-D.8/89 Yargıtay/Hukuk 91/88
(Kira İstida No: 126/87; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Salih S. dayıoğlu, Niyazi F. Korkut, Celâl Karabacak.
İstinaf eden: Mustafa- Çıraklı, Arasta Sokağı, No.66, Lefkoşa.
ile
Aleyhine istinaf edilen: Boysan Boyra, Gülten A. Dana ve Zerrin Ş İlkay'ın
yetkili vekili sıfatı ile, Posta Sokak, 23/1, Lefkoşa.
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden tarafından: Tahir Seroydaş.
Aleyhine istinaf edilenler tarafından: Kıvanç M. Rıza.
A R A K A R A R
Salih S. Dayıoğlu: İstinafın esas duruşmasına geçmeden önce müstediler (aleyhine istinaf edilenler) ik-i ön itirazda bulunarak istinafın, mevzuatın öngördüğü süre dışında dosyalandığından ve ayrıca Hukuk Usulü Nizamatının Emir 35 Nizam 3'e aykırı bir şekilde dosyalanmasından ötürü daha ileri gidemiyeceğini ve bu safhada reddedilmesi gerektiğini ileri sürdü.- Bu itirazlar ile ilgili olgular ihtilâf konusu değildir. Olgular aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
Taraflar arasında olan bir istidada müstediler müstedaaleyhten (istinaf eden) kira artışı talebinde bulundular. İstidayı dinleyen İlk Mahkeme, kararını 30-.6.1988 tarihinde verdi. Müstedaaleyh bu karardan kendini mağdur hissetti ve istinaf etti. İstinaf ihbarnamesi 11.8.1988 tarihinde dosyalandı. İstinaf ihbarnamesine eklenen tasdikli hükmün suretinin üzerinde, hükmün, 30.6.1988'de verildiği ve 15.8.1988'de -hazırlandığı yazılmaktadır. İstinaf ihbarnamesi 11.8.1988 tarihinde dosyalanırken İlk Mahkemenin tasdikli hükmü buna eklenmediği ve daha sonra eklendiği anlaşılmaktadır.
Müstediler özetle şu iki ön itirazda bulunmaktadırlar:
-Hükmün okunduğu tarih olan 30.6.1988 istinaf süresinin birinci günü olarak alındığında istinaf ihbarnamesi 43. gün dosyalanmıştır çünkü 30.6.1988 tarihi itibarıyle 42. gün, 10.8.1988'de sona ermiştir.
-İstinaf, Hukuk Usulü Nizamatının Emir 35 Nizam 3'e aykırı olarak dosyalanmıştır çünkü 11.8.1988'de dosyalanan istinaf ihbarnamesine İlk Mahkemenin hükmü eklenmemişti.
-İlkin yukarıda (a) altında özetlenen iddiayı inceleyelim.
-
Mahkeme veya bir yargıç tarafından uzatılmadığı takdirde önümüzdeki mesele türünden bir yargısal işlemin, kararın verildiği tarihten itbaren 42 gün geçtikten sonra istinaf edilemiyeceği hususu Emir 35 Nizam 3 ile öngörülmektedir. Ancak sürenin ne vakit ba-şlayacağı yani kararın okunduğu günün 1. gün olarak sayılıp sayılamıyacağı hususunda açık bir hüküm yoktur. Genel hukuk ilkelerine göre hükmün okunduğu gün sürenin hesaplanmasında dikkate alınmaz. Halsbury's Laws of England, 3. baskı Vol.37, sayfa 95'de bu- konuda şunlar yer almaktadır:
" Exclusion of firs day. The general rule in cases in which a period is fixed within which a person must act or take the consequences is that the day of the act or event from which the period runs should not be counted agai-nst him."
Ayni zamanda gör Eyle (1829)9B and C. 603, William v. Burgess (1840) 12 AD. and EL 635, Redcliffe V Barthelomew (1892) 1 Q.B., 161.
Yukarıdakilere ilâveten Yüksek Mahkemenin A.M. 13/77 sayılı içtihadi kararında da bu konu enine boyuna incelen-mişti. Konu Anayasanın Yüksek İdare Mahkemesi'ne yapılacak başvuruların 75 gün süreyle tahdidi ve 75 günün hesaplanmasında idari kararın alındığı günün dikkate alınıp alınamayacağı idi. Mahkeme kararında bu hususta sayfa 3'de şunlar yer almaktadır.
-"Anayasanın 118. maddesinin (3). fıkrasında yer alan metinde malesef başvuran kişinin kararı öğrendiği tarihin 75 gün hesaplanmasında dahil edilip edilemiyeceği hususunda açıklık mevcut değildir. Bu nedenle bu gibi hallerde uygulanan hukuk ileklerine bakma-k gerekir. Genel hukuk ilkelerine göre, aksini açıklıkla yasada gösterilen haller dışında, bu tür süreler hesaplanırken, kişinin kararı öğrendiği gün süreye dahil edilmez. Başka bir deyişle süre kararın öğrenildiği günün ertesi günü birinci gün olmak üzere- hesaplanır ve sonucu günün iş saatında sona erer. Bir an için Anayasada belirlenen sürenin 75 gün olmadğını ve bir gün olduğunu addedersek, karar da başvuran kişi tarafından iş saatının sona ermesinden birkaç dakika evvel öğrenildiği varsayılırsa, başvura-n kişinin Mahkemeye başvurma zamanı kalmayacağı açıktır."
Yukarıda söylenenleri, önümüzdeki istinafa uyguladığımız zaman hüküm 30.6.1988'de okunduğu cihetle birinci gün 1.7.1988'den itibaren başlar ve 11.8.1988'de yani istinafın dosyalandığı gün de 42. g-ün olur. Bu nedenle bu iddianın reddolunması gerekir.
Müstedilerin ikinci iddiasına gelince; Hukuk Usulü Nizamatının Emir 35 Nizam 3'ü aynen şöyledir:
"3. All appeals shall be by way of rehearing and shall be brought by written notice of appeal filed, w-ithin the appropriate period prescribed by rule 2 of this Order, with the Registrar of the Court appealed from, together with an office copy of the judgment or order complained of Form 28)."
Nizam 3'ün içeriğinin istinaf ihbarnamesine şikâyet konusu hükm-ün eklenmesi gerektiği doğrultusunda olduğuna kuşku yoktur. Ayrıca bu meselede bunun yapılmadığı da bir gerçektir. istinaf ihbarnamesine eklenmesi gerken hükmün tasdikli suretinin, ihbarnameye, mevzuatın öngördüğü süre sonunda yani 42. günden sonra eklendi-ği açıktır. İstinaf ihbarnamesi Kaza Mahkemesi Mukayyitliğine dosyalanır. Hüküm de ayni mukayyitlikce tasdiklenir. Bu gerçeklerden hareketle anlaşılan müstedaaleyh istinaf ihbarnamesinin 42. gün dosyalanırken "hazırlanmış hüküm" mevcut değildi. Daha sonra -hazırlanıp eklendi. Kanaatımızca asıl olan istinaf ihbarnamesinin kendisinin dosyalan-masıdır. Hükmün eklenmesi ise daha ziyade teferruata inen tali bir konudur. Böyle bir hükmün daha sonra istinaf ihabrnamesine eklenmesi Nizam 3'ün getirdiği düzeni esasta-n sarsmaz. Diğer bir ifade şekliyle bu eksikliğin bir usulsüzlükten öteye gitmediği aşikârdır.
Bu bir yana dosyanın tetkikinden istinaf ihbarnamesine ekli tasdikli mahkeme emrinin müstedilere 23.8.1988 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir. Bu da Nizam- 3'e olan aykırılığın 23.8.1988'den beri müstedilerin bilgisi dahilinde olduğunu veya olması gerektiğini göstermektedir. Hal böyle olmasına rağmen müstediler istinaf ihbarnamesinin Nizam 3'e aykırı olarak dosyalandığını bugüne dek şikâyet konusu yapmadılar-. Usulsüzlükle malûl bir istinaf ihbarnamesinin bertaraf edilebilmesi için Emir 64 uyarınca işlem yapılması gerekir. Böyle bir işlem yapılmadığı bir yana, bundan sonra yapılsa bile çok geç kalındığı gerekçesi ile Emir 64 Nizam 2 hükümleri uyarınca reddolun-ması mukadderdir.
Sonuç olarak yapılan ön itirazlar reddolunur.
(Salih S. Dayıoğlu) (Niyazi F. Korkut) (Celâl Karabacak)
Yargıç Yargıç Yargıç-
10 Şubat 1989
-
-
4
-
Full & Egal Universal Law Academy