(4753 S. K. m. 27) (1757 S. K. m. 235)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Muhalıççık Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 18.6.1970 gün ve 185/152 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay Beşinci Hukuk Dairesinin 23.11.1970 gün ve 5592/5823 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilip yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; bazı sebep ve düşüncelerle önceki hükümde direnmeye karar verilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnmeyi kapsayan son hükmün süresince temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Mahkemece davaya toprak mahkemesi sıfatıyla bakılmıştır. Bu mahkemeler 16.11.1945 günlü ve 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanununun 27. maddesi hükmü ile kurulmuş olup sonradan 5572 sayılı kanun ile toprak mahkemelerinin gezici olanlarının ayrık durumlarda kurulabilmesi ve genel mahkemelerin 5613 sayılı kanunun 6. maddesi hükmünce iskan mevzuatının uygulanmasından doğan davalara toprak mahkemesi sıfatı ile bakması esası kabul edilmiştir. 25.6.1973 günlü ve 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanununun 235. maddesinin (a) bendinin 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu ile ek tadilleri yürürlükten kaldırılmıştırbiçimindeki hükmü ile söz konusu mahkemeler kaldırılmış bulunmaktadır. Özetlenen bu duruma göre doğrudan doğruya kamu düzenini ilgilendiren yargılama teşkilatı ve göreve ilişkin bir hususta yasada değişiklik yapılmış olmaktadır. Mahkemeler arasındaki görev bölümü tarafların hukuksal durumlarını güvence altında bulundurma gayesine yöneldiği gibi, usule ilişkin konularda gerçekleştirilen değişikler de kişilerin haklarının yeni düzenlemelerle öncekinden daha iyi bir biçimde korunacağı düşüncesine dayanır. Bu değişiklikler aksine özel bir hüküm bulunmadıkça yasanın yürürlüğe girmesiyle etkilerini derhal gösterirler, yeni yasanın yürürlüğe girişinden önce açılmış veya yeni açılacak bütün davalarda uygulanırlar. Burada şu yön de ayrıca belirtilmelidir ki, göreve ilişkin bulunan hususların mahkemece yargılamanın her safhasında, duruşmanın bittiği bildirilinceye kadar re'sen gözönünde tutulması gerekir ve kamu düzeni kavramı görev konusunda kazanılmış hak düşüncesine yer vermez, bunun sonucu olarak mahkeme kararının Yargıtay tarafından herhangi bir nedenle bozulmasından sonra, bozma kararına uyulmakla yeniden yargılama başlayacağından görev yönünün yargılamanın bu safhasında dahi gözönünde tutulması zorunludur.
O halde, yukarıda açıklanan hukuki esaslar uyarınca, Toprak Mahkemeleri kaldırılmış bulunmasına göre görevsizlik kararı verilmesi gerekir. Bu nedenlerle direnme kararı görev yönünden bozulmalıdır. Bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine yer görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle görev yönünden HUMK. nun 429. maddesi uyarınca bozulmasına, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine yer görülmediğine 24.05.1974 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy