(1086 S. K. m. 23, 187) (743 S. K. m. 2, 19)
Yetki itirazında bulunan taraf ilk itirazında bunu dermeyan etmesi ve yetkili mahkemeyi göstermesi gerekir.
Davalı tarafından müddeti içinde verilen cevap layihasında selâhiyet itirazında bulunmuşsa da salahiyeti mahkeme doğru olarak gösterilmemiştir. Bu itibarla selâhiyet itirazının usulün 23. maddesine göre reddedilen davaya devam olunmak gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına 5703/5449 sayı ile 21.10.1966 gününde karar verilip mahalline geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, evvelce verilen hüküm Usul ve Kanun'a uygun görüldüğünden direnmeye karar verilmiştir.
Davacı koca, karısı aleyhine, Bursa Asliye Hukuk mahkemesinde, şiddetli geçimsizlik sebebine dayanarak işbu boşanma davasını açmış, davalı süresinde verdiği karşılık dilekçesinde, HUMK.'nun 187/2. maddesi uyarınca ileri sürdüğü ilk itirazında kocasının İstanbul'a yerleştiğini, 14 yıldan beri orada oturduğunu, hırdavatçılıkla uğraştığını, yetkili mahkemesinin İst. Asliye Hukuk mahkemesi olduğunu açıkça bildirmiştir.
Mahkeme, bu itirazı incelemiş, davacının, nüfus kaydını Akseki İlçesinin Aydınkent Ardıçpınar köyünden 31.7.1965 tarihinde Bursa nüfusuna naklettirildikten kısa bir süre sonra 11.8.1965 de davayı açtığını, davranışının M.K.'nun 2. maddesine uygun düşmediğini, İst. Defterdarlığı Fatih Vergi Dairesi Müdürlüğünün ve Bursa Emniyetinin davacının İst.'da oturduğunu ve iş yerinin İst. olduğunu belirten yazılarına dayanarak davacının yıllardan beri İst'da yerleşip orada daimi iş gördüğü, davalının yetkili mahkemeyi itiraz dilekçesinde doğru olarak gösterdiği sonucuna varmış, davaya İst. Asliye Hukuk Mahkemesince bakılmak üzere yetkisizlik kararı vermiştir.
Davacı vekilinin temyizi üzerine hüküm Özel Dairece, davalı tarafından süresi içinde verilen karşılık dilekçede yetki itirazında bulunulmuş ise de, yetkili mahkeme doğru olarak gösterilmediğinden, yetki itirazının usulün 23. maddesi uyarınca reddiyle davaya devam olunmak gerektiğinden bahsile bozulmuş, mahkeme eski hükümde direnmiştir.
Yetki itirazı ile ilgili delilleri toplayan mahkemenin, davacının yerleşmek niyetiyle Bursa'da oturmadığına ilişkin kabulü, H.G.K. nun nüfus kaydını davadan önce davanın açıldığı yere naklettirmenin M.K.'nun 19 ve Nüfus Kanunu'nun 37. maddeleri hükümlerine uygun yerleşmek niyeti olduğunu göstermeye yetişmediğini, bunu gösteren başka olayların iddia ve ispat edilmiş olması gerektiğini bu davranışın M.K.'nun 2. maddesi uyarınca korunmaya değer olmadığını öngören 25.12.1963 gün ve 2/58-94 sayılı ilâmında belirtilen içtihada uygundur. Olayda davacı Akseki nüfusunda kayıtlı olmakla beraber uzun zamandan beri İstanbul'da oturduğu, daimi iş yerini İstanbul'da açtığı dosyadaki belgelerle belirtilmiştir. O halde, davacı İstanbul'da yerleşmek niyeti ile oturmaktadır. Kanuni ikametgâhı İstanbul'dur.
HUMK.'nun 23. maddesinin son cümlesi gereğince, Bursa Asliye Hukuk Mahkemesinin davaya bakmaya yetkili olmadığını, ilk itiraz olarak ileri süren davalı yetkili mahkemeyi dahi doğru olarak göstermiştir. O halde, Özel Dairenin yetkili mahkemenin doğru olarak gösterilmediğini söz konusu eden bozma ilâmına karşı mahkemenin eski hükümde direnmesi isabetlidir. Davacı vekilinin temyiz itirazının reddiyle direnme kararı onanmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazının reddine, direnme kararının ONANMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy