(743 S. K. m. 132)
Dava: Taraflar arasındaki terk sebebiyle boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Manisa 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 27.4.1964 gün ve 735/241 sayılı hükmün incelenmesi davalı Ayşe L. tarafından istenilmiş olmakla Yargıtay 2. Hukuk Dairesince;
(Uyulan bozma ilamında gösterildiği şekilde muamele yapılarak karar verilmiş olmasına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna ve bozma kararının icaplarına uygun olan hükmün onanmasını kapsayan 26.6.1964 gün ve 3710/3416 sayılı ilamın karar düzeltilmesi yoluyla incelenmesi davalı Ayşe L. tarafından istenilmekle yeniden incelenerek; davalı kadın tarafından ihtar üzerine davet olunan eve geldiği zaman yaptırılan tesbitte evin mevcut eşyalarıyla ikamete elverişli olduğu ehlivukufça beyan edilmiş ise de bu eşyaların bir kaç gün evvel bu yere konduğu, evin tutulduğu zamandan beri boş olduğu iddiası üzerine dinlenen şahit ev sahibi Ali E. bir hafta evveline kadar evde kendi eşyalarının bulunduğunu, bir hafta evvel bu eşyalarını alıp evi boşalttığını, mevcut eşyaların davacı tarafından bir hafta içerisinde getirildiğini sarahaten beyan etmiştir. Medeni Kanunun 132. maddesine göre davacı kocanın ihtar talebinden en az iki ay evvel tuttuğu evi ikamete elverişli bir şekilde döşeyip hazırlaması lazımdır. Hakim tarafından yapılan tesbitte ise davet olunan ev her ne kadar ihtar talebinden iki ay evvel kiralanmış ise de boş olarak bulunduğu ve ancak davalı kadının gelmesinden yani tesbitten bir kaç gün evvel mevcut eşyaların getirilip davacı tarafından konduğu anlaşılmaktadır. Binaenaleyh 132. madde unsurlarının tamam olmadığı göz önünde tutularak davanın reddine karar verilmesi icap ederken kabulüyle boşanmaya karar verilmesi yolsuz bulunduğundan zuhulen dairece verilen onama kararı kaldırılarak boşanmaya dair olan hükmün yukarıda yazılı sebepten dolayı bozulmasına 6474/6075 sayı ile (1.12.1964 gününde) karar verilip, mahalline geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; bazı sebep ve düşüncelerle eski hükümde direnmeye karar verilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnmeyi kapsayan son hükmün süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, işbu davada karısının, evlenmenin kendisine yüklediği vazifeleri yerine getirmemek maksadıyla, beş yıl önce evini terk ettiğini ve ihtar kararının 22.10.1962 tarihinde kendisine tebliğ edilmesine rağmen, haklı bir sebep olmaksızın evine dönmediğini ileri sürmüş, boşanmalarını istemiştir.
Davacı tarafından 2.8.1962 tarihinde müstakil bir ev kiralanmış ise de, 24.10.1962 günlü tesbit tutanağında dinlenmiş olan şahitler, evdeki eşyanın; tesbitten bir gün önce davacı tarafından getirildiğini, evin o güne kadar boş bırakıldığını belirtmişlerdir. Medeni Kanunun 132. maddesi uyarınca davacı kocanın ihtar isteğinde bulunabilmesi için muhik sebebe dayanmayan terkin en az iki ay devam etmiş olması lazımdır. Kocanın oturulabilecek bir evi bulunmadığı süre zarfında kadının ayrı yaşaması muhik sebebe dayanmaktadır. Olayda iki aylık haksız terk mevcut değil iken ihtar yapılmıştır. Bu sebebe dayanan boşanma davasının süre bakımından unsurları tahakkuk etmemiştir. Bu cihetlerin göz önünde tutulmaması ve Yargıtay özel dairesinin yerinde olan bozma ilamına uyulmayarak eski hükümde direnilmesi bu bakımdan isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulüne, direnme kararının yukarıda gösterilen sebepten HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA 10.07.1968 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy