-D.10/86 Yargıtay/Hukuk 94/85
(Dava No: 492/84, Mağusa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, N. Ergin Salâhi, Niyazi F. Korkut.
İstinaf eden: Personel Yardım-laşma Koop. Lefkoşa.
(Davalı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Mağusalı Şifa Karaderi'nin vekâletname tahtında kanuni
vekili Kemal Karaderi, Mağusa.
- (Davacı)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Tahir Seroydaş.
Aleyhine istinaf edilen namına: Hüseyin Emin.
H Ü K Ü M
Sa-lih S. Dayıoğlu: İşbu istinaf Gazi Mağusa Kaza Mahkemesinin vermiş olduğu bir tahliye hükmünden yapılmıştır. Olgular hususnda taraflar arasında büyük ayrılıklar vardır. İlk Mahkemece kabul edilen olgulara göre taraflar arasındaki ihtilâf şöyledir:
davacı- (aleyhine istinaf edilen) karısı Şifa Karaderi'nin yetkili vekili sıfatı ile davalı şirket (istinaf eden) arsında aktolunan 26.7.1979 tarihli bir mukabelename ile Mağusa'da 12 Baykal Sokak adresinde kâin bir evin "yarı zemin katındaki dükkânları" 15.9.197-9 tarihinden 14.9.1983 tarihine kadar 4 yıllık bir süre için ayada 16,000TL kira ile kiraladı. 25.3.1983 tarihli yazılı bir ihbar iled avacı yukarıda sözü edilen mukavelenameti vade hitamından itibaren feshetti ve davalıdan sözü edilen taşınmaz malı, "zar-uri olarak ihtiyacına binaen" 15.9.1983 tarihine kadar tahliye ederek daavcıya teslim etmesini istedi. Davalının konu dükkânları tahliye etmemesi üzerne davacı 18 yaşını ikmal etmiş oğlunun sözü edilen dükkânlara makul surette ihtiyacı odluğunu iddia edere-k tahliye davası açtı. davalı ise dosyaladığı müdafaa ve mukabil talep ile davacının tüm iddia ve taleplerini reddettikten sonra mahkemenin davacıyı taleplerinde haklı bulması ihtimaline binaen sözü edilen taşınmaz malda icra etmiş olduğu iş nedeni ile hus-ule gelen peştemallık dolayısıyle davacıdan mukabil talep yolu ile 5,000,000TL peştemallık talep etti. Dava hemen hemen her konuda hayli tartışmalı geçti ve sonunda İlk Mahkeme 28.6.1985 tarihinde vrdiği hüküm ile;
İbraz edilen ve Şifa karaderi tarafından- verilen vekâletnamenin geçerli olduğu;
Davalının "Mağaza" olarak kullanmakta odluğu taşınmaz mala davacının 18 yaşını doldurmuş olan oğlu için ihtiyacı bulunduğu;
Söz konusu ihtiyacın makul odluğu ve tahliye emrinin verilmesinin verilmemesine nazaran da-ha büyük müşkülât yaratmayacağı
vardı ve "Mağazanın" tahliyesine emir verdi ancak tahliye emrini 7 ay süre için durdurdu. Davalının mukabil talebini ise İlk Mahkeme reddetti. Davalı işbu hükümden istinaf etmiş bulunmaktadır. Dosyalanan istinaf ihbarnamesi -9 sebep içermekle birlikte davalı bunların bazılarını geri çekti bazıları üzerinde istinafın duruşması esnasında durmadı ve bazılarını ise birlikte savunduç Bu durumda davalının istinaf sebeblerini şu şekilde özetlemek mümkündür:
İlk Mahkeme Şifa Karaderi- tarafından Kemal Karaderi lehine verilen vekâletnamenin dava açma yetkisini de içerdiği ddoğrultusunda karar vermekle hata etti.
İlk Mahkeme dava konusu taşınmaz mala ihtiyacı olduğu hususunda bulguya varmakla hata etti.
İlk Mahkeme, tahliye emrinin veril-emsiyle davacıya oranla davalının daha büyük müşkülâtla karşılaşacağı bulgusuna varmakla hata etti.
İlk Mahkemenin tahliye emri icrsının durdurulmasına ilişkin verdiği yedi aylık süre alenen azdır.
Aleyhine istinaf edilen ise yukarıda özeti verilen hususl-arda İlk Mahke-menin hata etmediği görüşünü savundu.
daha ileri gitmeden her iki tarafın, verilen tahliye emrinin davalının tasarrufunda bulundurduğu dükkânlardan banka olarak çalıştırdığı dükkânı kapsamadığı hususunda görüş birliği içinde olduklarını be-lirtmesinde yarar vardır.
Şimdi de bu istinaf sebplerini sırasıyla incelememiz gerekmektedir:
1. İstinaf sebebi:
İlk Mahkemeye Emare I oalrak sunulan vekâletnamenin içeriği Kemal Karaderinin Şifa Karaderi tarafından vekil tayin edildiğine şüphe bıra-kmayacak kadar açıktır. Vekâletnamenin özellikle "müstecirler aleyhine taşınmaz mallarıla ilgili her türlü dava ikame etmeğe" söz dizisini içermesi Kemal Karaderinin yasal bir şekilde vekil tayin edilmediği iddiasını tamamen çürütmektedir. Bu nedenle bu is-tinaf sebebinin reddolunması gerekir.
2. İstinaf sebebi:
İlk Mahkeem tahliye talebinde bulunan mağazanın alanının 200m2 civarında olduğunu ve bu yere davacının oğlu Altay Karaderi'nin bir labora-tuvar kurmak için gereksinme duyduğunu bir bulgu olarak -buldu. Altay Karaderinin tasarladığı proje hakkında İlk mahkeme Mavi 128'de şunları söyledi:
"Davacının oğlu Altay Karaderi, 30 yaşında olup Londra Üniversitesi mezunudur, bio kimya ve tıbbi kimya karışımı Combined Biological Science tahsili yapmıştır. B-ay Altay Karaderi 1981 yılında diplomasını almış ve 1983 yılında beelli askerliğini yaparak Kıbrıs'ta kalmaya, buraya yerleşmeye karar vermiştir. Bay Altay gerek tahsil yılla- rında gerekse halen bir laboratuvar kurma arzusunda olduğunu, bunu er zaman idea-linde yaşattıüını, laboratuvar kurmak için tüm çalışmalarını tamamladığını ve konu yere laboratuvar kurmak için ihtiyacı odluğunu, konu yerde kuracağı laboratuvarın analiz, tahlil ve üretim bölüümleri olacağını, kozmetik ve ilâç alanında analizler, deneyle-r ve kısmen üretim yapılacağını, kremler, güneş yağları, şampuar, hayvan vitaminleri, toz halinde bir takım hayvan antibiyotikleri karışımları üretileceğini şahadetinde ifade etmiştir."
Yine mavi 129'da İlk Mahkeme kurulacak laboratuvar için 200m2'lik al-anın oldukça büyük olması nedneiyle davacının niyetinde samimi olup olmadığı ve dolayıısıyle ihtiyaç konusunda uhdesine düşen ispat külfetini yerine getirip getirmediği hususunda şunları söyledi:
"Üzerinde duruşması gereken husus davacının oğlunun bu idd-ialarında samimi olup olamdığıdır. Davacının oğlu samimi midir yoksa 60-80m22Lik bir alanda kurulabileceği bir laboratuvarı öne sürerek 200m2 civarıdna alanı olan konu yerin tahliyesini sağlamak amacında mıdır, art niyetle mi hareket etmektedir?
........-.................. ..............................
Huzurumdaki şahadetin tümünü değerlendirilmeye tabi tuttu-ğumda davacının oğlu Altay Karaderi'nin geniş kapsamlı bir laboratuvar kurmak için konu yere ihtiyacı odluğu, bu ihtiyacın makul ve kesin (present- and definite need) olduğu hususunda bulguya varırırm."
Yukarıda yapılan alıntılardan açıklıkla görlebilecektir ki İlk Mahkeme ihtiyaç konusuna gereken titizlikle eğilmiş ve bir bulguya varmıştır.
Tahliye davalarında "ihtiyaç" konusu bir olgu meselesi-dir ve bu gibi hususlarda, bilinen ve tekrarlamaya gerek duyulmayan nedenlerden ötürü Yargıtay İlk Mahkemelerin bulgularıa müdahale etmekte hayli çekingen davranır. İlk Mahkemenin yaptığı bulguyu yapabilmesi için önünde yeterli şahadet olmadığını söylemeğe- imkân yoktur. Öte yandan İlk Mahkemenin dikkate alınması gereken faktörleri dikkate alamdığı veya dikkate alınmaması gerekenleri dikkate aldığını söylemek de olası değildir. Bu nedenle bu istinaf sebebinin de reddolunması gerekir.
3. İstinaf sebebi:
-17/81 sayılı Kira (Denetim) Yasasının 7(g) maddesi uyarınca ihtiyaca binaen bir tahliye emri verilmesi halinde bile verilecek tahliye emrinin böyle bir emrin verilmemesine nazaran daha büyük müşkülat yaratacağı hususunda kiracı tarafından tatmin olunması h-alinde, Mahkeme, tahliye emrini verez. Bu gibi müşkülat da bir olgu meselesidir. Müşkülat konuusunda İlk Mahkeme Mavi 131'de şunları söyledi:
"Davalılar aleyhine tahliye emri verilmesi halinde davalılar satışlarını Lârnaka yolundaki satış mağazalarından -sürdürecekler. Davalı-ların arzu ettikleri takdirde satışları için başka bir bina bulamayacakları hususunda da tatmin olmadım; bu konuda Bay Yaşamsal'ın şahadeti yetersizdir. Davalıların Magosa bölge sorumlusu olan Bay Yaşamsaal şahadetinde davalıların kâr- hattini bilmediğini ifade etmiş ve davalılaarın maddi gücü hakkında bilgisi olmadığı ortaya konmuştur.
Huzurumdaki şahadet ışığında tahliye emri verimesinin verilmemesine nzaran daha büyük müşkülat yaratacağı hususunda davalılar tarafından tatmin edilme-dim."
-Görülüyor ki müşkülat hususunda İlk Mahkemenin önünde şahadet vardı ve İlk Mahkeme bu şahadeti değerlendirdikten sonra davalı aleyhine bulguda bulundu. Böyle bir bulguya varmaması için İlk Mahkermenin önünde şahadet olmadığını söylemeğe imkân yoktur. Bu n-edenle bu istinaf sebebinin de reddo-lunması gerekir.
-
4. İstinaf sebebi:
Dava konusu mağazanın tahliyesi karar verildiği tarih olan 28.6.1985 tarihinden itibaren 7 ay için durdurulmuştu. Bu hükmün verildiği tarihte İlk Mahkemenin uygun gördüğü 7 ay süre ise çoktan geçmiştir. Bu istinafın hükmü okunduğu z-aman tahliye emrinin icrası esasen 9 aya yakın bir süre için kendiliğinden uzamış bulunmaktadır. Öte yandan davalı şirketin sözü edilen mağazada satışa arzettiği eşyalar dikkate alındığında bunların kolaylıkla mağazadan kaldırılarak bulunacak yeni mağazaya- taşınmaları büyük zorluk arzetmektedir. Bunlar dikkate alındığında İlk Mahkemenin icranın dururulması için hükmetmiş olduğu 7 aylık sürenin müdahalemizi gerektirecek kadr az olmadığı görüşündeyiz. Bu nedenle bu istinaf sebebinin de reddolunması gerekir.
-Sonuç olarak istinaf reddolunur.
İstinaf masrafları istinaf eden tarafından ödenecektir.
(Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Salâhi) (Niyazi F. Korkut)
Yargıç Yargıç - Yargıç
4 Nisan 1986
-
-5-
-
Full & Egal Universal Law Academy