-D.9/87 Yargıtay/Hukuk 78/86
(Dava No.455/82 Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, N. Ergin Salâhi, Aziz Altay.
İstinaf eden: (Küçük) Arda Kalfaoğlu'-nun tabii vasisi ve/veya babası ve/veya
en yakın arkadaşı sıffatıyle Göksel Kalfaoğlu, Lefkoşa.
ile
Aleyhine istinaf edilen: 1. Tayfun Erdal, Lefkoşa.
2. Memduh Erdal, Lefkoşa.
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Tahir Seroydaş.
Aleyhine istinaf edilen namına: Şefika Durduran.
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: İşbu istinaf 9.4.1982 tarihinde vuku bulan bir trafik kazasında yaralanan ve kaza tarihinde üç yaşında olan küçük- Arda Kalfaoğlu'nun aldığı yaralar ve çektiği sızı ve ızdırap için lehine hükmolunan 900,000TL genel tazminat miktarının müdahalemizi gerektirecek derecede az olduğu nedenine binaen yapılmış bulunmaktadır. Sözü edilen trafik kazasında mesuliyet konusunda t-araflar arasında ihtilaf yoktur. Mesuliyet İlk Mahkeme tarafından tamamen davalı 1'e yüklenmiştir. Bu bakımdan trafik kazasının nasıl vuku bulduğu konusuna girmeyi gereksiz buluruz.
Bu istinafta bizi ilgilendiren konu, küçüğün aldığı yaralardan ötürü le-hine hükmolunan 900,000TL genel tazminatın müdahalemizi gerektirecek derecede aşikâr surette az olup olmadığıdır. Küçük Arda'nın aldığı yaralar şöyledir: Sol göğüs bölgesinde 11. ve 12. kaburgalarda kırık, burun üzerinde 1x1cm. ebatında yüzeysel sıyrık, al-ın bölgesinde 5x2cm. ebatında yüzeysel sıyrık, sol yanakta sıyrık, sol periyetal bölgesinde vertikal olarak 7 cm. boyunda ve 1 cm. derinliğinde kesik yara ve vücudunun muhtelif yerlerinde ekimozlar. Küçük Arda hastahanede 5 gün alıkondu ve daha sonra muhte-lif defalar kontrol için hastahaneye gitti. Gerek kırıklar gerekse ekimoz ve dikiş atılan yaralar takriben 1 ay zarfında iyileşti. Tıbbi şahadete göre özellikle kırıktan mütevellit yaralar dolayısıyle çekilen sızı ve ızdırap 3 ay kadar devam edebilir.
Ta-zminat miktarının tesbitinde davacı (istinaf eden) tarafın daha ziyade üzerinde durduğu trafik kazasının küçük üzerinde bırakmış olduğu psikolojik etkinin İlk Mahkemece yeterince dikkate alınmadığıdır. Bu hususta İlk Mahkeme önüne serdedilen şahadete göre -küçük Arda yaşı itibarı ile başına gelen bu kazadan ötürü ruhsal açıdan etkilendiği, bunun sonucu içine kapanık olduğu deprasyon geçirdiği, bu intravert tavrın 6 yaşına kadar sürdüğü, okula başlaması ile nisbeten daha iyi olduğu, kendisine güven geldiği, ö-nceleri sokağa çıkma ve araba korkusu olduğu halde bunlardan yavaş yavaş kurtulmaya başladığın, fakat bu etki küçük Arda'ya çok küçük yaşta yapıldığı için büyüdüğünde de mutlaka iz bırakacağı, ileride bir travma geçirmesi halinde çok kötü durumlara girebil-eceği, psikoterapi tedavisinin uygulanması gerekebileceği, okula başlamakla içe kapanıklığının daha iyiye gitmesine rağmen arkadaşlarının isimlerini pek sayamadığı ve oynamakta olduğu oyunları pek iyi hatırlayamadığı anlaşılmaktadır. Tarafların çağırdığı R-uh Sağlığı Uzmanı Dr. İnci Taşyürek de 3 yaşında olan küçük Arda'ya vuku bulan travmanın etkili olduğunu, küçüğün etkilendiğini, bir takım ruhsal bozukluk yapabileceğini, ancak ileride bu travmanın küçük Arda üzerinde mutlaka iz bırakacağını söyleyemeyeceğ-ini ifade etti.
Kanaatımızca iki tarafın celbettiği tıbbi şahadet arasında bağdaşmayacak kadar görüş ayrılığı yoktur. Her iki tarafın çağırdığı tıbbi şahadetten küçük Arda'nın geçirmiş olduğu trafik kazası neticesi onda bir ruhi bozukluk olduğu, bir ruhs-al bunalıma girdiği ancak yavaş yavaş bundan kurtulmaya başaldığı görülecektir. Küçükte, ileride, bu kazanın tevlit ettiği etkinin mutlaka devam edeceğini söylemek olası değildir. Ancak ciddi bir ihtimal dahilinde olduğunu söylemek de mümkündür.
Küçüğün -oynamakta olduğu arkadaşlarının, isimlerini ve oynadığı oyunları tam olarak hatırlayamaması, kazanın etkisinden halâl kurtulamadığını açık bir şekilde göstermektedir. Hali ile bu durum özellikle ebeveyinlerine büyük bir huzursuzluk vermektedir. Kanımızca b-unca zaman geçmesine rağmen çocukta bu halin devam etmesi bu kazanın ileride hayatı üzerinde bırakması muhtemel olumsuz etkilerin ciddi bir işareti olarak görülebilir.
Geçmiş birçok kararlarımızda da değindiğimiz gibi alınan yaralar ile çekilen sızı ve ı-zdırabın tam bir parasal ölçüsü yoktur. Bu gibi durumlarda mükemmel veya tam bir tazminat nosyonu da söz konusu değildir. Mahkemelerin bu konuda yapabileceği birşey varsa o da mümkün olduğu kadar makul denebilecek bir tazminat miktarını saptamaktır.
Bağl-ayıcı olmamakla beraber Güney Kıbrıs'ta benzeri davalarda verilen tazminat miktarları da Kıbrıs realiteleri açısından kişiye, bir ölçüde, yardımcı olabilir. Bu konuda Karavallis v. Economides 1970 8 JSC s.802'de 6 yaşında boğazından yaralanan ve psikolojik- arızaları olan bir küçüğe 1970 yılında 500KL uygun görülmüştü. O davadaki küçüğün yaraları ile ruhsal arızaları küçük Arda'nınkilere oranla oldukça daha dûn seviyede idi.
Önümüzdeki meselede küçük Arda'nın düçar olduğu kırıkları, sıyrıkları ve yaraları -ve özellikle girmiş olduğu ruhsal durum ve ruhsal etkinin kendisini ileri yaşlarda da etkileyebileceği ihtimalinin ciddi olduğunu dikkate aldıktan sonra genel tazminat olarak lehine hükmolunan 900,000TL'nın aşikâr surette az olduğu kanısına vardık. Kanaatı-mızca küçüğe verilecek en uygun ve makul tazminat miktarı 2,000,000.-TL'dir.
Sonuç olarak istinaf kabul edilir ve İlk Mahkemenin hükmü genel tazminat miktarının 2,000,000.-TL'na yükseltilmesi sureti ile değiştirilir.
Masraflar aleyhine istinaf edilen t-arafından ödenecektir.
(Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Salâhi) (Aziz Altay)
Yargıç Yargıç Yargıç
20 Nisan 1987
-
1
-
Full & Egal Universal Law Academy