-D.38/89 Yargıtay/Hukuk 89/87
(L/şa Konsolide No: 201/82 ve 572/80)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Hamdi Atalay, Taner Erginel.
İstinaf eden: 1. Kuzey İn-şaat Ltd., Lefkoşa.
2. Niyazi Fellahoğlu, Girne.
(Davalılar)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Güneytan Ltd., Girne.
(Davacı)
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: İlkay Hikmet.
Aleyhine istinaf edilen namına: Ali Dana.
H Ü K Ü M
N. Ergin Salâhi: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Taner Erginel verecek-tir.
Taner Erginel: İstinaf eden Davalılar, İlk Mahkemenin Talep Takrirnin tâdiline izin veren kararına karşı bu istinafı dosyalamış bulunmakta ve tâdil emrinin hatalı olduğunu iddia etmektedirler.
Önümüzdeki davanın olguları özetle şöyledir:
Davacı ş-irket, Davalı 1 şirketle 16.8.1979 tarihinde Arabahmet Mahallesinde bulunan bir arsa üzerinde inşaat yapma hususunda anlaştılar. Yapılan sözleşmede Davalı 1 sözleşmeye ek projeye uygun bir inşaatı en geç 1 Eylül, 1981'e kadar tamamlayarak davacıya teslim e-tmeyi kabul etti. Davacı da bu inşaata karşılık Davalı 1'e 22,500,000.-TL ödemeyi taahhüt etti. Davalı 2 ise sözleşmeyi Davalı 1'in kefili olarak imzaladı.
İnşaat başladıktan bir süre sonra taraflar arasında ihtilâf başgösterdi ve karşılıklı davalar açıld-ı. 23.2.1982'de dosyalanan önümüzdeki davada talep takririnin 5'inci paragrafında ihtiâfın nedeni aşağıdaki şekilde açıklanmıştır.
-"5. İnşaat devam ederken malzeme ve işçilik fiyatlarının süratle artması ve/veya yapılmakta olan işin Davalı No.1 için bir müteahhit olarak cazibesini kaybetmesi neticesinde Davalı No.1 dava konusu mukaveleden sıyrılma yollarını aramağa başladı ve bu meal-den olmak üzere takriben Mart 1980'de haksız, kanunsuz ve maksatlı olarak mukavele fiyatları yerine 'rayiç bedel' üzerinden ödeme talep etmek suretiyle ve davacının böyle bir talebi haklı olarak kabul etmediğini ve/veya kabul etmiyeceğini bilerek kasıtlı v-e/veya sun'i bir ihtilâf yarattı, rayiç bedel üzerinden hemen ödeme talebinde ısrar etti ve davacı aleyhine Lefkoşa Kaza Mahkemesinde 572/80 numaralı davayı ikame etti ve takriben Mayıs 1980'de kanuni ve/veya haklı ve/veya makul bir sebep olmaksızın dava k-onusu inşaatın 3'üncü ve/veya 4'üncü katlarına başlanmadan 1'inci katları henüz iskelet halindeyken inşaatı durduttu ve/veya terketti ve/veya yarıda bıraktı ve/veya inşaata devam etmeği reddetti ve/veya inşaata devam edemedi ve/veya devam etmekten kaçındı -ve/veya devam etmemek niyetinde olduğunu bildirdi ve/veya belli etti ve/veya davacı adına inşaatın Mimarı Abdullah Onar'ın inşaata 7 gün zarfında devam edilmesi için davalı No.1'e gönderdiği 17/6/1980 tarihli yazılı talebe verdiği 25/6/1980 tarihli yazılı -cevap ile rayiç bedel ödenmediği takdirde inşaata devam etmiyeceğini bildirdi ve/veya bahis konusu mukaveleyi ihlal etti ve/veya feshetti ve davacı şirketi çok büyük kayıp ve/veya zarara düçar bıraktı."
Talep Takririnin 6'ncı paragrafında ise Davacının t-alebi şöyle açıklanmaktadır:
"6. Davalı No.1'in yukarıdaki paragrafta mezkur tutumu neticesinde davacı şirket inşaatı başka imkânlarla devam ettirmek ve/veya tamamlattırmak mecburiyetinde bırakıldı ve gün geçtikçe gerek malzeme gerekse işçilik fiyatların-ın süratle artması dolayısıyle ve henüz tamamlanamayan inşaatı tamamlatabilmek için dava konusu mukavelede uyuşulmuş olan ihale bedeline ilâveten TL.28,000,000 (Türk Lirası yirimisekiz milyon)'un fevkiinde ek bir harcama yapmak ve/veya mali külfet altına g-irmek zorunluluğu kaldı. Halen devam etmekte olan inşaatın takriben 1983 senesi yazında tamamlanması beklenmektedir ve inşaat uyuşulmuş tarihten takriben iki sene sonra biteceğinden ve/veya davacının kullanmasına ve/veya ondan gelir sağlanmasına gecikmeli -olarak hazır duruma gelebileceğinden davacı ilâveten ayrı kayba ve/veya zarar ziyana düçar kalmıştır. Bir büyük bodrum katı, dört dükkân ve sekiz adet apartman katından teşekkül eden dava konusu inşaat, mukavele tarihinde ve/veya mucibince tamamlanmış ols-a idi, davacı bu inşaattan senede en az TL.5,000,000 (Türk Lirası beş milyon) gelir ve/veya kira ve/veya mali istifade elde edecekti ve bu inşaatın tamamlanmasının iki sene gecikmesi ile davacı 10,000,000.-TL (on milyon Türk Lirası) gelir kaybına ve/veya z-arara uğradı."
Bu nedenlerle Davacı Davalılardan 28,000,000.-TL ile 10,000,000.-TL talep etti.
Davalılar avukatı bu talep takririni yeterli bulmayarak Davacı avukatından ek tâfsilat talep etti. Verilen tafsilâtı yeterli bulmadı ve daha sonra 'striking o-ut' istidası yaptı. Taraflar arasında bu tür tartışmalar sürerken ve bu tartışmalar nedeniyle davanın duruşmasına henüz başlanamamışken 2 Temmuz, 1986 tarihinde Davacı avukatı bir istida dosyalayarak talep takririni tadil etmek istedi.
Yapılmak istenen t-adille 6'ıncı paragraf aşağıdaki şekle getirilmek istendi:
"6. Davalı No.1'in yukarıdaki paragrafta mezkûr tutumu neticesinde davacı şirket inşaatı başka imkânlarla devam ettirmek ve/veya tamamlattırmak mecburiyetinde bırakıldı ve gün geçtikçe gerek malz-eme gerekse işçilik fiyatlarının süratle artması dolayısıyle mezkûr inşaatı tamamlayabilmek için davacı dava konusu mukavelede uyuşulmuş olan ihale bedeline ilâveten takriben 50,000,000.-TL (Elli milyon Türk Lirası) ek bir harcama yapmak ve/veya inşaat tak-riben 1983 senesi yazında bittiği cihetle ve inşaat uyuşulmuş tarihten takriben iki sene sonra bittiğinden ve/veya davacının kullanılmasına ve/veya ondan gelir sağlamasına gecikmeli olarak hazır duruma geldiğinden davacı ilâveten ayrı kayba ve/veya zarar z-iyana düçar kalmışır. Bir büyük bodrum katı, dört dükkân ve sekiz apartman katından teşekkül eden dava konusu inşaat, mukavele tarihinden ve/veya mucibince tamamlanmış olsa idi davacı bu inşaatttan senede en az 7,500,000.-TL (Yedi milyon beş yüz bin Türk L-irası) gelir ve/veya kira ve/veya mali istifade elde edecekti ve bu inşaatın tamamlanmasının takriben iki sene gecikmesi ile TL.15,000,000 (on beş milyon Türk Lirası) gelir kaybına ve/veya zarara uğradı."
Bu açıklamanın doğal sonucu olarak Davacı talebini- 28,000,000.-TL'den 50,000,000.-TL'ye ve 10,000,000.-TL'den 15,000,000.-TL'ye yükseltmek istedi. Bu tadil istidasına karşı Davalılar avukatı itiraz etti. Davalılar avukatının itirazları muhtelif olmakla birlikte, Davacının tâdille getirmek istediği değişik- taleplerin abartılmış olduğu, tadil müracaatının gereğinden geç ve kötü niyetle yapıldığı şeklinde özetlenebilecek itirazlardır. Davalılar avukatının iddiası itiraza ekli yemin varakasının bir bölümünde şöyle ifade edilmektedir:
"Verilen Talep Takririni- tadil etmek gereği en azından 1983 yaz aylarında ve/veya hiç olmazsa, Ek ve Daha İyi Tafsilât'ı verdiği tarihte (yani 16.5.1984) tarihinde ortaya çıkmıştı. Bizim ve/veya avukatımızın dosyalamış olduğu 'striking out' istidasının yemin varakasında ve/veya d-uruşmasında da davacı müstedinin tadil müracaatında bulunması gerektiği ısrarla ileri sürülmesine rağmen, müstedi tadil müracaatı yapmamakta ısrar etmiştir ve tadil istidasını ancak Haziran 1986'da dosyalamıştır; üç sene gibi çok uzun bir süre beklemesi bi-le kötü niyet belirtisi olduğunu ileri sürerm;"
Tâdil istidasının duruşmasında taraflar birer tanık dinlettiler. İlk Mahkeme duruşma sonunda verdiği uzun ve gerekçeli kararında tâdil talebini uygun bularak talep takririnin tadili için emir verdi. Davalıl-ar avukatı bu tadil emrine karşı dosyaladığı önümüzdeki istinafta tadilin abartılmış talepler içerdiğini, tadilin çok geç ve kötü niyetle yapıldığını iddia etmektedir. Bu iddiaların doğru olup olmadığını incelemeden önce dava layihalarının hangi hallerde t-adil edilebileceğine ilişkin yasal duruma göz atmamız yararlı olacaktır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Tüzüğü Emir 25 nizam 1 şöyledir:
"The Court or a Judge may, at any stage of the proceedings allow either party t alter or amend his indorsement or pleadin-gs, in such manner and on such terms as may be just, and all such amendments shall be made as may be necessary for the purpose of determining the real questions in controversy bertween the parties."
The Supreme Court Practice 1970 Vol 1 0 20/5 - 8/6 pren-sibi şöyledir:
"It is a quiding principle of cardinal importance on the question of amendment that, generally speaking, all such amendemnt ought to be made "for the purpose of determining the real question in controvers between the parties to any procee-dings or of correcting any defect or eror in any proceedings."
..............................
It is a well estabilished principle that the object of the Court is to decide the rights of the parties, and not to punish them for mistakes they make in the con-duct of their cases by deciding otherwise that in accordance with their rights. I know of no kind of error or mistake which, if not fraudelent or intended to to overrreach, the Court ought not to correct, if it can be done without injustice to the other pa-rty."
Aynı kitabın O.20/5 - 8/9 Nizamı şöyledir:
"Before the trial or Hearing - Leave is readily granted, on payment of the costs occasioned, unless the opponent will be placed in a worse position than he would have been if the amended plaeding had been- delivered in the first instance (Steward v. North Metropolitan Tramways Co., 16 Q.B.D.556). or some injury caused to him for which he cannot be compensated by payment of costs."
Odgers On Pleading And Practice 20. Baskı Sayfa 170'de ise aşağıdaki prensi-plere değinilmektedir:
"Either party is ordinarily given leave to make such amendmet as is reasonabely necessary for the due presentation of his case on payment of the costs of and occasioned by the amendment, provided that there has been no undue delay -on his part, and provided alsı that the amendment will not injure his opponent or affect his vested rights.
.............................
If the application be made mala fide, or if the proposed amendment will cause undue delay, or will in any other way u-nfairly prejudice the other party, or is irrelevant or unless or would raise merely a techinacal point, leave to amend will be refused."
Yukarıda belirtilenler özellikle duruşmaya başlanmamış davalarda tadil müracaatlarının kolayıkla kabul edildiğini gös-termektedir.
Tadil müracaatıyla abartılmış talepler getirilmek istenmesi önemli bir itiraz nedeni değildir. Çünkü Davacı talebini isbatlayabildiği ölçüde hüküm almaya hak kazanacaktır. Tâdil müracaatının çok geç ve kötü niyetle yapıldığı iddiasına gelinc-e İlk Mahkeme bu iddialar üzerinde titizlikle durmuş ve bu iddiaları reddetmiştir. Tâdil müracaatının geç yapıldığı doğru olmakla birlikte Davacı avukatı bunun bir açıklamasını yapabilmiştir. Yani 'striking out' istidasının soncuunu beklediğini öne sürmüşt-ür. Önümüzdeki davanın gerçekleri üzerinde durulduğunda tâdil müracaatının sırf davayı geciktirmek ve Davalılara zarar vermek amacıyle yapılmadığı açıkça ortadadır. Çünkü bu gecikmeden paranın değer kaybı nedeniyle Davacının kendisi zarar görecektir. Gerçi- davalılar avukatı önümüzdeki davanın 572/80 sayılı davayla birleştirilmiş bulunduğuınu, 572/80 sayılı davada Davalıların Davacı olduğunu ve dolayısıyle gecikmeden kendilerinin zarar göreceğini öne sürmektedir. Ancak bu iddiada birer gerçek payı olsa bile -tüm zararın Davalılara ait olması mümkün değildir. Çünkü karşılıklı davalar açılmıştır ve bu aşamada sadece gecikmeden her iki tarafın da zarar görmesinin ihtimal dahilinde olduğunu söylemek mümkündür. Bu gerçekler ışığında tâdil müracaatının kötü niyetle -yani sırf davayı geciktirmek ve Davalılara zarar vermek için yapıldığı sonucu çıkarılamaz. Bu koşullarda tâdil emri vermekle İlk Mahkemenin takdir hakkını hatalı kullandığını kabul etmek mümkün değildir. Bu nedenlerle istinaf reddolunur.
İstinaf masrafla-rını istinaf edenler ödeyecektir.
(N. Ergin Salâhi) (Hamdi Atalay) (Taner Erginel)
Yargıç Yargıç Yargıç
22 Haziran 1989
-
-
6
-
Full & Egal Universal Law Academy