatsızlık bundan dah az değildir. Çünkü Müstedilerin kendi parselleri için söyledikleri hemen tüm iddialara parsel 13 için de geçerlidir. Hatta ek olara-k Parsel 13'de geçidin evin çok daha yakınından, kuyu üzerinden geçmesi ve talvarın kaldırılması sakıncaları da söz konusudur. Müstedilerin diğer bir şikâyeti geçidin verilmesiyle parsel 12'nin her tarafının yol açacağı ve arsanın bir trafik adasına dönece-ği şeklindedir. Ancak diğer alternatif üzerinde durup geçidi parsel 35'in güneyinden geçirirsek aynı sorun parsel 35 içinde ortaya çıkacaktır. Bu durumda; daha uzun bir geçidin tümü parsel 35'den alınmış olacak; kullanışsız ve arabanın kolaylıkla dönemiyec-eği kadar kesin virajlı bir yol olacak; bu yol aynı seviyede parsel 35'in batı ve güney tarafından geçeceği için parsel 35'in sahipleri trafikten rahatsız olacaktır. Dolayısıyle geçidin tümünün parsel 35'den geçmesinin daha az zarar ve rahatsızlık vereceği-ni kabul etmek mümkün değildir. Bu nedenlerle alt mahkemenin alternatif geçitleri değerlendirirken hata yapmadığı görüşündeyiz.
Müstediler avukatı istinafın duruşmasında yukarıda değindiğimiz iddialarının yanısıra Tapu Müdürünün yeterli araştırma yapması- halinde parsel 75 ile komşu parsellerin eskiden Pembe Abdullah isimli bir şahsa ait olduğunu fark edeceğini ve eski geçidi yeniden tesbit etme yoluna gitmesi gerektiğini iddia etti. Alt mahkeme bu konuya kararında değinmiştir.
"Müstediler istidalarının -sebep ve gerekçeler kısmının 1(e) paragrafında Parsel 10, 13, 35 ve 75'in esasında Girneli Pembe Hasan Abdullah'a ait olduğunu ve muhtelif tarihlerde satın ve/veya sair şekillerde el değiştirdiğini, Müstedaaleyh No.1'e satılıp devredilen Parsel 75'in satış- tarihine kadar olan yol bağlantısının bu satış ve/veya satışı yapanların malından sağlanmasının yasa ve/veya tüzük ve/veya bu hususta gelişen örf ve adete daha uygun olup olmadığının tesbit edilip nazarı itibare alınmadığını da belritmişlerdir. Anak, Müst-ediler Parsel 75'in kamu yoluna bağlantısının nereden olduğu hususunda herhangi bir şahadet ibraz etmiş değillerdir. Tapu Memuru Ünsal Gürok'un şahadetine göre ilgili 4 parsel hiçbir zaman bir taşınmaz mal değildi ve yine mezkûr parseller hiçbir zaman aynı- kişiye ait değildi. Bu durumda, Taşınmaz Mal (Tasarruf, Kayıt ve Kıymet Takdiri) Yasası'nın 11A(4) maddesi uyarınca Tapu ve Kadastro Dairesi Müdürü tarafından herhangi bir işlem yapılamazdı."
Görüleceği gibi bu konuya ilişkin olarak tapu memuru Ünsal Gür-ok Alt Mahkemede ayrıntılı şahadet vermiş ve Alt Mahkeme kararının bir başka bölümünde "inandığımız tanık Ünsal Gürok" diyerek bu tanığa inandığını belirtmiştir. Alt Mahkemede Ünsal Gürok'un bu konudaki şahadetini çürütecek başka herhangi bir şahadet ibraz- edilmemiş ve eski geçidin nereden geçtiği somut bir şekilde ortaya konmamıştır. Bu gerçekler ışığında Alt Mahkemenin bulgusunun hatalı olduğunu kabul etmemiz mümkün değildir.
Müstediler avukatının diğer argümanlarını ise Parsel 75'i başka kamu yollarına- ulaştırabilecek diğer muhtemel geçitler olduğu ve Tapu Müdürünün bu geçitleri araştırmamakla hata yaptığı şeklinde özetleyebiliriz. Bir parseli çeşitli kamu yollarına ulaştıracak çok çeşitli ihtimaller akla gelebilir. Tapu Müdürünü bu ihtimaller üzerinde -durmaya davet etmek bir ölçüde Müstedilerin görevi olmalıdır. Şöyle ki Tüzüğe göre Tapu Müdürü yerel araştırmasını yaparken kendi görüşüne göre en az zarar ve rahatsızlık verecek olan geçidi tesbit etmeye çalışmaktadır. Eğer Müstediler Tapu Müdürünün üzeri-nde durmadığı geçitlerin daha az zarar ve rahatsızlık vereceği görüşündeyseler doğal olarak bu iddialarını Tapu Müdürünün bilgisine getirmeye çalışmadılar. Bunu yaptıkları takdirde Tapu Müdürünün ve daha sonra Alt Mahkemenin tüm muhtemel geçitleri kıyaslam-ası kolay olacaktır. Müstedilerin yerel araştırma esnasında üzerinde durulmasını istedikleri diğer geçitleri somut bir şekilde belirtmemelerini ve daha sonra yerel araştırmada hiç akla gelmemiş geçtiklerin de var olabileceğini iddia etmelerini inandırıcı b-ir argüman olarak kabul etmiyoruz.
İstinafta ileri sürülmüş diğer bir görüş de geçit hakkı elde eden tarafın arazinin mevcut durumunda değişiklik yapmaya hakkı olmadığı ve seviye farkı nedeniyle bu meseledeki geçit hakkının pratik bir yararı olmayacağı g-örüşüdür. Kanaatimize göre bir araziden geçit hakkı elde eden tarafın amacını gerçekleştireilmek için arzide gerekli olan değişklikleri yapmaya hakkı vrdır. Şüphe yok ki bunu yaparken karşı tarafa mümkün olduğu kadar az zarar ve ratahsızlık vermeye çalışma-lıdır.
Yukarıdaki nedenlerle istinaf reddolunur. İstinaf masraflarını istinaf edenler ödeyecektir.
(N. Ergin Salâhi) (Niyazi F. Korkut) (Taner Erginel)
Yargıç Yargı-ç Yargıç
28 Ocak 1988
-
-
7
-
Full & Egal Universal Law Academy