-D.31/90 Yargıtay/Hukuk 85/89
Deniz Hukuku Dava No. 19/84; Mağusa
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, Niyazi F. Korkut, Celâl Karabacak.
İstinaf eden: KKT-C Başsavcılığı
İle
Aleyhine istinaf edilen: Hassan Rustom Shabakoı Rue Mukhtar Busseitabe,
Beirty (Lenabon)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: İsmet Dağlar.
Aleyhine istinaf edile-n namına: Ahmet M. Berberoğlu.
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: İşbu istinaf tam kadrolu Gazi Mağusa Kaza Mahkemesinin vermiş olduğu hükümden yapılmış bulunmaktadır. İstinafı ilgilendirdiği oranda olgular aşağıda özetlendiği gibidir:
Bütün ilgili zamanla-rda davacı (aleyhine istinaf edilen) Mabrook isimli bir balıkçı gemisinin mal sahibi idi. Gerekli bakım ve onarımın yapılması için davacı 1974 Barış Harekâtından önce sözü edilen gemisini Gazi Mağusa Limanına getirmişti. Gerekli bakım ve onarım sırası ona -gelmeden 1974 Barış Harekâtı gereçekleşmiş ve Gazi Mağusa Limanının tersane kısmı harekât neticesi zarar görmüştü. Harekât sırasında zarar görmeyen bahse konu gemi, uzun bir süre limanda kalmış ve bunun neticesi altı çürümeğe ve su almağa başlamıştı.
Dav-acı, gemisini ilkin 1974 Barış Harekâtı sonrası ziyaret etti ve Gazi Mağusa Limanı yetkililerinden gemisinin tamiratının yapılamayacağını öğrenmesi üzerine gemisini Hayrut'a götürmek üzere gerekli girişimlerde bulundu. Bu girişimlerin birinde davacı, Nisan- 1975 tarihinde Beyruttan iki tekne ile limana geldi. Ancak getirdiği iki teknenin küçük ve ayrıca Mabrook'a olan zararın büyük olması dolayısıyle Mabrook'u götürme imkânı bulamadı. Davacı Kıbrıs'tan ayrılmazdan önce gemisinin liman trafiğine engel teşkil -etmemesi için olduğu yerden çekilmesi ve gerekli bakımın yapılması gayesiyle yetkillere 100 Kıbrıs Lirası yatırdı. Davacının Gazi Mağusa'da halen faaliyette bulunan bir acentesi vardır.
Davacı 1975 yılından sonra 1984 tarihine kadar Kıbırs'a gelmedi. Bun-un da nedeni Lübnanda hüküm sürmekte olan iç savaştı. 1979 yılında gemi enkaz ilân edildi ve açık artırma ile 20,000TL'ne satıldı.
1984 yılında Kıbrıs'a gelen davacı gemisinin satıldığını öğrendi. Bunun üzerine dava açan davacı davalıdan 435,000 Amerikan- doları talep etti. Gemi 1957'de inşa edilmiş olup uzunluğu 24.4m. eni 6.5m, motoru 350 beygir gücünde olup sürati saatte 9 deniz mili idi.
Davayı dinleyen İlk Mahkeme, davalı tarafından istihdam edilen Deniz Enkaz Mukayyidinin davacının gemisini habersi-z ve kanunsuz olarak enkaz ilan ettiği, Yasanın 21. maddesinin öngördüğü 1 yıllık bekleme süresini uygulamadığı ve bu nedenle habersiz ve kanunsuz olarak onu aleni satışla elden çıkardığı kanaatına vardı ve geminin bedelinin satış zamanında 20,000 Amerikan- Doları olduğu bulgusuna vararak bu miktar için veya hüküm tarihindeki Türk Lirası karşılığı için hüküm verdi.
Davalı sözü edilen hükümden istinaf etmiş bulunmaktadır. Dosyalanan istinaf ihbarnamesi beş sebep içermekle birlikte savcı bunların bazıları üz-erinde durmadığı gibi bazılarından da sarf-ı nazar etti. Kısaca istinaf sebeplerini iki ana başlık altında özetlemek mümkündür. Şöyle ki:
1. Deniz Enkaz Mukayyidinin, davacıyı ait gemiyi enkaz ilân edip onu aleni satışa arzetmesini kanuna aykırı bulmakla -İlk Mahkeme hata etmiştir.
2. Davacıya ait geminin satış günündeki bedelinin 20,000 Amerikan Doları olduğu hususunda İlk Mahkemenin bulgusu hatalıdır.
Öte yandan davacı da E.35 n.10 tahtında bir ihbarda bulundu ve hükmolunan miktarın Türk Lirası olarak -ödenmek istenmesi halinde bunun hüküm tarihinde değil de ödeme tarihindeki karşılığı Türk Lirası olarak ödenmesi şeklinde değiştirilmesini talep etti.
İlkin özeti verilen 1. istinaf sebebini ele alalım. Enkaz ile ilgili yasal düzenleme Fasıl 298 Enkaz Ya-sasıdır. Bu yasanın 2. maddesi "nkazı" şöyle tarif etmeketdir:
" 'Wrack' includes the following, when faund in the sea or any tidal water or the shares thereof; that is to say -
goods which have been cast into the sea and sink and remain under water;
goo-ds which have been cast or fall into the sea end remain floating on the surface;
goods which are sunk in the sea, but are attached to a floating object in order that they may be found again;
goods which are thrown away or abandoned, amd any ship abandoned -without hope or intention of recovery."
Davalıyı temsilen savcı, davacının gemisinin yukarıda yapılan alıntının (d) fıkrası muc-ibince terk edildiğini ve geminin çürümüş durumu dikkate alındığında Yasanın 21. maddesi uyarınca Yasanın öngördüğü zorunlu bekleme süresi olan bir yılı beklemeden satıldığını ve dolayısıyle Yasaya ters bir işlem yapılmadığını iddia etti.
Önümüzdeki mese-lede ilgileneceğimiz madde Fasıl 298 Enkaz Yasasının 2(1) maddesidir. İlk mahkeme huzurunda da taraflar arasındaki ihtilâf davacının konu gemiyi terk edip etmediği idi.
Terk fiili bir olgu meselesidir ve olaydan olaya olgularla birlikte değişiklik arzede-n bir husustur. Bu meseleye ilişkin olgular daha önce özetlenmişti. Davacının 1974 ve 1975'te Kıbrıs'a gelişleri, gemiyi götürmek için ellerinden geleni yaptıkları, bunda başarılı olamadıklarından yetkililere 100 Kıbrıs Lirası ödedikleri, gemi üzerinde yet-kililerin zaman be zaman su boşaltma işlemleri yaptıkları v.s. husuları dikkate alan İlk Mahkeme davacının gemisini terketmediği kanaatına vardı. İlk Mahkemenin böyle bir bulguya varabilmesi için huzurunda yeterli materyalın varolmadığı söylenemez. Bu ne-denle birinci istinaf sebebinin reddolunması gerekir.
İkinci istinaf sebebine gelince; Davacının zararı ile ilgili taraflar arasındaki uyuşmazlık gemi ve içindekilerle sınırlı tutulmuştur. Davacı İlk Mahkemenin de haklı olarak değindiği gibi zararı konus-unda elle tutulur şahadet ibraz edememiştir. O kadar ki esas sorgulamasında davacı zararı hususunda avukatının "ve davanızda olduğu gibi talep edersiniz?" sorusuna sadece "evet" demekle yetindi. İstintakında ise -tutanakların 21 ve 22. sayfasında - şunlar -zapta geçti:
" S. Peki, bu tekne için bir talepde bulunuyorsunuz davanızda.
C. Evet.
S. Peki nedir istediğiniz devletten ne talep edersiniz?
C. Vicdanınıza bırakırım.
S. Davanızda toplam 435,000 U.S. dolar zarar talep ediyorsunuz?
C. Avukat-ım öyle münasip gördü.
S. Bu 435,000 U.S. doalrı avutanızı biçti dediniz. Geminin kıymeti hususunda bir bilginiz var mı?
C. Biz 250,000 U.S. dolara almıştık.
Mahkeme:
S. Yeni mi aldınız?
C. 64 senesinde almıştık.
S.Aldığınızda bu tekne ye-ni miydi 1964'de?
C. 7-8 yaşlarında aldık o zaman."
Dava tutanakları incelendiğinde geminin aleni satışa arzedildiği tarihteki bedelinin tazminat olarak talep edildiği anlaşılmaktadır. Özel zarar ziyan talep edilmemiştir. İlk Mahkeme tazminatla ilgili- olarak hükmünde şöyle dedi:
"Ödenecek olan tazminatın miktarı ne olacaktır? Davacı davasında 435,000-. U.S. Doları talep etmektedir. Davacı Talep Takririnde de zarar ziyan ile ilgili bir takım tafsilâtlar vermiştir. Fakat gemide olan araç gereçler ve kaz-anç kaybı ile ilgili olarak Davacı talep ettiği miktarlar konusunda yeterli şahadeti Mahkemeye sunamamıştır. Daha açık bir deyişle, bu konuda bulgu yapmamızı sağlayacak yeterli şahadeti davacı Mahkemeye sunmuş değildir. Davalı tanığı Necati S. Kadir şahade-tinde, dava konusu geminin satış zamanındaki değerinin 20-25,000.- U.S. doları civarında olabileceğini söylemiştir. Ancak bu fiyatı edebilmesi için o zamanki haliyle 1000-1500 dolar civarında tamir masrafı gerekmekteydi. Necati S. Kadir'in bu konuda güveni-lir ve yeterli bulduğumuz şahadetine göre, Mahkemeye tahmini olarak geminin değeri ile ilgili sunmuş olduğu rakamlar gemideki araç ve gereçleri nazarı itibara almadan sunduğu rakamlardır. Çünkü bu tanık şahadetinde, gemideki araç ve gereçleri görmediğini, -bilmediğini söylemiştir. Bunun bir sonucu olarak geminin satış zamanındaki değerinin 20,000.- U.S. Doları olduğunu saptarız. Dolayısıyle, Davacının talep etmeye hakkı olduğu tazminat miktarının 20,000.- U.S Doları olduğu kanaatindeyiz."
Davalıyı temsilen- Savcı bu bulgunun şahadetle bağdaşmadığını ileri sürdü. Kanımızca Savcı görüşlerinde haklıdır. Necati Kadir'in bu konudaki şahadeti şöyledir:
"S. Bir de Davacı 435,000 U.S. Doları talep etmektedir. Ne diyorsunuz bu talebe? Bütün zarar ziyanının, geminin b-edeli dahil bu olduğunu iddia ediyor ve atlep ediyor. Geminin ederi 200,000.- Dolardır?
C. 200,000.- de etmez, ayrısı bile etmez. 50,000.- bile etmez. O zaman eski birşeydi.
S. Geminin kıymeti üzernde ne diyebilirsiniz?
C. 20-25,000.- dolar o zaman -ederdi tamir edilmiş olsaydı. Bize geldiğinde tamir için gelmişti. 1000-1500.- dolarlık bir masraf olacaktı o zaman. 200-400,000.- dolara bugün yeni bir gemi alırsın o tonaj, o classta bir gemi."
Yukarıdaki alıntıdan açıklıkla görülüyor ki konu geminin 1-974'deki bedeli gerekli tamiratın yapılması halinde 20,000.- Amerikan Doları civarında idi. Hiç şüphe yoktur ki İlk Mahkeme geminin bu durumunu satış zamanındaki durumu ile karıştırmıştır. Çünkü şahadetinde inandığı Necati Kadir istintakında geminin durumu- ile ilgili olarak şunları söyledi:
" S. Neticede karar verdiğiniz enkaz tefsirine girdiğini kabul ederek enkaz ilân ettiniz?
C. Evet.
S. Su alması mıydı ölçü?
C. Hayır, battı ve total lost olduğu için. Çürüdü altı. Su yüzünde güverte ve direği görün-ürdü, hepsi battı. Bu aylarca kaldı, haber verdik kimse ilgilenmedi."
Necati Kadir'in bu görüşü aleni satıştan elde edilen hasılatla teyit edilmektedir. Aleni satıştan elde edilen 20,100.-TL idi. Bu miktarın daha ziyade motoru için ödendiği, ancak motor-un da daha sonra tamir edilemediği için hurda olarak elden çıkarıldığı zabıtlarda yer almaktadır. Satış gününden evvel deniz kurtları geminin su içindeki ahşap yerlerini kemirdiği de dikkate alındığında, aleni satışta elde edilen hasılatın geminin o zamank-i kıymetini temsil etiği sonucunu doğurur. Bunun aksini savunmak davacıya racidir. Oysa ki, daha evvel de değinildiği gibi davacının bu konudaki şahadeti hemen hemen yok gibidir. Kanaatımızca İlk Mahkeme geminin satış zamanındaki bedelini 20,000 Amerikan D-oları olarak saptamakla hata etmiştir. Mevcut şahadet ışığında bu rakam açık artırmanın yapıldığı ve satışın gerçekleştirildiği gündeki satış bedeli olan 20,100TL'nın o zamanki karşılığı yaklaşık 500 Amerikan Doları olması gerekirdi.
E.35 n.10 altında ya-pılan ihbarda davacının haklı oldfuğuna kuşku yoktur. Yabancı para ile verilen hüküm ancak tediye tarihindeki kur esas alınarak Türk Lirası olarak ödenebilir. Tediye tarihine kadar ise bu şekilde verilen hüküm dolar için uygulanan yasal faiz taşıyacaktır.
-
Sonuç olarak istinaf kısmen kabul edilir ve yukarıda söylenenlere uygun olarak İlk Mahkemenin hükmü 500 Amerikan Doları olarak değiştirilir. İlk Mahkeme masrafları bu esas üzerinden davalı tarafından ödenecektir. Davalının ayrıca istinaf masraflarının ya-rısını ödemesi emrolunur.
(Salih S. Dayıoğlu) (Niyazi F. Korkut) (Celâl Karabacak)
Yargıç Yargıç Yargıç
29 Kasım 1990
-
Full & Egal Universal Law Academy