- Yargıtay/Hukuk 9/77
(Dava No. 376/75; Lefkoşa.)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Ahmet İzzet ve Şakir Sıdkı İlkay.
İstinaf eden: Ahmet Yıldırım,- Lefkoşa.
(Davalı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Hiybeti Ahmet, Lefkoşa
(Davacı)
a r a s ı n d a.
İstinaf ede-n namına: Menteş Aziz.
Aleyhine istinaf edilen namına: Kıvanç M. Riza.
Trafik kazası - Kaza sonucu yaralanma - Cezadan doğan özel ve genel
tazminat talebi - Davalının arabası ile yaya olarak yolu bir
taraftan diğer tarafe geçmeğe çalışan Davacıya ç-arpması ve
Davacının yaralanmasıra neden olması - İlk Mahkemenin kazaya %65
Davalının %35 Davacının sebebiyet verdiği kanısına varması - İlk
Mahkemenin bulgusunun şahadetle desteklenmesi.
Müterafik kusur - İIk Mahkemenin taraflara atfettiği mesul-iyet
oranlarının makul olması necdeniyle istinafın reddi.
Dikkatsiz sürüş - İlk Mahkemenin Davalıyı kavşağa yaklaşırken
arabasının süratini azaltmadığı, uzun görüş mesafesine rağmen yolu
katetmeye çalışan Davacıyı görmediği ve kazayı önlemek için- fren
yapmadığı için kusurlu bulması - İlk Mahkemenin Davacıyı muhakeme
hatası yaparak yolu katederim diye yürümeğe başlaması ve Davalının
geçmesini beklememesi nedeniyle kusurlu bulması - İIk Mahkemenin
kazanın oluşunda Davalının %65, Davacını-n %35 oranında sorumlu
olduğu kanısına varması - Yargıtayın mesuliyet oranlarının
tespitinde hata bulmayarak istinafı reddetmesi.
OLAY: Davacı yaya olarak yolun isterken Davalı arabası ile ona
çarptı ve yaralanmasına neden oldu.
Davacı ar-abasını ihmalkârane sürdüğü için Davalı aleyhine bir
tazminat davası açarak ondan özel ve genel zarar ziyan talep etti.
İlk Mahkeme, Davacının karşıdan gelen arabayı gördüğü halde
yolu geçmeğe teşebbüs ettiğini, Davalının ise süratini azaltıp- fren
yapmadığını dikkate alarak kazanın meydana gelmesinde Davalının
%65,Davacının ise %35 orarında kusurlu olduğu sonucuna vardı ve bu
orana göre tazminata hükmetti.
Davalı İlk Mahkemenin hükmünün gerek soumluluk oranı gerekse
tazminat- miktarı bakımından hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf
etti. İstinafın duruşmasında ise tazminat miktarına ilişkin
istinafını geri çekti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, kazanın oluşumuna ilişkin İlk Mahkemenin
bulgularının şahadetle desteklenmekte old-uğunu ve bunlara müdahale
etmek için yeterli sebep olmadığını belirtti. Davadaki tüm ,hal ve
şartlara göre İlk Mahkemenin taraflara yüklediği sorumluluk
oranının makul olduğu kanısına varan Yüksek Mahkeme istinafı
reddetti.
- H Ü K Ü M
Ülfet Emin: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Şakir Sıdkı İlkay verecektir.
Şakir Sıdkı İlkay: İşbu istinaf Lefkoşa Kaza Mahkemesinin aleyhine istinaf edilene K.L.1882.855 millik tazminat için vermiş olduğu hükümden yapılmıştır.
- Müstenif (davalı) FH 83 plâkalı bir arabanın sahibidir. Aleyhine istinat edilen (davacı) ise takriben 55 yaşlarında bir kadın olup ilgili vakitlerde evinde küçük çapta bakkallık yapmakta idi.
Aleyhine istinaf edilen (davacı) Kaza Mahkemesi huzur-unda açmış olduğu dava ile müstenif davalının 6.5.1975 tarihinde arabasını ihmalkârane sürdüğünü ve kendisine çarpıp yaralamış olduğunu iddia ederek davalıdan zarar ziyan talep etti. Davayı dinleyen Kaza Mahkemesi kazaya davalının %65, davacının da %35 nis-betinde katkısı bulunduğunu tesbit ederek davacı lehine K.L.95.355 mil özel ve K.L.1787.500 mil genel zarar ziyan toplamı olan K.L.1882.855 mil için hüküm verdi. İstinaf işbu hükümden yapılmıştır.
Müstenif dosyaladığı istinaf ihbarnamesinde Kaza Mahk-emesinin hükmünün gerek mes'uliyet gerekse kesilen zarar ziyan bakımınıdan hatalı olduğunu ileri sürdü. İstinafın duruşmasında ise kesilen zarar zîyanın miktarı ile ilgili istinaf sebebini geri çekerek istinafı sadece mes'uliyetle ilgili sebeplere münhasır- tuttu.
Kaza Mahkemesi huzurunda sadece davacı ve davacının çağırdığı üç şahit şahadet verdi; davalı ise şahadet vermedi ve şahit çağırmadı.
Kaza Lefkoşa'da Şehit Albay Karaoğlanoğlu caddesinde, bu caddenin Enver'in diye bilinen kahvehane taraf-ından gelen yol ile olan kavşağının 4 ayak kadar ötesinde (Yapı Enstitüsüne doğru) vuku buldu. Kaza mahallinde asfalt yolun genişliği 24 ayak 10 inçtir.
Davacı şahadetinde Enver'in kahvesi tarafından gelerek, poli- kliniğe gitmek amacı ile, Albay Kar-aoğlanoğlu Caddesine girdiğini ve orada soldaki kaldırımdan sağdaki kaldırıma geçmek üzere yolu katettiğini ve tam karşıdaki kaldırıma çıktığı bir sırada Çağlayan tarafından gelen davalının arabasının kendisine çarpmış olduğunu söyledi. Davacı, keza, sağın-a ve soluna baktığını ve ondan sonra yolukatetmeğe başladığını, davalının arabasının süratle gelmekte olduğunu ise ancak gürültüsünden anlamış olduğunu söyledi. Davacının bu noktadaki şahadeti polise vermiş olduğu ve emare olarak ibraz edilen ifadesinden f-arklıdır. Davacı ifadesinde yolu geçmeye çalışırken Çağlayan tarafından takriben 200 yarda uzakta beyaz bir arabanın süratle gelmekte olduğunu gördüğünü söyledi. Mamafih, istinafın duruşmasında, Bidayet Mahkemesinin şahitlere inanıp inanmaması hususundaki -istinaf sebepleri terkedildiği cihetle bu noktaya sadece değinmekle yetinmeyi uygun gördük.
Davalı, daha önce belirtildiği gibi şahadet vermedi. Mamafih polise vermiş olduğu ifade Mahkemeye emare olarak ibraz edildi. Davalı, bu ifadesinde, yolun solu-nda parkedilmiş Morris Van tipi bir arabanın hemen önünden davacının yola girip öteki tarafa geçmeğe çalıştığını ve bu hareketin ani yapılmış olması neticesi arabasının sağ yanının davacıya çarptığını, davacının biraz sendeledikten sonra yere düştüğünü ve -sonra kalkıp karşı tarafa geçip bankette tekrar yere düştüğünü söyledi.
Davacı, şahadetinde, yolun solunda ileride parkedilmiş bir araba bulunduğunu kabul etmiş ise de bu arabaya henüz varmadan yolu katetmeye çalışmış olduğunu ısrarla iddia etti.
- Mahkeme huzurunda kazanın nasıl vukubulduğuna dair başka şahadet mevcut değildir.
Kaza mahallinin krokisini hazırlayan polis memuru kaza yerinde çarpışma noktasının kaldırımın üstünde olduğunu destekleyici delil bulmadığını, bunun aksine davalın-ın kendisine göstermiş olduğu ve kroki üzerinde CX olerak işaretlenen ve sağdaki kaldırımdan 10 ayak 2 inç içeride asfaltın üstünde olan bir noktada kan izi ve yere dûşmüş çamur bulunduğunu söyledi. Kaza Mahkemesi bu şahadeti doğru olarak kabul ederek çarp-ışmanın emare krokide CX olarak belirlenen noktada olduğunu buldu. Bu polis memuru, keza, kaza mahallinde yolu katetmek için herhangi bir yaya geçidi bulunmadığını, orada fren izine rastlamadığını ve davalıyı arabasını ihmalkârane sürmekle itham ettiğinde -davalının kendisine dalgın olduğunu ifade ettiğini söyledi.
Kaza Mahkemesi, hükmünde, kazanın nasıl vukubulduğu hususunda şöyle demiştir:
"Bulgularımıza göre:
Davacı yolu şshadetinde belirttiği gibi bir noktada geçmeğe
çalış-mış geçeceği an davalının geliş istikâmetine doğru temiz 200
metre kadar bir görüş mesafesi vardı ve o anda bir arabanın
gelmekte olduğunu gördü geçeceğini hesaplayarak orada kendisinden
öteye ileride duran ve gelen arabanın görüşünü engelle-meyen bir
arabanın arkasından geçerek 'karşı tarafa geçmek için yola
girmiştir. Bu anda Çağlayan istikâmetinden gelen FH 83 plâkalı
aracı kullanan davalı da 25-30 mil bir süratle seyrediyordu ve
yolun içinde Emare I krokide (C) olarak t-esbit edilen bir noktada
davacıya çarpmış ve yaralanmasına sebep olmuştur.
Davacı uzaktan dahi olsa bu arabayı gördüğünde bu yolu
geçmeğe teşebbüs etmemesi ve bilhassa kavşak sayılan bu yerde
yolu geçmeğe çalışmaması lâzımdı. Bu y-önden mütalâa ettiğimizde
davacının da bu kazaya katkısı olmuştur."
Söylenenlerden anlaşılacağı gibi kazanın nasıl vukubulduğu hususunda Kaza Mahkemesinin bulguları huzurundaki şahadetle desteklenmektedir ve bunlara müdahale etmemiz için yeterli- sebep mevcut değildir. Kararlaştırılması gereken husus Mahkemenin mes'uliyet ile ilgili bulgularının hatalı olup olmadığıdır.
Kaza Mahkemesi, davalıya mes'uliyet yüklerken, davalının kavşağa gelişinde arabasının süratini azaltmamasının hata olduğunu-, uzun görüş mesafesine sahip olduğu halde yolu ketetmekte olan davacıyı görmemesinin ve kazayı önlemek için fren yapmaması ve sair tedbiri almamasının gerekli dikkat ve ihtimamdan yoksun olarak sürüş yaptığını gösterdiğini söylemiştir.
Kaza Mahkemes-inin davalının arabasını gereken dikkat ve ihtimamı göstermeden sürmüş ve kazaya katkıda bulunmuş olduğu hakkında söyledikleri şahadetle desteklenmekte olup hatalı değildir.
Davacının da kazaya katkıda bulunmuş olduğu aşikârdır. Kaza Mahkemesi, hükmü-nden anlaşıldığına göre, davalının arabası yetişmeden önce yolu katedebileceği hususunda davacının bir muhakeme hatası yaparak kazaya katkıda bulunmuş olduğu kanısına vardı. Kaza Mahkemesinin, huzurundaki şahadet muvacehesinde, böyle bir yargıya varmış olm-ası hatalı değildir. Davacının, kanımızca, gelmekte olan davalının arabasını gördüğünde bunun geçmesini beklemesi ve bu geçmeden önce yaya geçidi olmayan bir yerde yolu katetmeye teşebbüs etmemesi gerekirdi.
Kaza Mahkemesinin taraflara atfetmiş olduğ-u mes'uliyet nisbetleri de, kanımızca, meselenin tüm ahval ve şeraiti muvacehesinde, makûldur ve bunları değiştirmemiz için sebep mevcut değildir.
Söylenenlerden görüleceği gibi müstenif yapmış olduğu istinafta muvaffak olmuş değildir.
Netice i-tibarı ile istinaf reddedilir.
İstinaf masrafları müstenif tarafından ödenecektir.
(Ülfet Emin) (Ahmet İzzet) (Şakir Sıdkı İlkay)
Yargıç Yargıç Yargıç
22 Haziran, 1977
- 30 -
Full & Egal Universal Law Academy