- Yargıtay/Hukuk 9/79
(Dava No. 859/77;Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Başkan, Ahmet İzzet, Şakir Sıdkı İlkay.
İstinaf eden: Amao -Chemical Co. Ltd. Hinckley, Leicestershire U.K.
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: 1. Uğur Ticaret Şirketi Ltd, Sabri's Holding
Binaları Kat 3/5, Lefkoşa-.
2. Raif Ahmet Mehmet Ali, c/o Sabri's Holding
Binaları Kat 3/5, Lefkoşa
3. Truva Shipping Co. 47, Newington Green
London N.16. Kıbrıstaki vekili v-e/veya
acentesi Truva Shipping (Cyprus) Ltd, 2/4
Müftü Ziyai Sok. Lefkoşa vasıtasıyle.
4. Mustafa Latifoğlu, 3 Canbulat Sokak,
Mağusa.
- (Davalılar)
a r a s ı n d a
İstinaf eden namına: İlkay Hikmet.
Aleyhine istinaf edilen namına: Kıvanç M. Rıza.
İcrayı durdurma için istida - İstinaf eden Davalının ist-inafın sonuna
değin icranın durmasını talep etmesi - Hukuk Muhakemeleri Usulü
Tüzüğü Emir 35 Nizam 18 - Müstedinin iyi istinaf sebepleri
bulunduğunu öne sürerek icrayı durdurmak istemesi İngilterede
(muadil emir 0.58 r.l2 veya 0.59 r.13- altında) ve Kıbrısta
icranın çok özel hallerde ve şartlı olarak durdurulabilmesi -
Müstedinin icra yapıldıktan sonra ilerde istinafı kazandığı
takdirde parayı geri alamama ihtimali bulunduğunu kanıtlamak
zorunda olması Davacının istina-fın kazanılması halinde parayı
iade edeceği hususunda garanti vererek icraya devam edebilmesi.
Tek taraflı istida ile icranın durdurulması - Hükümlü borcun büyük
olması halinde icrayı durdurmak için yapılan istidanın çift
taraflı yapılmasın-a direktif verilmesi.
OLAY: Bir İngiliz şirketi olan Davacı Davalılar aleyhine açtığı davayı
kazanarak 8443.95 sterlin için hüküm aldı. Davalılar bu hükme
karşı istinaf dosyaladılar ve ayrıca tek taraflı bir istida ile
hükmün icrasının ist-inafın sonucuna değin durdurulmasını talep
ettiler. Davalılar istidaya ekli yemin varakasında çok iyi
istinaf nedenleri olduğunu belirttiler. İlk Mahkeme tek taraflı
olarak icrayı durdurma emri verdi. Davacıların avukatı bu emre
karşı d-osyaladığı istinafta icranın çok özel hallerin dışında
durdurulmaması gerektiğini öne sürdü.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme konuyla ilgili Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğü
Emir 35 nizam 18 ve İngiliz içtihatlarını dikkate aldı. İcranın
durması için i-yi bir istinaf nedeni bulunduğunu iddia etmenin
yeterli olmadığını, hükümlü borç Davacıya ödenip ileride istinaf
kazanıldığı takdirde parayı geri alamama ihtimali bulunduğunun
kanıtlanması gerektiğini belirten Yüksek Mahkeme bu konuda
M-ahkemeyi ikna yükümlülüğünün Müstedide olduğunu vurguladı ve
Davalıların istidaya ekli yemin varakalarında bu konuda herhangi
bir iddia bulunmadığı için istinafı kabul ederek İlk Mahkemenin
icrayı durdurma emrini iptal etti.
Atıfta Bulunula-n Yargısal İçtihatlar:
1- (1885) L.J.Q.B. sayfa 241.
2- Atkins v. The Western Railway Company (1886) 2 T.L.R. sayfa 400.
3- The Annet Lyle (1886) 11 P. s.114 sayfa 166.
4- Merry v. Nickalls (1873) L.R. 8Ch. App. sayfa 206.
5- Barker v. Lavery 14 Q.B.D. s.7-69.
6- Hukuk İstinaf No.31/73.
Atıfta Bulunulan Bilimsel İçtihatlar:
1- 1958 The Annual Practice.
2- 1970 The Annual Practice Vol.I, p.805.
3- 1962 The Annual Practice Vol.I, p.1963.
H Ü K Ü M
Ülfet Emin Başkan: Davacı (bu istinaf-ta istinaf eden) 18.10.1978 tarihinde davalı 4 (bu istinafta aleyhine istinaf edilen) ile diğer iki davalı aleyhine 8443.95 sterling için hüküm aldı. Davalı 4 sözkonusu hükmün aleyhine 28 Kasım 1978'de istinaf etti ve 17 Ocak 1979'da da Lefkoşa Kaza Mahke-mesine müracaat ederek istinafın sonuçlanmasına kadar hükmün icrasının durdurulmasını talep etti. İcranın durdurulması için yapılan istida Avukat Önder Gazi tarafından yapılan bir yemin varakası ile desteklendi. Yemin varakasının ilgili kısmı olan 2. parag-rafı aynen şöyledir:-
"2. Bu davada takriben 18.10.1978 tarihinde bir hüküm
verilmiş ve bu hüküm gereğince Davalı No.4 aleyhine bir writ
isdar edilmiştir. Davalı No.4 tarafından mezkûr hükümle ilgili
olarak 28.11.1978 tarihinde is-tinaf dosyalanmıştır; ve en iyi
bilgi ve inancıma göre istinafımız iyi sebeplere istinad
etmektedir. Binaenaleyh, söz konusu istinaf kat'i bir neticeye
bağlanıncaya kadar Davalı No.4 aleyhindeki bahis konusu hükmün
ve/veya writ'in infaz-ının durdurulmasını rica ederim."
İstida tek taraflı olarak yapılmıştır. 17 Ocak'ta Mahkeme dilekçe ve ekli yemin varakasının görüldüğünü belirterek dilekçede istendiği gibi emir verdi. Davacı 26 Ocak 1979'da hükmün icrasını durduran 17 Ocak 1979 tar-ihli emrin aleyhine istinaf eyledi ve emrin hatalı olarak verildiğini ileri sürdü.
İstinaf eden ilke olarak hüküm alan herhangi bir kişinin aldığı hükmün meyvelerinden mahrum edilmemesi gerektiğini, hükmün icrasının çok özel durumlar vâr olan hallerd-e durdurulabileceğini ve bu özel durumların ancak hükümlü borçlunun hükümlü borcu ödediği ve istinafı kazandığı takdirde ödediği parayı geri almama makul olasılığı mevcut olduğu hallerde var olabileceğini ileri sürdü Bu gibi hallerde dahi icrayı durdurmak -emri bazı koşullara bağlı olarak verilebileceğini, bu koşulların hükümlü borçlunun istinafı kazandığı takdirde hükümlü alacaklıya ödediği hükümlü borcunun hükümlü alacaklının geri ödeyeceğine dair garanti vermesi, veya hükümlü borçlunun hükümlü borcu Mahke-meye yatırması olabileceğini ileri sürdü.
Diğer taraftan aleyhine istinaf edilenin avukatı ise yapılan yemin varakasında davacının Kıbrıs'ta yaşamadığı, Kıbrıs dışında İngiltere'de bir şirket olduğu belirtilmemekle beraber dava dosyasında bu hususun -mevc-ut olduğunu, bu nedenle bu hususun yemin varakasında belirtilmesinin şart olmadığını ve icrayı durdurma emri veren Mahkemenin bu hususlari nazarı dikkata alabileceğini ve bu emri vermesi için Mahkemenin bu hususları nazarı dikkata aldığına kuşku olmad-ığını ileri sürdü Nitekim Hukuk istinaf No.31/73'te Yüksek Mahkemenin verdiği karara göre duruşmaya gelmeyen bir kişi aleyhine hüküm verildiği hallerde o hükmün iptali için Mahkemeye müracaat edildiğinde o kişinin davada makul müdafaası (affidavit of merit-s) olduğu hususunda bir iddia yapması gerekmediği, bunun da nedeninin böyle bir kişinin makul bir müdafaası olup olmadığı hususunun daha önce yapmış olduğu müdafaa takrirlerinden belli olacağı ve bunun dosyada mevcut olduğunu belirtti.
İcrayı durdurm-a emirleri Hukuk Muhakemeleri Usulü Nizamatının Emir 35, nizam 18'e dayanmaktadır. Emir 35, nizam 18'e göre bir istinaf kendiliğinden herhangi bir hükmün icrasını durdurmaz, meğer ki hükmü veren Mahkeme veya İstinaf Mahkemesi böyle bir karar versin. E.35, -n.18'deki nizamlar İngiliz Hukuk Muhakemeleri Usulü Nizamlarında (1958) Annual Practice Emir 58, n.12'de veya (1970) Annual Practice Emir 59 n.13'de yer almaktadır. İngiliz sisteminde E.58, n.12 tahtında herhangi bir icrayı durduran emir verilmesi için çok- özel durumların var olması gerekir. Genellikle bu özel durumlar hükümlü borç ödendiği ve istinaf kazanıldığı takdirde ödenen miktarın geri alınamayacağının kanıtlanması ile olabilir. Kanıtlama da ancak istida ile verilen yemin varakası ile yapılabilir. Bu- hususta Barker v. Lavery, (1885) L.J.Q.B. sayfa 241'de şunlar yer almaktadır:-
"Practice-Stay or Execution for Costs-
Appeal co the House of Lords-Special Circumstances.
The Court will not stay execution for costs, pending an
- appeal to the House of Lords, upon payment into Court of the
amount, without the inability of the respondent to repay the mount
or other special circumstances being shewn.
Original motion by the defendant for a stay of execution for
- costs pending an appeal by him to the House of Lords.
Beddal moved for a stay on pızyment of the costs into Court.
- (BRFTT, M.R.-Have you an affidavit that the plaintiff is not
capable of repaying the costs if the appeal be decided against
him?)
No. I rely on Morgan v. Elford (1), Wilson v. Church (2),
and Merry v. Nickalls (3), and seve-ral other cases in which a
stay was ordered.
(BRETT, M.R.-We have recently in two or three cases
peremptorily refused such an application without special
circumstances. )
There are no special circumstances mentioned in -the cases
referred to. Perhaps an affidavit shewing special circumstances
might be made.
A.J. Ashton, for the plaintiff, was not called upon to
argue.
THE LORD CHANCELLOR (EARL OF SELBORNE).-Those who come to
make -applications of this sort should be prepared
with all their materials. I do not think that this order is a
matter of course.
BRETT, M.R..-I am of the same apinion, and I hope this
application will be reported, so that we may have -the weight of
the opinion of the Lord Chancellor added to our own.
LINDLEY, L. J.-I am of the same opinion, and the motion must
be refused with costs.
- Motion refused."
Ve, Atkins v. The Great Western Railway Company (1886) 2 T.L.R., davasında sayfa 400'de ise şunlar yer almaktadır:
"The Master of the Rolls:
but, as a general rule, the only ground for such a stay w-as
an affidavit showing that if the damages and costs were paid
there was no reasonable probability of getting them back even if
the appeal succeeded. He would not say that the Court would not
interfere for some other reason, but that t-here were strong
grounds for an appeal was no reason, for no one ought to appeal
without strong grounds for doing so. In 'Barker v. Laver ' (14
Q.B.D., 769 the Court enunciated that rule when Lords Selborne,
then Lord Chancellor, was pr-esent, and he was precisely of the
same opinion. The application should be refused.
The Lords Justices concurred."
Ve, The Annot Lyle (1886) 11 P s.114 davasında ise sayfa 116'da şunlar yer almaktadır:-
"Lord Esher, M. R.:
-
If in any particular case there is a danger of the
appellants not being repaid if their appeal is successful, either
because the respondents are foreigners, or for other good reason,
this must be shewn by affidavit, and -may form a ground for
ordering a stay. To grant the present application would, in the
absence of special circumstances, clearly be to act contrary to
the provisions and intention of the Rules of Court.
Bowen, L.J. I am of the same- opinion. An unsuccessful
litigant comes to ask us to deprive a successful one of the
fruits of his success, until a further appeal is determined. No
affidavit has been made on behalf of the applications, and we
must therefore assume th-at if the money is paid over to the
respondents, and the appeal is successful, the appellants will be
able to get it back. There is no reason, in my opinion, why in
Admiralty cases we should make a practice of depriving a
successful lit-igant of the fruits of his litigation, and locking
up funds, to which prima facie he is entitled, for long time
because they are secured by the bail bond. We can not assume that
it is a matter of small importance to a successful party to go
- without his damages for a long time. The rule which this Court
laid down in Barker v. lavery (1) applies to Admiralty cases as
much as to the others which come before the Court, for no special
distinction between the different classes o-f cases has been drawn
in the Rules of Court."
Ve, Merry v. Nickalls (1873) L.R. 8 Ch,App. sayfa 206'da şunlar yer almaktadır:-
"The defendant in this case had been ordered to pay to the
Plaintiff a sum of about K.L.1100 and the -costs of the suit; as
reported (2).
Mr. Buchanan now moved that the proceedings under the order
for payment might be stayed, pending the Defendant's appeal to
the House of Lords, The Defendant was willing to bring the money
i-nto Court.
Mr. Davey, for the Plaintiff, objected that his client would
have to pay the money, and would then be out of pocket pending
the appeal.
THEIR LORDSHIPS made an order to stay proceedings under the
order for pa-yment; the Defendant to pay the money to the
Plaintiff, the Plaintiff giving security for repayment if the
Defendant succeeded on the appeal; or the Defendant, if the
Plaintiff preferred that course, to pay the money into Court. The
cos-ts of the suit to be paid according to the decree, on the
solicitor undertaking to repay if the Court should so direct."
-Yukarıda iktibas ettiğimiz İngiliz otoritelerinden açıkça görülüyor ki verilen herhangi bir hükmün icrasının durdurulmasi için icranın durdurulmasını isteyen tarafın hükümlü borcu ödediği ve istinafı kazandığı takdirde ödediği miktarı hükümlü alacaklıdan g-eri alamama makul olasılığı olduğu hususunda mahkemeyi ikna etmesi gerekir ve böyle bir ikna etme İstida ile beraber dosyalanan bir yemin varakası ile yapılabilir. Böyle bir yemin varakası yapılmayan hallerde icrayı durdurma emri verilmemesi gerektiği aşik-ârdır. Davalı 4'ün icrayı durdurmak için yaptığı istidadaki yemin varakasında hükümlü borcu davacıya ödemesi ve istirıafı kazanması halinde ödediği parayı geri alamama olasılığı olduğu hususunda en ufak bir iddia dahi yoktur. Davalı 4'ün istidayı sadece is-tinafın "iyi" sebeplere dayandığına istinad etmektedir. Dava dosyasından davacının Kıbrıs'ta ikamet etmediği görülmekte ise de bu husus davacıya ödenecek olan hükümlü borcun istinafın kazanıldığı takdirde geri alınamayacağı anlamına gelmez. Kaldı ki yine i-ktibas edilen İngiliz otoritelerinden ve ilgili nizamın yorumundan da anlaşıldığına göre ödenecek olan paranın istinafın başarılı olması halinde geri alınmama olasılığı mevcut olsa dahi, mahkeme herhangi bir icrayı durdurmak emri verirken hükümlü borçluya -"çok istisnai haller dışında" bazı koşullar koyması gerekir. Örneğin, hükümlü borcun alacaklıya ödenmesi ve istirıafın baŞarılı olması halinde alacaklının parayı iade edeceği hususunda garanti vermesi veya hükümlü borçlunun hükümlü borcunu mahkemeye yatırm-ası veya hükümlü borçlunun hükümlü borcu ödeyeceğine dair mahkemerıin uygun göreceği bir teminat vermesi.
E.35 n.18 uyarınca mahkemeye yapılacak herhangi bir istida tek taraflı yapılırsa da icrası durdurulacak olan miktar önemli bir miktar ise mahkem-elerin çok acil durumlar dışında, tek taraflı istidanın ihbarlı olarak yapılmasına direktif vermesi daha uygun olur kanaatındayım. İstinafın kabul edilmesi taraftarıyım.
Ahmet İZZET:
Sayın Başkanın verdiği hükümle hemfikirim.
Şakir Sıdkı İlkay: Bizde he-rhangi bir hükmün icrasının durdurulması Hukuk Muhakemeleri Usulü Nizamatının 35. Emrinin 18. nizamı tahtında yapılmaktadır. E.35 n.l8 aynen şöyledir:
"An appeal shall not operate as a stay of execution or of
proceedings under the decision -appealed from except so far as the
Court appealed from or the Court of Appeal, or a Judge of either
Court, may order; and no intermediate act or proceeding shall be
invalidated, except so far as the Court appealed from may direct.
Befor-e any order staying execution is entered, the person
obtaining the order shall furnish such security (if any) as may
have been directed. If the security is to be given by means of a
bond, the bond shall be made to the party in whose favour t-he
decision under appeal was given."
İngiltere'de bir hükmün icrasının durdurulması 1965 Yüksek Mahkeme Nizamatının 0.59 r.13 altında yapılır. Bu daha önceki 0.58 r.12'nin aynıdır.Gör-The Supreme Court Practice 1970, Vol.I, p.805 ve The Annual Pr-actice 1962, Vol.I, p.1963.
İngiltere'de, içtihat kararlarına göre, bir hükümden istinaf yapıldığında bu hükmün icrasının istinafın neticelendirilmesine değin durdurulabilmesi için icranın durdurulmasını isteyen tarafın hükümlü
borç ödendiği takdirde- bunun, istinafın kazanılması halinde, geri alınmasının makul surette ihtimal dahilinde olmadığı hususunda mahkemeyi ikna etmesi gerekir. Bu hususta bizdeki hukuki durum da, kanımca, aynı merkezdedir.
Bu meselede aleyhine verilen hükmün icrasının dur-durulması için 4. davalının yaptığı istidaya ekli yemin varakasında hükümlü borç davacıya ödendiği takdirde ve kendisinin hükümden yaptığı istinafın ileride lehine neticelenmesi halinde ödediği parayı geri alamaması ihtimalinin bulunduğu hususunda herhangi- bir iddia yoktur. Kanımca istidaya ekli yemin varakası istidanın kabulünü destekleyecek nitelikte değildir. İlâveten şunu da belirtmek yerinde olur ki bir mahkeme, E.35 n.18 tahtında bir hükmün icrasını durdurmak için emir verirken teminat hususunu da tez-ekkür etmesi ve sağlanmaması için ciddi bir gerekçe bulunmadığı takdirde sözü edilen nizam kapsamındaki bir teminatın hükümlü borçlu tarafından sağlanmasını emretmesi gerekir.
Son olarak, E.35 n.18 uyarınca Mahkemeye yapılacak herhangi bir istida tek- taraflı yapılabilirse de icrası durdurulacak olan hükmün kapsadığı miktarın büyük olması halinde ve çok acil durumlar dışında böyle bir istidanın tek taraflı yerine ihbarlı olarak yapılmasının daha uygun olduğu görüşüne katılmakta olduğumu belirtmek ister-im. Tabüdir ki Mahkeme uygun gördüğü takdirde diğer hallerde de böyle bir istidanın ihbarlı yapılması hususunda direktif verebilir.
Sonuç olarak ben de istinafın kabul edilmemesi ve istinaf masraflarının aleyhine istinaf edilen tarafından ödenmesi ge-rektiği görüşündeyim.
Ülfet Emin Başkan: Sonuç olarak istinaf kabul edilir. İlk Mahkemenin 17.1.1979 tarihli icrayı durduran emri iptal edilir. Aleyhine istinaf edilenin istinaf masraflarını ödemesine emir verilir.
(Ülfet Emin) (Ahmet İzzet) - (Şakir Sıdkı İlkay)
Başkan Yargıç Yargıç
26 Şubat,l979
- 424 -
Full & Egal Universal Law Academy