(5953 S. K. m. 14) (1475 S. K. m. 73)
YARGITAY DOKUZUNCU HUKUK DAİRESİ KARARI
1 - Yapılan soruşturmaya, toplanan delillere ve kararın dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazları yersizdir. Kararın manevi tazminata ilişkin hüküm fıkrasının onanmasına,
2 - Dava, iş güvenliği kurallarına aykırı davranış sonucu meydana gelen zararların ödetilmesi isteğinden ibarettir. Hesap bilirkişileri tarafından düzenlenen raporda davacının kaza tarihinde 200 TL. aylık ücretle çalışmakta olduğu gözönünde tutularak hesap yapılmış ve mahkemece bu miktar maddi tazminata hükmedilmiştir. Kaza tarihi olan 19.1.1953 tarihinden sonra 10.1.1961 tarihinde yürürlüğe giren 212 sayılı Basın-İş Kanunu gazetecilik mesleğinde çalışanlara bir takım yeni imkânlar getirmiş ve haklar sağlamıştır. Örneğin; anılan Kanunun 14 üncü maddesinin son fıkrası hükmüne göre gazeteciler her hizmet yılı sonunda işverenin sağladığı kârın emeklerine düşen nisbî karşılığı olarak asgari birer aylık ücret tutarında ikramiye alırlar. Gazetecinin 200 TL. gibi düşük bir ücretle çalışacağının kabulü hatadır. Bilirkişilerce ücret artma oranı olarak kabul edilen % 6 gerçeklere uymamaktadır. Nitekim davacı halen 900 TL. net aylıkla başka bir gazetede çalıştığına dair belge ibraz etmiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davacının meslekteki liyakat derecesini tesbit etmek, ilgili mercilerden alınacak cevabî yazılara veya lüzumu halinde yapılacak bilirkişi incelemesine göre tespit edilecek ücret üzerinden gerçek maddi zararı hesaplamaktır.
3 - Davacı bu dava ile tevhit edilen 967/866 sayılı dava ile dava tarihinden geriye doğru beş senelik faize karar verilmesini istemiş, mahkeme de dava tarihinden geriye doğru beş senelik faiz tutarı olan 4.536,85 TL.nin tahsiline karar vermiştir. Davacı, faize ancak ek davanın açıldığı 1.7.1967 tarihinden itibaren hak kazanabilir.
Temyiz olunan kararın yukarıda 2 inci bentte gösterilen sebepten davacı yararına, 3 üncü bentte gösterilen sebepten de davalı S....... K....... yararına bozulmasına 1696/11325 sayı ile 10.5.1971 gününde karar verilip yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; bazı sebep ve düşüncelerle eski hükümde direnmeye karar verilmiştir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI
Davacı vekili, müvekkili Y.S. Gazetesinde İdare Müdürü yardımcısı olarak çalışmakta iken 19.1.1953 günlü davalılardan şoför olan Ş.....'ın kusurlu davranışıyla sevk ve idare ettiği otomobilin elektrik direğine çarpması sonunda yaralanıp ayağından sakat kaldığını ileri sürerek maruz kaldığı zarar karşılığı 15.000 lira maddi ve 15.000 lira manevi ki cem 'an 30.000 lira tazminatın ve tevhit olunan dava ile de faizinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahalli mahkemece verilen, 3.147,64 lira maddi tazminat ve 15.000 lira manevi olmak üzere cem' an 18.147,64 lira tazminatın dava edilen süre içinde hesaplanan 4.536,85 lira faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline mütedair karar davacı vekili ile davalılardan S.K. vekilinin temyizi üzerine Yargıtay Özel Dairesince incelenerek; manevi tazminata ilişkin hüküm fıkrası onanmış ve bozma ilamının, ikinci bendinde gösterilen nedenlerle davacı yararına ve 3 üncü bentte gösterilen nedenle de davalı S.K. yararına bozulmuştur.
Mahkemece; bozma ilamının davalı yararına olan üçüncü bentteki bozma nedenine uyulmasına ve davacı yararına olan ikinci bendindeki bozma nedenine karşı önceki hükümde direnilmesine karar verilmiş, bu kerre direnme kararı yalnız davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunda yapılan incelemede; davacının, iş güvenliği kurallarına aykırı davranış sonucu meydana gelen zararlarının ödetilmesini istediği ve hesap bilirkişileri tarafından düzenlenen raporda davacının kaza tarihinde 200 TL. aylık ücretle çalışmakta olduğu göz önünde tutularak hesap yapıldığı ve mahkemece de bu miktar tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır. Kaza tarihi olan 19.1.1953 tarihinden sonra 10.1.1961 tarihinde yürürlüğe giren 212 sayılı Basın-İş Kanunu gazetecilik mesleğinde çalışanlara bir takım yeni imkanlar getirmiş ve haklar sağlamıştır. Örneğin; anılan kanunun 14 üncü maddesinin son fıkrası hükmüne göre gazeteciler her hizmet yılı sonunda işverenin sağladığı kârın emeklerine düşen nisbî karşılığı olarak asgari birer aylık tutarında ikramiye alırlar. Gazetecinin ilânihaye ayda 200 TL. gibi düşük bir ücretle çalışacağının kabulü hatadır. Bilirkişilerce ücret artma oranı olarak kabul edilen % 6 gerçeklere uygun düşmemektedir. Nitekim, davacının sonradan 900 TL. net aylıkla başka bir gazetede çalıştığına dair belge ibraz edilmiş olması bu görüşü doğrulamaktadır. Bu durum da mahkemece yapılacak iş; davacının meslekteki liyakat derecesini tesbit etmek ve ilgili mercilerden alınacak cevabî yazılara veya lüzumu halinde yaptırılacak bilirkişi incelemesine göre tespit edilecek ücret üzerinden gerçek maddi zararı hesaplatmak ve hüküm altına almaktan ibarettir. Bu nedenlerle Özel Daire bozma ilamının ikinci bendine karşı vaki direnme kararı isabetsizdir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy