-D. 45/89 Yargıtay/Hukuk 93/88
(Dava No.850/83;G.Mağusa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, Niyazi F. Korkut, Celâl Karabacak.
İstinaf eden: Arabul Holding Lt-d, Lefkoşa.
ile
Aleyhine istinaf edilen: Altekin K. Erginel, Topçuköy-Mağusa.
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Av. Ali Dana.
Aleyhine istinaf edilen namına: Av. Öz-kul Özyiğit.
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Niyazi F. Korkut verecektir.
Niyazi F. Korkut: İstinaf eden davacı, aleyhine istinaf edilen davalı aleyhine Mağusa Kaza Mahkemesinde 3.5.1983 tarihinde dosyaladığı -bir davada Gökalp Kâmil ile davalının davacı şirketi kurduklarını, davada tafsilâtı verilen Topcuköy de kain hali arazi üzerine bir hayvan çiftliği kurulması için anlaştıklarını, bu amaçla aralarındaki anlaşma uyarınca çiftliğin kuruluşu, çiftliğe alınacak- hayvanlar, traktör vesair araç gereç için gerekli olan finansman şirketin hissedarı olan Gökalp Kâmil tarafından sağlanarak 1979 ile 1982 yıllarında olmak üzere ceman 3.680.000TL ödediğini ancak 1983 Ocak ayından itibaren davalının şirktin direktörleri ol-an Gökalp Kâmil ve Saydam Berberoğlunu çiftliğe sokmadığı gibi şirketin geliri ile ilgili hesap vermediğini ve şirketin hak ve menfaatlerini gasp ettiğini ileri sürerek:
Dava konusu çiftlikte bulunan emvallerin davacıya ait olduğuna ilişkin bir hüküm;
Ko-nu emvallerin davalı tarafından davacı adına kayıt ve/veya devri hususunda bir hüküm;
Davacı şirkete ait Topçuköydeki çiftliğin 1.1.1981 den sonraki gelir ve giderleri ve mal durumu hakkında davalının hesap vermesine ilişkin bir emir;
Verilecek hesaplar -uyarınca davalı tarafından davacıya ödenmesi gerken meblağ için davacı leyhine hüküm;
Alternatif olarak genel zarar ziyan ve
Dava masrafları için hüküm verilmesine ilişkin istemde bulundu.
Davacı bu dava altında bir de tek taraflı istida dosyalıyarak da-valının konu taşınmaz mal ile araç, gereç ve çiftlikte bulunan inekleri, ürünü dava sonunda dek satmaktan veya elden çıkarmaktan men olunmasına ilişkin bir ara emri aldı.
Davalı dosyalamış olduğu müdafaa ve mukabil talep takririnde, davacının talep takri-rinde ileri sürdüğü savları reddederek, talep takririnde Gökalp Kâmil tarafından davacıya ödendiği ileri sürülen meblâğların kendisine şahsen hibe olarak ödediğini ileri sürerek ayrıca davacının aldığı ara emir neticesi uğradığı zarar ziyan için de mukabil- talep yolu il zarar ziyan için hüküm verilmesine ilişkin talepte bulundu.
Davanın duruşması sonucu alt mahkeme verdiği hükmünde şahadeti değerlendirerek davacı şirketin 9.10.1978 tarihinde Şirketler Mukayyitliğinde tescil ettirildiği ve hissedarlarının,- 99 hisse ile Gökalp Kâmil ve bir hisse ile davalının olduğu, kuruluş tarihinde Gökalp Kâmil, Saydam Berberoğlu ve davalının şirketin direktörleri oldukları, şirketinin tescilinin ve dolayısıyle tüzel kişiliğinin devam ettiği ve bu nedenle davada da taraf -olma ve dava ikame etme ehliyetine haiz olduğu hususuna bulgu yaptı. Alt Mahkeme bulgularına devamla şirketin faaliyete geçip geçmediği hususnu da inceleyerek, şirketin faaliyetleri ile ilgili herhangi bir karar defteri ibraz edilmediği ve şirketin yaptığı- işlerle yaptığı harcamaları gösteren herhangi bir emare sunulmadığı, şirketin sermayesi olan 360.000TL'nın da şirkete ödenmedği, Türkiye İş Bankasında davacı şirket adına 10.10.1979 tarihinde bir hesap açılıp, bu hesaba 851.438TL yatırılmasına karşın bu -paranın 12.10.1979 ile 6.11.1979 tarihlerinde çekildiği ve çiftlikte bulunan araç ve gereçlerin de davalı adına kayıtlı olduğu hususunda herhangi bir ihtilâf bulunmadığı bir yana konu araç gerecin alınmasına ilişkin bir direktörler kararı mevcut olmadığı, -ilâveten davacı şirketin sözü edilen araç gereci almak için harcama yapacak parası da bulunmadığını vurgulayrak ineklerin alınması hususunda ise davalının izahını doğru kabul edip, ineklerin davalı tarafından kredi ile satın alındığını ve davaya konu Topçu-köy'deki hali arazinin ise Bakanlar Kurulunun 15.6.1983 tarihli kararı ile davalıya tahsisli olup 1976 olup 1976 yılından itibaren davalının konu arazi üzerinde çiftliği bulunduğuna ilişkin bulgu yaparak sonuçta davacı şirktein faaliyete geçmediği kanaatın-a vardı.
Davalının müdafaa takririnde ileri sürdüğü iptidai itirazları da inceleyen alt mahkeme davacı tanığı No.1 Gökalp Kâmil'in verdiğini ileri sürdüğü pararları şirkete verdiğine göre bu paraları savcı şirkete verdiğine göre bu paraları davacı sıfatı- ile Arabul Holding Ltd'den talep etmesi gerektiğine ve bu nedenle bu davanın yanlış açıldığına ve bu husus bir yana davacı şirketin bu paralara sahip olduğuna dair mahkeme huzurunda şahadet bulunmadığına ve bu nedenlerle davalı aleyhine herhangi bir dava -sebebi bulunmadığına ilişkin bulgu yaptı.
Davalının bu davanın açılmasının herhangi bir şirket kararına ya da izne dayanmadığı cihetle açılamayacağına ilişkin itirazını da inceleyen alt mahkeme, dava açılması ile ilgili bir direktörler kararı gerektiği h-ususunun tamamen davacı şirketin bir iç meselesi olup böyle bir kararın eksikliğinin davalıyı ilgilen-diremiyeceği kanaatına vararak bu husustaki itirazı da reddetti.
Davalının mukabil talebini de inceleyen alt mahkeme, bu davada davalı aleyhine herhangi- bir dava sebebi olmadığı ve bu davanın davalı aleyhine ikâme edilemiyeceği cihetle davalının bu davada taraf olmaması gereken davacı şirketten herhangi bir mukabil talepte bulunamıyacağı kanaatına vararak, davalının mukabil talebini de reddetti.
Davacı,- taleplerini reddeden alt mahkemenin hükmüne karşı istinaf dosyalıyarak, istinaf ihabrnamesinde özetle:
Şirket sermayesinin ödenmediği hususunda bulgu yapmakla;
Yeterli şahadet olmasına karşın davacı şirketin dava konusu araç gereci alması için parası ol-madığı bulgusuna varmakla;
İnek alımı hususunda davacı tanığı No.1 Gökalp Kâmil'in tutarlı şahadetini yeterli bulmamakla ya da bu hususta davalının izahının makul olma ihtimalinin daha kuvvetli olduğu bulgusuna varamakla;
Davalı tanığı Mustafa Taner'in k-açamaklı ve tenakkuzlarla dolu ve istintakında sarsılan şahadetine itibar etmekle;
Şirket bilançolarında gösterilen malların şirkete ait olduğu hususunda şirket muhasibince sunulan belgelerin davalı tarafından verilmiş olmalarına karşın bu hususu davalı a-leyhine bir kabul beyanı olarak değerlendirmemekle;
Davacı şirketin falliyete geçmediğine ilişkin bulgu yapmakla; ve
Davacı tanığı Gökalp Kâmil davalıya ödendiği paraları ya da davacı şirket için yapmış olduğu harcamaları davacı şirketi finanse etmek iç-in ödemiş olduğunu şahadetinde belirtmiş olmasına karşın alt mahkemenin konu ödeme ve harcamaları bu tanığın davacı şirkete ödünç olarak verdiği kanaatına vararak ödemeleri basit bir alacak olarak nitelendirmekle hata ettiğini ileri sürdü.
Davalı da Emir- 35 nizam 10 altında bir bildiri dosyalıyarak:
Davalının davacının usulüne uygun avukat tutma varakası vermediğine ilişkin itirazını karara bağlamamakla;
Davacının dava başlatması için bir kararı bulunmadığına ilişkin davalının ileri sürdüğü iptidai itir-azını reddetmekle;
Davalının mukabil davasının esasını incelemeden reddetmekle;
Davalı leyhine masraflarla ilgili emir vermemekle;
Emare 4 belgeyi "estoppel" oalrak mitelendirip davacının bu davayı açmaya hakkı ve salahiyeti olmadığı hususuna bulgu yapm-amakla; ve
Yeterli şahadet olmasına karşın davalının mukabil talebi doğrultu-sunda hüküm vermemekle alt mahkemenin hata ettiğini ileri sürdü.
-İstinaf ihbarnamesinde 1 ve 6 istinaf sebepleri şirketin sermayesinin ödenmiş olup olmadığı ve şirketin faaliyete geçip geçmediği ile ilgilidir. Şirketin sermayesinin ödenmiş olup olmamasının davanın akibeti bakımından bir önemi olmadığı cihetle bu hususta- fazla bir şey söylemeye gerek duymuyoruz. Şirketin faaliyete geçip geçmediği hususu da ancak davacının sair sebeplerde başarılı olması halinde bir önem arzedeceği için bu aşamada bu nokta üzerinde fazla bir şey söylemeye gerek duymuyoruz.
-
İstinaf edenin 2'nci istinaf sebebine gelince: davacı direktörlerinden olan tanık No.1 Gökalp Kâmil şahadeti sırasında belirli tarihlerde davacı şirkete araç gereç alımı için para verdiğini belirtmiş ve şirketin direktörlerinden biri olan tanık No.5 Sayd-am Berberoğlu da şahadetinde tanık No.1 tarafından İngiltere'den muhtelif tarihlerde gönderilen paraları davalıya verdiğini ancak bu paraların, davalının ileri sürdüğü gibi, hibe olarak verilmediğini belirtmesine karşın verilen paranın miktarı ile ne amaçl-a verildiği hususunda kesin bir şey söylememiştir. Bu tanık ilâveten davalının çiftliğe aldığı muhtelif araç gereci kendi adına aldığını ve bu hususu tanık No.1'in bilgisine getiridğini ve onun da "bir şey değil" dediğini ve keza şirketin borçlanmak için d-e bir kararı olmadığını şahadetinde belirtti. Şahadete göre şirket adına bir hesap açılmış olduğu halde tanık No.1 tarafından gönderilen paralar bu hesaba yatırılmayarak direk davalıya ödenmiş ve davalı da aldığı araç gereci kendi adına almıştır. Alt Mahke-me de haklı olarak bu şahadete dayanarak şirketin araç gereç almaya parası olmadığına ilişkin bulgu yapmıştır. Alt Mahkeme, şahadetini değerlendirerek tanık No.1'in gönderdiği paraları şirkete borç olarak verip vermediğine ilişkin bir bulgu da yapmamıştır.- Ancak davacının alt mahkemenin bu hususta bulgu yapmamakla hatalı hareket ettiğine ilişkin bir istinaf sebebi de mevcut değildir.
3 ve 4'üncü istinaf sebepleri ise, şahadet veren tanıklara, alt mahkemenin inanıp inanmamasına ilişkin bulgusu ile ilgilidi-r.
Alt Mahkemelerin şahadet veren tanıklara inanıp inanmama hususunda yaptıkları bulgulara, birçok kez vurgulandığı gibi Yargıtay müdahale etmede genellikle çekingen davranır. Bunun nedenleri birçok kez belirtildiği için bunları yinelemeye gerek görmüyor-uz. Tutanakların tetkikinden alt mahkemenin bu davada tanıkların şahadetlerine ilişkin yapmış olduğu bulguları yapabilmesi için önünde yeterli şahadet olduğu gözükmektedir. Alt Mahkemenin bu bulgularında hatalı olduğu hususunda istinaf eden tarafından ikna- edilmedik ve bu nedenle 3 ve 4'üncü istinaf sebeplerinde bir mesnet görmüyoruz.
İstinaf eden 5'inci istinaf sebebi ile ilgili olarak da, bilançolar şirket muhasibi tarafından davalının verdiği bilgilere göre hazırlandığı halde, bunları davalı aleyhine b-ir kabul beyanı olarak değerlendirmemekte alt mahkemenin hatalı hareket ettiğini ileri sürdü. Alt Mahkeme; hükmünden de görülebileceği gibi bu bilançoları yeterli bulmayıp bunlara ağırlık vermemiştir. Tutanaklarda bilançolara ilişkin şahadet incelendiğinde- bunları ibraz eden muhasip Güzey Şemsettin'in şahadetinde yeterli izah vermediği gibi şahadetinin muğlak olduğu ve emare olan bilançoalrı da direktörlerce imzalanmadığı görülmektedir. Bu nedenledir ki alt mahkeme de, haklı olarak, bu bilançolara fazla bir- önem vermemiştir. Kaldı ki şirketin %99 hissesine sahip ve şirketin direktörlerinden biri olan tanık No.1 davalıya verdiği ve emare 4 olan yazılı bir beyan ile konu bilançolarda gözüken malların davalıya ait olduklarını kabul ettikten sonra konu bilançola-rın bir anlamı kalmamaktadır.
7. istinaf sebebine gelince: Alt Mahkeme hükmünde, davalının bir iptidai itirazını değerlendirerek, davacı tanığı No.1'in davacı şirketi dava ederek verdiğini iddia ettiği paraları şirketten talep etmesi gerektiğine ilişkin -bulgu yaparak bu davanın davacı tarafından ikâme edilemiyeceği kanaatına varmıştır. Kanaatimizce alt mahkeme bu karar varmakla hatalı hareket etmiştir. Davacının açtığı dava ile talebi, kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü bazı mal varlıklarının iadesine i-lişkindir. Alt Mahkeme bu hususta yanlış bir değerlendirme yaparak tanık No.1'in borç vediği paralar için şirketi dava etmesi gerektiği hususunda yanlış bir bulgu yapmıştır. Gökalp Kâmil şirketin direktörü olarak şahadet vererek şirkete ait olduğunu ileri -sürdüğü bazı araç gerecin iadesini talep etmektedir. Onun bu dava altında davacı şirketten kişisel bir istemi yoktur. Ancak alt mahkemenin bu husustaki bulgusu hatalı olmakla beraber, sair istinaf sebepleri ile ilgili olarak varılan sonuç ışığında, istinaf- edenin istinafında bir sonuca varması olası değildir.
İstinaf eden istinafında başarılı olmadığı cihetle aleyhine istinaf edilen davalının Emir 35, nizam 10 altında dosyaladığı ihbarındaki 1, 2 ve 5'inci istinaf sebebini inceleyerek bir karar vermeye ge-rek kalmamıştır. 3 ve 6'ncı sebepleri ise mukabil talep ile ilgilidir.
Yargıtay olarak birçok kez vurgulandığı gibi alt mahkeme bir davayı usul yönünden ya da başka herhangi bri nedenle reddederken bu ret kararına karşı bir istinaf dosyalanabileceği gere-kçesi ile dava ya da mukabil davada esasta talep olunan parasal talepleri inceleyerek istenenlerle ilgili tarafın haklı olması halinde alabileceğinin ne olacağı hususunda bulgu yapması gerekir.
Alt Mahkeme bu davada davalının mukail talebi ile ilgili ola-rak bu yönde bir bulgu yapmamakla hatalı hareket etmiştir. Normalde böyle bir durumda bulgu yapılabilmesi için davayı alt mahkemeye iade etmek en doğru yol olmakla beraber davanın Mayıs 1983 de dosyalanıp 4.8.1988 de sonuçlandığı ve istinafının da ancak 7.-2.1989 da dinlenip karara kaldığını dikkate alarak bu nokta üzerinden davayı tekrar alt mahkemeye iade etmeyip bu husustaki mevcut şahadeti Yargıtay olarak değerlendirmeyi uygun gördük. Bu hususta tek şahadet davalının şahadetidir. Davalı şahadetinde konu -çiftliğin bulunduğu arazinin tahsisinin adına yapıldığını ve bu hususun davacının bilgisinde olduğunu belirtmiştir. Bir taşınmaz malla ilgili olarak davacının bir istemi de bulunmadığı dikkate alındığından davalının konu taşınmaz mala yaptığı harcamalarla- ilgili olarak davacıdan bir talepte bulunması olası değildir. Kaldı ki davalının bu hususlarda mahkemeyi tatmin edebilecek yeterli bir şahadeti de mevcut değildir. Bu nedenle davalının bu husustaki savlarında bir mesnet görmüyoruz.
Meselenin tüm olgular-ını dikkate aldığımızda davalının 4'üncü sebebi ile ilgili olarak alt mahekemnin masraflar hususunaki kararına da müdahaleyi uygun görmüyoruz.
Sonuç olarak istinaf ve davalının Emir 35, nizam 10 uyarınca dosyaladığı ihbar altınaki istemleri reddolunur.
-Masraflarla ilgili herhangi bir emir verilmez.
(Salih S. Dayıoğlu) (Niyazi F. Korkut) (Celâl Karabacak)
Yargıç Yargıç Yargıç
30 Ekim 1989
-
-7-
-
Full & Egal Universal Law Academy