-D.24/98 Birleştirilmiş
Yargıtay/Hukuk 82/97 ve 83/97
(Dava No; 687/93 ve 688/93; Magosa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Taner Erginel, Metin A. Hakkı, Nevvar Nolan.
- Yargıtay/Hukuk 82/97
(Dava No: 687/93; Magosa)
İstinaf eden: Türk Bankası Ltd., Liman Yolu, Magosa
(Davacı)
ile -
Aleyhine istinaf edilen: 1. -Münüfe Nevzat,31 A Salamis
Yolu, Magosa
2. Ali Nevzat, 31 A Salamis Yolu,
Magosa
3. Nevzat Nevzat, 31 A Salamis
Yolu, Mag-osa
(Davalılar)
A r a s ı n d a .
İstinaf eden namına: Avukat Kıvanç M. Riza
Aleyhine isti-naf edilenler namına: Avukat Kemal Aktay.
Yargıtay/Hukuk 83/97
(Dava No: 688/93; Magosa)
İstinaf eden: Türk Bankası Ltd.,Liman Yolu, Magosa
(Davacı)
-ile -
Aleyhine istinaf edilen: 1. Nevzat Nevzat, 31 A Salamis
Yolu, Magosa
2. Ali Nevzat, 31 A Salamis Yolu,
Magosa
3. Münüfe Nevzat, 31 A Salamis
- Yolu, Magosa
(Davalılar)
A r a s ı n d a .
İstinaf eden namına: Avukat Kıvanç M. Riza
Aleyhine istinaf edilenler namına: Avukat Kemal Aktay.
Gazi Magosa Kaza Mahkemesinin 687/93 ve 688/93 say-ılı davalarda 16.6.1997 ve 1.7.1997 tarihlerinde verdiği kararlara (Çetin Veziroğlu Kaza Mahkemesi Yargıcı) karşı Davacı tarafından yapılan istinaftır.
--------------
H Ü K Ü M
Taner Erginel: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Metin A. Hak-kı okuyacaktır.
Metin A. Hakkı: Bu istinafın kökeninde yatan olguları aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür:
İstinaf Eden Davacılar, Gazi Magosa Kaza Mahkemesinde 9.4.1993 tarihinde dosyaladıkları 687/93 sayılı dava ile, Davalılar aleyhine 6,024,32-9 TL., faizleri ve dava masrafları için hüküm talep etmiş ve neticede de Gazi Magosa Kaza Mahkemesi, 23.11.1993 tarihinde vermiş olduğu bir hükümle Davalıların, müştereken ve münferiden, Davacılara 6,024,329 TL'dan ibaret bir meblağ ile onun üzerinden 16.1-0.1992 tarihinden tediye tarihine kadar %76 faiz ödemelerini, ayrıca, Davalıların yine müştereken ve münferiden Davacılara 1,040,000TL. dava masrafı ödemelerini emretmiştir. Bu hükmün icrasına gidilmiş, ancak, icrası mümkün olmamıştır. Akabinde Davacılar- takriben 5.8.1994 tarihinde Davalı/Müstedaaleyhler aleyhine bir aylık taksit istidası dosyalamış ve Gazi Magosa Kaza Mahkemesi 5.12.1994 tarihinde vermiş olduğu bir emirle Davalı/Müstedaaleyhlerin her birinin hükümlü borçlarını, ilk taksit 1.1.1995 tarihi-nde başlamak üzere, 7 gün lütuf ile ayda 1.000.000 TL.'lık eşit taksitlerle ödemeleri hususunda emir vermiştir. Mahkeme, ayrıca, Davalıların söz konusu taksit istidasının masraflarını da ödemelerini emretmiştir. Davalılar emredilen taksitleri ödemeye baş-ladılar fakat bahis konusu taksitleri Mahkeme emrine uygun ve/veya muntazam olarak ödemede kusur ettiler. Bu durum senelerce bu şekilde devam ettikten sonra Davacılar yine Gazi Magosa Kaza Mahkemesine 12.12.1996 tarihinde bir müracaatta bulunarak Davalı/M-üstedaaleyhlerin yukarıda belirtilen emir gereğince yapmaları gereken ödemeleri zamanında yapmadıkları ve ilgili Mahkeme emrine karşı geldikleri cihetle hapisliklerini talep etmiştir.
Davalı/Müstedaaleyhler ise söz konusu hapislik istidasına dosyala-dıkları itirazname ile, o zamana kadar yapmış oldukları ödemelerle tüm hükümlü borçlarını kapattıklarını iddia etmişlerdir. Gerek Davacı/
Müstedilerin gerekse Davalı/Müstedaaleyhlerin hesaplamalarına göre, Davalı/Müstedaaleyhlerin yapmış oldukları ödemele-rin tümünün, önce hükümlü ana para borca, sonra faize mahsup edilmesi halinde,Davalı/
Müstedaaleyhlerin hükümlü borçlarının tamamen kapandığı; yapılan ödemelerin önce ilgili ödeme gününe kadar birikmiş faizlere mahsup edilmesi ve şayet varsa, mütebakisinin-, hükümlü ana paraya mahsup edilmesi halinde Davalı/ Müstedaaleyhlerin hükümlü borçlarının bir kısmının halen ödenmemiş olduğu ihtilâf konusu değildir. Gazi Magosa Kaza Mahkemesi vermiş olduğu kararla, yapılan ödemelerin ilkin hükümlü ana para borca mahsu-p edilmesinin doğru ve adil olacağı kanaatine varmış ve bu hususta bir karar vermiştir. Kaza Mahkemesi bu kararına mesnet olarak da -
Gazi Magosa Kaza Mahkemesinde uygulanagelen yönteme
göre, ödemelerin önce talebe (hükümlü ana paraya)
mahsup edil-diklerini ve azalan bakiye yöntemi ile
faizin hesaplandığını, ayrıca;
Azalan bakiye usulü ile taksit ödemelerinin önce talebe (hükümlü ana paraya) mahsup edilmesinin daha adil olduğu görüşünün daha ağır bastığını
göstermiştir.
Gazi Magosa K-aza Mahkemesi bu bulgu ve sonuca vardıktan sonra Davacı/Müstedilerin istidasını bu kriterlere göre karara bağlamış ve Davalı/Müstedaaleyhlerin Davacılara herhangi bir borçları olmadığı neticesine vararak Davacı/Müstedilerin yukarıda sözü edilen hapislik is-tidalarını red ve iptal etmiş, ayrıca, söz konusu istida masraflarının da Davacı/Müstediler tarafından ödenmesini emretmiştir.
Davacılar yine Gazi Magosa Kaza Mahkemesinde 9.4.1993 tarihinde dosyaladıkları 688/93 sayılı dava ile, Davalılar aleyhine 1-2,557,341TL., faizleri ve dava masrafları için hüküm talep etmiş ve neticede Gazi Magosa Kaza Mahkemesi 23.11.1993 tarihinde vermiş olduğu bir hükümle Davalıların, müştereken ve münferiden, Davacılara 12,557,341TL'den ibaret bir meblağ ile, onun üzerinden -16.10.1992 tarihinden tediye tarihine kadar %76 faiz ödemelerini, ayrıca, Davalıların yine müştereken ve münferiden Davacılara 1,050,000 TL. dava masrafı ödemelerini emretmiştir. Bu hükmün de icrasına gidilmiş, ancak, icrası mümkün olmamıştır. Bilâhare, -Davacılar takriben 5.8.1994 tarihinde Davalı/Müstedaaleyhler aleyhine bir aylık taksit istidası yapmış ve Gazi Magosa Kaza Mahkemesi de 5.12.1994 tarihinde vermiş olduğu bir emirle Davalı/Müstedaaleyhlerin herbirinin hükümlü borçlarını, ilk taksit 1.1.1995- tarihinde başlamak üzere, 7 gün lütuf ile ayda 1,000,000 TL'lik eşit taksitlerle ödemeleri ve Davalı/ Müstedaaleyhlerin söz konusu taksit istidasının masraflarını da ödemeleri hususunda emir vermiştir. Davalı/Müstedaaleyhler, emredilen taksitleri ödemeye- başladılar fakat bu ödemeleri Mahkeme emrine uygun ve/veya muntazaman olarak yapmadılar. Bu durum senelerce bu şekilde devam ettikten sonra, Davacı /Müstediler yine Gazi Magosa Kaza Mahkemesine 20.12.1996 tarihinde bir müracaatta bulunarak,Davalı/Müsteda-aleyhlerin yukarıda belirtilen emir gereğince yapmaları gereken ödemeleri zamanında yapmadıkları cihetle hapisliklerini talep etmiştir. Davalı/Müstedaaleyhler ise söz konusu hapislik istidasına dosyaladıkları itirazname ile, o zamana kadar yapmış olduklar-ı ödemelerle tüm hükümlü borçlarını kapattıklarını iddia etmişlerdir. Gerek Davacı/Müstedilerin gerekse Davalı/Müstedaaleyhlerin hesaplamalarına göre, Davalı/Müstedaaleyhlerin yapmış oldukları ödemelerin tümünün, ilkin hükümlü ana paraya sonra faize mahsu-p edilmesi halinde,Davalı/ Müstedaaleyhlerin hükümlü borçlarının gayet cüz'i bir kısmının ödenmemiş kaldığı, yapılan ödemelerin ilkin ödeme gününe kadar birikmiş faizlere mahsup edilmesi ve şayet varsa, mütebakisinin, hükümlü ana para borca mahsup edilmes-i halinde ise Davalı/Müstedaaleyhlerin hükümlü borçlarının büyük bir kısmının halen ödenmemiş kaldığı ihtilâf konusu değildir veya sarihtir. Gazi Magosa Kaza Mahkemesi vermiş olduğu kararla, yapılan ödemelerin ilkin hükümlü ana para borca mahsup edilmesin-in doğru ve adil olacağı kanaatine varmış ve bu hususta bir karar vermiştir. Alt Mahkeme bu bulgusuna mesnet olarak da -
Gazi Magosa Kaza Mahkemesinde uygulanagelen yönteme
göre, ödemelerin önce talebe (hükümlü ana paraya)
mahsup edildiklerini -ve azalan bakiye yöntemi ile
faizin hesaplandığını, ayrıca;
Azalan bakiye usulü ile taksit ödemelerinin önce talebe (hükümlü borç veya ana paraya) mahsup edilmesinin daha adil olduğu görüşünün daha ağır bastığını göstermiştir.
Gazi Magosa Kaza M-ahkemesi bu bulgu ve sonuca vardıktan sonra Davacı/Müstedilerin istidasını bu kriterlere göre karara bağlamış ve Davalı/Müstedaaleyhlerin Davacıya toplam 36,738,462 TL. daha borçları olduğu hususunda bulgu yapmıştır. Davalı/Müstedaaleyhlerin geri kalmış 1-3 adet taksit borcu toplamı olarak Davacı/Müstediye 13,000,000 TL.'nı derhal ödemelerini veya ödemedikleri takdirde veya ödeyinceye kadar 2 ay hapis edilmelerini emretmiştir.
Kendilerini bu kararlardan mağdur hisseden Davacı Hükümlü Alacaklı İstinaf- Edenler, 27.6.1997 tarihinde önümüzdeki istinafları dosyalamışlardır. Her 2 istinaf da Yargıtay olarak oturum yapan Yüksek Mahkemenin 25.6.1998 tarihli oturumunda ele alınmış ve gerek İstinaf Edenlerin, gerekse olguların ve gerekse her 2 istinafın içerdi-ği hukuki noktaların yakınlığı göz önünde bulundurularak, tüm ilgililerin onayı ve Yargıtayın uygun mütalâa etmesi neticesi her 2 istinaf konsolide edilip birlikte dinlenmiştir. Her 2 istinaf da sayı olarak 4 istinaf sebebi içermekle birlikte istinafın du-ruşması esnasında İstinaf Edenler bu istinaf sebeplerini tek başlık altında aşağıdaki şekilde özetlemiştir:
1) Alt Mahkeme taksit ödemelerinin önce hükümlü borç olan ana paraya ve sonra faize mahsup edilmesini emretmekle yasal dayanağı olmayan bir karar v-ermiştir. İlâveten Alt Mahkeme aylık ödemelerin önce hükümlü borç ana paraya mahsup edilmesinin daha adil olduğu görüşüne kararında yer vermekle hataya düşmüştür, çünkü aslında bugünkü enflasyon bilhassa göz önünde bulundurulduğunda, böyle bir emir adil o-lmayıp bunun adil olanı tam tersidir.
Aleyhine İstinaf Edilenlerin avukatı ise verilen kararların yerinde olduğunu, buna Yargıtayın müdahalesine gerek olmadığını, Alt Mahkeme kararlarının herhangi bir mevzuata ters düşmediği üzerinde durup istinaflar-ın reddedilmesini talep etmiştir.
Görülebileceği gibi konsolide edilerek dinlenen bu istinaflarda karara bağlanması gereken husus basit olmakla birlikte ciddi ve tüm kamuyu yakından ilgilendiren bir husustur. İstinafları karara bağlamak için herha-ngi bir taraf avukatı Mahkemeye yardımcı olmak amacı ile direkt olarak bir yasa maddesi göstermedikleri gibi, kararın hazırlanması aşamasında yaptığımız araştırmada biz de direkt olarak bize yardımcı olabilecek bir yasa maddesine rastlayamadık. Bu durumda- yapmamız gereken şey, tadil olunmuş şekli ile 9/76 sayılı Mahkemeler Yasasının 38(d) maddesi mucibince Ahkâm-ı Umumiye (Common Law) prensiplerini bu istinafın olgularına uygulayarak bu istinafları sonuçlandırma durumundayız. Ahkâm-ı Umumiye ile ilgili ki-tap ve içtihatlara göz atıldığında ise hemen şu hususlar göze çarpar. Chitty on Contracts Twenty-Fifth Edition Vol.1 sayfa 792 paragraf 1422 "Appropriation of Payments" başlığı altında aynen şöyle denmektedir:
"Where several separate debts are due
- from the debtor to the creditor, the
debtor may, when making a payment,
appropriate the money paid to a
particular debt or debts, and if the
creditor accepts the payment so
appropriated, he must apply it in
the m-anner directed by the debtor;
if, however, the debtor makes no
appropriation when making the payment,
the creditor may do so."
- Bu iktibasın içerdiği hükümler bizim Fasıl 149'un 59,60 ve 61. maddelerinde de yer almaktadır. Ancak ne bu iktibasın içerdiği hüküm, ne de benzeri olan Fasıl 149'un yukarıda sözü edilen maddeleri bu istinafın karara bağlanmasına direkt olarak şamil d-eğildir, şöyle ki; Alt Mahkeme Yargıcının da kararında değindiği gibi, bu hükümler Mahkeme kararı öncesi durumlara şamildir ve onun ile sınırlıdır. Halsbury's Laws of England, Forth Edition, Vol.26 sayfa 276 paragraf 553 başlık "Interest on judgement debt-s" de yer aldığı gibi:.....................
"Owing to the merger of a cause of
action in the judgment, interest in
respect of a period after judgment
can only be recovered under the
judgment, as the judgment operates
-as a bar to a separate claim, and if
the judgment becomes unenforceable
so does the claim for subsequent
interest."
Bu durumda bize yardımcı olabilecek en iyi prensibi yine yukarıda iktibas edilen "Chitty of Contracts"'da bulduk. -Sözü edilen eser, sayfa 795'de paragraf 1430'da "Appropriation as between principal and interest" başlığı altında aynen şöyle demektedir:
"Where there is no appropriation by
either debtor or creditor in the case
of a debt bearing interest-, the law
will (unless a contrary intention
appears) apply the payment to discharge
any interest due before applying it to
the earliest items of principal."
Yukarıdakileri zihinde tutarak ve söylenenleri bu istinafın olgular-ına teşmil ederek bu istinafı karara bağlamak yerinde olacaktır. Bu durumda Alt Mahkeme kararının bozularak değiştirilmesi gerekmektedir. Bunu yapmak adil mi? Faiz hadlerinin bugün ülkemizde Yasama Meclisi tarafından yapılan yasalarla serbest bırakıldığ-ı bilinen bir gerçektir. 9/76 sayılı Mahkemeler Yasasının 42(4) maddesi faiz üstüne faiz verilmesine olanak tanımazken Yasama Meclisi 14.7.1995 tarihi itibarı ile 38/95 sayılı Yasa ile Esas Yasayı tadil ederek bu hükmü de yürürlükten kaldırmıştır. Bugün,- bilhassa Türk parası borçlarda faiz hadleri serbest iken ve senevi %100'ün üzerinde seyrederken, önümüzdeki meselede faiz Mahkeme kararı ile senevi %76 ile sınırlamış olduğuna göre, taksit ödemelerini önce ana paraya sonra faizlere mahsup etme prensibi ka-nımızca Alt Mahkemenin görüşünün tam tersine, bilhassa hükümlü alacaklının menfaatleri açısından adaletsizlik yaratacaktır.
Netice olarak konsolide edilerek dinlenen her 2 davada da Alt Mahkeme kararlarına müdahale edip kararları bozmayı ve yapılan- aylık taksit ödemelerinin önce ödeme gününe kadar birikmiş faizlere, bilâhare ana para hükümlü borca mahsup edilmesini emrederiz. Bu çerçeve içinde, gerekli hesapların Alt Mahkemece yapılması ve bu prensip doğrultusunda karar verilmek üzere dosyaları tek-rar Alt Mahkemeye iade ederiz.
Meselenin tüm ahval ve şeraitini göz önünde bulundurarak ve istinafın hakikaten hukuki noktalar
içerdiğini de göz önünde bulundurarak masraflarla ilgili herhangi bir emir vermemeyi uygun gördük.
Taner Erginel - Metin A. Hakkı Nevvar Nolan
Yargıç Yargıç Yargıç
15 Ekim 1998
-
10
-
Full & Egal Universal Law Academy