(743 S. K. m. 639)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karabük Asliye 1. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 6.10.1971 gün ve 660-841 sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Bilirkişi Ahmet, davacının taşınmaz mallarda 30-40 yıldan fazla zilyetliği olduğunu söylediği halde, duruşmada bu yerlerin davacı baba ve dedesinden kaldığını söyleyerek çelişik ifadede bulunmuştur. Bilirkişi ve şahitlerin doğumları itibariyle Tezkerei Samiye tarihi olan 1326 yılından 10 yıl öncesini bilmelerine imkân görülememiştir. Bu sebeple davanın reddine karar verilmek gerekir
nedeniyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece, önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava konusu yerde davacının mevcut zilyetliği hakkında beyanda bulunan mahallî bilirkişi 1319, tanıklar ise 1331 ve 1317 doğumludurlar. Bunların Tezkerei Samiye tarihi olan 1326 yılından on yıl öncesini bilmeleri söz konusu olamaz. Bu nedenlerle mahkemece Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen sebeplerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy