-D.2/98 Yargıtay/Hukuk 91/97
(Dava No: 535/97; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Taner Erginel, Metin A. Hakkı, Nevvar Nolan.
İstinaf eden: Kıbrıs Tuncabank Ltd., Lefkoşa
- (Davacı)
ile -
Aleyhine istinaf edilen: 1. Aralsan Ltd., Yeni Organize
Sanayi Bölgesi, Lefkoşa
2. Arif Efetürk, c/o Aralsan Ltd.,
Yeni -Organize Sanayi Bölgesi
Lefkoşa.
(Davalılar)
A r a s ı n d a .
Lefkoşa Kaza Mahkemesinin 535/97 sayılı davada 28.11.1997 tarihinde verdiği karara (Hüseyin Besimoğlu Kıdemli Kaza Mahkemes-i Yargıcı) karşı Davacı tarafından yapılan istinaftır.
İstinaf eden namına: Avukat Ali Dana
Aleyhine istinaf edilenler namına: Avukat Fuat Veziroğlu.
---------------
H Ü K Ü M
-
-Taner Erginel: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Metin A. Hakkı okuyacaktır.
Metin A. Hakkı: Bu istinafın kökeninde yatan ihtilâfsız olguları aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür.
Davacı İstinaf Eden Banka 10.3.1997 tarihinde, Usulü Mahkeme -Nizamları, Emir 2 Nizam 6'ya istinaden Davalı Aleyhine İstinaf Edilenler aleyhine Lefkoşa Kaza Mahkemesinde dosyaladığı bir dava ile özetle, taraflar arasında takriben 22.5.1996 tarihinde yapılan bir senede istinaden, Davacı İstinaf Eden Banka tarafından D-avalı Aleyhine İstinaf Edilenlere verilen ve ilk talepte ödenmesi gerektiği iddia olunan 40.000 Alman Markı için hüküm, mezkûr miktar üzerinden (senede 4 defa her 3 ayda bir kapitalize olmak sureti ile mürekkep faiz taşıyan) %17.5 faiz, ve masraflar için h-üküm talep etmiştir. Sözü edilen dava, Davalılara tebliğ edildikten sonra Davalılar, avukatları aracılığı ile davaya İsbat-ı Vücut Varakası dosyalamışlar ve henüz Müdafaa Takriri dosyalamadan Davacı İstinaf Eden 10.6.1997 tarihinde Usulü Mahkeme Nizamları- Emir 18'e istinaden Davalılar aleyhine seri hüküm almak için (summary judgement) bir istida dosyalamıştır. Bu istidanın esasının görüşülmesi henüz Kaza Mahkemesince başlamadan Davacı İstinaf Edenin avukatı Usulü Mahkeme Nizamlarımızın Emir 18 Nizam 1-9'-a kadar olan kısmının, Anayasanın bazı maddelerine aykırı olduğunu iddia ederek Anayasanın 148. maddesine istinaden konunun Anayasa Mahkemesine havale edilmesini talep etmiş ve bu yapılıncaya kadar da Kaza Mahkemesindeki işlemlerin durdurulmasını talep etm-iştir. İstidayı gören Alt Mahkeme, bu veya benzeri bir konuda Anayasa Mahkemesinin A.M 22/82 (D.3/83) ve A. M. 23/82 (D.4/83) sayılı kararları olduğunu, sözü edilen bu kararlar da konunun Anayasa Mahkemesince önceden tezekkür edilip Usulü Mahkeme Nizamlar-ı Emir 18'in Anayasaya aykırı bulunmadığını söyleyip duruşmayı durdurup konunun tekrar Anayasa Mahkemesine havale edilmesinin yersiz olduğu kanaatine vararak Davalı Aleyhine İstinaf Edilenlerin müracaatlarını reddetmiştir. Alt Mahkemenin bu ret kararına k-arşı Yüksek Mahkeme önünde Yargıtay/Hukuk 88/97 sayılı bir istinaf Davalılar tarafından dosyalanmış bulunmaktadır. Sözü edilen bu istinaf, Yargıtayca dinlenmiş olup karar için bilâmüddet ertelenmiş durumdadır. Bu işlemlere paralel olarak, Aleyhine İstina-f Edilen Davalıların avukatı 23.10.1997 tarihinde Alt Mahkemeye müracaat ederek, Usulü Mahkeme Nizamları Emir 35 Nizam 18'e istinaden 19.6.1997 tarihli seri hüküm alma istidasının az önce değinilen istinafın neticesine dek durdurulmasını talep etmiştir. D-avalı Aleyhine İstinaf Edilenlerin 23.10.1997 tarihli, Alt Mahkemedeki duruşmanın, istinafın neticesine dek durdurulmasını talep eden istidaları Alt Mahkeme tarafından duruşma olarak 26.11.1997 tarihine tayinli iken, 26.11.1997 tarihinde İstinaf Eden Davac-ı Bankanın avukatı bu istidaya bir itiraz dosyalamıştır. Davalı Aleyhine İstinaf Edilenlerin 23.10.1997 tarihli istidaları avukatları Fuat Veziroğlu'nun yaptığı aynı tarihli bir yemin varakası ile desteklenirken Davacı İstinaf Eden Bankanın bu istidaya ka-rşı dosyaladığı 26.11.1997 tarihli itiraznameleri herhangi bir yemin varakası ile desteklenmemiştir. Bu konu ile ilgili olarak itiraznamenin ilgili kısmı aynen şöyledir:
"İşbu itirazı destekleyen olgular dava
dosyasında mevcuttur ve yemin vara-kası
sunma gereği kalmamıştır. Dosyadan da
görülebileceği gibi Müstedinin istidasını
destekleyen 23.10.1997 tarihli yemin
varakasında yapılan iddialar sadece
yasal iddialardan ibarettir."
Tabloyu tamamlamak için sözü ed-ilen 23.10.1997 tarihli yemin varakasına da göz atmada fayda vardır. Bu yemin varakası incelendiğinde Davalıların avukatı yemin varakalarının 2. paragrafında Davalıların davada çok kuvvetli müdafaaları olduğunu öne sürerken, 23.10.1997 tarihli istida muci-bince yargısal işlemlerin Mahkemece durdurulmaması halinde Davalıların istinaflarında başarılı olmaları halinde bile Yüksek Mahkemeden çıkacak kararın pratikte değeri olmayacağını veya kağıt üstünde kalacağını veya uygulama alanı bulunmayacağını iddia etme-kte ve Alt Mahkemeden bu şekilde Davalılar aleyhine hüküm çıkması halinde (yemin varakasından alınan aynı kelimelerle), "her şey iş işten geçmiş olacaktır" demekte ve yargısal işlemlerin durdurulması talep edilmektedir. Burda görülebileceği gibi, Davalıla-r, hukuki iddiaların yanı sıra bazı olgusal iddialar da yapmışlardır ki bunları Davacılar tekzip etmemiştir. Halbuki Usulü Mahkeme Nizamları Emir 48 Nizam 4 hükümlerine göre Davacı Banka tarafı, olgular ile ilgili karşı tarafın iddiaları kabul etmediği or-anda, yemin varakası ile reddedip, kendi iddialarını öne sürmeleri gerekmekte idi ki o zaman Mahkeme, duruşmada gerekirse şahit de dinleyip olgular ile ilgili sağlıklı bir karar versin. Usulü Mahkeme Nizamları Emir 48 nizam 4 aynen şöyledir:
"4. -If any person served with a summons
to attend the hearing of an application
intends to oppose the application, such
person shall, at least two days before the
day fıxed for hearing, file a notice of
such intention in the Form 47- and leave a
copy thereof for the applicant at his address
for service. Such notice shall refer to the
specific section of the Law or to the specific
Rules of Court upon which the opposition is
founded. Any facts relied upon in -opposition
which are not apparent on the face of the
proceedings shall be set out in one or more
affidavits accompanying the notice of opposition,
and copies of such affidavits shall be left for
the applicant together with such not-ice. If
there is a conflict between the applicant and
any person giving notice of opposition in
regard to the facts, the applicant or such
person must, at the hearing of the application,
be prepared to prove the facts he relies u-pon in
so far as the burden of proof lies upon him."
(underline supplied).
Alt Mahkeme yukarıda öze-tlenmeye çalışılan çerçeve içinde 23.10.1997 tarihli, Davalı Aleyhine İstinaf Edilenlerin istinaf neticesine dek yargısal işlemlerin durdurulmasını talep ettikleri istidayı dinlemiş ve 28.11.1997 tarihinde talep doğrultusunda bir karar vermiştir. Tabloyu -tamamlamak amacı ile şunun da belirtilmesi yerinde olur ki bu istidanın Alt Mahkemedeki duruşmasında hiçbir taraf Mahkemeye şahadet çağırmamış ve sadece Mahkemeye hitap etmekle yetinmişlerdir. Bu durumda Alt Mahkeme dava dosyasını, dava ile ona karşı yapı-lan itirazı ve Davalıların avukatının yaptığı yemin varakası ile tarafların hukuki iddialarını tezekkür ettikten sonra 23.10.1997 tarihli istidadaki talebi haklı bulmuş ve 10.6.1997 tarihli seri hüküm istidasının ve duruşma işlemlerinin dosyalanan istinaf -sonucuna kadar durdurulmasını emretmiştir. Kendini bu durumdan mağdur hisseden Davacı Banka, 1 Aralık 1997 tarihinde önümüzdeki istinafı dosyalamış bulunmaktadır. İstinaf ihbarnamesi incelendiğinde bunun 2 istinaf sebebi içerdiği görülmekle birlikte bunla-rı tek başlık altında şöyle toparlamak mümkündür:
Alt Mahkeme talep edilen emri vermekle ve dolayısıyle duruşmayı belirsiz bir süre ertelemekle Davacı Bankanın uğraması muhtemel zararı gözönünde bulundurmadı ve/veya takdir hakkını keyfi kullandı ve/v-eya yanlış kullandı.
İstinaf, Yargıtayın 18.12.1997 tarihli oturumunda ele alınmış aynı gün duruşması tamamlanıp karar için bilâmüddet ertelenmiş durumdadır. İstinafı karara bağlamak için, özetlenmeye çalışılan ve meselenin kökeninde yatan olgular ı-şığında Alt Mahkemenin hata yapıp yapmadığını tespit etmemiz gerekmektedir. İstinaf Eden Bankanın avukatı Alt Mahkemenin hata yaptığını öne sürerken, Aleyhine İstinaf Edilenlerin avukatı Alt Mahkemenin yerinde bir karar verdiğini iddia etmekte ve bu istin-afın reddedilmesini talep etmektedir. Alt Mahkemenin, önündeki bir davada yargısal işlemleri durdurmaya, Usulü Mahkeme Nizamları Emir 35 Nizam 18 mucibince yetkisi olduğu tartışma kaldırmayacak kadar sarihtir. Konu, bu meselede, kendine has olguları muvac-ehesinde, Alt Mahkemenin takdir hakkını kullanıp yargısal işlemleri istinafın sonuna dek durdurmakla bir hata yapıp yapmadığı ile sınırlıdır. Prensip olarak Yargıtay, istinaf oldu diye Alt Mahkemedeki duruşmaların istinafın neticesine dek durdurulmasını t-asvip etmemektedir. Prensip olarak Yüksek Mahkeme, bir davanın Alt Mahkemede sonuçlanmasını ve ondan sonra Alt Mahkemenin kararı neticesinde kendini o karar veya duruşma esnasında verilen ara kararlardan mağdur hisseden taraf veya tarafların, yakınmaların-ı istinaf yolu ile birlikte ele alıp değerlendirmeyi tercih etmektedir. Ancak bu genel prensip bir yana, Yargıtay Alt Mahkemenin takdir hakkına da kesin bir hata olmaması halinde müdahaleden kaçınmaktadır. Bu meselede kendine has özel olguları muvacehesi-nde Alt Mahkeme kararına müdahaleye gerek var mı? Bu istinafın konusu budur.
Usulü Mahkeme Nizamları Emir 35 Nizam 18'in Alt Mahkemelere bir takdir hakkı tanıdığına yukarıda değinmiştim. Ruhu İngiltere'den alınan bu madde hükmünün İngiltere'deki mu-adil hükümlerine de göz atıldığında orda da Mahkemelerin takdir hakkı olduğu sarahaten görülmektedir. (Misal olarak bak: Annual Practice Vol. I 1958 sayfa 1697 ve yine bak: Halsbury's Laws of England, Third Edition Vol. 30 sayfa 407 paragraf 767 ve 768). - Bu meselede taraflar arasındaki borcun tarihi Mayıs 1996 olarak, dava ise 10.3.1997 tarihinde dosyalanmış olduğu görülmekte, Davalıların yargısal işlemlerin durdurulmasını talep eden istidalarına ekli yemin varakalarında Davalıların çok kuvvetli müdafaala-rı olduğu, ve, talep edilen emrin verilmesinin adil olduğu iddia edilmekte, buna karşı alacaklı Davacı Bankanın elle tutulur hiçbir olgusal iddiaları görülmemekte veya en azından Alt Mahkeme önüne konmamış olduğu görülmektedir. Davacı Banka tarafı istinat- edilen gerçeklerin dava dosyasında görüldüğü gibi olduğunu söylemektedir. Dava dosyasına da bakıldığında Alt Mahkemenin takdir hakkını yanlış kullandığı görülmemektedir. Adalet, her davanın dosyalanmasını müteakip en erken bir zamanda görülüp karara bağ-lanmasını gerektirmektedir, ancak bunun gerçekleşmesi için buna makul bir süre de tanınması kaçınılmazdır. Maalesef bazı davalarda gecikmeler olmaktadır. Bu meselede 8 ay gibi çok uzun olmayan bir sürede, yargısal işlemlerin Alt Mahkemece ele alındığına- bakacak olursak, Mahkemenin talep edilen emri vermekle keyfi hareket ettiği veya Davacı Bankanın menfaatlerini kaale almadığı veya adaletin gerçekleşmesinin çok geciktiği dava dosyasından veya Alt Mahkeme önüne konulan yemin varakasından görülmemektedir. - A fortiori, ilgili dosyada hiç görülmemekle birlikte davadaki taleplere baliğ bir meblağı, bir Banka kredi olarak bir borçluya verirken, bu alacağının tahsilinin en azından konunun Mahkemelik olması halinde bir süre de içereceğini bilmesi ve ona göre yet-erli teminat olarak krediyi vermesi veya vermemesi gerekmektedir.
Netice olarak, yukarıdaki çerçeve muvacehesinde, istinafa bakıldığında Alt Mahkemenin yakınmada öne sürüldüğü gibi Yargıtayın müdahalesini gerektirecek herhangi bir hatası olmadığı gör-üşündeyim ve istinafın reddedilmesi taraftarıyım.
İstinaf masrafları ile ilgili olarak herhangi bir emir verilmemesi kanımca uygun olacaktır.
Taner Erginel: Okunan karara katılırım.
Nevvar Nolan: Okunan karara katılırım.
Taner Erginel: Net-ice olarak oybirliği ile istinaf reddedilir. Masraflarla ilgili herhangi bir emir verilmez.
Taner Erginel Metin A. Hakkı Nevvar Nolan
Yargıç Yargıç Yargıç
12 Ocak 1998
-
2
-
Full & Egal Universal Law Academy