-D.21/89 Yargıtay/Hukuk 9/89
(Dava No. 3484/89; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, Niyazi F. Korkut, Celâl Karabacak
İstinaf eden: Olgun Akser, Gi-rne.
(Davalı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Özay Özinanç, Lefkoşa.
(Davacı)
-A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Rifat Çomunoğlu
Aleyhine istinaf edilen namına: Kıvanç M. Rıza
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: İşbu istinaf Lefkoşa Kaza Mahkemesinin 20.12.1988 tarihinde vermiş olduğu bir hükümden yapılmış bulunmaktadır. İhtilâf ko-nusu olmayan olgular aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
Bütün ilgili zamanlarda taraflar karı-koca olup Girne Kazasına bağlı Karaoğlanoğlu'nda ikamet etmekte idiler. Yine bütün ilgili zamanlarda davacı (aleyhine istinaf edilen) Türk Bankası Ltd.'in Lefkoşa- Merkez Şubesinde banka memuresi görevi, davalı (istinaf eden) ise Girne'de taksi şoförlüğü yapmakta idi.
Davacı tarafından dosyalanan talep takririne göre davacı takriben 27.6.1986 tarihinde davalıya 400 sterlin ve 9.3.1987 tarihinde de 1,300,000TL. bor-ç verdi. Davacıya göre davalı sözü edilen sterlin için %12 nisbetinde faiz ve 1,300,000TL için de %48 faiz ödemeyi kabul etti.
Davalı dosyaladığı müdafaa takriri ile, davacının yukarıda özeti verilen iddialarını reddetti ve alternatif olarak aralarında v-aki boşanma davasında davacının bu gibi iddiaları ileri sürmediğini ve yine alternatif olarak iddia edildiği gibi herhangi bir miktar paranın davalıya verilmesinin kanıtlanması halinde bu gibi paranın davacı tarafından davalıya hibe olarak verildiğini dola-yısıyle talep edilemiyeceğini iddia etti.
Davacı davasını isbat için kendi şahadetinin yanında dört şahit celbetti. Davalı ise sadece kendisi şahadet vermek sureti ile müdafaasını yaptı.
Oldukça çekişmeli geçen duruşma sonucu 20.12.1988 tarihinde verdi-ği bir hüküm ile, İlk Mahkeme, huzurunda verilen şahadeti enine boyuna inceledikten sonra davacıya ve şahitlerine inanmayı daha salim buldu ve bundan hareketle davacının davasını isbat ettiği kanaatına vardı ve davacı lehine ve davalı aleyhine;
-400 sterlin veya ödeme tarihinde geçerli kur üzerinden muadili olan Türk Lirası ve bu miktar üzerinden 27.6.1987 tarihinden itibaren ödeninceye dek faiz,
-1,300,000TL. ve bu meblağ üzerinden 9.3.1987 tarihinden itibaren ödeninceye dek faiz
için hüküm verdi.
21.12.1988 tarihinde hazırlanmış Mahkeme hükmünde ise davacı lehine verilen 400 sterlinin, sterlin olarak ödenmesi halinde 27.6.1986 tarihinden itibar-en ödeninceye kadar %6 faiz taşıması, bu miktar ödeme tarihinde Türk Lirası olarak ödenmesi halinde faizin %55 olarak gerçekleşmesi, ayrıca 1,300,000TL'lık kısmının da 9.3.1987'den tediye tarihine kadar %55 faiz taşıyacağı belirtildi. İstinaf bu hükümden y-apılmış bulunmaktadır. Dosyalanan istinaf ihbarnamesi dokuz sebep içermekle birlikte bunları iki ana başlık altında özetlemek mümkündür:
Davacının davalıya borç olarak verdiğini iddia ettiği gerek 400 sterlin ve gerekse 1,300,000TL için İlk Mahkemenin dav-acıya inanması, mevcut şahadet ışığında hatalıdır.
İlk Mahkemenin hükmünü yansıtan hazırlanmış hükümde (drawn up judgement) belirtilen %55 faiz oranı hatalıdır, çünkü talep %48'dir ve bunun üstünde Mahkeme daha fazla faiz miktarına hükme-demezdi.
İlkin b-irinci istinaf sebebini ele alalım. Birçok geçmiş kararlarımızda da vurguladığımız gibi bu konuda üzerinde durulacak husus İlk Mahkemenin varmış olduğu bulguya varabilmesi için öününde yeterince şahadet olup olmadığıdır. İstinafın duruşması esnasında daval-ı avukatı dirayetli bir şekilde davacının ve çağırmış olduğu şahitlerinin şahadetlerinde göze çarpan birçok çelişkilere dikkatimizi çekti. Davalıya oranla davacıya inanmanın neden daha tehlikeli veya daha zor olacağı konusunda birçok noktalara temas etti. -Hal böyle olmasına rağmen gerçek şudur ki şahitleri gören onların tavır ve hareketini gözetimi altında bulunduran İlk Mahkeme bu avantajlı pozisyondan yararlanarak davacının ve çağırdığı şahitlerin şahadetine inanmayı yeğledi. İlk Mahkemenin yapmış olduğu -bulgulara müdahale edebilmemiz için davacı tarafından çağrılan tanıkların şahadetlerinde çelişki olduğunun kanıtlanması kâfi değildir. Hemen hemen her meselede çelilşkilerin olması doğaldır. Esasen aynı konu üzerinde şahadet veren tanıkların şahadetlerinde- esasa ilişkin olmayan çelişkilerin olmaması kişide şüphe uyanmasına vesile olur. Her meselede olduğu gibi bu meselede de İlk Mahkemenin yapmış olduğu bulguların hatalı olduğunu kesin bir şekilde kanıtlamak davalıya düşmektedir. İlk Mahkeme huzurunda serde-dilen sözlü ve belgesel şahadet de dikkate alındığında davalının bu isbat yükümlülüğünü yeterince yerine getirdiği söylenemez. Bu nedenle bu istinaf sebebinin reddolunması gerekir.
İkinci noktada ise kanaatımızca davalı haklıdır. Talep takriri gözönünde -bulundurlduğunda istenen faiz miktarı %48'dir. Bu durumda hazırlanan hükümde faiz ile ilgili olarak belirlenen %55 rakamı %48 olarak değiştirilir.
Sonuç olarak istinaf kısmen kabul edilir ve İlk Mahkemenin faiz ile ilgili olarak belirlediği %55 rakamı %4-8 olarak değiştirilir.
Masraflar ile ilgili herhangi bir emir verilmez.
(Salih S. Dayıoğlu) (Niyazi F. Korkut) (Celâl Karabacak)
Yargıç Yargıç - Yargıç
28 Nisan 1989
-
-3-
-
Full & Egal Universal Law Academy