(818 S. K. m. 321)
Dava: 1 - (Yapılan soruşturmaya, toplanan delillere ve kararın dayandığı gerekçeye göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki yönleri hedef tutan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2 - Gerçekten davacı, 16.11.1958 tarihinden başlayarak beş yıllık süreyle ilişkin fazla çalışma parasını istemiştir.
Dava, 18.11.1963 günü açıldığı halde mahkemece bu tarihten geriye doğru beş yıllık süreye ilişkin fazla çalışma paralarının hüküm altına alınması gerekli iken 4.1.1958 tarihinden başlayarak alacaklar toplamının hesaplanmış olması yasaya aykırıdır ve davalı tarafın temyiz itirazı bu bakımdan yerindedir.
Temyiz olunan kararın 2 inci bentte açıklanan sebepten bozulmasına ve diğer itirazlarının reddine 8603/8607 sayı ile 14.12.1964 gününde karar verilip yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; bazı sebep ve düşüncelerle eski hükümde direnmeye karar verilmiştir.
Görev konusu, kamu düzeni ile ilgili olduğundan, usulü kazanılmış hak kuralının istisnasını teşkil eder. Her ne kadar daire bozma ilamında bu konuya değinmiş ise de, görev ciheti her zaman ve re'sen gözönünde tutulabilir. Bu itibarla, Hukuk Genel Kurulunda işin esasının incelenmesinden önce, yargı yerinin belirtilmesi hususu tartışma konusu yapılmıştır.
Genel, katma ve özel bütçelerle yönetilen kurumlar ve özel dairelere ait kurumlardan maaş ve ücret alan personel ile, idare arasındaki ilişki, hizmet aktine dayanan bir ilişki değildir. İdarenin, memurlarıyla olan ilişkisi, görevlinin gördüğü işin niteliği ne olursa olsun, atama tasarrufundan doğan ve Kamu Hukuku statüsü içerisine giren ve bu statüye tabi olan bir ilişkidir.
İşçi hizmet akdine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı çalışan kimsedir. Bir kimsenin işçi sayılabilmesi için hizmet anlaşmasının olması zorunluğu vardır. Davacı ile davalı idare arasında akdedilmiş bir hizmet sözleşmesi yoktur. Aralarındaki hukuki ilişki; atama tasarrufuna bağlı, kamu alanına giren, kanun, tüzük ve yönetmeliklerle düzenlenmiş bir kamu ilişkisidir. Ve davacı da işçi niteliği taşıyan bir kamu hizmeti görevlisidir.
Kamu idare kurumlarının; personelleri hakkındaki karar ve işlemleri idari karar ve işlem niteliğindedir.
Sonuç: İdare ile, kamu hizmeti görevlisi arasındaki uyuşmazlığı çözümlemeye de idari yargı yeri görevlidir. Mahkemece özel daire bozma ilamına bu itibarla uyulmak ve dava görev yönünden reddedilmek icabederken eski kararda direnilmesinde isabet bulunmamış ve direnme kararının bozulması gerekmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy