(1086 S. K. m. 163, 187, 197, 198, 478) (5521 S. K. m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki kıdem tazminatı davasının yetki yönünden reddine dair iş davalarını görmeye yetkili Konya Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nden verilen 17.10.1961 gün ve 213 sayılı hükmün incelenmesi davacı avukatı tarafından istenilmiş olmakla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince; (usulün 187. maddesi hükmünce yetki itirazı iptidai itirazlardan olup 10 günlük karşılık süresi içinde ileri sürülmek gerekir. Davalıya 19.8.1961 tarihinde tebligat yapılmış, davalı vekili 10 günlük karşılık süresini geçirdikten sonra 17.10.1961 tarihinde cevap vermiş ve usulün 198. maddesine göre ayrıca bir önel de istememiş bulunmasına göre az önce belirtilen esas uyarınca yetki itirazı reddedilmek gerekirken kabulü ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddi usule aykırı olup bozmayı gerektirdiğinden hükmün gösterilen sebepten BOZULMASINA) karar verilip yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda bazı sebep ve düşüncelerle eski hükümde direnmeye karar verilmiştir.
Karar: 1- 5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7 nci maddesine göre İş Mahkemelerinde sözlü yargılama usulü uygulanır. Hukuk Yargılamaları Usulü Kanununun 478 inci maddesi uyarınca sözlü usulde iptidai itirazların her halde ilk oturumda bildirilmesi gerektir ve kanunda hakimin bu konuda taraflara süre verebileceğini gösteren özel bir hüküm yoktur. Usulün 197 ve 198 inci maddeleri hükümleri hem amaçlarının yazılı usulünü düzenlemek olması bakımından hem de 478 inci madde hükmünün özel bir hüküm olması bakımından sözlü usulde uygulanamaz ve esasen davaların tez elden bitirilmesini sağlamak üzere konulmuş bulunan sözlü usulde böyle süreler verilmesi, bu usulün kanuna konuluş sebebine uygun olmaz. Usul Kanununun koyduğu süreler, kural olarak (Usulün 163 üncü maddesi gereğince) kesin sürelerdir. O halde, mahkeme tarafından, doğrudan doğruya gözönünde tutulmaları şarttır. Zira, sözü edilen 163 üncü madde hükmünce, kesin süre içinde yapılması gereken usul işlemi, bu süre geçtikten sonra yapılamaz.
2- İlk oturumda davalı vekiline, isteği üzerine, dosyayı incelemek üzere süre verilmiş bulunması, usul hükümlerine uygun olmadığından ikinci oturumda kendisinin ileri sürdüğü yetkisizlik itirazı, süresinden sonra ileri sürülmüş olacağından dolayı, gözönünde tutulamaz ve mahkemenin yetkisizlik kararı vermiş bulunması bundan ötürü, usule aykırıdır.
Sonuç: Direnme kararının yukarıda yazılı sebepten ötürü, Hukuk Yargılamaları Usulü Kanununun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.12.1962 gününde karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy