-D.28/90 Yargıtay/Hukuk 80/89
(Dava No. 596/88; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Aziz Altay, Taner Erginel.
İstinaf eden: M.Kemal veya n/d Mustaf-a Kemal Birgen,
Reşat Ebeoğlu Sok. Kızılbaş, Lefkoşa
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Türk Bankası Ltd., Lefkoşa.
- (Davalı)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Oktay Feridun adına Serhan Çınar.
Aleyhine istinaf edilen namına: Kıvanç M. Riza adına Mustafa B. Asena.
-H Ü K Ü M
N. Ergin Salâhi: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Taner Erginel verecektir.
Taner Erginel: Davacı Mustafa Kemal Birgen, davalı Banka aleyhine bir dava açarak emeklilik maaş ve ikramiyelerinin ödenmesini talep etti. Talep takririnin -dosyalanmasından sonra Davalı bir istida dosyaladı ve talep takririnin herhangi bir dava nedeni içermediğini ve dolayısıyle davanın iptal edilmesi gerektiğini öne sürdü. İlk Mahkeme istidayı dinledikten sonra Müstedinin iddiasını kabul ederek davayı iptâl -etti. Davacı avukatı İlk Mahkemenin bu kararını istinaf etmiş bulunmaktadır ve kararın hatalı olduğunu yani davanın iptâl edilmemesi gerektiğini öne sürmektedir.
Davaya ilişkin olgular özetle şöyledir:
7.7.1939 tarihinde davalı Bankada çalışamaya başla-yan Davacı çeşitli görevler yaptıktan sonra Eylül, 1973'de bankanın Lefkoşa Merkez Şube Müdürlüğüne atandı ve 14.8.1979'a kadar bu görevde kaldı. Banka, 14.8.1979 tarihinde davacıyı görevinden tart etti. Davacı tart kararının haksız olduğunu öne sürerek Da-valı aleyhine Lefkoşa Kaza Mahkemesinde 1052/79 sayılı davayı açtı. Davacı bu davada ilk aşamada başarılı olmasına rağmen istinafta davayı kaybetti ve bu nedenle davalının Davacıyı haklı bir nedenle tart ettiği kesinleşmiş oldu. Daha sonra Davacı bu davayı- açarak Davalıdan emeklilik maaş ve ikramiyesinin ödenmesini talep etti. Talep takririnin dosyalanma-sından sonra Davalı bir müdafaa takriri dosyalama gereği duymadı ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Tüzüğü Emir 27 Nizam 3'e dayanan bir istida dosyalayarak talep- takririndeki tüm iddialar doğru kabul edilse bile Davacının emeklilik hakkını kazanamıyacağını, dolayısıyle davada herhangi bir dava nedeni bulunmadığını öne sürdü ve davanın reddini talep etti. İstidanın duruşmasında taraflar tanık dinletmediler ve sadec-e yasal argümanlar yapmakla yetindiler. İlk Mahkeme kararında şöyle dedi:
"Müstedi, Fasıl 311'i esas alarak tard edilen Müstedaaleyhin emeklilik alamayacağını, Müstedaaleyh ise emeklilik hakkının akitten doğmuş olup, Fasıl 311'in emekliliğin ödenme şekl-ini düzenlediğini ileri sürmektedir.
.............................................
Kimlerin emeklilik hakkına haiz olabileceği sözü edilen Fasıl 311 yasasının 6. maddesinde belirtilmektedir.
Yargıtay/Hukuk 13/84 sayılı davada Müstedaaleyhin ihmal sonu-cu olarak görevine Müstedi Banka tarafından haklı olarak son verildiğine yani "tard" edildiğine dair hüküm verilmiştir. Netice itibarıyle Müstedaaleyh sözü edilen yasanın 6. maddesinde tard edilen bir kişiye emeklilik hakkı tanınmamaktadır. (Bak YİM 136/87-) Kimlerin, hangi hallerde ve ne zaman emeklilik alabileceğine dair Bankanın kendi iç bölgesinde veya 15.3.1973 tarihli Banka idare Meclisi kararında herhangi bir usul belirlenmiş olsaydı Fasıl 311 yasasının 6. maddesine atıfta bulunulması mümkün olmayacak-tı ve düşünülemezdi. 15.3.1973 tarihli Banka İdare Meclisi kararında emeklilik alma hakkını düzenleyen bir prosedür bulunmadığına göre Banka memurlarına ve bu meselede Müstedaaleyhe emekliliği ile uygulanması gereken usul sözü edilen 6. maddedir ve bu husu-sta bulgu yaparız."
Fasıl 311 madde 6'da emeklilik hakkı kazanacak memurlar belirtilmekte ancak bunlar arasında tart edilen memur yer almamaktadır. Dolayısıyle bu maddeye göre tart edilen bir memurun emeklilik hakkı kazanması mümkün değildir. Bu nedenle -İlk Mahkeme, davacının davayı kazanma olasılığı bulunmadığı sonucuna vardı ve davayı iptâl etti.
Bu karara karşı önümüzdeki istinafı dosyalayan Davacı avukatı Davacının emeklilik hakkını 21.3.1973 tarihli bir sözleşmeyle kazandığını, bu sözleşmede emekli-lik hakkı kazananlara ödenecek maaş ve ikramiyenin hesaplanması için Fasıl 311, Emeklilik Yasasına atıfta bulunduğunu, bunun dışında Emeklilik Yasasının 6. maddesini uygulamanın doğru olmadığını öne sürdü. Aleyhine istinaf edilen Davalı avukatı ise 21.3.19-73 tarihli sözleşme ile Davacının kadroya giren bir memurun haklarına sahip olduğunu, ancak emeklilik hakkı kazanmak içi bunun yeterli olmadığını, Fasıl 311'in 6. maddesinin aradığı diğer şartların da gerçekleşmesi gerektiğini öne sürdü.
Tarafların karşı-lıklı argümanlarını değerlendirip doğru bir karara varabilmek için 21.3.1973 tarihli sözleşmeni ayrıntılarına girmemiz yararlı olacaktır. Talep takririne göre Davacı takriben 28 Mayıs 1945 tarihinden 15 Mart 1973'e kadar bankanın kurduğu ihtiyat sandığının- üyesi idi. 15.3.1973'de banka memurlarına arzu ederlerse ihtiyat sandığından ayrılıp bankanın emeklilik hakkı tanıyan kadrosuna dahil olmaları için bir teklife bulundu. Bu teklifin 2. ve 3. maddeleri şöyledir:
" 2. (a) Halen bankanın daimi kadrosunda olu-p İhtiyat Sandığı Üyesi bulunan bütün memurlara İhtiyat Sandığoından ayrılıp Bankanın emeklilik hakkı tanınan kadrosuna dahil olabilmeleri için bir hak tanınmasına; Ancak,
Bu gibi memurumuz yukarıda gösterilen hakkı kullanmak istemesi halinde, en geç 30.-3.1973 tarihine kadar Banka İdare Meclisine yazılı olarak müracaat etmeli ve müracaat gününe kadar İhtiyat Sandığından kazanmış olduğu bütün haklarından Bankanın lehine feragat ettiğini bildirmelidir.
(b) Bu gibi bir memurun yukarıda gösterilen ha-kkı kullanması halinde, İhtiyat Sandığına üye olduğu tarihten sonraki süre emeklilik menfaatları bakımından nazarı itibara alınır.
3. Banka memurlarına ödenecek olan emeklilik maaş ve ikramiyesi Türk Makamları tarafından 21.3.1973 tarihine kadar kabul -edilmiş kurallar gereğince tadil edilmiş şekliyle Bölüm 311, Emekilik Kanunu hükümleri gereğince yapılmasına; Ancak -
(a) Söz kousu Kanun hükümleri Bankanın bünyevi ve iş şartları bakımından gerekli olan değişikliklerle uygulanır (Mutandis mutandis);
(b-) Söz konusu kanun hükümlerinin tefsirinde Banka ile ilgili herhangi bir memur arasında ihtilâf çıkması halinde, gerekli tefsir Bankanın tayin edeceği 2 ve Türk Bankası Ltd. Memurlar Sendikası tarafından tayin edilecek 2 Türk Bankası Ltd. memurundan müteşe-kkil bir Komite tarafından yapılır; ancak, mezkûr Komitenin kendilerine havale edilecek herhangi bir hususu oy çokluğun ile kararlaştıramaması halinde, Banka Genel Müdürü veya Banka Genel Müdürünün bu maksatla tayin edeceği başka herhangi bir şahıs mezkûr -komitenin ilgili faaliyetlerine 5'inci üye olarak iştirak eder."
Davacı 26 Mart, 1973 tarihinde kendisine yapılan teklifi kabul etti. Böylece taraflar arasında bir sözleşme aktedilmiş oldu. Sözleşme şartlarına uygun olarak ihtiyat sandığı haklarını yitir-en Davcının maaşından emeklilik kesintisi yapılmaya başlandı.
Görülebileceği gibi Davacının emeklilik hakkı 15.3.1973 tarihli teklife ve bu teklifin 26.3.1973 tarihinde kabul edilmesiyle meydana gelmiş sözleşmeye dayanmaktadır. Davacı bu hakkı kazanmak i-çin büyük bir bedel ödemiş yani ihtiyat sandığı haklarından feragat etmesinin yanısıra aylığından emeklilik kesintisi yapılmaya başlanmıştır. Davacının emeklilik hakkını hangi şartlarla kazandığını saptamak için 15.3.1973 tarihli teklifin metnini incelemek- ve bu metni yorumlamak gerekir. 15.3.1973 tarihli teklifin metni incelen-diğinde teklifin kabuluyle emeklilik hakkının kazanılacağı anlaşılmaktadır. Emeklilik hakkını kazanmak için teklifin kabulüne ek olarak Emeklilik Yasasının 6. maddesindeki şartların -da yerine gelmesi gerektiği düşünülmüş olsa bunun açıkça teklifte belirtilmemesi için herhangi bir neden yoktu. Eğer bu husus teklifte açıkça yer almış olsa idi belki de Davacı 6. maddeyi inceleyerek teklifi kabul etmemeyi tercih edecekti.
Bu meselede da-vacının hakları bir sözleşmeye dayanmaktadır ve Fasıl 311 Emeklilik Yasası hükümlerine sözleşmenin atıf yaptığı ölçüde gitmemiz mümkündür. Teklifin 3. maddesi emeklilik maaş ve ikramiyesinin, hesaplanması için Fasıl 311 Emeklilik Yasasının dikkate alınacağ-ını belirttiğine göre sadece bu amaç için Emeklilik Yasası hükümlerini dikkate almamız doğru olabilir. Sözleşmede emeklilik hakkının kaydedilmesine dair herhangi bir hüküm yoktur. Sözleşme sadece emeklilik maaş ve ikramiyesinin hesaplanması için Fasıl 311 -Emeklilik Yasası hükümlerine atıfta bulunduğuna göre başka amaçlar için yasa hükümlerini uygulamamız doğru değildir. Bu durumda tart edilmekle Davacının emeklilik hakkını yitirdiği sonucunu çıkarmamıza imkân yoktur.
Bu nedenlerle davacının haklı bir dava- nedeni bulunduğu görüşündeyiz. Dolayısıyle istinaf kabul edilir ve İlk Mahkeme kararı iptâl edilerek dosya duruşmaya devam edilmesi için İlk Mahkemeye iade edilir.
Dava ve istinaf masrafları Davalı (Aleyhine istinaf edilen) tarafından ödenecektir.
(N.- Ergin Salâhi) (Aziz Altay) (Taner Erginel)
Yargıç Yargıç Yargıç
19 Kasım 1990
Full & Egal Universal Law Academy