-D.13/98 Yargıtay/Hukuk 86/97
(Dava No: 1010/93; Girne)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Metin A. Hakkı, Nevvar Nolan, Gönül Erönen.
İstinaf eden: Tacan Hasan Mesutoğlu, Çatalköy
- (Davalı)
ile -
Aleyhine istinaf edilen: Akyap İnşaat Taahhüt ve Ticaret
Anonim Şti., Lefkoşa
(Davacı)
A r a s ı n d a .
Girne Kaza Mahkemesinin 1010/-93 sayılı davada 28.10.1997 tarihinde verdiği ara karara (Talât Derviş Refiker Kaza Mahkemesi Başkanı, Gülen Özkâmil Kaza Mahkemesi Yargıcı) karşı Davalı tarafından yapılan istinaftır.
İstinaf eden namına: Avukat Kıvanç M. Riza
Aleyhine istinaf edilen nam-ına: Avukat Serhan Çınar.
---------------
A R A K A R A R
Metin A. Hakkı: Aleyhine İstinaf Edilen Davacı, 17.12.1993 tarihinde, Usulü Mahkeme Nizamları Emir 2 Nizam 1'e istinaden, İstinaf Eden Davalı aleyhine Girne Kaza Mahkemesinde bir dava açarak-, Davalı İstinaf Edenin (bundan sonra Davalı diye anılacaktır), taraflar arasındaki protokol ve/veya sözleşme gereğince Davacı Aleyhine İstinaf Edilene (bundan sonra Davacı diye anılacaktır) devretmesi gereken, Beylerbeyi toprağında bulunan XII.39.W.1, Paf-ta/Harita ve 25, 27/1, 26/1, 27/2 parsel numaralı taşınmaz malların %75 hissesini Davacı şirkete Davalının devretmesi ve/veya söz konusu %75 hissenin Tapu Dairesince Davacı adına kaydedilmesini emreden bir Mahkeme emri talep etmiştir. Davacı ilâveten Dava-lının taraflar arasındaki bu anlaşmayı ihlâl etmiş olması nedeni ile Davacının uğradığı zarar ziyanın tazmini ve masraflar için hüküm talep etmiştir.
Davalı bu davaya isbat-ı vücut varakası dosyalamış, akabinde Davacı 22.10.1996 tarihinde Talep Takri-rini dosyalamış ve Davalı aleyhine olan taleplerini açmıştır. Bu istinafı ilgilendirdiği oranda Davacıların sunduğu Talep Takririnden alıntı yapmak uygun olacaktır. Talep Takririnin 8. paragrafı aynen şöyledir:
"8. Sözleşmenin Davalı tarafından ihl-âl
edildiği tarihte Davacının söz konusu
parsellere yaptığı işlerin ayrıntıları"
başlığı altında bir takım iddialar yer almaktadır. Bunlardan sadece bir örnek vermek bu istinaf maksatları bakımından
yeterlidir.
"Parsel 25'de-ki 2 no'lu arsa üzerine
yapılmış olan yatırımın toplamı ......
Sterlin 56.629.46."
Talep Takririnin 9 (a) paragrafı ise aynen şöyledir:
"9. Davalının, taraflar arasındaki anlaş-
mayı ve/veya protokolü ve/veya sözleş-
- meyi ihlâl etmiş olması dolayısıyle
Davacının uğradığı zararın ayrıntıları:
Paragraf 8'de belirtilen şekilde
harcanmış olan sterlin 603.751.33."
- Burda belirtilmesi yerinde olur ki Talep Takririnin 8. paragrafının tümünde 603.751.33 Sterlin iddia edilirken, Talep Takririnin 8. paragrafında ilk kalem 56.629.46 Sterlin olarak görülmektedir.
Davalının 20.12.1996 tarihinde Davacı avukat-ına bu hususla ilgili yazılı mektupla müracaatta bulunup munzam tafsilât istemesini ve Davalının bunu vermeyi reddetmesini müteakip, Davalı Mahkemeye dosyaladığı 20.12.1996 tarihli istidası ile diğer şeyler meyanında ve istidasının (c) paragrafı mucibince;-
"Talep Takririnin 8. paragrafına atfen,
harcandığı iddia edilen 603.751.33
Sterlinin kimlere, ne için ne zaman ve
ne miktarda ödendiği,"
hususunda Davacıların Davalıya munzam tafsilât vermesi için Girne Kaza Mahkemesinden emir ta-lep etmiş Davacı avukatı bu istidaya itiraz dosyalamış, istidanın duruşmasını müteakip Girne Kaza Mahkemesi 12.4.1997 tarihinde verdiği kararla, Davalının bazı taleplerini olumlu karşılayarak istenilen ek tafsilâtın verilmesini emrederken, bu istinafı ilgi-lendirdiği oranda Talep Takririnin 8. paragrafı ile ilgili olarak, ve bu istinaf konusu ile ilgili aynen şöyle bir karar vermiştir:-
"Davalı Davacının harcadığını iddia ettiği
603.751.33 Sterlini nasıl harcadığı,
hangi malzemenin kimden n-e zaman alındığı
ve yapılan yatırımlar için hizmetlerine
karşılık kime ne ödeme yapıldığı hakkında
tafsilât istemektedir. Kanaatimce bu
hususlar şahadete girmektedir ve bu husus-
larda tafsilât istenmesi gerekli değildir.
- Herhalükârda Davacı bu konularda Davalıya
sayfalarca evrak da sunmuş bulunmaktadır.
Bu talepler doğrultusunda Davalıya daha
fazla tafsilât verilmesine gerek yoktur,"
denmiş ve Davalının bu talebini reddetmiştir.
Davalı bilâhar-e 9.5.1997 tarihinde Müdafaa Takririni dosyalamıştır. Davalı Müdafaa Takririnin 8. paragrafında aynen şöyle demiştir:
"Davalı, Talep Takririnin 8. paragrafında
ileri sürülen iddiaları ve, bilhassa,
Davacının Sterlin olarak herhangi bi-r
harcama yaptığını kabul etmez ve Davacının
dava konusu taşınmaz mallar için yaptığı
harcamaların 2 veya 3 Milyar Türk Lirasını
geçmediğini iddia eder."
Davanın duruşmasına, Alt Mahkemece 14.10.1997 tarihinde yukar-ıdaki çerçevede ele alınıp başlanmıştır. Mahkemede ilk şahadet veren Davacı tanığı Altan Yavuz olmuştur. Bu şahit, şahadeti esnasında Talep Takririnden yukarıda alıntısı yapılan kısımlar ile ilgili şahadet verirken; harcamaların Türk Lirası olarak yapıld-ığını ve bu Türk Lirasının o zamanki kurdan muadilini Sterlin olarak söyleme yoluna gitmiştir. Davalı avukatı buna itiraz etmiş, Talep Takririnde yapılan harcamaların Sterlin olduğunu, halbuki verilen şahadette harcamaların Türk Lirası olarak yapıldığını, -bu 2 hususun bağdaşmadığını, Davacıların Talep Takrirlerine sadık kalmaları gerektiğini, onun haricinde veya ona ters düşecek şahadet verilemeyeceğini söylemesi üzerine Alt Mahkeme istinafa konu ara kararı vermiştir. İstinaf konusu ara karar aynen şöyledi-r:
"Mahkeme: Davalı avukatının yaptığı itiraz
tarafımızdan tezekkür edilmiştir. Davacı
tanığı 1 şahadeti sırasında Talep Takririnin
8. paragrafına atıfla parsel 25'deki 2 nolu
arsada yapılmış olan yatırımın toplam miktarı-
- nın 56,629.46 Stg. olduğunu belirttikten sonra
bu meblağın toplamının veya bir kısmının yurt
dışından getirildiği Stg.'leri Türk Parasına
çevirmek suretiyle ödediğini belirtmiş olması
karşısında davalı avukatı itirazda bulunarak
- davacının talep takririnde yaptığı iddia
ettiği ödemeleri Stg. olarak yaptığını belirt-
mesi nedeni ile Stg. bozdurmak suretiyle harca-
maları TL olarak yaptığı şeklinde şahadet
vermeyeceğini belirtmiştir.
Kanımızc-a itiraz konusu olan 56,629.46
Stg.'nin ne şekilde meydana geldiği, o parsel
için 56,629.46 Stg. bozdurup harcamaların TL.
olarak yapılmış olmasının iddia edilmesi söz
konusu meblağın ne meydana geldiğine dair bir
açılım veya -diğer bir ifade ile tafsilâttır.
Hukuk İstinaf 3/75'de belirtildiği üzere
layihalarda eksik olan tafsilât dava sebebinin
veya müdafaanın esasına ilişkin olgular değil
de bulguların teferruatı ile ilgili ise o zaman
karşı- taraf E 19, N 6 altında tafsilat isteye-
bilir eğer bu şekilde tafsilât istenmezse ki
huzurumuzdaki meselede davalı taraf böyle bir
tafsilât istememiştir. Dolayısı ile davacı
layihalardaki iddiaları destekleyen olgular
h-ususunda şahadet verebilir bu bakımdan
itiraz reddolunur ve tanığın şahadetine
kalındığı yerden devam etmesine izin verilir."
Kendini bu karardan mağdur hisseden Davalı, bu ara karar aleyhine Yüksek Mahkemeye önümüzdeki istinafı dosyalam-ış bulunmaktadır. İstinaf ihbarnamesi incelendiğinde bunun birden fazla yakınma içerdiği görülmekle beraber Davalının yakınmalarını tek başlık altında aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür: Alt Mahkeme, Davacı şahidi Altan Yavuz'un, dava konusu parsel 25-'deki 2 numaralı arsada yapılmış olan yatırımın toplam miktarının, dava lâyihalarında söz konusu miktarla ilgili taraflar arasında ciddi ihtilâf olmasına rağmen ve Davacının Talep Takririnde harcanan meblağın Sterlin olarak gösterilmesi hilâfına, bu şahidi-n ilgili meblağları Sterlin bozdurarak Türk Lirası olarak ödediği hususunda şahadet vermesini, Davalının yaptığı itirazı reddedip, bu doğrultuda şahadet vermesine Alt Mahkeme müsaade etmekle hata etmiştir.
Görülebileceği gibi istinafın kökeninde yata-n ve karar verilmesi gereken husus yasal ve teknik noktadır. Yargıtay olarak karar verirken, istinaf konusu Alt Mahkeme kararı incelendiğinde Alt Mahkeme, yukarıda alıntısı yapılan kararından görüldüğü gibi, konunun esasa müteallik bir olgu olmayıp teferr-uat olduğunu, dolayısıyle bu doğrultuda mevcut lâyihalar çerçevesinde şahadet verilebileceğini kabul etmiş ve bu doğrultuda karar vermiş bulunmaktadır. Buna ilâveten Alt Mahkeme bu teferruatın, Davalı tarafı uygun görmesi halinde duruşmadan önce munzam ta-fsilât talep edilerek giderilebileceğini de kararına eklemiştir. Davacı tarafı verilen karardan memnundur ve onun doğruluğunu müdafaa etmektedir.
Taraflar arasındaki bu ihtilâf esasa müteallik bir olgu (material fact) mudur? Yoksa bunun dışında tefe-rruat mıdır? İstinafın kökeninde yatan ve karar verilmesi gereken husus budur. Bu husus 1963 olaylarını müteakip Kıbrıs'ta kurulan Türk Mahkemelerinin istinaflarında birkaç kez tartışılmış ve karara bağlanmıştır. Buna örnek olarak Kira İstinaf 34/67 ve -Hukuk İstinaf 3/75 verilebilir ki bu kararlar başka yerli ve İngiltere'deki içtihatlara da atıfta bulunmaktadır. Sözü edilen kararlar incelendiğinde, dava ile ilgili esasa müteallik olguların takrirlerde yer almasının zaruriyeti vurgulanır. Takrirler han-gi tarafca verilmişse o tarafı bağlar ve onun aksine veya onu tekzip edici şahadet duruşma esnasında o tarafca verilemez. Eksikliğin (3/75 sayılı istinafta kullanılan aynı kelimelerle) 'tafsilât' olması halinde durum farklıdır ve o zaman şahadet verilebil-ir. Yüksek Mahkeme yukarıda iktibas edilen kararları verirken Usulü Mahkeme Nizamlarının E. 19 N.4 ve 6'yı tefsir ederek ve konuya şamil yerli ve İngiltere'deki içtihatları inceleyerek bu kararları vermiştir. Usulü Mahkeme Nizamlarımız E. 19 Nizam 4 ve 6- aynen şöyledir:
"4. Every pleading shall contain, and
contain only, a statement in a summary
form of the material facts on which the
party pleading relies for his claim or
defence, as the case may be, but not the
evidence- by which they are to be proved,
and shall, when necessary, be divided into
paragraphs, numbered consecutively......"
"6. A further and better statement of
the nature of the claim or defence, or
further and better -particulars of any
matter stated in any pleading, notice, or
written proceeding requiring particulars,
may in al-l cases be ordered, upon such
terms, as to costs and otherwise, as may
be just."
Önümüzdeki istinafta Davacı ile Davalının takrirlerindeki bu ihtilâf, taraflar arasında esasa müteallik bir olgudan mı kaynaklanır, yoksa teferruat mı? Eğer e-sasa müteallik olgu ise Talep Takririnde yer almalı idi ve Talep Takriri tadil edilmeden, Alt Mahkeme Talep Takririnde Sterlin iddiasına rağmen ödemelerin Sterlin bozdurulup Türk Lirası olarak yapılmasına müsaade etmekle hata etmiş olacak ve o zaman ilgili- ara kararın Yargıtayca bozulması gerekecektir.
Dosya incelendiğinde Davacı Talep Takririni dosyaladıktan sonra, Davalının önce Davacı avukatından mektup ile inter alia, istinaf konusu ile ilgili munzam tafsilât istediği, bunu Davacı tarafının redd-ettiği, Davalının da munzam tafsilât verilmesi için Mahkemeye müracaat ettiği, ancak Alt Mahkemenin istinaf konusu ara karardan önce başka tek Yargıçtan oluşan Mahkemece 12.4.1997 tarihinde verilen kararla, Davacının bu munzam tafsilâtı vermesine gerek olm-adığı kararını verip Davalının bu talebini reddettiği görülmektedir. Bu gerçek karşısında ve bu noktadan hareketle, Alt Mahkemenin istinaf konusu kararı verirken bu hususu gözden kaçırdığı görülmektedir. İlâveten dosya bir bütün olarak incelendiğinde ve -taraflar arasında şimdiye kadar teati edilen evraklara göz atıldığında, Davacının ilgili arsalar üzerine yapılan masrafların, kazı işleri dahil, hep Sterlin olarak yapıldığının iddia edildiği görülmektedir.
Bir davayı müdafaa eden Davalının, Davacın-ın düçar olduğunu iddia ettiği zarar ziyanın ve yaptığı ödemelerin hangi para birimi ile yapıldığını, Davacının Talep Takririne bakarak, duruşmadan önce bilmesi en doğal hakkıdır. Bugün, bilhassa tedavüldeki Türk parasının süratle değer kaybetmesi netices-i hüküm tarihinde Davacının davasında muvaffak olması halinde ortaya çıkması muhtemel rakamın bilâhare bu hüküm tatmin edilirken hükmün Türk parası olması halinde hüküm tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süre ile sınırlı kalsa dahi neticede çok büyük fark -yaratır. Oysa hükmün daha stabil bir para birimi ile verilmesi durumunda bu anomali doğmaz. Kaldı ki, ihtilâf konusu ile dava tarihi ve dava tarihi ile hüküm tarihi arasında geçen süre buna eklenecek olursa hükmün Türk Lirası olması halinde bu fark kendi-liğinden çok daha fazla artar. Olaya bu açıdan baktığımızda Davacının Talep Takririni hep Sterlin bazında vermesi olayını sempati ile karşılamakla beraber Davalı tarafını yanıltmamak için Talep Takririnde bu hususu gizlemeyip verilen şahadete uygun olarak- ödemelerin Türk parası yapıldığını, ancak muadilinin Sterlin bazında hesaplanmasının Talep Takririnde belirtilmesinin uygun olacağı bir yana, kanımızca bu husus geçmiş içtihatlar ile de daha iyi bağdaşmaktadır. İçinde bulunduğumuz durumda bu husus Usulü -Mahkeme Nizamlarımızda kullanılan aynı kelime ile çok "material" dır. Dolayısıyle Talep Takririnde bu hususun sarahaten belirtilmesi kanımızca daha uygun olacaktı.
Yukarıdakiler muvacehesinde istinafın kabul edilmesi ve tam kadrolu Girne Kaza Mahkem-esinin verdiği 28.10.1997 tarihli ara kararın iptal edilmesi gerekmektedir. Kararımıza Kira İstinaf 34/67'nin son sayfasında mutadis mutandis bir alıntı yaparak son vermeyi uygun bulduk:
"Davacı Talep Takririnde mevcut olmayan
vakıalara istina-d etmek istiyorsa Talep
Takririnin tadili için Mahkemeye .....
...... müracaat edebilir."
Netice olarak istinafın kabul edilip 28.10.1997 tarihli Alt Mahkeme kararının iptal edilmesi emredilir. İstinaf masrafları ile ilgili herhangi bir -emir vermemeyi uygun gördük.
Metin A. Hakkı Nevvar Nolan Gönül Erönen
Yargıç Yargıç Yargıç
27 Mart 1998
7
Full & Egal Universal Law Academy