-D.8/2004 Yargıtay/Hukuk 94/2003
(Dava No: 6103/01; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Metin A. Hakkı, Mustafa H. Özkök, Seyit A. Bensen.
İstinaf eden: Rumeli Telekom A.Ş.- Lefkoşa
(Davacı)
ile -
Aleyhine istinaf edilen: 1. KKTC Telekomünikasyon Dairesi,
Telekomünikasyon Dairesi, Lefkoşa
2. KKTC Başsavcısı, Hukuk Dairesi,
- Lefkoşa
(Davalılar)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Avukat Kıvanç M. Rıza
Aleyhine istinaf edilenler namına: Kıdemli Savcı Behiç Öztürk.
Lefkoşa Kaza Mahkemesi Başkanı Narin F. Şefik -ve Yargıç Tanju Öncül'ün 6103/2001 sayılı davada 30.10.2003 tarihinde verdiği karara karşı Davacı tarafından yapılan istinaftır.
-------------------
H Ü K Ü M
Metin A. Hakkı: Davacılar, 23.11.2001 tarihinde, Lefkoşa Kaza Mahkemesinde Davalılar aleyhi-ne dosyaladıkları yukarıda ünvan ve sayısı gösterilen dava ile özetle, Davacılar ile Davalı 1 arasında takriben 17.8.1995 tarihinde yazılı bir mukavele akdettiklerini buna göre KKTC'nin ihtiyacı olan "GSM Mobil Telefon Sistemi ve Uluslararası Telefon Santr-alı (Gateway)" hususunda anlaştıklarını bu sistemi temin ve/veya tesis etmeyi kabul ve deruhte ettiklerini, mukavele gereği bundan doğacak olan gelirleri de Davacılar ile Davalı 1 arasında %40 Davacılar, %60'ı da Davalı 1 olarak paylaşmayı kabul ve deruhte- ettiklerini iddia ettiler. Davacılar, Talep Takririndeki iddialarına devamla mukavele gereği kendilerinin uhtelerine düşen işlemi yapıp gerekli santralı kurduklarını ancak Davacıların müteaddit taleplerine rağmen Davalı 1'in söz konusu santralı devreye k-oymadıklarını ve/veya Davacıların da devreye koymasına mani olduklarını, böylelikle Davalıların söz konusu mukaveleyi ihlâl ettiklerini iddia edip Davalılar aleyhine müştereken ve münferiden taraflar arasındaki mukavelenin ihlâlinden ötürü özel ve genel za-rar ziyan talebinde bulunmuşlardır.
Davalılar 13.5.2002 tarihinde mezkûr davaya Mukabil Talep de içeren bir Müdafaa Takriri dosyalamışlar ve Davacıların iddialarını reddedip davanın iptalini talep ederken, Davacılar aleyhine mukabil dava yolu ile 9 m-ilyon AB Dolarını mütecaviz bir miktar için hüküm talep etmişlerdir. Davacılar sözü edilen layihaya 4.4.2003 tarihinde bir Müdafaaya Cevap ve Mukabil Talebe Müdafaa Takriri dosyalayıp Mukabil Talebin iptalini ve esas dava mucibince ve Davalılar aleyhine d-osyaladıkları davada ısrar etmişlerdir.
Dava layihaları incelendiğinde Davalıların Müdafaa Takrirlerinin, 3 iptidaî itiraz içerdiği görünür ki bunlar şöyle sıralanabilir:
Taraflar arasında imzalanan 17.8.1995 tarihli
sözleşmeyi Davacıların feshetmede-n, Davalılar aleyhine zarar ziyan talep edemeyeceği bu nedenle davanın mevsimsiz olarak açıldığı iddia edilmekte bu nedenle davanın daha ileri gitmeden reddolunması talep edilmektedir.
Davalılar 2. iptidaî itirazları ile Davacıların dava konusu
ihtilâf iç-in yetkili Mahkemeye başvurarak çare aramadığını, yani Davalı 1'in Uluslararası Telefon Santralı (Gateway) devreye konmasını engelleyen bakanlık olarak bir idari kararları olduğunu, bu kararı iptal için de Davacıların yetkili Mahkemeye başvurarak söz konus-u kararı iptal ettirmeden Davalı 1'in sözleşmeyi ihlâl ettiğini öne sürerek dava açamayacağını iddia etmişlerdir.
Davalılar 3. iptidaî itirazları ile bu davayı görmeye
yetkili Mahkemenin Lefkoşa Kaza Mahkemesi değil de Yüksek İdare Mahkemesi olarak oturum- yapan Yüksek Mahkeme olduğunu, Kaza Mahkemesinin bu davayı görmeye yetkisi olmadığını iddia etmişlerdir. Bir başka deyişle Davalılar ihtilâfın özel hukuk alanında değil kamu hukuku alanında olduğunu iddia etmişlerdir.
Davanın duruşması Alt Mahkemed-e başlamış, karşılıklı muvafakat çerçevesinde taraflarca Mahkemeye, evraklardan oluşan ceman 82 adet emare ibraz edildikten sonra Kaza Mahkemesi önce iptidaî itirazları dinleyip karara bağlamıştır.
Davayı gören Alt Mahkeme, Davalıların öne sürdüğü i-lk 2 iptidaî itirazı reddederken, 3. iptidaî itirazı benimseyerek bu doğrultuda Davacıların davasını iptal etmiştir. Kendini bu karardan mağdur hisseden Davacılar 11.1.2003 tarihinde önümüzdeki istinafı dosyalamıştır. İstinaf ihbarnamesi 9 istinaf sebebi- içermektedir. İstinaf, Yüksek Mahkemenin 7.4.2004 tarihli oturumunda ele elınıp dinlenmiştir. İstinafın duruşması esnasında İstinaf Edenin avukatı istinaf nedenlerini tek başlık altında şöyle özetlemiştir:
1) Taraflar arasında akdedilen 17.8.1995 tarihl-i mukavele emare 1 olarak Alt Mahkemeye sunulmuş olmasına ve bu mukavelenin 20(E) maddesi "taraflar sözleşmenin özel hukuk hükümlerine tabi olduğunu kabul ve teyit ederler ..............." hükmünü içermesine rağmen, Alt Mahkeme dava konusunun özel hukuk al-anına değil de kamu hukuku alanına girdiğini kabul ederek Kaza Mahkemesinin davayı görmeye yetkisi olmadığı doğrultusundaki Alt Mahkeme kararı hatalıdır.
Bu istinafı, önümüzde yapılan argümanları değerlendirerek ve konuya uygulanması gereken yasal pr-ensipleri uygulayarak karara bağlamak görevimizdir. Bunu yaparken bize ışık tutacak içtihatlara ve yasal mevzuata göz atmada fayda vardır. Zaim Necatigil "Administrative Law" (1974) baskı, kitabında sayfa 106'da "Domains of Public and Private Law" başlığ-ı altında aynen şöyle demektedir:
"It is a principle of law that acts which fall
within the domain of private law are not
administrative acts and cannot be made subjects of
recourse for annulment even though they emanate
from- an administrative authority. The notion of
administrative act excludes transactions and
negotiations in the realm of private law. Only
acts of an authority of public administration may
possess the attributes of administrative acts i-f
they come within the domain of public law."
Aynı yazar sayfa 109'da "Contracts between Government and Citizens" ba-şlığı altında aynen şöyle demektedir:
"As a rule, the decision of Government whether or
not, or with whom, to enter into a contract, is a
matter of private and not of public law.
It is well settled in Administrative Law that
- matters arising out of action taken by Government
under contracts with citizens, are matters of
private law, and as such they do not fall within
the competence relating to the remedy by way of
recourse for annulment."
Türkiy-e'deki duruma göz atıldığında aynı prensiplerin orada da benimsenmiş olduğu görülmektedir. Meselâ Şeref Gözübüyük "Yönetsel Yar-gı" isimli kitabında (6. baskı) sayfa 77'de "Özel Hukuk Sözleşmeleri" başlığı altında aynen şöyle demektedir:
"Yönetimin özel hukuk hükümlerine dayanarak
yaptığı sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkları
giderme görevi adli yargıya aittir. Ör-neğin,
belediyenin özel mülkü ile ilgili sözleşmenin
bozulmasından doğan anlaşmazlıklardan, yada bir
taahhüt sözleşmesinin yerine getirilmesi
sırasında müteahhitle yönetim arasında çıkan
uyuşmazlığın giderilmesinde olduğu gibi.- Bütün
bu durumlarda taraflardan birinin yönetim olmasına
rağmen, yönetsel yargı görevli değildir." (underline
supplied)
Devlet ile özel bir kişi veya şirket arasında yapılan bir mukaveleden doğan ihtilâfın Kamu Hukuku alanına mı yok-sa Özel Hukuk alanına mı girdiğini tespit etmek her zaman kolay değildir. Bunu yapmak için bu meselede Kaza Mahkemesinin yaptığı gibi birçok hususları gözönünde bulundurması gerekir; meselâ sözleşmenin gayesinin ne olduğu gibi. Bu kriter birçok yerli iç-tihatlarda da daha önce tezekkür edilmişti. (Misal olarak Bak: YİM 189/90 (D.39/92) ve YİM 16/96 (D.7/98)) Devlet ile bir vatandaş arasındaki bir ihtilâfın Özel Hukuk alanına mı yoksa Kamu Hukuk alanına mı girdiği konusu Kıbrıs Cumhuriyetinin ilânından ön-ce mühimlik arzetmezdi; çünkü daha önce Kamu Hukuku alanı içine giren ihtilâflara bakacak olan Yüksek İdare Mahkemesi veya onun muadili bir Mahkeme yoktu. Tüm ihtilâflar Kaza Mahkemesinde ele alınıp karara bağlanırdı. Ancak 1960 senesinden sonra bu fark -mühim olmaya başladı. (Konu ile ilgili misal olarak Bak: Theocharis Charalambides, and The Public of Cyprus, Vol.IV R.S.C.C. (1962-1963) sayfa 24) ve Bak: R.S.C.C. Vol.III (1962) sayfa 89-90 Achilleas Hadji-Kyriacou, Kivides and Theologia hadjiapotolou ca-se).
Buna rağmen bu istinaf konusu davada Alt Mahkemenin bu hususta karar vermesi nispeten basitti. Alt Mahkemeye sunulan emareler arasında emare 1 olarak bulunan tarafların akdettikleri sözleşme incelendiğinde görülmektdir ki, emare 1'in 22. maddes-i mucibince taraflar, aralarında mukaveleden kaynaklanan bir ihtilâfı kendi aralarında çözememeleri ve konunun Mahkemelik olması halinde yetkili Mahkeme KKTC Mahkemeleridir ve yine aynı taraflar arasında akdedilen emare 1'e göre taraflar aralarında doğması- muhtemel ihtilâfın (mukavelenin 20(E) maddesinden alınan kelimelerle) "taraflar sözleşmenin Özel Hukuk hükümlerine tabi olduğunu kabul ve teyit ederler" diye bir madde içermektdir. Bu gerçekler muvacehesinde Alt Mahkemenin taraflar arasında akdedilen em-arelerin ihtiva ettiği bilhassa bu hükümleri ve keza yukarıda iktibas edilen yasal prensipleri gözardı ederek konunun Özel Hukuk alanına girmeyip Kaza Mahkemesinin yetkisi dahilinde olmadığı, Kamu Hukuk alanına girdiği ve Yüksek İdare Mahkemesinin yetkisin-de olduğu doğrultusundaki kararı hatalıdır. Bu nedenle istinaf kabul edilir. Alt Mahkeme kararı değiştirilerek, taraflar arasındaki mukaveleden kaynaklanan dava konusu ihtilâfın Özel Hukuk alanına girdiği ve Kaza Mahkemesinin yetkisinde olduğuna karar ve-rilir ve dosya bırakıldığı yerden duruşmaya devam edilmek üzere, Lefkoşa Kaza Mahkemesine iade edilir. İstinaf masrafları ile ilgili herhangi bir emir verilmez. Bu konunun dava nihayetinde masraf konusu ele alındığında Kaza Mahkemesince karara bağlanmas-ı emrolunur.
Metin A. Hakkı Mustafa H. Özkök Seyit A. Bensen
Yargıç Yargıç Yargıç
22 Nisan 2004
-
6
-
Full & Egal Universal Law Academy