-D.3/88 Birleştirilmiş
Yargıtay/Hukuk 87/87 ve 99/87
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Hamdi Atalay, Taner Erginel.
Yargıtay/Hukuk 87/87
(Dava No: 1934/85, -Lefkoşa)
İstinaf eden: Haldun Targan.
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Müdüroğlu Ltd.
(Davalı)
A r a s ı- n d a.
İstinaf eden namına: Ergin Ulunay
Aleyhine istinaf edilen namına: Serhan Çınar
Yargıtay/Hukuk 99/87
(Dava No: 1277/84, Lefkoşa)
İstinaf eden: Cemal Varol.
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Müdüroğlu Ltd-.
(Davalı)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Ergin Ulunay
Aleyhine istinaf edilen namına: Serhan Çınar
H Ü K Ü M
N. Ergin Salâhi: Bu mese-lede olgular özetle şöyledir:
Davacı Lefkoşa Kaza Mahkemesinde açtığı ve 99/87 sayılı istinafın konusunu teşkil eden 1277/84 sayılı davada, davalı aleyhine 4.450 Libya Dinarı ve 100.000 Türk Lirası masraf için hüküm almıştı. Başka bir davacı 87/87 sayılı- istinafın konusunu teşkil eden Lefkoşa Kaza Mahkemesinin 1934/85 sayılı davasında, aynı davalı aleyhine 2.576 Libya Dinarı ve 100.000 Türk Lirası masraf için hüküm almış ve verilen hükümlerin icrası 31.12.1986 tarihine kadar durdurulmuştu. İcranın durduru-lması süresini müteakip, hükümlü borçlarını ödenmemesi üzerine davacılar 19.1.1987 tarihinde mukayyitliğe müracaat ederek, KKTC'de kullanılan yabancı paralardan olmayan Libya Dinarları muadili taleplerininin Türk Lirası olarak tahsisli için mahkemeye mürac-aat etmişlerdir. yapılan bu müracaatlar ışığında menkul mallara haciz müzekkeresi (Writ) isdar edilmiş ve iddiaya göre mukayyitlikçe haciz müzekkersi (Writ) üzerine talep Dinar olarak yazılmış ve neticede haciz müzekkeresi (Writ) Dinar olarak isdar edilip -tahsil edilmiş ve mahkeme mukayyitliğine teslim edilmiştir. İstinaf eden müstenifler avukatı bu Dinarların Türk parasına çevrilmesinin zor olduğunu, KKTC'de tedavülde bulunan covertible yabancı paralar arasında olmadığını ve sair hususları ileri sürerek bu- Dinarları kabul etmemiş ve bunların karşılığının Türk Lirası olarak ödenmesini talep etmiştir.
Çift taraflı olarak mahkeme önüne gelen ve duruşmasına başlanması beklenen istidaların duruşma safhasında ilk mahkeme resen mahkeme mukayyidini şahit olarak ç-ağırmış, taraflara bu şahide sual sorma hakkı tanımış ancak müstedilerin müracaatına rağmen onlara herhangi bir şahit çağırma hakkı tanımadan istidaları karara bağlamak yönüne gitmiştir.
Birleştirilmiş 87/87 ve 99/87 sayılı istinaflarda istinaf sebepleri- tamamen aynıdır ve her biri de onar istinaf sebebi içermektedir. Birleştirilmiş istinafların duruşmasında müstenifler avukatı sadece 1. istinaf sebebi üzerinde durarak davacıların istidalarını dinlememek, davacıların istidalarını ispatlamak için tanık çağ-ırmasına izin vermemek, avukatlarının hitapta bulunmasına izin vermemek, söz ve savunma hakkı vermemek, çapraz yargılama usulünü takip etmemek ve doğal adalet ilkelerini ve Yargılama Usulü Tüzüğünü ihlâl etmekle ilk mahkemenin hata ettiğini iddia etmiş ve -bu nedenlere bağlı olarak istidaların tekrar dinlenmek üzere ilk mahkemeye iadesini talep etmiş, diğer istinaf sebepleri üzerinde durulmasına bu aşamada gerek olmadığını belirtmiştir. Gerek müstenifler gerekse aleyhine istinaf edilen avukatı 1. istinaf seb-ebinin diğer istinaf sebeplerinin kaderini tayin edebileceği üzerinde birleşerek diğer istinaf sebeplerine detaylı olarak girilmesine gerek kalmayacağını ileri sürmüşlerdir. Bu aşamada sadece 1. istinaf sebebi üzerinde duracaklarını bildirmişler ve mahkeme- de istinafın duruşma safhasında sadece 1. istinaf sebebi üzerinde durmayı uygun bulmuştur.
Müstenifler avukatı, lâyihalara göz atıldığında kendilerinin detaylı olarak birçok hakikati içeren yemin varakasını dosyaladıklarını, karşı tarafın buna itiraz do-syalayıp cevap verdiğini, bu gibi durumlarda ispat külfetinin kendilerine ait olduğunu ve şahit çağırarak iddialarını ispat etmeleri gerektiğini bu nedenle ilk mahkemeye şahit celp etmek için müracaatta bulunduklarını, kendilerine böyle bir fırsat tanınma-dığını, ayrıca ileri sürdükleri hususlarda da mahkemeye hitap etmek fırsatının dahi kendilerine verilmediğini ve ilk mahkemenin resen bir şahit çağırarak konuyu tarafları dinlemeden karara bağladığını, bu durumun ise doğal adalet kurallarına da aykırı oldu-ğunu iddia etmiştir.
Aleyhine istinaf edilen avukatı ise ilk mahkeme önündeki konunun basit ve açık olduğunu, ilk mahkemenin resen şahit çağırarak bunu daha da aydınlığa kavuşturduğunu ve bu şahide soru sormak için müstediler avuaktına fırsat tanındığını- ve mahkemenin kararının hatalı olmadığını iler, sürmüştür.
Mahkeme zabıtlarına göz atıldığında 15.9.1987 tarihinde ilk mahkeme önüne duruşma için gelen istidaların duruşmasında her iki tarafın da hazır bulunduğu bir sırada ilk mahkeme daha taraflara söz- hakkı tanınmadan resen Mahkeme Mukayyidi Ruhsan Borak'ı şahit olarak çağırdığı ve bunun verdiği şahadet ışığında konuyu karara bağladığını, bu arada da taraflara ne şahit çağırma ve ne de hitap etme yönünde söz hakkı tanımadığı görülmektedir. İlk Mahkemen-in istidaların duruşmasında ilkin Emir 33 kuralları ve özellikle 7. nizamı dikkate alarak iddialarını ispatlamak yükümlülüğü bulunan müstedilere yaptığı müracaatlarına uygun olarak şahit çağırmalarına izin vermesi gerekirdi. Bunun yapılmaması tümü ile duru-şmayı sakat kılmaktadır. Bu bir yana mahkemenin resen şahit çağırmaya bazı hallerde hakkı olabileceğini kabul etmekle beraber bunun tarafların dinlenmesinden sonra aydınlanamamış durumları aydınlatmak amacına yönelik hususlarda olabileceğini ve daha tarafl-ar şahit çağırmak ve dinlemek hakkını kullanmadan bu yola gitmemesi gerektiğine işaret etmek isteriz. Yine mahkeme zabıtlarına göz atıldığında müstediler avukatı tarafından şahit çağırmak için yapılan müracaatı reddeden ilk mahkeme istida ve yemin varakası-ndaki iddiaları doğrultusunda ona savlarını ileri sürmek fırsatını dahi vermiş değildir. Bu durumda 1. istinaf sebebinin kabul edilmesi gerekir.
Netice olarak 1. istinaf sebebi kabul edilir ve istidaların ilk mahkeme tarafından duruşmasının yapılması içi-n dosyaların geri ilk mahkemeye iade edilmesine emir verilir. İstinaf masrafları hususunda ise bu aşamada emir verilmez ve istidaların neticesine bırakılır.
(N. Ergin Salâhi) (Hamdi Atalay) (Taner Erginel)
-Yargıç Yargıç Yargıç
14 Ocak 1988
-
-4-
-
Full & Egal Universal Law Academy