(2709 S. K. m. 125)
Bozmaya uyulmuş olduğuna göre sair temyiz itirazları bozma ile kesinleşen hususlara taalluku hasebiyle yerinde değilse de, bozma, müteveffa Abdullah kızları Elif ve Ayşe'nin doğum ve ölümlerinin mahkemece tescili değil tesbiti bakımından bozulmuş olması itibarıyla bozma şümulü dışında çıkılarak Ayşe'nin doğum ve ölüm tarihlerinin nüfusa tesciline karar verilmesi yolsuz bulunduğu gibi davacı tarafın ikame eylediği delillere göre iddianın sübut derecesi takdir olunmak gerekirken usul hükümleri hilafına ve davalı tarafın muhalefetine rağmen re'sen de şahit dinlenmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz bulunduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı bozulmasına karar verilip mahalline geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; bazı sebep ve düşüncelerle eski hükümde direnmeye karar verilmiştir.
Ölmüş bir şahsa ait doğum ve ölüm olayının nüfus kütüğüne tecili işlemi, idari işlemlerden bulunmaktadır. Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamına göre sadece Abdurrahman kızı Ayşe'nin 1266 yılında doğup 1310 yılında öldüğünün tesbiti ile yetinilmesi gerekirken nüfus kütüğünün 5 hane, 52 ve 105 ve 41 hane 171. sahifelerine işaret edilmesine karar verilmesi isabetsiz, bu noktaya matuf temyiz itirazları yerinde bulunmuştur. Ancak, olayda yeniden duruşma yapılmasına lüzum ve mahal bulunmaksızın bu yanlışlığın düzeltilmesi mümkündür. Bu itibarla doğum ve ölüm vukuatının nüfus kütüğüne geçirilmesi şeklindeki hüküm fıkrasının kaldırılmasına, mahalli mahkemesince diğer bozma sebeplerine uyulmuş ve yeniden hüküm tesis edilmiş olduğundan Ayşe'nin 1266 yılında doğduğu ve 1310 yılında öldüğü olaylarının sübutu şeklindeki kısım hakkındaki temyiz itirazları incelenmek üzere dosyanın Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy