-D.12/94 Yargıtay/Hukuk 9/94
(Girne Dava No: 269/88)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Taner Erginel, Metin A. Hakkı.
İstinaf eden: Orhan Üçok , Philecia- Court No.26, Girne.
ile
Aleyhine istinaf edilen: Kıbrıs Türk Turizm İşletmeleri Ltd. Şti., Girne.
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Avukat Hüseyi-n Celâl adına Avukat Tanju Öncül.
Aleyhine istinaf edilen hazır değil.
K A R A R
N. Ergin Salâhi: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Metin A. Hakkı okuyacaktır.
Metin A. Hakkı: Aleyhine İstinaf Edilen Davacı, 17.3.88 tarihinde, dava ile özet-le, tüzel kişiliğe haiz bir şirket olduğunu, Girne'de "Philecia Court" diye bilinen site veya otel apartmanının kiralayanı olduğunu, Davalı ile 20.11.78 tarihinde akdettiği bir kira sözleşmesi tahtında, Davalıya mezkur apartmandaki 26 No'lu daireyi meşrufa-tı ile birlikte ayda 2500 TL kira mukabili kiralandığını, kira süresinin 1 yıl olup 20.11.79 tarihinde sona erdiğini, Davalının kira mukavelesinin sona ermesine rağmen yukarıda sözü edilen daireyi tasarrufunda bulundurmaya devam ettiğini, Davalıya 1.3.88 t-arihli yazılı bir ihbar göndererek 17/81 sayılı Yasaya istinaden isdar edilen 50 sayılı Amme Enstrümanı ile Girne'de "Kira Denetim Bölgesi" içinde bulunup Davacının tasarrufuna verilen, tüm taşınmaz malların 29.1.88 tarihinden itiabren "Kira Denetim Yasası-" uygulaması dışında tutulduğunu, bu nedenle Davalının konu haneyi 29.1.88 tarihinden itibaren mütecaviz olarak işgal ettiğini ileri sürüp tahliye etmesini talep ettiğini, ancak Davalının konu haneyi tahliye etmeyip halen mütecaviz olarak işgal ederek tasa-rrufunda tuttuğunu, Davalının daireyi tahliye etmesini, ve tahliye edene kadar da ara kâr yasal faiz, ve dava masrafları için aleyhine hüküm verilmesini talep etmiştir.
Davalı 28.12.89 tarihinde Davcıların mezkûr taleplerine karşın Girne Kaza Mahkemesinde- dosyaladığı müdafaa takiriri ile, dava konusu dairenin Davacılara tahsisli olmayıp, Davcıların idaresine verilmediğini, dolayısıyle Davacıların bu daire ile ilgili dava açmaya hakları dahi olmadığını, Davalının kendinin ilgili dairenin mal sahibi olmaya h-akkı olduğunu bunun için İskân Dairesine müracaat ettiğini ve koçan alacağını iddia etmiştir. Davalı müdafaasına devamla ve alternatif olarak Davacı ile akdettiği mukavelenin sona ermediğini, dava konusu daireyi mukavele tahtında ve/veya aydan aya muakvele-li kiracı olarak tasarruf ettiğini, mukavelenin sona ermiş olması halinde dahi ilgili daireyi kanuni kiracı olarak tasarruf ettiğini iddia edip, davanın masraflarla birlikte iptâl edilmesini talep etmiştir.
İstinaf dosyasından öyle görülüyor ki dava layi-haları, davanın Kaza Mahkemesindeki safhasında Mahkemenin izni ile tadilâta uğramış, davanın duruşması tarafların talepleri ve Mahkemenin izni ile müteaddit defalar tehire uğramış, dolayısıyle davanın Kaza Mahkemesindeki duruşması arzu edilmeyen bir şekild-e uzamış, ve nihayet 28.10.93 tarihinde dinlenerek karara bağlanmıştır. Girne Kaza Mahkemesi Davacıları haklı bularak; Davalı aleyhine tahliye emri ve birikmiş kiralar için hüküm vermiştir. Davalı aleyhine ara kârı ödemesi için de emir veren Mahkeme kararı-nda dava masraflarını Davalının ödemesini de hükme bağlamıştır.
Mezkûr karar aleyhine 1.12.1993 tarihinde Yargıtay olarak oturum yapan Yüksek Mahkemeye İstinaf Eden Davalı, Kaza Mahkemesi kararının hatalı odudğunu iddia ederek değiştirilmesini talep etmi-ştir. Davalının istinaf ihbarnamesi incelendiğinde 4 istinaf sebebi içerdiği görülmektedir. Girne Kaza Mahkemesi kararı aleyhine Davalının yakınması aynen şu sebeplerden oluşmaktadır.
" 1. İlk Mahkeme ahval ve şerait tahtında davalının dava konusu daireyi- tahliye etmesine karar vermekle hatalı hareket etmiştir.
Davalı sözü edilen daireyi kanuni kiracı olarak kira ve tasarrufunda bulundurmakta idi. Mahkeme davacının kanuni kiracılığının ortadan kalktığını ve daireyi işgalci olarak tasarrufunda bulundu-rduğuna karar vermekle hatalı hareket etmiştir.
2. Mahkeme, kanun tarafından yaratılan br statünün yani yasal kiracılık statüsünün daha dün bir kural tarafından yani Bakanlar Kurulu kararı ile ortadan kaldırıldığı bulgusuna varmakla hatalı hareket etmişt-ir.
3. Mahkeme davalının sözü edilen dairenin mülkiyetini devralmaya hakkı olduğunu dikkate almıyarak tahliyesine ve sözü edilen daire için minsportif ödemesine karar vermekle hatalı hareket etmiştir.
4. Davalının sözü edilen dairenin mülkiyetinin hak-sız ve kanunsuz olarak kendisine verilmemesi kararına karşı Yüksek İdare Mahkemesine başvurduğu ve bu başvurunun sonucunun işbu davanın sonucunu etkileyeceğini dikkate almamakla hatalı hareket etmiştir."
İstinafın görüşülmesine Yüksek Mahkemenin 16.5.94 -tarihli oturumunda başlamış ve mezkûr oturumda İstinaf Eden Davalıyı temsil eden avukat, istinaf ihbarnamesinde sözü edilen ve yukarıda aynen alıntısı yapılan 3. ve 4. istinaf sebepleri üzerinde ısrar etmeyip bunları geri çekmiş, sadece 1 ve 2. istinaf seb-epleri üzerinde durarak bu 2 istinaf sebebini şöyle özetlmiştir:
"Davalı istinaf ve dava konusu daireyi kanuni kiracı olarak kira ve tasarrufunda bulundurmakta iken Girne Kaza Mahkemesinin, Davalının kanuni kiracılık durumunun 29.1.88 tarihli Resmi Gazete-nin, Ek III'ünde sayfa 112'de 50 sayılı kararname ile ortadan kalktığı bulgusuna varmakla hatalı hareket etmiştir."
Davalının istinafını karara bağlamak için, duruşma esnasında Girne Kaza Mahkemesinde ibraz olunan şahadet ve emarelere istinaden ihtilâf v-e istinaf konusu olmayan mezkûr Mahkemenin bulduğu olgulara bir göz atmada fayda vardır. Bu olgular şöyle özetlenebilir: İlgili gayrımenkul 1974 Mutlu Barış Harekâtı öncesi Rum malı olup mülkiyeti bilâhare Anayasa ve yürülükteki Yasalar mucibince Devlete i-ntikal etmiştir. Devlet ilgili tarihlerde söz konusu daireyi dahil olduğu tüm Blok ile birlikte Davacıların idaresine veya tahsisine vermiş, Davalı da Davacılardan söz konusu daireyi Alt Mahkemeye emare 1 olarak sunulan 20.11.78 tarihli bir mukavele ile 1 -yıllığına ayda 2500TL kira ile kiralanmıştır. Kira mukavelesi sona erdikten sonra da davalı söz konusu daireyi tasarrufunda bulundurmaya devam etmiştir. Öyle görülüyor ki taraflar arasında aktedilen kira mukavelesi sona erip Davalı mezkûr daireyi tasarrufu-nda kanuni kiracı sıfatıyle bulundurmaya devam ettiği sürece ödemesi gereken kiraları muntazaman ödememiş ve dava konusu dairenin mülkiyeti Devlette kalmakla ve mülkiyeti hiçbir zaman değişmemekle beraber idaresi bir ara Davacı Aleyhine İstinaf Edilen şirk-ete bırakılıp sonra İskân Bakanlığına verilmiştir. Ancak son olarak ve bu davayı ilgilendiren tarihlerde yasal durum 50 sayılı Karanamede belirlendiği gibidir. 50 sayılı Karanameye verbatim temas etmezden önce bir hususu vurgulamada yarar görmekteyiz ki Ya-rgıtay/Hukuk 17/93 (D.3/94) sayılı kararda dendiği gibi, dava konusu dairenin mülkiyeti tüm zamanlarda Devlette ve bunun idaresi de bu istinaf konusu tarihlerde yasal olarak Aleyhine İstinaf Edilen Davacıda olduğuna göre zaman zaman kişiler veya şirketler -veya Bakanlıklar arasında değişme olması İstinaf Eden Davalıya bir menfaat sağlamaz.
17/81 sayılı Kira (Denetim) Yasasının 3(2) maddesi tahtında yapılan ve 29.1.88 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Kararname aynen şöyledir:
"Bakanlar Kurulu, değiştirilm-iş şekli ile 17/1981 Sayılı Kira (Denetim) Yasasının 3(2) maddesinin kendisine verdiği yetkiye dayanarak, 308/81 Sayılı kararname ile ilân edilen "Denetim Bölgesi" içinde bulunan otel, otel-apartman, bangalov, tatil köyü, pansiyon gibi turistlerin konaklad-ığı tüm turistik konaklama tesisleri ile restoran, bar, kafeterya, diskotek gibi yan tesisler ve/veya Bakanlar Kurulu kararı ile kamu yararına ayrılacak turizm ve ilgili Bakanlığa ve/veya Kıbrıs Türk Turizm İşletmeleri Ltd. Şirketine verilen, tahsis edilen-, kiralanan tüm gayrimenkulleri, Denetim Bölgesi İçerisinde olmasına bakılmaksızın, Değiştirilmiş şekli ile Kira (Denetim) Yasası kurallarından tamamen muaf tutulduğunu ilan eder."
İlgili Kararname, Yasanın verdiği yetkiye istinaden Bakanlar Kurulu taraf-ından yapıldığı, halen yürülükte olduğu ve yetkili bir Mahkeme tarafından iptâl edilmediği gerçeği karşısında, bu davanın olguları göz önünde tutulduğunda, İstinaf Eden Davalının ilgili dairedeki vasfının mütecaviz olduğu tartışma konusu olamayacak kadar s-arihtir. Girne Kaza Mahkemesi de bu hususu böyle kabul etmekle hiçbir hata yapmamıştır. Dolayısıyle Alt Mahkemenin İstinaf Eden Davalı aleyhine tahliye de içeren bir hüküm vermesinde yasal açıdan herhangi bir hata yoktur. Bu husus bir yana, İstinaf Eden D-avalının dava konusu dairenin mülkiyetini almaya hak kazandığı doğrultusunda bu istinafın zabıtlarında herhangi bir doyurucu şahadet veya emare de yoktur.
Sonuç olarak istinafın reddedilmesine ve istinaf masraflarının İstinaf Eden Davalı tarafından ödenm-esi emrolunur. Bu masrafın miktarını Başmukayyit Yardımcısı tespit edecektir.
(N. Ergin Salâhi) (Taner Erginel) (Metin A. Hakkı)
Yargıç Yargıç - Yargıç
22 Haziran 1994
Full & Egal Universal Law Academy