-D.10/2004 Yargıtay/Hukuk 90/2003
(Dava No: 5791/2000; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEMEDE
Yargıç Mustafa H. Özkök Huzurunda.
İstinaf eden: Nalan Özçelik n/d Nalan Tarıman, 5 Asmaaltı
S-ok., Necati Hasan Binaları, Ortaköy - Lefkoşa
(Davacı)
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: 1. Mehmet Emin Dağaşanlar, Necati
- Hasan Binaları, Ortaköy, Lefkoşa
2. Necati Hasan, Necati Hasan
Binaları, Ortaköy Çıkışı, Ali
Rıza Efendi Caddesi, Ortaköy,
- Lefkoşa
(Davalılar)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Avukat Tahir Seroydaş
Aleyhine istinaf edilenler namına: Avukat Erden Algun.
Lefkoşa Kaza Mah-kemesi Kıdemli Yargıcı Önder Gazi'nin 5791/2000 sayılı davada 10.10.2003 tarihinde verdiği karara
karşı Davacı tarafından yapılan istinaftır.
-------------------
K A R A R
İstinaf Eden Mü-stedi, dosyalamış olduğu işbu istidası ile aşağıdaki taleplerde bulunmuştur:
"A- Lefkoşa Kaza Mahkemesinde ikame olunan
5791/00 sayılı davada verilen 24.10.2003
tarihli karardan yapılan istinafın dinle-
nip niha-i bir neticeye bağlanmasına değin
Davalı/Müstedaaleyh No:1'in 740/2000 sayılı
dava altında dosyalamış olduğu ve/veya
elde ettiği writ of possession ve/veya
zilyetlik müzekkeresi başvurusunun icra-
- sının ve/veya 24.2.2000 tarihli tahliye
hükmünün icrasının durdurulmasını öngören
bir Mahkeme emri itası.
B- Muhterem Mahkemenin uygun ve adil bulacağı
başka herhangi bir yardım ve çare;
C- İşbu is-tida masraflarıdır;"
İstidaya ilişik yemin varakasında ise özetle; 5791/2000 sayılı davada Davacı, 740/2000 sayılı davada ise Davalı olduğunu ve 5791/2000 sayılı davada verilen hükmün iptalini talep ettiğini, Mahkemenin 10.10.2003 tarihinde verdiği -hükümle 740/2000 sayılı davada aleyhine verilen hükmün iptal edilmediğini, dava konusu evde 1997'den beri ikamet ettiğini, 5791/2000 sayılı davada verilen hükümden dolayı istinaf dosyaladığını, Aleyhine İstinaf Edilenlerin 740/2000 sayılı davada aleyhine v-erilen tahliye hükmünü icra edip kendisini tahliye etmeye çalıştığını, bu nedenle tahliye hükmünün icrasının durdurulması için 23.10.2003 tarihinde dosyaladığı tek taraflı istidasının Bidayet Mahkemesi tarafından reddedildiğini, bu karardan dolayı istinaf -ettiğini belirterek istidada talep edildiği şekilde emir verilmesi talebinde bulunmuştur.
Aleyhine İstinaf Edilen Müstedaaleyhler ise 15.12.2003 tarihinde işbu istidaya itiraz dosyalamışlar ve itiraza ekli yemin varakalarında özetle; 740/2000 sayıl-ı davada Davacı 5791/2000 sayılı davada Davalı olduklarını, İstinaf Eden Müstedinin yemin varakasında ileri sürdüğü birçok hususun
gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek istidanın daha ileri götürülmeden reddedilmesi talebinde bulundular.
28.4.2004 t-arihinde istidanın duruşması yapılmıştır. Duruşma sırasında taraflar sadece Mahkeme Memuru Umut Özsöz'ü
5791/2000 sayılı dava ile ilgili bilgi vermek üzere tanık olarak dinletmişlerdir. Bu tanık verdiği şahadette İstinaf
Eden Müstedinin 5791/2000 sayılı- davada icranın durması için tek taraflı bir istida ile 23.10.2003 tarihinde başvuruda bulunduğunu, istidanın 24.10.2003 tarihine tayin edildiğini, 24.10.2003 tarihinde ise karşı tarafa tebliğ için 30.10.2003 tarihine ertelendiğini, Davalı No.(1)'e yurt dı-şında olması nedeniyle tebliğ yapılamadığını, Davalı No.(2)'ye tebliğ yapıldığını, istidanın 5.11.2003 tarihine ertelendiğini, 4.11.2003 tarihinde ise Davalıların itiraz dosyaladıklarını, 5.11.2003 tarihinde ise istidanın haklara halel gelmeksizin geri çek-ildiği cihetle reddedildiğini, İstinaf Eden Müstedinin 27.10.2003 tarihinde yine bir istida daha dosyaladığını ve bu istidanın da 30.10.2003 tarihinde reddedildiğini belirtmiştir.
Bu şahadetten sonra söz alan İstinaf Eden Müstedi avukatı hitabesind-e özetle; yemin varakasında söylenenleri tekrarla-dıktan sonra kanuni durumu ve içtihatlara değinerek tahliye
hükmü verilen meselelerde genellikle istinaf edilmesi halinde icranın durdurulduğunu, kira ve/veya kullanım bedelinin ise
bu süre zarfında ödenme-sine emir verildiğini, yerleşmiş içti-hat prensiplerinin bu yönde olduğunu, bu nedenle İstinaf Eden Müstedinin de daha önce tespit edilen 100 Sterlin kullanım bedelini ödemeye hazır olduğunu ve bu şekilde istidada talep edildiği şekilde tahliye hükmünün ic-rasının istinaf sonuna kadar durdurulmasını talep etti.
Aleyhine İstinaf Edilen Müstedaaleyhler avukatı ise yapmış olduğu hitabında, Mahkeme huzurunda karar verilecek
bir istida olmadığını, karar verilmesi yönünde şahadet de
mevcut olmadığını çünkü -İstinaf Edenin yemin varakasında
ileri sürdüğü hususları Müstedaaleyhler yemin varakalarında reddettikleri halde İstinaf Eden Müstedi ek yemin varakası dosyalamadığı gibi reddedilen hususlar hakkında da Mahkeme huzurunda şahadet vermediğini bu cihetle işb-u istidanın daha ileri gitmeden ret ve iptal edilmesi gerektiğini ileri sürdü.
İşbu istida ile ilgili olgular kısaca şöyledir; Aleyhine İstinaf Edilen Müstedaaleyh No.(1), 24.2.2000 tarihinde Lefkoşa Kaza Mahkemesinde İstinaf Eden Müstedi aleyhine -dosya-
lamış olduğu 740/2000 sayılı davada Davalı aleyhine sair
talepleri yanında tahliye kararı da talep etmekte idi. Dava aynı gün İstinaf Eden Müstediye tebliğ edilerek Mahkeme huzurunda görüşülerek karara bağlanmıştır. Verilen karar sonucu sair tale-pler yanında İstinaf Eden Müstedinin dava konusu evi tahliyesi için de hüküm verilmiştir. İstinaf Eden Müstedi işbu hükmün iptal edilmesi için Aleyhine İstinaf Edilen Müstedaaleyhler aleyhine 5791/2000 sayılı bir dava dosya-lamıştır ve bilâhare yapılan mü-racaat ışığında tahliye hükmünün icrası 5791/2000 sayılı davanın sonuçlanmasına dek durdurulmuştur. İşbu davayı dinleyen Mahkeme, 740/2000 sayılı davada verilen kararı iptal etmemiştir. Bu karara karşı İstinaf Eden Müstedi istinaf dosyalamış bulunmaktadı-r ve bu nedenle 740/2000 sayılı davada verilen tahliye hükmünün icrasının durması için önce Bidayet Mahkemesine müracaatta bulunmuş, tek taraflı yapılan müracaatın Mahkeme emri ile
karşı tarafa tebliğine emir verilmiş ve müteaddit tehir-
lerden sonra 5.11-.2003 tarihinde o istida geri çekilerek
iptal edilmiştir. Bu istidanın görüşülmesi aşamasında o
istida görülüp karara bağlanana kadar tahliye hükmünün
icrasının durması için İstinaf Eden Müstedi tek taraflı bir
istida dosyalamıştı ve bu istidası da redde-dilmişti. Ret
kararına karşı istinaf dosyalayan İstinaf Eden Müstedi
Yargıtay'a başvurarak tahliye hükmünün icrasının istinafın sonuna kadar durdurulması talebinde bulunmaktadır.
Bidayet Mahkemesi tarafından verilen hükümlerin icrasının nasıl ve- hangi koşullarda durdurulacağı hususunda Mahkemeler Yasası 5/76 ve 55. maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğü
Emir 35 Nizam 18'de belirtilmektedir. 5/76 sayılı Mahkemeler
Yasasının 55. maddesi aynen şöyledir:
"55. Her mahkeme hükmü, hükümde- aksine belir-
tilen direktiflere bağlı olmak koşuluyla, dava
layihalarının teatisinde veya isbatı vücut
etmede temerrüde düşülmüş veya istinaf yapılmış
olmasına bakılmaksızın verildiği andan başlayarak
davadaki tüm tarafları bağla-r. Ancak hükmü veren
mahkeme veya istinafa bakmağa yetkili mahkeme,
herhangi bir zamanda uygun gördüğü takdirde, bir
icra emri olsa dahi, hükmün icrasının, uygun ve
makul bir süre için ve öngördüğü koşullara bağlı
olarak ertelenm-esini emredebilir."
Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğü Emir 35 Nizam 18 aynen şöyledir:
"E.35 N.18. Bir istinaf, istinaf edilen kararın
öngördüğü icra takibini veya işlemleri yalnızca
istinaf edilen kararı veren Mahke-me veya İstinaf
Mahkemesi veya bu iki Mahkemeden birinin bir
yargıcı tarafından emredildiği ölçüde durduru-
labilir; ve arada yapılmış olan fiil veya
işlemler, istinaf edilen kararı veren Mahke-
menin emrettiği- ölçüde geçersiz kılınabilir.
İcra takibinin durdurulmasına dair bir emir
verilmeden önce emri elde eden kişi, emredilmiş
olan kefaleti (eğer varsa) verir; verilecek
kefalet bir senetle verilecek ise, senet,
ist-inaf konusu olan karar hangi tarafın leyhine
verilmiş ise o tarafın adına yapılır."
Yukarıya aktarılan Mahkemeler Yasasının 55. maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğü Emir 35 Nizam 18'den de anla-
şılacağı gibi Bidayet Mahkemesi tarafı-ndan verilen bir hükmün
icrasının gerek Bidayet Mahkemesi gerekse İstinaf Mahkemesi tarafından uygun görülecek koşul ve şartlara göre durdurula-bileceği öngörülmektedir.
Bu yasa maddesi ve tüzüğün ilgili kuralından da anlaşıla-cağı gibi bir istida i-le talep edilen icranın durdurulabilmesi için her iki tarafın durumunun gözönünde tutularak uygun görülecek koşulların belirlenmesinden sonra icranın durmasına karar verilebilir. Tahliye ile ilgili hükümlerin icrasının durmasına karar verilirken karşı tar-afın da mağdur olmaması için tespit edilmiş olan kira bedelinin ve/veya kullanım bedelinin icranın durduğu süre zarfında ödenmesi koşuluyla icranın durmasına karar verilmektedir ve bugüne kadar verilen içtihat kararları da bu doğrultudadır.
Bu pren-sipler ışığında meselemiz incelendiği zaman İstinaf Eden Müstedi aleyhine dosyalanan 740/2000 sayılı dava dosyalandığı gün Davalıya tebliğ edilmiş ve aynı gün hükme bağlanmıştır. İşbu dava tahliye talebi içeren bir dava idi
ve sadece İstinaf Eden Müstedi -o davada Davalı sıfatıyle avukatsız olarak Mahkemede hazır bulunmuştu. Bilâhare kendini bu hükümden mağdur hisseden o davadaki Davalı, 5791/2000 sayılı bir dava dosyalayarak o davada verilmiş olan hükmün iptalini talep etmiştir. Davayı dinleyen Bidayet M-ahkemesi ise İstinaf Eden Müstedinin davasını reddetmiş ve dolayısıyle 740/2000 sayılı davadaki tahliye hükmünün icrası gündeme gelmiştir. Bu davada Aleyhine İstinaf Edilen Müstedaaleyh No.(1) 740/2000 sayılı davadaki Davacı tahliye hükmünün icrası için z-ilyetlik müzekkeresi isdar etmiş bulunmaktadır. Tahliye emrinin her an uygulanacak durumda olduğu bir aşamada İstinaf Eden Müstedi, 5791/2000 sayılı davada verilen hükümden yapılan istinafın sonuçlanmasına değin tahliye hükmünün icrasının durmasını talep -etmiştir. Bidayet Mahkemesi tek taraflı istida ile talep edilen emri vermeyip istidanın karşı tarafa tebliğine emir vermiştir. Müstedi ikinci kez bir istida dosyalayarak çift taraflı istidanın dinlenmesine kadar
icranın durmasını talep etmiş ve reddedi-len tek taraflı
istida için de ret kararına karşı istinaf dosyalamıştır. Burada görüleceği gibi İstinaf Eden Müstedi aleyhine 740/2000 sayılı davada verilen tahliye hükmünün her an icra edilebilir durumda olduğu bir aşamada yapılan müracaat, Bidayet Mahke-mesi tarafından reddedildiği cihetle istinaf edilmiş ve istinaf sonuna kadar da tahliye hükmünün icrasının durması talep edilmiştir. Keza belirttiğimiz tahliye hükmünün icrasının durmasına karar verilmesi halinde daha önce verilen 100 Sterlin kullanım bed-elinin de ödenmesine hazır olunduğu
belirtilmiştir.
Yukarıda söylenenler ışığında bugüne kadar verilen içtihatlarda vazedilen prensipler ile yasal durum dikkate
alındığı zaman tahliye hükmünün icrasının 5791/2000 sayılı davada verilen hükmün istin-afına değin durdurulmasının adil
ve uygun olacağı kanaatindeyim ve bu hususta bulgu yaparım.
Keza tahliye hükmünün icrasının durduğu süre zarfında İstinaf Eden Müstedinin her ay başı 7 gün lütufla kullanım bedeli olarak 100 Sterlin'i Aleyhine İstinaf Edile-n Müstedaaleyh
No.(1)'e ödenmesinin uygun ve adil olacağı kanaatindeyim ve
bu hususta bulgu yaparım.
Şunu da belirtmek isterim ki bu tür istidaların Bidayet Mahkemesinde görülüp karar üretilmesi ve verilecek kararın Yargıtay tarafından gözden geçiri-lmesinin daha uygun ve adil olacağı kanaatindeyim.
Netice itibarıyle yukarıda söylenenler ve varılan bulgu-
lar ışığında 740/2000 sayılı davada verilen tahliye hükmünün
icrasının istinaf sonucuna kadar durmasına emir verilir. Bu süre zarfında İstin-af Eden Müstedinin Aleyhine İstinaf Edilen
Müstedaaleyh No.(1)'e her ay başı 7 gün lütufla ayda 100 Sterlin kullanım bedeli ödenmesine emir verilir.
Masraflarla ilgili herhangi bir emir verilmez.
Mustafa H. Özkö-k
Yargıç
21 Mayıs 2004
-
8
-
Full & Egal Universal Law Academy