(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı hizmet sözleşmesinin haksız olarak bozulduğunu ileri sürerek, mahrum kaldığı tazminatı istemiştir.
Buna karşılık davalı, davacı ile aralarında bir hizmet sözleşmesi bulunmadığını ve aynı zamanda davalıdan ibraname almış olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme, yalnız ibranameye dayanarak davayı reddetmiştir.
Gerçekten evrak arasında mevcut 20.03.1963 tarihli ibranamenin makine ile kopyalı olarak yazıldığı anlaşılmaktadır. Bu ibranamenin altında davacı tarafından el yazısı ile yazılmış (dava hakkım mahfuzdur. Akit Şirketçe tek taraflı olarak feshedilmiştir. Akdin feshinden dolayı ibra etmiyorum).Sözlerini yazdıktan sonra imzalamıştır. Davacı ibranamenin 2 nüsha olduğunu, bir nüshasının kendisinde, diğer nüshasının da davalı işverende olduğunu her iki örnekte de aynı meşruhatın yazılı bulunduğunu bildirmiştir. Davalı taraf kendisinde bulunan ibranameyi ibraz edememiştir. Bunun üzerine davacı kendiliğinden yanında bulunan ibranameyi mahkemeye ibraz etmiştir.
Davacı, ibranamedeki el yazısı ile yazılmış meşruhatın kendisi tarafından yapıldığını kabul etmiştir. Bu meşruhat davacı lehindedir. Davalıda bulunan örnekte de bu meşruhatın olduğunu iddia etmektedir. Aksini savunan davalının kendi yedinde bulunan nüshayı ibraz edemediğine göre bu şartın davacı aleyhine yorumlanması doğru değildir.
Davacı bir kısım alacaklarını almış, ibra etmediği husus için altına meşruhat vermemiştir. Bundan başka bir işlem de yapması düşünülmez. Mahkemenin, bu ibranamenin altındaki şartın sonradan yazılıp yazılmadığı yolunda bilirkişiye başvurması lüzumsuzdur. O halde, davalının akdin şirketçe tek taraflı olarak feshedilmiş olmasından dolayı ibra edilmediğini kabul ederek buna göre inceleme yapması ve varılacak sonuç uyarınca bir karar vermesi gerektiği halde, ilamda yazılı düşünce ile ve ibraya dayanarak davayı reddetmesi usule ve yasaya aykırıdır. Temyiz olunan kararın gösterilen sebepten bozulmasına, diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına 13293/170 sayı ile 13.2.1968 gününde ) karar verilip yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; bazı sebep ve düşüncelerle önceki hükümde direnmeye karar verilmiştir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI
Karar: Davacı, davalının hizmet akdini haksız yere feshettiğinden aylık ücretten, lojman bedelinden, işten çıkarma tazminatından, tasarruf bonosundan 4550616 lira tazminat talep etmiştir.
Davalı ise ibraname olduğunu ve bu ibranamenin altındaki dava hakkım mahfuzdur şerhinin sonradan ve malumat ve muvafakati haricinde yazıldığını savunmuştur.
Davacı ibranamenin iki nüsha olup birinin davalıda, diğerinin de kendisinde olduğunu, kendi el yazısı ile olan meşruhatın davalının elinde bulunan ibranamede de bulunduğunu iddia etmektedir. Davalı ise kendi yedinde bulunması icap eden ibranameyi ibraz edememiş ve davacı tarafından ibraz olunan ibraname hilafını ve meşruhatın sonradan ilave olduğunu ispatlayamamış olmasına göre yerinde olan Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen özel daire bozma ilamına uyulmak gerekirken önceki hükümde direnilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda açıklanan ve Özel daire bozma ilamında gösterilen nedenle BOZULMASINA çoğunlukla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy