-
D.15/98 Yargıtay/Hukuk 84/96
(Dava No:2206/94;Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti:Taner Erginel,Metin A.Hakkı, Nevvar Nolan.
İstinaf edenler : 1. Akyüz İnşaat ve Ticaret Şti.Ltd.
Namık Kemal Cad.No:12,-Girne
2. Mikdat Akyüz, Mareşal Fevzi Çakmak
Cad. No.8 A Karşıyaka-Girne
(Davalılar)
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: Everest Bank Ltd. Sarayönü Cad.
No:23 A - Lefkoşa
(Davacı)
A r a- s ı n d a.
Lefkoşa Kaza Mahkemesinin 2206/94 sayılı davada 18.4.1996 tarihinde verdiği karara (Şafak Öneri Kaza Mahkemesi Başkanı, Emine Dizdarlı Kaza Mahkemesi Yargıcı) karşı Davalılar tarafından yapılan istinaftır.
İstinaf edenler namına: Avukat Gün-er Göktuğ
Aleyhine istinaf edilen namına: Avukat Altan Erdağ.
---------------------
H Ü K Ü M
Taner Erginel: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Nevvar Nolan okuyacaktır.
Nevvar Nolan : Davacı Banka Lefkoşa Kaza -Mahkemesinde Davalılar aleyhine dosyaladığı 2206/94 sayılı hukuk davası ile Davalıların bir cari hesaptan 203,938,190.TL borçlu olduklarını iddia ederek bu miktarı faizleri ile talep etti. Davalılar Müdafaa ve Mukabil Talep dosyaladılar. Duruşmaya başlamad-an Davalılar Davacı Bankaya cari hesaptan 160,938,000.TL borçları olduğunu ve bu miktar için, faizleri ile, Davacı Banka lehine hüküm verilmesini kabul ettiler. Daha sonra Kaza Mahkemesi Davalıların mukabil davasını dinledi.
Davalılar layhalarında Davac-ı Banka ile 15.4.1994 tarihinde Lefkoşa'da yazılı bir sözleşme imzaladıklarını, bu sözleşme ile Davacı Bankanın Güzelyurt Şubesinin tadilât, tamirat ve restorasyonunu yapmayı, Davacı Bankanın da buna karşılık £34.000.-sterlin ödemeyi kabul ettiğini, Davacı- Bankanın sadece £12.000.-sterlin bir ödeme yaptığını, mali bir krize girmesi nedeni ile başka ödeme yapmadığını, yönetiminin değişmesinden sonra ise Davacı Bankanın sözleşmeye konu işleri Davalılara tamamlatmadığını, Davacı Bankanın 15.4.1994 tarihli sözl-eşmeye aykırı davranmasından ötürü £22.000.-sterlin zarar ziyana uğradıklarını iddia etmekte ve bu miktarı faizleri ile talep etmektedirler.
Duruşmada Mahkemeye 15.4.1994 tarihini taşıyan bir sözleşme ibraz edildi. Bu sözleşmeyi Davalı No.2 Mikdat Akyü-z ile A.Cenap Duran imzaladılar. Sözleşmenin altında imza yerinde Everest Bank adına A.Cenap Duran yazmaktadır. Duruşmada Davalıların istemi üzerine Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğine bağlı Mimarlar Odası ve İnşaat Mühendisleri Odası tarafında-n hazırlanan ve Davacı Bankanın Güzelyurt Şubesinde Davalılar tarafından yapılan işleri ve piyasa araştırması sonucu bulunan fiyatları gösteren bir bilirkişi raporu Mahkemeye sunulmuştur. 1.8.1994 tarihinde Davacı Bankanın Güzelyurt Şube binasında yapılan -inceleme sonucu hazırlanan bu raporda yapılan işler ve bunların tutarı ayrı ayrı gösterilmektedir. Bu bilirkişi raporuna göre yapılan işlerin toplam tutarı 201.522.000.TL'dir.
Kaza Mahkemesi duruşma sonunda Davalıların mukabil davasını iki nedenle redde-tti: 1- Davalı No.2 ile A.Cenap Duran'ın imzalarını taşıyan 15.4.1994 tarihli sözleşme Davacı Bankayı bağlamaz, ve 2- Davalılar sözleşmenin ihlâlinden dolayı herhangi bir zarar ziyanları olduğunu kanıtlayamadılar.
Davalılar Kaza Mahkemesinin kararından -istinaf ettiler. Davalılara göre Kaza Mahkemesinin hem 15.4.1994 tarihli sözleşmenin Davacı Bankayı bağlamadığı bulgusu hem de Davalıların sözleşmenin ihlâlinden doğan bir zarar ziyanlarını kanıtlayamadıkları bulgusu hatalıdır.
Kaza Mahkemesinin Davalıl-arın zarara uğradıkları iddiasının kanıtlanmadığı bulgusunu öncelikle ele almayı uygun görürüz.
Davalılara göre 15.4.1994 tarihli sözleşme ile Davacı Bankanın Güzelyurt Şubesinin tadilât, tamirat ve restorasyonunu üstlendiler, Davacı Banka da Davalılar-a yapacakları bu işe karşılık £34.000.-sterlin ödeyecekti. Davacı Banka Davalılara sadece £12.000.-sterlin ödedi, sözleşmeyi ihlâl etti ve sözleşmedeki işleri başkasına tamamlattı, bu durumda Davalıların £22.000.-sterlin (34.000-12.000) zarar ziyanları old-u. Davalılar mukabil dava ile bu zarar ziyanlarını talep etmektedirler.
Bir bina inşaatı veya tadilat, tamiratı ile ilgili, mal sahibi ile müteahhit arasında yapılan sözleşmeyi, müteahhit sözleşmede öngörülen işi tamamlamadan, mal sahibi ihlâl ederse, h-aksız sona erdirirse, müteahhidin hakları nelerdir? Hemen şunu ifade edelim ki bu konuda İngiltere'de karara bağlanmış otorite diye kabul edilebilecek bir davaya rastlamadık. Yukarıda ifade ettiğimiz durumda müteahhidin hakkının ne olacağına genel tazminat- ilkeleri ışığında varmak gerekir.
Sözleşmeye taraf olanlardan birinin kusuru nedeni ile bir sözleşme icra edilemez veya tümü ile icra edilemez ise kusursuz tarafın hakları nelerdir? Taraflar karşılıklı akitsel yükümlülüklerini yerine getirmiş ve s-özleşme icra edilmiş olsaydı, kusursuz tarafın bundan sağlayacağı kâr, edinim, kusursuz tarafa tazminat olarak verilmelidir. (Mayne & Mc Gregor on Damages, 12th Ed, sayfa 21, paragraf 17: "The object to keep constantly in mind in contract cases is that the- plaintiff is to be put in the position he would have been in had the contract been performed").
Yukarıdaki gibi bir durumda müteahhide takdir edilmesi gereken tazminata nasıl varılabilir? Sözleşmede müteahhit tarafından yapılacak iş ve bu işe karşıl-ık mal sahibi tarafından müteahhide ödenecek miktar bellidir. İşin yapılması için müteahhit tarafından yapılacak harcamalar tutarını sözleşmede belirlenen müteahhide ödenecek miktardan düştükten sonra elde edilen miktar, sözleşmenin icra edilmemesi nedeni -ile müteahhidin uğradığı kayıptır; işte müteahhidin bu kaybı, tazminat olarak müteahhide takdir edilmesi gereken miktardır (müteahhidin zararını azaltma yükümlülüğüne tabi olarak). Sözleşmede belirlenen ücret ile öngörülen işlerin yapılması için gerekli, -malzeme ve emek ücretlerinden oluşan harcamalar toplamı arasındaki fark, müteahhidin bu sözleşmeden sağlayacağı net kârdır. Müteahhide takdir edilecek tazminat miktarını hesaplamanın bir başka yöntemi de aşağıdaki gibi olabilir. Sözleşmenin tümü ile icra e-dilmesi halinde müteahhidin sağlayacağı net kâr miktarı ile müteahhidin sözleşme altında yaptığı iş dolayısı ile olan harcamaları toplamı.
Mal sahibinin kusuru nedeni ile sözleşmenin tamamı ile icra edilememesi sonucu müteahhidin bir kaybı, zarar zi-yanı olmuşsa, bu kayıp veya zarar ziyan müteahhide dava hakkının doğduğu veya davanın dosyalandığı tarihte saptanabilen, belirlenebilen bir kayıp veya zarar ziyandır; bu kaybın veya zarar ziyanın özel tazminat olarak talep edilmesi gerekir. Özel zarar ziya-nın ve bundan kaynaklanan özel tazminat talebinin layhada makul olan yeterli ayrıntısı ile yer alması ve duruşmada şahadetle kanıtlanması gerekir. Layhada makul olan yeterli ayrıntısı ile ileri sürülmeyen zarar ziyan hakkında duruşmada şahadet sunulamaz ve- Mahkeme de bu zarar ziyan için hüküm veremez. (Mayne & Mc Gregor on Damages, 12th Ed., sayfa 815, paragraf 973: " Where the precise amount of a particular item of damage has become clear before the trial, either because it has already occurred and so beco-me crystallised or because it can be measured with complete accuracy, this exact loss must be pleaded as special damage." Aynı eser, sayfa 817, paragraf 975 "The plaintiff will be debarred from proving special damage not only where he fails to plead it at -all but where he fails to plead it with sufficient particularity.")
Bu davada Davalılar 15.4.1994 tarihli sözleşme ile yüklendikleri tadilât, tamirat ve restorasyon işlerini yapıp tamamlamaları ile ne kadar kâr edeceklerini, yaptıkları işler nedeni -ile ne kadar harcamaları, giderleri olduğunu layhalarında ileri sürmediler. Davalılar sadece sözleşme altında yüklendikleri işe karşılık kendilerine £34.000.-sterlin ödenmesinin öngörüldüğünü, kendilerine toplam £12.000.-sterlin ödendiğini, Davacı Bankanın- kusuru nedeni ile sözleşmede belirlenen işleri tamamlayamadıklarını iddia edip £34.000.-sterlin ile £12.000.-sterlin arasındaki fark olan £22.000.-sterlini, uğradıkları zarar ziyan olarak, talep ettiler. Bu, yukarıda ifade etmeğe çalıştığımız gibi yetersi-zdir. Sözleşmede yapılacak olan işlere karşılık müteahhide ödenmesi öngörülen £34.000.-sterlin, müteahhidin bu sözleşmeden sağlayacağı kâr değildir;
ayni şekilde £22.000.-sterlin de müteahhidin sağlayacağı kâr değildir, herhalûkârda £22.000.-sterlinin müte-ahhidin kârı olduğu iddiası yoktur.
Kaza Mahkemesi, Mimarlar Odası ve İnşaat Mühendisleri Odası tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda Davalılar tarafından yapılan işlerin fiyatının 201,522.000.TL olarak belirlendiğini, Davacı Banka tarafından Davalı-lara £12.000.-sterlin ödeme yapıldığını, 201,522.000.TL'nin ilgili tarihlerde £12.000.-sterlinin çok altında bir meblağ olduğunu belirttikten sonra Davalıların zarara uğradıkları iddiasının doğru olmadığı kanaatine vardı. 201,522.000.TL'nin efektif satış k-uru üzerinden yaklaşık karşılığının 22.4.1994 tarihi itibarı ile £4.522.-sterlin, 1.8.1994 tarihi itibarı ile £4.230.-sterlin olduğunu Resmi Gazetelerden saptayıp belirtmekte yarar görürüz. Kaza Mahkemesi Davalıların herhangi bir zarar ziyanlarını kanıtlay-amadıkları bulgusuna vardı. Kaza Mahkemesinin kararında Davalıların zarar ziyanları hakkında teyit edici şahadet arandığı anlamı çıkarılabilecek bir kısım vardır. Davalılar avukatı da Davalıların zarar ziyanlarının kanıtlanabilmesi için teyit edici şahadet- istenmesinden yakınmaktadır. Kural olarak Davalılar avukatı bu yakınmasında haklıdır. Zarar ziyana uğradıklarını iddia eden Davalılar bu zarar ziyanlarını Mahkemede kanıtlamakla yükümlüdürler, ancak bunun için mutlaka teyit edici şahadet sağlamakla yüküml-ü değillerdir; zarar ziyanlarının kanıtlanabilmesi için mutlaka teyit edici şahadet sunulması koşulu yoktur. Karara bir bütün olarak bakıldığında Kaza Mahkemesinin düşüncesini iyi ifade edemediği kanısındayız. Kişinin "ben şu miktarda zarar ziyana uğradım,- zarar ziyanımı talep ederim" demesi yeterli değildir. Kişi özel zarar ziyanını makul ayrıntısı ile layhada ileri sürmeli ve Mahkemede şahadetle ortaya koymalı, kanıtlamalıdır. Zarar ziyan iddiası kuru bir iddia olarak kalmamalı, sunulacak şahadetle kuru b-ir iddiadan öteye taşınmalıdır. Aslında, Kaza Mahkemesinin ifade etmeğe çalıştığı fakat iyi ifade edemediği, yukarıda verdiğimiz ispatla ilgili kuraldır.
Yukarıda belirttiğimiz Davalıların zarar ziyan iddiaları ile ilgili layhadaki eksiklikler ve Ka-za Mahkemesinin Davalılar tarafından sunulan şahadete itibar etmediği olgusu ışığında Kaza Mahkemesinin Davalıların mukabil davasını reddetmekle hata etmediği görüşündeyiz.
Davalı No.2 ile Davacı Bankanın Genel Müdürü A.Cenap Duran tarafından imzalanan -15.4.1994 tarihli sözleşmenin Davacı Bankayı bağlayıp bağlamadığı hususuna, ana sözleşmenin ve tüzüğün Mahkemeye dahi ibraz edilmedikleri, Royal British Bank v. Turquand davasında ifade edilen kural, "actual authority, apparent authority" üzerinde taraflar-ca yeterli düzeyde çalışılmadığı ve istinafın karara bağlanmasında gereği kalmadığı cihetle girmemeyi uygun görürüz.
Son olarak bir konuya daha temas etmek isteriz. Müdafaa ve Mukabil Talep Takririnde Davalıların mukabil taleplerinin kaynaklandığı yazılı- sözleşmeyi tarafların 15.4.1994 tarihinde Lefkoşa'da akdeyledikleri ileri sürülmektedir. Mahkemeye de 15.4.1994 tarihini taşıyan bir sözleşme emare 3 olarak ibraz edilmiştir; ancak gerek Davalı No.2 gerekse emare 3'ü tanık olarak imzalayanlar Kaza Mahkeme-sindeki şahadetlerinde çok açık bir şekilde emare 3 sözleşmeyi Girne'de imzaladıklarını ifade ettiler. Bu durumda, Müdafaa ve Mukabil Talep Takriri tadil edilmedikçe, emare 3 sözleşme layhada ileri sürülen sözleşme değildir, layhada ileri sürülen, taraflar- arasındaki sözleşme, Mahkeme huzurunda yoktur.
Netice itibarı ile istinaf reddedilir. İstinaf masrafları ile ilgili emir verilmez.
Taner Erginel Metin A. Hakkı Nevvar Nolan
Yargıç Yargıç Yargıç
3 Nisan 1998
-
4
Full & Egal Universal Law Academy