-D.4/81 Birleştirilmiş
Yargıtay/Hukuk 9/81 ve 10/81
Yargıtay/Hukuk 9/8I
(Dava No. 2/81)
(Deniz Hukuku Yetkisi, G. Mağusa) Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme He-yeti: Ülfet Emin, Başkan, Şakir Sıdkı İlkay, Niyazi F. Korkut.
İstinaf eden: Biscaya Golf Gemisi (davalı)
ile -
Aleyhine istinaf edilen: Uaad Co. Dubai ve diğerleri (davacılar)
A r a s ı n d a .
-İstinaf eden namına: Kıvanç M. Riza ve Mustafa Güzoğlu.
Aleyhine istinaf edilen 1,2,3,4,5 ve 6 namına: Ali Dana,
Şefika Durduran, Osman Ertekün.
Aleyhine istinaf edilen 7 namına: Ali Dana, Şefika Durduran
Osman Ertekün ve Talat Kürşat.
Yargıta-y/Hukuk 10/81
(Dava No. 2/81)
(Deniz Hukuku Yetkisi, G. Mağusa) İstinaf eden: Uaad Co. Dubai ve diğerleri (davacılar)
ile -
Aleyhine istinaf edilen: Biscaya Golf Gemisi (davacl)
-A r a s ı n d a .
İstinaf eden 1,2,3,4,5 ve 6 namına: Ali Dana, Şefika Durduran ve Osman Ertekün.
İstinaf eden 7 namına: Ali Dana, Şefika Durduran, Osman Ertekün ve Talat Kürşat.
Alayhine istinaf edilen namına: Kıvanç M. Riza ve Mustafa Güzoğlu.
Deniz -Hukuku - Action in rem - Taşıma anlaşmasının ihlali ve yükün hasar görmesi nedeniyle tazminat talebi.
Tutuklama müzekkeresi (warrant of arrest) - 9/76 sayılı Mahkemeler Yasasının 25. maddesi - Kıbrıs Deniz Hukuk Yetkisi Emri
1893 ve Kıbrıs Yüksek Mahkemes-i Deniz Hukuku Nizamatının 50. maddesi -Tutuklama müzekkeresi isdar edilmediği takdirde geminin Mağusadan ayrılma olasılığının bulunması - Geminin ayrılması ve Davacıların davalarında muvaffak olmaları halinde hükmün icra edilemeyeceği iddiası - İlk Mahkem-erıirı tutuklama emri veremesi - Davalının tutuklama emrinin iptali için istida dosyalaması - Davalının istidada geminin serbest bırakılmaması durumunda büyük zarara uğrayacağını iddia etmesi - Davalının istidasını inceleyen llk Mahkemenin 2,500.00Tl, tazm-inat yatırılması koşuluyla geminin serbest kalması için emir vermesi.
İstinaf - Davalının muhtemel zararlarına karşı yeterli teminat alınmadığı iddiası - Geminin hangi şartlara tabi olarak serbest bırakılacağının İlk Mahkeme kararında belirtilmediği iddia-sı - İlk Mahkemenin tek taraflı verdiği emri gözden geçirmek için erken bir gün tespit etmemekle hata ettiğine ilişkin istinaf.
Şerh (caveat) - Davalı avukatının tutuklama emrinin kendisine ihbar yapılmadan kaldırılmaması için şerh dosyalaması - Şerhe ra-ğmen Müstediye bildirilmeden tutuklama emrinin iptal edilmesi.
Geçici emir - Deniz Hukuku Yetkisi Tüzüğü - Tüzüğün 205 ve 246. nizamına göre acil veya özel hallerin ispatı halinde ilgili tarafa ihbar vermeksizin Mahkemenin geçici tutuklama emri verebilmes-i - İlgili kişiye ihbar verilmeksizin verilen emirlerin çok kısa süreli olma zorunluluğu.
Kıbrıs Yüksek Mahkemesi Deniz Hukuku Yetkisi "Tûzüğü - Tüzüğün 237. maddesi - Kıbrıs Yüksek Mahkemesi Deniz Hukuku Yetkisi Tüzüğünde herhangi bir hüküm bulunmaması h-alinde İngilterede Yüksek Mahkemenin deniz hukuku yetkisini kullanan şubesinde uygulanan prosedürün uygulanması - Kıbrıs Yüksek Ma.hkemesi Deniz Hukuku Yetkisi Tüzüğünün 204. maddesinde istidanın ihbarsız yapılabileceği hususunda bir hüküm bulunmaması - Te-k taraflı istida üzerine verilen emirlerde, emrin belli bir güne kadar geçerli olması - Karşı tarafa ihbar yapıldıktan sonra emrin tekrar gözden geçirilmesi zorunluluğu.
OLAY: DavacıIar gemi aleyhine açtıkları davada yükün taşınmasına ilişkin sözleşmenin -ihlalinden ve taşıma esnasında yüke olan hasardan dolayı tazminat talep ettiler. Davacılar aynı gün dosyaladıkları tek taraflı bir istida ile geminin tutuklanmasını istediler. Davacılar istidanın yemin varakasında gemimin konu yükü Dubai `ye götürmesi gere-kirken Mağusa Limanınâ tahliye ettiğini, açıkta ve yağmur altında kalan yükün hasar gördüğünü iddia ederek Davalıdan tazminat talep ettiler. Davacılar geminin tahliyesinin tamamlanmak üzere olduğunu ve adadan ayrılması halinde taleplerinde muvaffak olsalar- bile hükmü icra ettiremeyeceklerini ileri sürerek geminin tutuklanmasını istediler.
İstidayı inceleyen İlk Mahkeme geminin tevkifi için emir verdi. Emrin verilmesinden sonra Davacı avukatı tutuklama emrinin kendisine ihbar verilmeden kaldırılmaması husus-unda Mahkemeye bir şerh (caveat) dosyaladı.
Davalı geminin avukatları ise Kıbrıs Yüksek Mahkemesi Deniz Hukuku Yetkisi Nizamatının 50, 60, 61, 70, 205 ve 211. maddelerine istinaden tutukluluk emrinin iptalini ve geminin serbest bırakılmasını talep eden bi-r istida dosyaladılar. Davalı geminin avukatları istidaya ekli yemin varakasında, dava konusu yükün bozulma imkanı olmayan bir mal olduğunu ve bu nedenle zarara uğra.masının sözkonusu olmadığını, teminat yatırabileceklerini ve geminin tevkifinin devamı hal-inde çok büyük zarara uğrayacaklarını iddia ettiler.
İstidayı dinleyen İlk Mahkeme 2,500.OOOTL teminat yatırılması halinde tutukluluk emrinin iptali ve geminin serbest bırakılması için emir verdi.
Davalı tevkif emri aleyhine, Davacı ise tevkif emrinin ka-ldırılmasına ilişkin emir aleyhine istinaf etti.
Davalı İlk Mahkemenin gemi için tutukluluk emri verirken istidayı karşı tarafa ihbar ederek gözden geçireceği erken bir gün tespit etmemekle (returnable yapmamakla) ve tutukluluk emrinin hangi haller veya ş-artlarla kaldırılabileceğini hükmünde belirtmemekle hata ettiğini ileri sürerek istinaf etti.
SONUÇ: Yargıtay tutukluluk emrinin iptali için yapılan 9/81 sayılı istinafı inceledi. Yargıtay 1893 Deniz Hukuku Yetkisi Tüzüğünün 204 ve 205. nizamı altında Mah-kemenin acil ve özel hallerde teminata veya başka koşullara bağlı olarak tutuklama emri verilebileceğini belirtti. Böyle bir emrin çok kısa süreli olması gerektiğini ve Davalıya tebliğ edilip en erken bir zamanda gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Y-argıtay, İlk Mahkemenin tutuklama emrini gözden geçireceği erken bir gün tespit etmemekle hata ettiği sonucuna vardı ve tutukluluk emrini iptal etti.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
1- Soterios Kalayrias v. The Ship 'rea' now lying in the Port of Li-massol (1976) 1 C.L.R.
2-Katerine Shipping) Inc. v. The Cargo now on Board of The Ship "Poly" 1978 1 C.L.R.
3- Paolo Bonnica and Co. and Another v. The Ship "Kyardlo" (1980) 1 C.L.R.
4- Polton v. London School Board (1878) 7 Ch.D.
Atıfta Bulunulan Bili-msel İçtihatlar:
1. The Annual Practice (1963).
H Ü K Ü M
Ülfet Emiıı, Başkan: 9/81 sayılı istinafta davacılar 26.2.2981 tarihinde Mağusa Kaza Mahkemesinde dosyaladıkları Deniz Hukuku yetkisine giren 2/81 sayılı bir dava ile (action in rem) davalı gemi-den davacılara ait takriben 4000 tonluk yükün taşınması hususundaki taşıma anlaşmasının ihlâlinden dolayı zarar ziyan ve/veya davacılara ait yükün dava konusu geıni ile nihai boşaltma limanına taşınmasından haksız ve/veya yetkisiz olarak vazgeçilmesinden d-olayı ve/veya geç taşınmasından dolayı ve/veya taşıma esnasında yükün hasar görmesinden dolayı ve/veya yükün zay olmasından dolayı zarar ziyan talep ettiler. Deniz Hukuku Yetkisi davaları ile ilgili mevzuata uyularak davalılara söz konusu dava için 27 Mart- 1981 tarihinde Mahkeme huzurunda isbatı vücut etmeleri emrolundu. Aynı gün davacılar dosyaladıkları bir tek taraflı istida ile Mahkemeler Yasası 9/76, madde 25 ve Kıbrıs Deniz Hukuku Yetkisi Emri 1893, Kıbrıs Yüksek Mahkemesi Deniz Hukuku Nizamatı madde 5-0'ye istinad ederek davalı gemi aleyhine bir tutuklama müzekkeresi (warrant of arrest) isdarı isteminde bulundu. Söz konusu istidada istinad olunan hakikatler söz konusu İstidaya ilişik yemin varakasında belirtildi. İstidaya ilişik yemin varakası davacılar-ın avukatı tarafından yapılmıştı ve 25.2.1981 tarihli bir teleks ile davacılar tarafından davayı ikame etmeye ve dava konusu gemi aleyhine bir tevkif müzekkeresi isdarı için gerekli yemin ve müracaatı yapmaya yetkili kılındığı belirtildi. Yemin varakasının- içeriği özetle şöyledir:
Dava konusu gemi Singapore bandıralıdır ve Kasım 1980 tarihinde Hamburg limanından davacılara ait takriben 4000 tonluk muhtelif yük ve başka yük ile Dubai'ye müteveccihen ayrıldı. Yük sahipleri ve/veya temsilcileri ile taşıma ile- ilgili olarak davacıların yaptıkları anlaşmaya göre geminin takriben Aralık ayı ortalarında Dubai'ye vasıl olması gerekirdi. Davacılar dava konusu yüklerin taşıma ücretini gemi sahiplerine bir tamam ödediler. Gemi bugüne kadar Dubai'ye gitmedi ve davacıla-rın bilgisi ve/veya rızası haricinde yükün tümünü Mağusa Limanına tahliye etmektedir ve/veya etmiştir. Yemini yapanın en iyi bilgi ve kanaatına göre ve şahsen yapmış olduğu tetkiklere göre davacılara ait yükün bir kısmı Mağusa limanına tahliye edilmiştir. -Ancak torbalar içerisinde bulunan yük açıkta ve yağmur altında hasar görmüş durumdadır ve/veya hasar görmekte ve zay olmaktadır. Gemi yükü davacılara teslim etmekten vazgeçmiş durumdadır ve dolayısıyle davacılar yüklerinin hasar görmüş olmasından ve/veya z-ay olmuş olmasından zarar ziyan talep etmektedirler. Yemini yapanın en iyi bilgi ve kanaatına göre gemi yemin yapıldığı gün tahliyeyi tamamlamak üzeredir ve tahliyeyi tamamlar tamamlamaz Mağusa limanından ayrılmayı tasarlamaktadır. Davacılara ait yükün değ-eri takriben 830,000 dolardır ve gemi sahiplerinin talepleri büyüktür. Tevkif müzekkeresi isdar edilmediği takdirde gemi Mağusa'dan ayrılacaktır ve davacılar taleplerinde muvaffak oldukları takdirde zararları karşılanamayacaktır.
Aynı gün tutuklama müzekk-eresi için yapılan istida Kaza Mah- kemesi hakimine götürüldü ve Kaza Mahkemesi şu emri verdi:
"Mahkeme: İstida ve yemin varakası incelendi. İstidanın 'A' paragrafında olduğu gibi emir verilir."
İstidanın 'A' paragrafı aynen şöyledir:
"Yukarıda numara ve- ünvanı verilen davada davacılar avukatı ben Ali Dana Singapore bandıralı "Biscaya Golf" gemisi aleyhine bir tevkif müzekkeresi (warrant of arrest) isdarını talep etmekteyim."
Aynı gün Gazi Mağusa Kaza Mahkemesi (Deniz Hukuku Yetkisi) Marshal'ına (K.T.F.D-. Limanlar Dairesi Müdürü) aşağıdaki emri verdi:
"Bu mahkemenin başka bir emrine kadar Biscaya Golf gemisini derdest edip onu emniyet altında muhafaza etmeye ışbu emir ile yetkili kılınır ve emrolunursunuz."
27 Şubat 1981 tarihinde Avukat Talât Kürşat ma-hkemeye göndediği bir belge ile 2/81 sayılı davadaki davacı No.7'yi halihazır avukatları ile birlikte temsil etmesi hususunda yetki almış olduğunu bildirdi ve yetkiyi veren teleksin fotokopisini belgeye iliştirerek sundu. Söz konusu belgenin bir suretinin -dağıtımı, belgeye göre, davacıların esas avukatına yapıldı. Teleks şöyledir:
"26.2.1981
For Urgent Delivery to Mr. Talat Kurshat Please RE: - MS. Biscaya Golf
With reference to this morning is theloon please be advised that underwriters have confirmed th-at both frustration of the voyage and non delivery of the cargo at the port of destination are held covered by the policy of insurance.
Underwriters are therefore concerned that the owners of the Biscaya Golf should adequately discharge their obligations -under the transhipment clause and are anxiout that a security be put up by them which could be in the shape of a bank guarantee to cover all costs including unloading landing storing watching reloading and forwarding to final destination.
I understood you -saying that another vessel name "Mare Cloud" had beerı selected to pick up the cargo in Famagusta in a week's time but this name doses not appear
in the Lloyd's Register of shipping. Please ascertain the real
name of this vessel.
Cargo owne-rs have informed their underwriters, my clîents, that they are using their own lawyer in Antwerp. He is Mr. J. Tritsmans. Mr. Tritsmans has informed me that he was using an agent in Cyprus. This is Mr. Ali Dana. I suggest that you and Mr. Dana join forces -in order to protect fully both cargo and underwrîters' interests and long as these remain parallel.
Thank you again for your helpful assistance and looking forward to hear from you later today.
Regards
D N Meinertzhagen
32946 Meiner B"
6 Mart 1981 tarihi-nde avukat Ali Dana Mağusa Kaza Mahkemesinde bir caveat (şerh) dosyaladı ve dosyalanan caveat aynen şöyledir:
"Ben Lefkoşa'lı Avukat Ali Dana Davalı "BISCAYA GOLF" gemisi aleyhine Muhterem Mahkemece isdar edilmiş 26 Şubat 1981 tevkif müzekkeresinin (warra-nt of arrest) tarafıma ihbar verilmeden kaldırılmaması hususunda bir şerh (caveat) konulmasını talep ederim."
9 Mart 1981'de davalı geminin avukatları 1893 Kıbrıs Deniz Hukuku Yetkisi Emirnamesi hükümleri ile Kıbrıs Yüksek Mahkemesi Deniz Hukuku Yetkisi N-izamatının S0, 60, 61, 70, 205 ve 211. maddelerine istinaden davalı geminin tevkifi için 26.2.1981 tarihinde verilen emrin iptal edilmesini ve/veya mahkemenin 26.2.1981 tarihli emri gereğince tevkif edilmiş bulunan davalı geminin serbest bırakılmasını tale-p etti. İstidanın istinad olunduğu gerçekler istidaya ilişkin Gemi Kaptanının 9 Mart 1981 tarihli yemin varakasında belirtildi. Söz konusu yemin varakası özetle aşağıdakilerini içerir:
"1. Geminin tevkifi için yapılan istidalarda istidanın bizzat davacı t-arafından yapılan bir yemin varakası ile desteklenmesi gerekir. Geminin Mağusa limanına boşalttığı yükte herhangi bir eksiklik ve/veya zarar ziyan olduğu doğru değildir. Mağusa'da boşaltılan yükün değeri azami 750,000 Amerikan dolarıdır ve bu miktarın asga-ri 650,000 Amerikan doları kıymetinde olan kısmı demir ve/veya çelik gibi yağmurdan ve/veya açık havadan hasara uğraması mümkün olmayan ve/veya zor olan eşyalardır. Geriye kalan eşyalara zarar olsa dahi ki bu kabul edilmemektedir, zarar 100,000 Amerikan do-ları kıymetinde olan eşyalar için olabilir ve zarar bu gibi eşyaların %10'unu aşamaz ki o zaman zararın azamisi dahi 10,000 Amerikan dolarıdır. Davalının söz konusu yükü başka bir gemi ile Dubai'ye nakletmeye hakkı vardır ve davalı bu hususta gerekli terti-batı almıştır ve davalı bu yükü başka bir gemi ile nakletmeye hazırdır. Gerek esas davada gerek tevkif istidasında ve gerekse tevkif istidasına ekli yemin varakasında davacıların davalılardan kesin talepleri ne olduğu belirlenmemekte ve dolayısıyle geminin- serbest bırakılması için davacıların taleplerine karşılık davalının Mahkemaye ne kadar yatırması gerektiği belli değildir. Davacı avukatları ile yapılan temaslarda davacılar taleplerine herhangi bir açıklık getirmediler. Davacılar taleplerinde haklı olsa -dahi talepleri 10,000 Amerikan dolarını geçmeyeceği kanaatındayım ve davalı geminin tevkif halinin daha fazla durmaması için bu miktarın karşılığı olan 959,500Tl'sını mahkemeye yatırmaya veya bu miktar için garanti vermeye hazırız. Davalı geminin bugünkü k-ıy-meti azami 3,737,800 (Batı Alman Markı)dır. Mamafih bu gemi 3,500,0OODM ve faizleri için 16.11.1977'de ipoteğe konmuştur. Bu ipotekli borç en iyi bilgi ve inancıma göre şimdi asgari 3,70O,O00DM'dır. Bu nedenle davacıların bu davadaki taleplerine bir tom-iızat olmak bakımından geminin şimdiki kıymeti azami 27,800DM'dır ki bunun karşılığı olan 1,252,399Tl.'nı da mahkemeye yatırmaya veya bu miktar için banka garantisi vermeye hazırız. Davalının tevkif halinin daha fazla gecikmeye sebep olmadan kaldırılması v-e davalının acilen başka mükellefiyetleri ve/veya ileri bakım ve onarım için Ada'dan ayrılması gereklidir. Geminin tevkif tutulduğu her gün davalının zararı asgari l0,0OO Amerikan dolarıdır. Davalı gemi davacıların muhtemel zararlarına karşılık mahkemeye p-ara yatırmaya ve/veya banka garantisi vermeye hazır olduğu halde davacılar davalının muhtemel zarar ziyanları için benzeri bir teminat vermiş değillerdir. İstidada talep edildiği gibi emir verilmediği takdirde davalıya çok büyük zararlar tevlit edilecek ve- ilerideki hir safhada adaletin tam tecellisi ve davalının zasarlarının tatmini mümkün olmayacaktır."
9.3.1981'de İstidaya yine aynı hakim bakmıştır ve mahkeme hükmünde şunları söylemiştir:
"İstida ve Yemin Varakasını inceledim; Davacının istida vo yemin- Varakasını da yeniden etüd ettim. Davacının istida ve Yemin Varakasında, sadece malın ederi ve tümünün Kıbrıs'ta kalışı nedeni ile uğranılması muhtemel zarardan söz edilmektedir. Görüldüğü kadarı ile malın büyük kısmı demir, çelik v.s. gibi bozulması imkâ-nı olmayan bir mal olduğu, bu nedenle zarara uğraması söz konusu olmadığı, olsa bile çok az miktarda olabileceği, davalı müstedinin teminat yatırabileceğini nazara aldım ve aciliyetine inandım caveta rağmen ilgili nizamatın 70. maddesini göz önünde tutarak-. Netice olarak, Davalı Müstedi va/veya onun tarafından Mk.ye 2,500,000Tl (iki milyon beş yüz bin Tl.) yatırılması halinde Davalı Biscaya Golf gemisinin 26.2.1981 tarihinde verilen emrin iptali ve mezkûr geminin serbest bırakılması için emir verilir.
Kez-a, Mk.nin 26.1.1981 tarihinde, Biscaya Golf gemisinin derdesti için verdiği emir nedeni ile dosyalanan istinaf başarılı olması halinde Davalı/Müstedinin yatıracağı nakit (2500000Tl) teminatın, Davalı müstedi veya Avukatına iadesine ayrıca Emir verilir."
9- Mart 1981'de davalı bir istinaf dosyaladı. İstinaf sebepleri özetle şöyledir:
l. Mahkeme, tevkif emrini talep eden istidaya ekli yemin varakası davacılar veya onlardan hiç yoktan bir tanesi tarafından yapılmadığı cihetle davalının tevkifi ile ilgili olar-ak 26.2.1981 tarihinde emir verirken hata etti.
2. Mahkeme mezkûr tevkif emrini verirken söz konusu emri ve/ veya istidayı en erken bir zamana ve/veya herhangi bir zamana returnable yapmamakla ve davalının uğraması muhtemel herhangi bir zarar ziyana karşı- herhangi bir teminat almamakla ve söz konusu emrin ne gibi hallerde ve/veya hangi şartlara tabi olarak kaldırılabileceğini ve/veya davalının hangi şartlara tabi olarak serbest bırakılabileceğini belirtmemekle hata etti.
3. Mahkeme tevkif emrini verirken d-avacıların taleplerinin açıklıkla belirtilmemiş ve/veya davacıların talep ettikleri zarar ziyan miktarının tesbit edîlmemiş olması gerçeğini yeterince nazarı dikkata almamakla ve/veya bu husuları değerlendirmekte adli yetkisini yanlış kullanmıştır. Davada -talep edilen zarar ziyan miktarının belirtilmemesi davalı bakımından makul değildir ve/veya sıkıcıdır (oppressive).
4. Mahkemenin tüm tarafların yabancı olduğu ve talebin sadece zarar ziyana tahdit edildiği bir davaya bakmaya yetkisi yoktur.
Diğer taraft-an davacılar da aynı gün 9.3.1981 tarihinde verilen emre karşı 10/81 sayılı istinaf ile istinaf eylediler. İstinaf sebebi aynen şöyledir:
"Bidayet Mahkemesi dosyada müstedi tarafından caveat yatırılmış olmasına rağmen ve/veya müstediye herhangi bir ihbar -vermeden ve/veya müstedinin talebini karşılayacak şekilde herhangi bir veya kâfi bir tazminat vermeden ve/veya özel bir sebep mevcut olmadan ve/veya kanunun öngördüğü şartlar tahakkuk etmeden tutukluluk emrini iptal etmekle hata etmiştir."
9/81 sayılı ist-inafın duruşması esnasında istinaf edenin müracaatı ve aleyhine istinaf edilenin itiraz etmemesi üzerine 9/81 sayılı istinaf 10/81 sayılı istinaf ile birleştirildi.
İlk önce 9/81 sayılı istinaf ihbarnamesinde ikinci istinaf sebebi olarak ileri sürülen "ma-hkemenin tevkif emrini verirken söz konusu emri ve/veya istidayı en erken bir zamana ve/veya herhangi bir zamana returnable yapmamakla hata etti" istinaf sebebini incelemeyi uygun gördüm. I893; Deniz Hukuku Yetkisi Tüzüğü deniz hukuku yetkisi kullanan bir -mahkemenin uygulayacağı usul ve yöntemleri içermektedir. Bu Tüzüğün 50. nizamına göre deniz hukukunu ilgilendiren herhangi bir konuda "in rem" bir dava açılması halinde celbnamenin isdar edtlâiği zaman veya daha sonra herhangi bir taraf mahkemeye müracaat -ederek malın tutuklanmasını sağlamak üzere bir tutuklama müzekkeresinin isdarı için mahkemeye başvurabilir. Böyle bir başvurunun yapılması halinde nelerin belirtileceği veya başvurunun neler tarafından destekleneceği hususunda 50. ve onu takip eden nizamla-rda hükümler bulunmaktadır. Aynı Tüzüğün 204. nizamı Tüzüğün öngördüğü haller dışında kişinin menfaatlarını etkileyen herhangi bir konuda, böyle bir kişiye ihbar verilmeksizin herhangi bir emir verilemeyeceğini öngörmektedir. Ancak aynı nizam o nizamı taki-p eden nizamların hükümlerini saklı tutmaktadır. Nizam 50, 204 ve onu takip eden nizam 205 ve 206 aynen şöyledir:
"50. In an action in rem any party may at the time of, or at any time after the issue of the writ of summons, apply to the Court or a Judge f-ar the issue of a warrant for the arrest of property.
The party so applying shall before making his application file in the Court an affidavit corıtaining the particulars prescribed by the following rules.
Such application shall be in writing signed by th-e person making the application or his advocate and shall be filed by the Rogistrar.
The affidavit may be in the Form C in Schedule I hereto.
204. Except where by these Rules it is otherwise provided, no order sffecting the interests of any person other -than tne person on whose application the order is made, shall be made unless notice of the anplication shall have been given to all other persons interested, except in the case hereinafter provided.
205. The Court or Judge may, on proof of urgency or othe-r poculiar circumstances, make a temporary order, notwithstanding that no notice of the application has been given, on such terms, as to tlıe furnishing of security or otherwise, as shall appear to be just.
206. No such order shall remain in force for a l-onger period than shall be necessary for service of notice thereof on all parties affected thereby and- for enabling them to appear before the Court or judge and object thereto, and the Court or Judge may, by the order, fix a time Within which notice of th-e order shall be served on the parties affected thereby and for their appearance."
Görülüyor ki 204. nizamı takip eden 205. niz-ama göre mahkeme acil veya diğer özel hallerin isbatı halinde ilgili kişiye ihbar vermeksizin teminat veya mahkemenin adil göreceği koşullara tabi olmak üzere geçici bir emir verebilir. 205. nizamı takip eden 206. nizama göre 205. nizam uyarınca verilen bö-yle bir emir, İlgili kişilere tebliğ edilmesi için gerekli ve tebliğ edildikten sonra bu kişilerin mahkeme huzuruna çıkıp böyle bir emre itiraz etmelerini muktedir kılmak için gerekli süreden daha uzun bir süre için yürürlükte kalamaz. Bu nizama göre mahke-me böyle bir emir verirken emrin ilgili tarafa kaç günde tebliğ edilmesi gerektiği ve ilgili tarafların mahkemeye ne vakit geleceği hususunda bir gün tayin edebilir. B^aşka bir deyişle böyle bir emir sadece ilgili kişilere emrin tebliğ edilmesini ve ilgili- kişilerin tebliğden sonra mahkemeye çikıp itiraz edebjlmelerini mümkün kılmak için gerekli süre için yürürlükte kalabilir. 205 ve 206. nizamların hükümlerinden açıkça görülüyor ki ilgili tarafa ihbar vermeksizin mahkemenin herhangi bir emir verebilmesi i-çin emri almak isteyen tarafın, çok acil ve özel durumların var olduğunu isbat etmesi gerekir. Mahkeme acil durumlar ve özel durumların var olduğuna kanaat getirdiği hallerde de 206. nizamda belirlenen koşulların yerine getirilmesini sağlamak için sadece ç-ok kısa bir müddet için geçerli ve tamamen geçici olmak üzere bir emir verebilir. Mahkemenin 205 ve 206. nizamları tahtında vereceği emir sadece böyle bir emrin ilgili tarafa tebliğ edilmesini ve tebliğ edildikten sonra ilgili tarafın mahkemeye çıkıp emre -itiraz edebilmesini mümkün kılacak kısa bir süre için yürürlükte kalabilir. Tebliğ ve tebliğ edildikten sonra mahkeme huzuruna çıkıp itiraz edebilmek için gerekli süreden daha uzun bir süre için bu gibi emirler yürürlükte kalamaz ve mahkemenin bu nizamlar -uyarınca yukarıda belirtilen gerekli süreden daha uzun bir süre için yürürlükte kalacak bir emir vermeye yetkisi yoktur. Bu gibi hallerde mahkeme genellikle tebliğ edilecek kişinin kolay bulunup bulunmayacağı, tebliğ edildikten sonra böyle bir kişinin mahk-emeye gelebilmesi için ne kadar süreye ihtiyaç olduğunu nazarı itibara alarak çok kısa bir müddet tesbit eder. Deniz Hukuku Yetkisi ile ilgili davalarda ve özellikle davalının gemi olduğu hallerde gemi litrianda bulunduğu cihetle tebliğin en kısa bir zaman-da bir kaç saat içerisinde dahi yapılabileceği göz önünde tutularak ilgili kişiye ihbar verilmeksizin verilen bir emir çok kısa bir müddet için genellikle bir gün ile yedi gün arası yürürlükte tutulması gerekir.
Buna ilâveten ihbar verilmeksizin verilen -emirlerde hemen hemen istisnasız müstediden doğabilecek herhangi bir zarar ziyanı karşılamak
üzere teminat istenmekte ve genellikle davacının talep ettiği miktar kadar davalı tarafından teminat verilmesi halinde tutuklanan malın serbest bırakılacağına dair- emir verilmektedir. Türk tarafında deniz hukuku yetkisi ile ilgili davalar hemen hemen yok denecek kadar azdır ancak aynı konuda Rum tarafında bizim tarafımıza kıyasen çok davalar açılmaktadır ve Rum tarafı da aynı yasa ve tüzüğü uygulamaktadır. Rum taraf-ında deniz hukaıku yetkisi 1963 öncesi olduğu gibi halâ daha Yüksek Mahkeme tarafından kullanılmaktadır. Rum Yüksek Mahkemesi deniz hukuku yetkisini kullanırken ilgili tarafa ihbar verilmeksizin tutuklama müzekkeresi verirken daima ve daima emri çok kısa b-ir müddet için yürürlükte, tutmaktır. Kuşkusuz Rum Yüksek Mahkemesinin verdiği ararlar mahkememizi bağlamaz ancak aynı yasa ve tüzükleri uyguladıklarından ışık tutmak bakımından yararlıdır kanısındayım. Rum Yüksek Mahkemesi Soterios Kaloyrias v. The Ship '- Rea' now 1ing in the Port of Limasol (1976) 1 C.L.R. 439 davasında tek taraflı istida üzerine verdiği 30.10.1976 tarihli tutukluluk emrini 8.11.l976'ya kadar geçerli tutmuştur. Katerina Shipping Inc. v. The Cargo now on Board of The Ship "Poly" 1978 1 C.L-.R. 271 davasında tutukuluk müzekeresi 23.8.1977'de isdar edildi ve 30.8.1977'e kadar geçerli tutuldu. Paolo Bonnica and Co. and Another v. The Ship "Kyardla" (1980) 1 C.L.R. Part 11 s.149 davasında emir 21 Şubatta verildi ve 23 Şubata kadar geçerli kılınd-ı. O davada verilen tutuklama emri aynen şöyledir:
"l. Let a warrant issued for the arrest ot the ship
"KYARDLA" now anchored at the Port of Limassol.
2. Notice of such arrest shall be served on the said ship.
3. The Marshall shall release the ship upon- directions of the Registrar of this Court on the filing of a security bond by or on behalf of the ship in the sum for KL14,500.- (fourteen thousand five hundred Cyprus pounds) for the satisfaction of any order or judgment for the payment of money made aga-inst the ship or her owners in this action.
4. The applicants-plaintiffs shall comply with the following requirements:
(a) Lodge in Court the sum of K.L.200.- deposit for any expenses which may be incurred by the Marshall in connection with the custody o-f the ship while
under arrest, subject to this sum being increased later on.
To lodge in Court any further amount that the Registrar of
this Court will ask the palintiffs to do with regard to
the expenses of the arrest and failing t-o complywithin
three days from such demand, the order of arrest to be
discharged.
(c) File a security bond in the sum of K.L.3,000.- to be
answerable in damages to the defendant ship and her
owners against whom the -present order is made.
This to be replaced by a BankGuarantee and/or
deposit of money in Court in the amount of K.L. 15,000.- within 48 hours from now (the time being 11 a.m.). Failing to doso, this warrant or arrest -will be aıztomatically discharged.
5. The Marshall is required to report to this Court by the latest at 9.00 a.m. on the 23rd February, 1980, with regard to the arrest of the ship and probable costs to be incurred in connection with such arrest.
6-. This case is fixed for the 23rdFebruary, 1980, at 9.00 a.m. in case it is decided to move the Court against the continuance inforce of the order of arrestmade tn-day ex parte.
7. Question of costs reserved."
İngiltere'de normal geçici men'i müdahale- emirlerinde uygulanan yönteme göre geçici men'i müdahale emri istisnai hallerde karşı tarafa ihbar verilmeksizin verilir ancak bu gibi hallerde böyle bir emrin geçerliliği çok kısa bir müddet içindir. Normal olazak Queen's Bench Division'da bu gibi emirle-r 5 gün için geçerli tutulmaktadır. Bu hususta The Annual Practice (1963) s.1204'de şunlar yer almaktadır:
"If an immediate injunction is asked for, the application is~ exparte on affidavit. If grantet1, the usual practice is to grant an interm injunction- for about five days, with leave to apply to continue the injunction until the trial."
ve sayfa 1205'de ise şunlar yer almaktadır:
"An ex parte injuction should generally be until a certain day, usually the next motion day."
Tek taraflı istida üzerine v-erilen emirlerde emir belli bir güne kadar veya o günden önce verilecek başka bir mahkeme emrine kadar geçerli kılınmaktadır. Tek taraflı istida üzerine İngiltere'de verilen bir mahkeme emrinin örneği Lord Atkin'in Precedents in Civil Proceedings Vol.9 s.6-38'de şu şekilde yer almaktadır:
"This Court Doth Order that the defendant his servants and agents be restrained until after the ...........day ........... 19..... or until further order from (here insert injuction gran- ted).
'Until after the .... day -or until further order' in anlafmının ne olduğu Bolton e. London School Board (1878) 7 Ch. D. s.766'da tefsir edildı. Bu hususta kararda şunlar yer almaktadır:
"Where an interim injuction is granted over the next motion day or until further order, it sign-ifies that the injuction may be dissolved before the day fixed, but cannot be extended beyond that period except with the leave of the Court."
İngiltere'de deniz hukuku yetkisini kullanan Yüksek Mahkeme tutukluluk müzekkeresinin isdarı için emir verirken -emrin geçerliliğinin kısa bir müddet içim geçerli tutulduğu görülmemektedir. Ancak İngiltere'de yürürlükte olan deniz hukuku yetkisi yasası veya deniz hukuku ile ilgili tüzük ve diğer mevzuatta Kıbrıs'ta yürürlükte olan 1893 Kıbrıs Yüksek Mahkemesi Deniz H-ukuku Yetkisi Tüzüğü'nün 204, 205 ve 206. nizamlarının hükümleri yer almamaktadır. 204, 205 ve 206. nizamlarda yer alan hükümler sadece Kıbrıs'ta uygulanmaktadır. Aynı Tüzüğün 237. maddesine göre Kıbrıs Yüksek Mahkemesi deniz hukuku yetkisi tüzüğünde herha-ngi bir hüküm olmaması halinde İngiltere'de Yüksek Mahkemenin deniz hukuku yetkisini kullanan şubesinde uygulanan prosedürü uygulayabilir. Bu durumda Tüzüğümüzde konu ile ilgili 204, 205 ve 206. nizamlar bulunduğuna göre Kıbrıs Tüzüğünün uygulanması gereki-r. Tüzüğün 50. maddesine bakıldığında Tüzüğün 204. maddesinde öngörüldüğü gibi İstidanın ihbarsız yapılabileceği hususunda herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.
Yukarıda söylenenler ışığında 9/81 sayılı istinafın kabul edilmesi ve söz konusu emrin iptal edi-lmesi gerektiği kanısındayım.
Bu istinaf sebebiyle istinaf sonuçlandığı nedeniyle diğer istinaf sebeplerini incelememeyi uygun gördüm.
Söz konusu emir geçerli olmadığından ve/veya iptal edilmesi gerektiğinden 10/81 sayılı istinafta söz konusu emrin iptal-i hususunda ve/veya tutuklanan malın serbest bırakılması hususunda Mahkemenin verdiği 9 Mart 1981 tarihli emrin de kanaatımca herhangi bir geçerliliği kalmadığından, o istinafı incelemek gerekmemektedir ve bu nedenle 10/81 sayılı istinafın reddolunması ger-ekiği kanısındayım.
Şakir Sıdkı İlkay: Birleştirilmiş olarak dinlenen bu iki istinaftan birincisi konu davadaki davacıların müracaatı üzerine davalı Biscaya
Golf Gemisinin tevkif edilmesi için Mağusa Kaza Mahkemesinin 26.2.1981 tarihinde verdiği emirden, -ikincisi de aynı geminin serbest bırakılması için aynı mahkemenin verdiği 9.3.1981 tarihli emirden yapılmıştır.
Davacılar, 26.2.1981 tarihinde Mağusa Kaza Mahkemesi huzurunda açtıkları davada, sair şeyler arasında, kendilerine ait 4000 tonluk yükün taşılm-ası hakkındaki anlaşmanın ihlâlinden ötürü zarar ziyan talep ettiler. Aynı gün yaptıkları ve yemin varakası ile desteklenen tek taraflı bir istida ile de geminin tevkifi için bir müzekkere (warrant of arrest) çıkarılmasını istediler. Yemin verakasında, diğ-er şeyler arasında, taşıma ücretini tamamen ödenen davalı geminin müstedilerin 4000 tonluk muhtelif yükünü Hamburg'dan Dubai'ye götürmesi gerektiği halde bu yükü Mağusa limanına tahliye etmekte olduğu, yükün tahliyesinin tamamlanması üzerine geminin Ada'da-n ayrılmasının tasarlandığı, tahliye edilen ve torbalar içinde olan yükün açıkta ve yağmur altında hasar görmekte ve zay olma durumunda olduğundan ve taşıma mukavelesinin ihlâlinden ötürü müstedi davacıların zarar ziyan talep etmekte oldukları zikredildi. -Yine yemin verekasında konu yükün değerinin takriben 830,000 Amerikan doları olduğu, müstedi davacıların taleplerinin büyük olduğu ve bunda muvaffak olmaları halinde ve tevkif müzekkeresi çıkarılmadığı takdirde geminin Mağusa'dan ayrılacağı ve davacıların -zararlarının tatmin edilmesinin mümkün olamayacağı veya çok zor olacağı zikredildi. Mahkeme istida ile yemin verekasını inceledi ve istenerı tevkif müzekkeresinin çıkarılması için emir verdi:
Davacılar, 6.3.1981 tarihinde de geminin kendilerine ihbar edil-meksizin serbest bırakılmaması için şerh (caveat) konulması hususunda mahkemeye gerekli yazılı müracaatı yaptılar.
Davalı da, 9.3.1981'de, yaptığı ve yemin verekası ile desteklenen tek taraflı bir istida ile geminin serbest bırakılmasını istedi. Yemin ver-ekasında, diğer şeyler arasında, davalı geminin Mağusa limanına boşalttığı yükün azami değerinin 750,000 dolar olduğu, bunun 650,000 dolarlık kısmının yağmur ve açık havadan zarar görmeyecek veya görmesi zor olan demir ve çelik gibi eşyadan oluştuğunu, dav-alının yükü Dubai'ye başka bir gemi ile nakletmeye hazır olduğu, davacıların taleplerinin ne olduğunun yemin verekasında açık olarak gözükmediği ve bunun öğrenilemediği, davacılara olabilecek zararın 10,000 doları geçmediği, geminin değerinin, 3,737,800 Ba-tı Almanya markı olduğu fakat halen faizleri de dahil, 3,700,000 marklık bir borç için ipotekli olduğu ve bu durumda geminin davacılara teminat olarak değerinin 27,800 mark olduğu ve davalının bu miktarın karşılığı olan Tl,1,252,390 veya davacılara olabile-cek zararın miktarın olan 10,000 doların karşılığı olan TL959,5O0'nı mahkemeye yatırmaya veya bu hususta garanti vermeye hazır olduğu ve geminin serbest bırakılmasına karşı şerh cavea konulmadığı zikredildi. Yine yemin verekasında geminin onarım ve sair mü-kellefiyetleri için Ada'dan acilen ayrılması gerektiği, tutukluluğun kaldırılmaması halinde davalının tatmin edilmesi mümkün olmayacak zarara uğrayacağı, her gün için zararın l0,000 dolar olduğu ve davacıların davalının muhtemel zararı için teminat vermedi-ği ve 26.2.1981`de verilen tevkif emrinden davalının istinaf ettiği zikredildi. Davalının müracastını inceleyen Mağusa Kaza Mahkemesi davacıların koydurdukları şerh (caveat)'e rağmen, geminin serbest bırakılmasını emretti. Gemi serbest bırakıldıktan sonra -Ada'yı terketti.
Daha önce de belirtildiği gibi davalı 26.2.1981 tarihinde geminin tevkif edilmesi için müzekkere çıkarılması hususunda verilen emirden, davacılar da geminin serbest bırakılması için 9.3.1981 tarihinde verilen emirden istinaf etmişlerdir.
-
İlkin geminin tevkif edilmesi için verilen emir aleyhine davalının yaptığı istinafın ele alınması gerekir. Bu istinaf verilen tevkif emrinin iptalini ve dolayısıyle geminin serbest bırakılmasını sağlamak için yapıldı. Mamafih, istinafı dosyaladıktan kısa -bir süre sonra davalının kendisi, daha önce de izah edildiği gibi, Bidayet Mahkemesine müracaat ederek tevkif emrinin kaldırılmasını ve geminin serbest bırakılmasını sağladı. Nitekim gemi Ada'yı terketmiştir. Bu durumda davalının istinafı amacını yitirmiş -bulunuyor. İstinaf muvaffak olsa da Mahkemenin iptal veya tadil edeceği bir emir mevcut değildir. Bu böyle olmakla beraber alt mahkemelere ışık tutmak amacı ile istinafta ileri sürülen sebepleri kısaca incelemeyi uygun gördüm.
Davalı, l. istinaf sebebi il-e, tevkif müzekkeresi için yapılan istidaya ekli yemin verekasının davacılar veya onlardan biri tarafından değil de avukatları tarafından yapıldığı cihetle Bidayet Mahkemesinin talep edilen tevkif emrini vermekle hata ettiğini ileri sürdü. Davalı, böyle bi-r yemin verekasının, 1893 Kıbrıs Deriz Hukuku Kaza Yetkisi Emirnamesine ekli Tüzüğün 50. nizamının ikinci kısmına göre, davacılar veya onlardan biri tarafından yapılmış olması gerektiğini iddia etti. 50. nizamın ikinci kısmı aynen şöyledir:
"The party so -applying shall befora making his application file in the Court an affidavit containing the particulars prescribed by the following rules."
Görüleceği gibi 50. nizamın ilgili kısmı istidayı yapan tarafın dosyalayacağı yemin verekasının kimin tarafından yap-ılması gerektiğine dair kural içermemektedir. Bu durumda 237. nizam uyarınca İngiltere'de pratikte takip edilen usul bizde de takip edilebilir. İngiltere'de bu gibi meselelerde istidayı yapan tarafı temsil eden "solicitor" o tarafın vekîli olarak böyle bir- yemin verekasını yapabilir. Bu böyle olduğuna göre de Kıbrıs'ta böyle bir yemin verekasını müstediyi temsil eden avukat yapabilir. Esason acil olarak ele alınması gereken bu gibi bir müracaata eklenecek yemin verekasının çoğu kez çok uzaklarda bulunan müs-tedi veya müstediler tarafından yapılmasına olanak yoktur. Tabiidir ki müstediler veya onlardan biri yakında ise onların veya onun böyle bir yemin verekasını yapması tercih edilmelidir.
2. istinaf, sebebi ile Bidayet Mahkemesinin geminin tevkifine dair ver-diği emrin gözden geçirilmesi için erken veya herhangi bir gün tayin etmemekle hata ettiği ileri sürüldü. Denis Hukuku Tüzüğünün 205 ve 206. nizamları aynen şöyledir:
"205. The Court or Judge may, on proof of urgency or other peculiar cireumstances, make -a temporary order, not-withstanding that no notice of the application has been given; on such terms, as to the furnishing of security or otherwise, as shall appear to be just.
206. No such order shall remain in force for a longer period than shall be neces-sary for service of notice thereof on all parties affected thereby and for enabling them to appear before the Court or Judge and object thereto, and the Court or Judge may, by the order, fix a time within which notice of the order shall be served on the pa-rties affected thereby and far their appearance."
Görüleceği gibi 205. nizama göre müstaceliyet veya meselenin kendine özgü hallerin mevcut olduğu kanıtlandığı takdirde mahkeme tek taraflı bir istida üzerine, teminat verilmesine dair veya sair adil koşull-ara bağlı olarak, geçici bir emir verebilîr. 206. nizama göre ise bu şekilde tek taraflı bir istida üzerine verilen bir emir etkilenen tüm taraflara ihbar verilmesine ve bunların mahkeme huzuruna çıkarak itiraz yapabilmelerine yeterli süre kadar yürürlükte- kalır ve mahkeme emri verirken etkilenen taraflara ihbar yapılması ve bunların mahkeme huzuruna çıkmaları için bir vakit tayin edebilir.
Yukarıdaki nizamlar ve benzeri geçici emirlerle ilgili sair mevzuat uyarınca şimdiye kadar takip edilen usule göre bi-r mahkeme bu gibi geçici bir emir verirken emrin tekrar gözden geçirilmesi için erken bir gün tayin eder. Mahkeme günü verirken etkilenen taraflara gerekli ihbarın yapılabilmesi ve bunların mahkeme huzuruna çıkıp itiraz yapabilmeleri için yeterli süreyi gö-z önünde bulundurur.
Bu meselede de geminin tevkifi için müzekkere çıkarılmasına dâir 26.2.1981'de verilen emir tek taraflı bir istida üzerine verilmişti. Bu böyle o1makla beraber emriıı gözden geçirilmesi için bir gün verilmerli. Etkilenen tarafa ihbar y-apılabilmesi ve bunun mahkemeye çıkıp itiraz etmesi için yeterli sürenin ise istinafın dosyalandığı 1.3.1981 tarihinde geçmiş olduğu söylenemezse de bu süre istinafın duruşma tarihinde geçmiş bulunuyordu.
3. istinaf sebebi ile Bidayet Mahkemesinin tevkif -emrini verirken davalının muhtemel herhangi bir zarar ziyana uğramasına karşı davacıları teminat sağlamasını emretmernekle hata ettiği iddia edildi. 205. nizamın yukarıda yapıları iktibasından görüleceği gibi bir mahkeme tek taraflı bir istida üzerine, tem-inat verilmesine dair veya sair adil koşullara bağlı olarak, geçici bir emir verebilir. Bu nizam ve benzeri geçici emirlerle ilgili sair mevzuat uyarıca şimdiye kadar takip edilen usule göre bir mahkeme bıı gibi geçici bir emir verirken müstedinin uygun bi-r teminat sağlamasını emreder. Bu meselede ise Bidayet Mahkemesi, anlaşıldığı kadarı ile, tevkif emrini verirken 205. nizamı göz önünde bulundurmadı ve verdiği emrin davacı müstedilerin teminat sağlamasına bağlı tutulup tutulmayacağı hususunu tezekkür etme-di ve böylelikle hatalı hareket etmiş oldu.
4. istinaf sebebi ile Bidayet Mahkemesinin tevkif emrini verirken söz konusu emrin hanğı şartlarla kaldırılabileceğini veya geminin hangi şartlarla serbest bırakılabileceğini belirtmemekle bata ettiği iddia edil-di. Daha önce de belirtildiği gibi mahkeme, 205. nizama göre, geçici bir emri teminat verilmesine dair veya sair adil koşullara bağlı olarak, verebilir. Geçici bir emrin teminattan farklı koşullara bağlı tutulup tutulmayacağı hususu emri veren mahkemenin t-akdirine bırakılmış bir husustur. Bu meselede emrin iddia edildiği gibi koşullara bağlanmış olmasının gerekli olduğu veya Bidayet Mahkemesinin verdiği tevkif emrini bu gibi koşullara bağlamamakla hata ettiği gözükmemektedir. Şunu da belirtmek yerinde olur -ki böyle bir emri veren mahkemenin, 211. nizam uyarınca, gerekli sebep gösterilmesi halinde emri tadil etmek veya kaldırmak yetkisi mevcuttur. Bu böyle olduğuna göre de ilgili bir taraf, uygun gördüğü takdirde, mahkemeye müracaat edip sebep göstererek daha- önce verilen bir emrin tadilini sağlayabilir.
5. istinaf sebebi ile davacı müstedilerin yemin verekalarında taleplerinin miktarını göstermemiş oldukları cihetle Bidayet Mahkemesinin söz konusu emri vermekle hata ettiği iddia edildi. Deniz Hukuku Tüzüğünü-n 54. nizamı aynen şöyledir:
"The Court or Judge may direct the issue of a warrant althought the affîdavit does not contain all the prescribed particulars, and, in an action for bottomry, although the bond has not been produced."
Görüleceği gibî yemin ve-rekasının gerekli tüm hususları kapsamaması halinde de mahkeme bir tevkif müzekkeresinin çıkarılmasını emredebilir. Bız hususta karar vermek emri verecek mahkemenin takdirine bağlıdır. Mamafih şunu belirtmekte fayda vardır ki aksine sebep mevcut olmadığı h-allerde yemin vererkasında davacı müstedinin sadece talebinin niteliğinin değil de miktarının da zikredilmesi doğru ve uygundur.
Davacıların yaptığı istinafa gelince ise, daha önce de izah edildiği gibi, bu istinaf geminin serbest bırakılması için 9.3.198-1'de verilen emirden yapılmıştır. Kanımca 26.2.1981'de verilen tevkif emri, verildiği şekilde, 9.3.1981'de geçerliliğini yitirmiş bulunuyordu. Bu husus bir tarafa davalı gemi, serbest bırakılması için verilen emirden sonra, Ada'yı terketmiş olduğu cihetle -istinaf müstaceliyetini olduğu gibi pratikteki değerini de kaybetmiştir. Durum bu merkezde olmakla beraber alt mahkemelere ışık tutmak amacı ile ve tevkif emrinin 9.3.1981.'de geçerliliğini henüz yitirmemiş olduğunu farzederek istinafı incelemeyi uygun gör-düm. Deniz Hukuku Tüzüğünün 65 ve 70. nizamları aynen şöyledir:
"65. Any person desiring to prevent the arrest of any property or the release of any property under arrest or the payment of any moneys out of Court may cause a caveat against the issue of an-y warrant of arrest or of any order of release or for the payment of moneys out of Court to be entered by the Registrar in a book to be kept by him for that purpose and hereinafter called the Caveat Book.
70. No order of the Court or Judge affecting the p-roperty or moneys referred to or specified in any caveat, duly entered in accordance with these Rules, shall ordinarily be made on the application of any party or person, except notice of such application shall have been given to the party or person at who-se instance the caveat has been entered, but the Court or Judge may, upon proof of any speical circumstances, which render it desirable or necessary, and upon such terms as may seem fit, make any such order without notice to the person by whom the caveat h-as been entered."
Görüleceği gibi, 65. nizam altında şerh konulduğu takdirde mahkeme, bir taraf veya şahsın müracaatı üzerine, -tevkif altında bulunan bir geminin serbest bırakılmasını, şerhi koyduran tarafa ihbar yapılmadan, emretmez meğer ki şerhi koyan tarafa ihbar yapılmadan geminin serbest bırakılmasını gerektiren özel ahvalin mevcut olduğu kanıtlanmış olsun. Mağusa Kaza Mahk-emesinin geminin serbest bırakılması ile ilgili kararı aynen şöyledir:
"İstida ve Yemin Varakasını inceledim; Davacının istida ve yemin varakasını da yeniden etüd ettim. Davacının istida ve Yemin Varakasında, sadece malın ederi ve tümünün Kıbrıs'ta kalışı- nedeni ile uğranılması muhtemel zarardan söz edilmektedir. Görüldüğü kadarı ile malın büyük ktsmı demir, çelik v.s. gibi bozulması imkânı olmayan bir mal olduğu, bu nedenle zarara uğraması imkânı olmayan bir mal olduğu, bu nedenle zarara uğraması söz konu-su olmadığı olsa bile çok az miktar olabileceği, davalı Müstedinin teminat yatırabileceğini nazara aldım ve aciliyetine inandım caveata rağmen ilgili nizamatın 70. Maddesini gözönünde tutarak, Netice olarak, davalı Müstedi ve/veya onun tarafından Mk.ye 2.5-00000Tl, (iki milyon beş yüz bin Tl,) yatırılması halinde Davalı Biscaya Golf gemisinin 26.2.1981 tarihinde verilen emrin iptali ve mezkur geminin serbest bırakılmasi için emir verilir."
İktibas edilen karardan anlaşılacağı gibi Mağusa Kaza Mahkemesi 65. -nizama uygun olarak şerh koymuş olan davacılara ihbar yapılmaksızın, geminin serbest bırakılmasını emrederken davacılara ait malın büyük kısmının zarar görmeyecek eşyadan oluştuğu ve davalının belirli bir teminat yatırabileceği hususunda davalının yemin ve-rekasında ileri sürülen iddialara istinat etti. Kararında durumun aciliyetine de inandığını söylemekle beraber bu inancının nelere istinat ettiğini belirtmedi. Mağusa Kaza Mahkemesi, ayrıca, davacıların istidasını, onların gaybubetinde, tekrar etüd ettiğin-i de kararında söylemiştir. Kanımca ne davalının yemin verekasında zikredilenler ne de mahkemenin üzerine dayandığı hususlar şerh koydurmuş olan davacılara ihbar yapılmadan geminin serbest bırakılmasını mucip özel ahval oluşturmaktadır. Bu gibi ahval benze-ri her meselede mevcut olabileceğine göre "caveat"ın anlam ve önemi kalmış olmaz. Neticede üzerine riayanılan iddiaların doğru olup olmadığı ve davalının teminat olarak yatırması öngörülen miktarın yeterli olup olmadığı hususunda davacılara, şerh koydurmuş- olmalarına rağmen, söz hakkı tanınmadan gemi Âda'dan ayrılmak üzere serbest bırakılmış oldu.
Söylenenlerden de anlaşılacağı gibi Mağusa Kaza Mahkemesinin, şerh koydurmuş olan davacılara ihbar yapılmadan, kararında belirttiği sebeplere istinaden, daha önc-e emredilen bir tutukluluğu kaldırması hatalıdır.
Yukarıda söylenenler ışığında ve Mahkemenin dinlenen istinaflardan herhangi biri üzerine vereceği çare veya emir mevcut olmadığına göre her iki istinafın da reddedilmesi ve masraflarla ilgili herhangi bir -emir verilmemesi gerektiği görüşündeyim.
Niyazi F. Korkut: Sayırı Başkan Ülfet Emin'in hükmünde belirttiği görüşler ile varmış olduğu sonuca katılırım.
Ülfet Emin, Başkan: Sonuç olarak 9/81 sayılı istinaf oyçokluğu ile kabul edilen ve mahkemenin 26 Şuba-t 1981 tarihinde verdiği emir iptal edilir. 10/81 sayılı istinaf oybirliği ile reddolunur.
Masraflar için herhangi bir emir verilmez.
(Ülfet Emin) (Şakir Sıtkı İlkay) (Niyazi F.Korkut)
Yargıç Yargıç - Yargıç
13 Nisan 1981
Full & Egal Universal Law Academy