(1086 S. K. m. 283)
Dava: Taraflar arasında muarazanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ; Eskişehir Asliye Hukuk mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 23/3/1972 gün ve 19-178 sayılı kararın incelenmesi davalı belediye vekili tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay Birinci Hukuk Dairesinin 9/6/1972 gün ve 5006-4243 sayılı ilamıyla, ( Delil tespiti davalının gıyabında yapılmıştır. Davalı, huzuru ile yapılmayan keşifte tespit edilen duruma itiraz ettiğine göre duruşmada yeniden inceleme yapılmadan ) karar verilmiş bulunduğu gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca, incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 283. maddesi hükmü ile öngörülen bir haftalık itiraz süresi bilirkişi raporunda noksan ve müphem görülecek hususlar hakkında gerekli izahatın alınmasına temine ilişkindir. Yoksa bunun haricinde gıyapta yapılan delil tespiti sonucu bilirkişi tarafından verilen rapora karşı genel olarak yapılacak itiraz için bir süre söz konusu değildir.
Olayda davalı, gıyabında yapılan delil tespiti dolayısıyla bilirkişice verilen rapora dayanılarak aleyhine açılan davanın dilekçesi kendisine 17/1/1972 günü tebliğ edilmesini müteakip verdiği 24/1/1972 günlü 4 maddelik cevabında davaya itirazda bulunduğu gibi, 23/3/1972 günlü 2.oturumda da açıkça "tespiti kabul etmiyoruz" diyerek itiraz etmişlerdir. Bu nedenle mahkemece Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç:
Temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 429 uncu maddesi gereğince Bozulmasına, 11.4.1975 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy