(818 S. K. m. 248)
Dava: Davacı taşınmazını davalıya aylığı 400 liradan 2 sene süre ile kiraya verdiğini, 2 senelik kiranın davalının kendisine ipotek karşılığı verdiği 16.000 liranın faizine mahsup edileceğinin kira sözleşmesinde kararlaştırıldığını ileri sürerek, iki yıllık kira süresinin sona erdiği 1/9/1963 tarihinden 1/10/1968 gününe kadar aylık 400 liradan 5 yıllık kira bedelinin tahsilini istemiştir.
Mahkeme, taraflar arasındaki sözleşmeye göre taşınmaz 1.9.1961 den itibaren 2 sene için ev kirasız, fara faizsiz olarak verilmiştir. Özel şartların 5 nci maddesiyle de tarafların muvafakatiyle ipotek velcira müddetinin istenildiği kadar uzatılacağı kararlaştırılmıştır. Sürenin sonunda davacı 16.00 lirayı ödeyip tahliye için usulen ihtarname keşide etmemiş olup aynı şartlarla sözleşmenin devamını kabul etmiş sayılacağı, borç miktarını ilgili tapu dairesine ödeyip dairenin tahliyesini istememiş ve 16.000 liradan aynı şartlarla istifade etmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Bu kararın Yargıtay özel dairesince ( Taraflar arasındaki 1.9.1961 tarihli kira sözleşmesinde kiracının davacıya verdiği 16.000 lira ödünç karşılığında kiralananda iki yıl süre oturabilmesi ve bu günden sonra kiralananın boşaltılması öngörülmüştür.
Taraflar arasındaki sözleşme ev kirasız, para faizsiz şeklinde yapılmış sözleşme niteliğindedir. Bu sözleşmenin geçerli olması için kiralananın yıllık kira parası tutarının ödünç verilen paranın yıllık faizine denk olması gerekir. Oysa olayda davalının verdiği ödüncün faiz tutarı murabaha tüzüğüne göre en çok faiz % 9 üzerinden 1440 lira tutmakta buna karşılık kira parası aylık 400 liradan 4800 liraya ulaşmaktadır. O halde kira tutarı 4800 lira ile faizi tutarı 1400 lira arasındaki fark davalı yararına geçerli ve ona yasaca korunmağa değer bir hak vermez.
Davacının istediği kira parası tutarından davalının hak edebileceği faiz tutarı indirildikten sonra kalanın hüküm altına alınması gerekir nedeniyle bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece, önceki kararda direnmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnmeyi kapsayan son hükmün süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü :
Karar: Taraflar arasındaki sözleşmeye göre, esas itibariyle bir taraf aylık kira parası 400 lira olarak kararlaştırılan taşınmasını karşı tarafa kira parası almadan kiralamayı, diğer taraf ise buna karşılık kiralayana 16.000 lirayı faizsiz olarak ödünç vermeyi kabul etmiştir. Halk arasında "ev kirasız para faizsiz" sözleri ile tanımlanan bu tür sözleşmeler ancak taşınmazın yıllık kira parasının, ödünç verilen paranın Murabaha Nizamnamesi ile öngörülen % 9 tavan faiz esasına göre bir yıllık faiz tutarını aşmayan kısmı için geçerlidir. Bu oranı aşan kısmı, kamu düzenini ilgilendiren az önce sözü geçen tüzük hükümlerine aykırı düşeceğinden geçerli sayılamaz. Mahkemece bu nedenlerle özel daire bozan kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulüyle direnme kararının yukarıda ve özel daire kararında gösterilen nedenlerle H.U.M.K.nun 429 ncu maddesi uyarınca BOZULMASINA 5.6.1974 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy