-D.18/98 Yargıtay/Hukuk 80/96
(Dava No: 561/94; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Taner Erginel, Metin A. Hakkı, Nevvar Nolan.
İstinaf eden : Sabri Tahir n/d Sabri Tahir Girne-li,Lefkoşa
(Davacı)
- ile -
Aleyhine istinaf edilen : 1. Mustafa Göncüler n/d Mustafa
H.Murat, 18 Ambeliya Village,
- Girne
2. Mono Plast Ltd.24 Haspolat Sanayi
Bölgesi-Lefkoşa
3. Power Pan Ltd.2 A Haspolat Sanayi
Bölgesi-Lefkoşa
4. Gült-ex Sanayi ve Ticaret Ltd. 21
Haspolat Sanayi Bölgesi-Lefkoşa
5. Aceda Ofset Ltd.Çapa Binaları-
Lefkoşa
(Davalılar)
A r a -s ı n d a .
İstinaf Lefkoşa Kaza Mahkemesinin 561/94 sayılı davada 24.6.1998 tarihinde verdiği karara karşı Davacı tarafından yapılmıştır. Karar Kaza Mahkemesi Yargıcı Emine Dizdarlı tarafından verilmiştir.
İstinaf eden namına: Avukat Menteş Aziz adına -Avukat Ömer Güran
Aleyhine istinaf edilenler namına: Avukat Özkul Özyiğit-.-
-
------------------------------------
H Ü K Ü M
-
Taner Erginel : Davacı Lefkoşa Kaza Mahkemesinde önce 820/91, daha sonra 561/94 sayılı davaları açarak Davalılardan 500,000 Amerikan Doları ve % 9 faiz talep etti. Davalılar iki davadaki dava konularının aynı olduğunu, Davalıların birinci davayı tâdil e-tmeye teşebbüs ettiklerini, Mahkemenin buna izin vermemesi nedeniyle ikinci davayı dosyaladıklarını öne sürerek ikinci davanın iptalini isteyen bir istida dosyaladılar. İstidayı dinleyen İlk Mahkeme Yargıcı, iki dava konusunun aynı olduğu kanısına vardı ve- 561/94 sayılı davayı iptal etti. Bu karara karşı önümüzdeki istinafı dosyalayan Davacı tek yargıcın böyle bir karar vermeye yetkili olmadığını öne sürmektedir.
İstinaf konusu olgular özetle şöyledir:
Davacı Lefkoşa Kaza Mahkemesinde Davalı No.1 Mustaf-a Göncüler, Davalı No.2 Mono Plast Ltd. ve Davalı No.3 Power Pan Ltd. aleyhine açtığı 820/91 sayılı davada Davalı No.1 Mustafa Göncüler'in takriben 5.12.1990 tarihinde kendisinden
% 9 faiz ile 500,000 ABD Doları borçlandığını Davalı No.2 ve No.3'ün 5.12.1-990 tarihli protokolü imzalayarak Davalı No.1'in borcuna kefil olduğunu, Davalı No.1'in borcunu beş taksitte ödemeyi kabul ettiğini, bu maksatla Davacıya ileri tarihli çekler verdiğini, birinci taksit için verilen 1.2.1991 tarihli çekin karşılıksız çıktığı-nı, anlaşmaya göre bir taksidin ödenmemesi halinde tüm borcun muaccel olacağını iddia etti ve Davalılar aleyhine 500,000 ABD Doları ile faizleri için hüküm talep etti.
820/91 sayılı davanın duruşmasında, Davacı şahadet verdi. Davacının şahadetinden sonr-a Davacı avukatı Talep Takririni tadil etmek için bir istida dosyaladı. İstidayı dinleyen İlk Mahkeme Talep Takririnin tadiline izin vermedi. Bu karara karşı istinaf dosyalayan Davacı avukatı bir süre sonra istinafında ısrar etmekten vazgeçti ve 561/94 say-ılı davayı dosyalayarak istinafı geri çekti.
561/94 sayılı davada, 820/91 sayılı davadaki Davalılara ek, iki Davalı daha bulunmaktadır. Bunlar Davalı No.4 Gültex Sanayi ve Ticaret Ltd. ve Davalı No.5 Aceta Ofset Ltd.'dir. 561/94 sayılı ikinci davada Dava-cı Davalıların Murat Akan isimli bir kişiye 500,000 ABD Dolarının üzerinde borçları olduğunu, Murat Akan'ın Davalılara Davacının borca kefil olmayı kabul etmesi halinde borcu 500,000 ABD Doları olarak sınırlamayı teklif ettiğini, Davalıların bu teklifi kab-ul etmesi üzerine Davacının Davalıların borcuna kefil olduğunu, bunun üzerine Davalı No 5 tarafından keşide edilmiş ileri tarihli çekleri, Davalı No.1'in imzalayarak Davacıya ciro ettiğini, Davacının da kefil olmayı kabul ettiği için çeklerin arkalarını i-mzalayarak Murat Akan'a ciro ettiğini, çeklerin karşılıksız çıkması üzerine Davacının bu miktarları ödemek zorunda kaldığını iddia etti ve kefil sıfatı ile ödediği 500,000 ABD Doları ile borcun faizini Davalılardan talep etti.
561/94 sayılı davada Davalı-lar avukatı İlk Mahkemeye Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğü E.9 n.10, E.19 n.36, E.27 n.3 ve Mahkemenin doğal yetkisine (inherent jurisdiction) dayanan ihbarlı bir istida dosyalayarak iki davadaki dava konularının aynı olduğunu, iki davanın aynı talepleri i-çerdiğini, birinci dava dururken ikinci davanın açılmasının skandal niteliğinde, adaleti geciktirici ve rahatsız edici olduğunu ileri sürdü ve 561/94 sayılı davanın iptalini talep etti. Davalılar ayrıca Davalı No.4 ve Davalı No.5'in herhangi bir zaman ta-ahhüt altına girmediklerini öne sürerek bu Davalıların davadan çıkarılmalarını talep etti.
Davalıların istidasını dinleyen İlk Mahkeme Yargıcı Davalı No.4 ve No.5 aleyhine bir dava sebebi olmadığı kanısına vararak bu Davalıların 561/94 sayılı davadan ç-ıkarılmaları için emir verdi. 820/91 ve 561/94 sayılı davalarda dava konularının aynı olduğu, her iki davanın aynı talepleri içerdiği bulgusunu da yapan İlk Mahkeme Yargıcı bir kişinin aynı dava sebebine dayanarak iki kez dava edilemeyeceği gerekçesi ile 5-61/94 sayılı davayı iptal etti.
İstinaf ihbarnamesinde çeşitli nedenler bulunmakla birlikte Davacı avukatı hitabesinde sadece tek Yargıcın böyle bir istidayı dinlemeye yetkisi olmadığı üzerinde durdu.
Sözkonusu iki davanın konularının 500,000 Amerikan- Dolarının üzerinde olduğu ve bu davaları dinleme yetkisinin tek yargıçta değil, iki yargıçtan oluşan tam teşekküllü Mahkemede olduğu açıktır. Tam teşekküllü Mahkemenin yetkisine giren bir davada bazı özel hallerde tek yargıcın verebileceği kararlar bulunm-akla birlikte İlk Mahkemenin verdiği kararın bu istisnalardan birine girip girmediği tartışmalıdır. Acaba iki dava konusunun aynı olması nedeniyle davalardan birinin iptal edilmesi tek yargıcın verebileceği kararlardan biri midir?
1976 Mahkemeler Yasası- 25(3) maddesi şöyledir:
"(3) Bir Kaza Mahkemesi başkanı, bir Kaza
Mahkemesi kıdemli yargıcı veya bir Kaza
Mahkemesi yargıcı, yasalarda bu hususta
aksine kural bulunmasına ve ihtilaflı
miktarın veya dava konusunun değerinin,
bir Kaza Mahkemesi başkanı, -bir Kaza
Mahkemesi kıdemli yargıcı veya bir Kaza
Mahkemesi yargıcının yetkisini aşmış
bulunmasına bakılmaksızın:
(a) Herhangi bir davada-
(i) davalı isbatı vücut kaydı için
saptanan süre içinde isbatı vücut kaydı yapmadığı halde; veya
(ii) tarafla-rdan birinin duruşmada hazır bulunmadığı halde; veya
(iii)yürürlükte olan mahkeme tüzükleri ile saptanmış olan süre içinde taraflardan birinin gerekli lâyihayı vermediği halde; veya
(iv) mahkeme tüzükleri uyarınca serian hüküm için istida yapıldığı ha-lde; veya
taraflardan birinin, talebi tamamen veya kısmen kabul ettiği halde, kabul edilen kısım hakkında,hüküm vermeye,
herhangi bir davada, davanın
esasını karara bağlamayan bir
emir vermeye, yetkilidir."
Aynı madde 1960 Courts of Justice- Law'da da bulunuyordu.
Yasanın İngilizce metni şöyle idi:
-"(6) Notwithstanding anything in any other Law
contained and notwithstanding that the
amount in dispute or the value of the
subject matter is in excess of the
jurisdiction conferred upon him.
The President or a District Court or a distr-ict
Judge Shall have power to give judgment in any
action in which-
(i) the defendant fails to enter an appearance within the time fixed for such appearance; or
(ii) either party fails to appe-ar at the hearing of the action; or (iii)either party fails to deliver any pleading within the time appointed by the Rules of Court relating to civil procedure in force for the time being-; or
(iv) application is made for summary judgment under the Rules of Court relating to civil procedure in force for the time being; or -
(v)the claim of any party is admitted in whole or where admitted in part with regard to the part admitted;q
(b) To make any or-der in any action not
disposing of the action on its merits"
Tam teşekküllü Mahkemenin yetkisine giren bir davada tek yarg-ıcın verebileceği kararlar Yasanın 25(3)(a) maddesinde tek tek sayılmıştır. Bu özel durumların dışında bir de tek yargıca genel yetki veren 25 (3) (b) maddesi vardır ki orada da "davanın esasını karara bağlamayan bir emir" denmektedir. İlk Mahkemenin verd-iği karar özel durumlardan birine girmediğine göre tek yargıcın bu kararı verebilmesi için genel yetkiye girmesi yani "davanın esasını karara bağlamayan bir emir" olması gerekmektedir.
-İlk Mahkeme yargıcı 561/94 sayılı dava ile 820/91 sayılı davanın konularını inceledi ve iki davadaki konuların aynı olduğu, Davacının 820/91 sayılı davayı tadil edemediği için 561/94 sayılı davayı açtığı kanısına vararak 561/94 sayılı davayı iptal etti. B-u kararla 561/94 sayılı dava bir daha canlanmamak üzere sona ermiş oldu.
İlk Mahkeme kararının "davanın esasını karara bağlamıyan bir emir" olup olmadığını saptayabilmek için yasanın İngilizce metnine göz atmamız yararlı olacaktır. Kavramların kaynağı İ-ngiliz hukukunda bulunduğu için İngilizce sözcüklerden hareket etmek bizi tercüme hatalarından koruyabilir. Yasanın İngilizce metni incelendiği zaman "davanın esası" sözcüklerinin "on its merits" sözcüklerinin tercümesi olduğu görülür. Oxford sözlüğü "meri-t" sözcüğünü "intrinsic rights and wrongs of the case" olarak tanımlamıştır.
The Annual Practice 1958 sayfa 2009'da şöyle denmektedir.
"Dismissal Of Action: Dismissal is of two kinds: (1) Dismissal on the merits (2) Dismissal for default in complying- with the Rules as to procedure and practice."
Acaba burada İlk Mahkeme kararı davanın esasını karara bağlamayan bir emir midir? Kabul etmek gerekir ki bu konuda lehte ve aleyhte öne sürülebilecek argümanlar vardır.
Tarafların öne sürdüğü argümanları- dikkate aldıktan sonra tek Mahkeme yargıcının verdiği kararla davanın esasını ortadan kaldırdığı ve yetkisini aştığı kanısına varmış bulunuyorum. Bunun nedenlerini şöyle açıklayabilirim.
A) 25(3)'ün (a) paragrafında tek yargıcın karar verebileceği hal-ler tek tek sayılmış ve sonunda "hüküm vermeye" diye açıklık getirilmiştir. Yani tek yargıcın hüküm verip davayı sonuçlandırabileceği haller 25(3)(a) da belirtilen hallerdir. Daha sonra yasa koyucu tek yargıca genel bir yetki vermiştir. 25(3)(b)de belirtil-en bu genel yetki ise "emir verme" yetkisidir. Burada yasa koyucu bilinçli olarak bir ayırım yapmış ve tek yargıcın genel yetkisinin "hüküm verme" değil "emir verme" olduğunu belirtmiştir. Maddenin yazılış şeklinden tek yargıcın genel yetkisinin davayı s-onuçlandırmayan ara emri veya bunun gibi bir emir verme yetkisi olduğu anlaşılmaktadır.
25(3) maddeyi yorumlarken maddenin amacını düşünmek bize yardımcı olabilir. 25'inci maddenin amacı dava konusu belli bir miktarın üzerinde olan davalarda tam teşekküll-ü Mahkemeyi yetkili kılmaktır. Bu madde dava konusu yüksek davalarda tek yargıç yerine iki yargıcın görev yapmasını şart koşarak taraflara bir güvence vermiştir. Tarafların güvencesi açısından önemli olan husus kararın davayı sonuçlandırıp sonuçlandırmadığ-ı ve tarafların o konuyu tekrar tartışma olanağı bulabilip bulamıyacaklarıdır. İlk Mahkeme yargıcı 561/94 sayılı davayı bir daha canlanmamak üzere ortadan kaldırmakla sonuç itibarıyle yasanın tam teşekküllü Mahkemeye vermek istediği işi yapmıştır.
C) 2-5(3)(a) maddesini incelediğimiz zaman tek yargıca yetki veren hallerin tümünün daha sonra bir istida ile davanın canlanmasına fırsat veren haller olduğunu görürüz. Yasa koyucu tek yargıcın hüküm verebileceği halleri bu kadar dikkatle seçtiğine göre daha ağ-ır sonuç doğuracak bir istidayı açıkca belirtmeden tek yargıcın yetkisine bırakmış olamaz. Böyle bir istidada karar vermeyi tek yargıcın yetkisine bırakmayı istemiş olsa bunu da diğerleri gibi belirtme yönüne gidecekti.
Tüm bu nedenlerle İlk Mahkemenin -561/94 sayılı davayı iptal eden kararını tek değil iki yargıcın verebileceği görüşündeyim.
İstinaf Eden avukatı istinafta sadece yetki konusu üzerinde durmuştur. Diğer istinaf sebebleri ve İlk Mahkeme kararının içeriği tartışılmadığı için bu konular üz-erinde durmayı ve görüş beyan etmeyi doğru görmüyorum.
Sonuç olarak İlk Mahkeme kararının iptal edilmesi ve yapılmış istidanın tam teşekküllü Mahkeme tarafından dinlenmesi gerektiği görüşündeyim.
Metin A. Hakkı: Bu istinafın kökeninde yatan olguları -aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür.
Davacı Lefkoşa Kaza Mahkemesinde Mustafa Göncüler, Mono Plast Ltd. ve Power Pan Ltd. aleyhine ikâme ettiği 820/91 sayılı hukuk davasında Davalı No.1 olan Mustafa Göncüler'in takriben 5.12.1990 tarihinde kendisinden -%9 faiz ile 500.000.ABD Doları borçlandığını, Davalı No.2 ve No.3 olan yukarıda belirtilen şirketlerin de konu borçla ilgili 5.12.1990 tarihli protokol ve/veya taahhütnameyi imzalayarak Davalı No.1'in borcuna kefil olduklarını, Davalı No.1'in borcunu beş t-aksitte ödeyeceğini, bu maksatla Davacıya ileri tarihli çekler verdiğini, birinci taksit için verilen 1.2.1991 tarihli çekin karşılıksız çıktığını, Davalılar ile yaptığı protokol şartlarına göre taksitlerden herhangi birinin ödenmemesi ile tüm borcun muacc-el olduğunu, Davalılardan 500.000.ABD Dolarını talep etmesine rağmen Davalıların borçlarını ödemediklerini iddia ederek Davalılardan 500.000.ABD Doları ile faizleri için hüküm talep etmektedir.
820/91 sayılı davanın Kaza Mahkemesinde duruşmasına başlanmı-ş, Davacı şahadet vermiştir. Davacının borçla ilgili şahadetinden sonra Davacı avukatı Talep Takririni tadil etmek için istida dosyalayıp izin talep etti; Mahkeme istidayı dinledikten sonra Talep Takririnin tadil edilmesine izin vermedi. Davacı Talep Ta-kririnin tadil edilmesine izin vermeyen karardan istinaf etti. Daha sonra 561/94 sayılı hukuk davasını dosyaladı ve istinafını geri çekti.
561/94 sayılı davada, 820/91 sayılı davadaki Davalılara ek, iki Davalı daha vardır; Gültex Sanayi ve Ticaret Ltd.- ile Aceda Ofset Ltd., sırası ile, Davalı No.4 ve Davalı No.5 olarak dava edilmişlerdir. 561/94 sayılı bu ikinci davada Davacının iddiaları özetle aşağıdaki gibidir. Davalıların Murat Akan isimli bir kişiye 500.000.ABD Dolarının üzerinde borçları vardı. -Davalıların alacaklısı Murat Akan, Davacının, Davalıların borcuna kefil olması halinde borcu 500.000.ABD Doları olarak kısıtlayacağını ve %9 faizle taksitlerle ödenmesini kabul edeceğini taraflara bildirdi. Davalıların istemi üzerine de Davacı, Davalıları-n Murat Akan'a olan 500.000.ABD Doları borçlarına kefil oldu. Davalı No.1 taksit tutarları için Davalı No.5 tarafından adına keşide edilen ileri tarihli çekleri, arkalarını imzalayarak, Davacıya ciro etti. Davalıların konu borcuna kefil olan Davacı da bu- çekleri arkalarını imzalayarak Davalıların alacaklısına ciro etti ve çekleri alacaklıya teslim etti. Çekler ödenmeyince, Davalıların alacaklısı, Davalıların borcuna kefil olan Davacıdan, muaccel olan her çek tutarını talep etti ve her çek tutarı faizleri- ile birlikte Davacı tarafından Davalıların alacaklısına ödendi. Davacı işbu dava ile Davalıların kefili sıfatı ile Davalıların alacaklısına ödediği 500.000.ABD Doları ve faiz tutarları için hüküm talep etmektedir.
561/94 sayılı davada Davalılar Kaza Ma-hkemesine ihbarlı bir istida dosyalayarak 820/91 ve 561/94 sayılı davalarda dava mevzuunun aynı olduğunu, her iki davanın aynı talepleri içerdiğini, birinci dava dururken ikinci davanın ikâme edildiğini bu nedenle 561/94 sayılı ikinci davanın skandal nitel-iğinde, 820/91 sayılı davanın adil olarak sonuçlanmasını geciktirici, zarar verici ve/veya rahatsız edici olduğunu ileri sürerek 561/94 sayılı davanın iptalini, alternatif olarak da Davalı No.4 ve Davalı No.5'in herhangi bir zaman taahhüt altına girmedikle-rini bu nedenle dava edilemeyeceklerini ileri sürerek davadan çıkarılmalarını talep ettiler.
Davalılar istidalarını Hukuk Usul Tüzüğü E.9, n.10, E.19, n.26, E.27, n.3 ve Mahkemenin saklı yetkisine (inherent jurisdiction) dayandırdılar.
Davalıların i-stidasını dinleyen Kaza Mahkemesi Yargıcı
"820/91 sayılı dava ve 561/94 sayılı davadaki sözleşme/taahhütname incelendiğinde Davalı No.4 ve No.5 aleyhine bir dava sebebi olmadığı açıkça görülmektedir" bulgusuna vararak 561/94 sayılı davada Davalı No.4 ve N-o.5'in davadan çıkarılmaları için emir vermiş, 820/91 ve 561/94 sayılı davalarda dava mevzuunun aynı olduğu, her iki davanın aynı talepleri içerdiği bulgusuna da vararak bir kişinin aynı dava sebebine dayanarak iki kez dava edilemeyeceği gerekçesi ile 561/-94 sayılı davayı iptal etmiştir.
Davacı, Kaza Mahkemesi Yargıcının yukarıda özetlenen kararından istinaf etmiştir. Davacı istinafında öncelikle tek Kaza Mahkemesi Yargıcının Davalıların istidasını dinlemeye yetkisi olmadığını, yetkisini aştığını ileri s-ürmüştür. Davacı avukatı 561/94 sayılı davadaki talebin 500.000.ABD Doları olduğu, bu nedenle davanın Tam Kadrolu Mahkemenin yetkisine girdiği, bir Kaza Mahkemesi Yargıcının Davalıların dosyaladığı istidayı dinleyip davayı iptal etme yetkisi olmadığı iddi-asındadır.
561/94 sayılı davada ihtilâflı miktarın 500.000.ABD Doları olduğu, bu miktarın Kaza Mahkemesi Yargıcının yetkisini aştığı ve davanın Tam Kadrolu Mahkemenin yetkisine girdiği kabul edilmekle beraber, Aleyhine İstinaf Edilen/Davalılar bir Kaza M-ahkemesi Yargıcının dosyaladıkları istidayı dinlemeye yetkili olduğunu, 1976 Mahkemeler Yasası madde 25(3)(b)'nin Kaza Mahkemesi Yargıcına bu yetkiyi verdiğini iddia etmektedirler. 1976 Mahkemeler Yasasının 20. maddesinin 3.paragrafının (b) fıkrası bir Ka-za Mahkemesi Yargıcını, ihtilâflı miktarın bir Kaza Mahkemesi Yargıcının yetkisini aştığına bakılmaksızın, herhangi bir davada, davanın esasını karara bağlamayan bir emir vermeye yetkili kılmaktadır. 1976 Mahkemeler Yasasının 25. maddesinin 3. paragrafını-n (b) fıkrasının daha iyi anlaşılabilmesi için bu konuda, 1976 Mahkemeler Yasasından önce yürürlükte olan, 1960 Adalet Mahkemeleri Yasasında yer alan düzenlemeye göz atmakta yarar vardır. 1960 Adalet Mahkemeleri Yasası madde 22(3)(b) aynen şöyledir:
"(3-) Notwithstanding anything in any other Law contained and notwithstanding that the amount in dispute or the value of the subject-matter is in excess of the jurisdiction conferred upon him a President or a District Judge shall have power
.......-...................................
To make any order in any action not disposing of the action on its merits"
9/76 sayılı hal-en yürürlükte olan Yasanın ilgili maddesi de aynı hükmü Türkçeleştirerek korumuştur. Buna göre bir Kaza Mahkemesi Yargıcının, ihtilâflı miktarın yetkisini aştığı bir davada, o davanın esasını karara bağlayan bir emir verme yetkisi yoktur. Bir Kaza Mahkem-esi Yargıcı bir davayı, o davada dava sebebini ortaya koyan olguları, davanın esasını değerlendirmeden, karara bağlamadan, yargı işlemlerinin kötüye kullanıldığı, istismar edildiği (abuse of the process of the court) gerekçesi ile iptal edebilir, durdurabi-lir. Mahkeme böyle bir emri veya kararı sahip olduğu saklı yetkiye (inherent jurisdiction) dayanarak verebilir. Davanın bu şekilde iptali davada ileri sürülen ve dava sebebini oluşturan esasa ilişkin olguların değerlendirilmesi ve karara bağlanmasının so-nucu değildir; ileri sürülen ve dava sebebini ortaya koyan olguların doğru olup olmadıkları, hukukun doğru kabul edilen olgulara uygulanmasının nasıl bir sonuç doğurduğu karara bağlanmış değildir. Bu durumda Kaza Mahkemesi Yargıcı, davadaki ihtilâflı mikt-ar yetkisini aşsa dahi, davayı 1976 Mahkemeler Yasası madde 25(3)(b) altında iptal etmeye yetkili olur.
-İstinaf Eden/Davacı avukatına göre Kaza Mahkemesi Yargıcı Davalı No.4 ve No.5'in 561/94 sayılı davadan çıkarılmalarına emir vermekle ve 561/94 sayılı davayı dosyalanan istida mucibince iptal etmekle hata etmiştir. Kaza Mahkemesi Yargıcı 561/94 sayılı da-vada Davalı No.4 ve No.5 aleyhine bir dava sebebi olmadığı açıkça görülmektedir diyerek bu Davalıların davadan çıkarılmalarına emir vermiştir. Davacının 561/94 sayılı davada dosyaladığı Talep Takririne bakıldığında bu Takririn Davalı No.4 ve No.5 aleyhine- bir dava sebebi içermediğini söyleyemem. Dava ikâme etme hakkını ortaya koyan olgu veya olgular ikâme edilen davada dava sebebini oluştururlar. Davacının Talep Takririnde ileri sürdüğü olgular, doğru kabul edilmeleri halinde, tüm Davalılar aleyhine bir -dava sebebi ortaya koymaktadır. Davacı Talep Takririnde Davalıların Murat Akan isimli kişiye olan borçlarına kefil olduğunu, Davalıların kefili sıfatı ile Davalıların adı geçen kişiye olan borçlarını ödediğini iddia ederek, kefil sıfatı ile ödediği miktar-ları talep etmektedir. Mahkemenin yukarıda özetlenen iddiaları doğru kabul etmesi halinde Davacının tüm Davalılar aleyhine hüküm alma hakkı doğar. Davalılar aleyhine layhada bir dava sebebi bulunmadığı, layhanın Davalılar aleyhine makul bir dava sebebi i-çermediği çok açık bir şekilde görülmedikçe, Davalıların davadan çıkarılmaları doğrultusunda bir emir verilmemesi gerekir. Mahkemenin böyle bir emri verip vermemekte takdir yetkisi vardır, ancak Mahkemeler bu yetkilerini bir davanın iptal edilmesi veya ba-zı Davalıların bir davadan çıkarılmaları için, yukarıda da izah etmeye çalıştığım gibi, çok kısıtlı
-durumlarda kullanırlar, bu yetkiyi kullanmaktan olabildiğince ve mutlak surette adalet gereği olmadıkça kaçınırlar. Belirttiklerim ışığında Davacının Talep Takriri görünürde tüm Davalılar aleyhine makul bir dava sebebi içerdiği cihetle Kaza Mahkemesi Yarg-ıcının Davalı No.4 ve No.5'in 561/94 sayılı davadan çıkarılmaları emrini hatalı bulurum.
Yukarıda daha önce de özetlediğim gibi Davalıların istidasını dinleyen Kaza Mahkemesi Yargıcı, 820/91 ve 561/94 sayılı davalarda dava mevzuunun aynı olduğu, her iki -davanın aynı talepleri içerdiği bulgusuna vararak, bir kişinin aynı dava sebebine dayanarak iki kez dava edilemeyeceği gerekçesi ile 561/94 sayılı davayı iptal etmiştir. Gerçekten de 561/94 sayılı davada konu edilen çekler ile 820/91 sayılı davada konu ed-ilen çekler, aynı çeklerdir; Davacının ikinci dava olan 561/94 sayılı davada talep ettiği 500.000.ABD Doları, 820/91 sayılı davada talep ettiği 500.000.ABD Dolarına ek, ondan ayrı bir miktar değildir. Her iki davada talep büyük ölçüde aynı olmasına rağme-n, Davacı ile Davalılar arasındaki ilişki ve buna bağlı dava sebebi ortaya koyan olgular bu iki davada birbirinden farklı görülmektedir. Davacı ikinci davada davasını farklı bir anlaşmaya dayandırmaktadır. Mahkemenin anlamsız, sinirlendirici, taciz edici- layhaları ihraç etme, yargı işleminin kötüye kullanıldığı, istismar edildiği davaları iptal etme, durdurma (geri bırakma) yetkisi vardır. Mahkemenin bu yetkilerinin kaynağı Hukuk Usul Tüzüğü ile ondan ayrı sahip olduğu saklı yetkidir. Bu yetkiler takdir-e bağlı olup, Mahkeme bu yetkilerini büyük bir özenle, ihtiyatla, kullanılmasının adalet gereği nerede ise zorunlu olduğu, çok açık ve istisnai durumlarda kullanmalıdır (Halsbury's Laws of England, 4th Edition, Vol.37, Striking Out Pleadings and Actions ba-şlığı altında paragraf 430: This discretion will be exercised by applying two fundamental, although complementary, principles. The first principle is that the parties will not lightly "be driven from the seat of judgment", and for this reason the court wi-ll exercise its discretionary power with the greatest care and circumspection, and only in the clearest cases. The second principle is that a stay or even dismissal of proceedings may "often be required by the very essence of justice to be done".
-Davacı 820/91 sayılı birinci davayı Mahkemenin izni ile geri çekmek için Mahkemeye müracaat etmeden 561/94 sayılı ikinci davayı ikame etmiştir. Davacının hak arama özgürlüğünün veya davasını Mahkemeye dinletme hakkının yeterince kullandırılmadığı izlenim-inin doğmaması için, Mahkemenin, sahip olduğu takdir yetkisini bir davanın iptali doğrultusunda, yukarıda izah etmeye çalıştığım gibi, büyük bir ihtiyatla, çok kısıtlı durumlarda kullanması gerektiği ilkesini de dikkate alarak, Mahkemenin takdir hakkını 56-1/94 sayılı ikinci davanın, iptali doğrultusunda değil de, 820/91 sayılı birinci dava sonuçlanıncaya dek durdurulması doğrultusunda, kullanmasının daha adil olacağı kanısındayım. Bu durumda Davacının seçenekleri doğacaktır. Davacı birinci davayı Hukuk Us-ul Tüzüğü E.15, n.1 altında usulüne uygun geri çekip ikinci davayı yürütebilir veya birinci davayı ileri götürüp sonuçlandırabilir.
Yukarıdakiler ışığında istinaf kabul edilerek Kaza Mahkemesi Yargıcının Davalı No.4 ve Davalı No.5'in 561/94 sayılı davada-n ihraç edilmeleri emri ile 561/94 sayılı davayı red ve iptal eden kararın iptal edilmesi taraftarıyım. 561/94 sayılı davanın 820/91 sayılı dava sonuçlanıncaya dek durdurulmasına, geriye bırakılmasına (stay) emir verilmesi kanımca uygun olacaktır.
Nevvar- Nolan : İstidanın tam kadrolu Mahkeme tarafından
dinlenmesinden yanayım.
Mahkeme : Sonuç olarak oybirliği ile istinaf konusu İlk Mahkeme kararı iptal edilir ve Metin A. Hakkı'nın karşı oyu ve oyçokluğu ile istinaf konusu istida tam teşekküllü -Mahkeme tarafından dinlenmek üzere İlk Mahkemeye iade edilir. Oybirliği ile masraflar için herhangi bir emir verilmez.
Taner Erginel Metin A. Hakkı Nevvar Nolan
Yargıç Yargıç Yargıç
-
24 Nisan 1998-
-
5
-
Full & Egal Universal Law Academy