(1086 S. K. m. 290)
Dava: Taraflar arasındaki karşılıklı alacak ve senet iptali davalarının reddine dair İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 25.2.1964 günlü kararın incelenmesi davacı F.Ö. tarafından istenilmekle, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince "davacının dayandığı belge Borçlar Kanununun 507. maddesi uyarınca ölünceye kadar gelir bağlama amacını gütmekte ve nafaka hükümleriyle ilgili bulunmamaktadır.
Bu itibarla yazılı belgeye karşı tanık sözleriyle borcun ödendiğinin kabulü ve davacıya bakıldığından söz edilerek davanın reddi yasaya aykırı görüldüğünden hükmün bozulmasına" karar verilip dosya yerine geri çevrilmekle; yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece bazı sebep ve düşüncelerle önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz eden: F.Ö. vekili.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnmeyi kapsayan son hükmün süresinde temiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava ölünceye kadar gelir bağlama yüklenimini kapsayan Noter senedine dayanmaktadır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 290. maddesi uyarınca senede karşı yapılacak savunmalar tanıkla ispat edilemez. Olayda iddia yazılı belgeye dayandığına göre, ana ile oğul arasında dahi olsa, usulün az önce sözü edilen buyurusu hükmü uyarınca yazılı belgeye karşı def'i olarak ileri sürülen hususların tanıkla ispat olunamıyacağı gözönünde tutulmaksızın mahkemece önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenlerle direnme kararının bozulması gerekir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulüyle direnme kararının yukarıda yazılı sebeple, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 429. maddesi gereğince bozulmasına 12.04.1974 gününde çoğunlukla karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy