(743 S. K. m. 639, 896, 905)
Dava: Taraflar arasındaki tescil ve elatmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bünyan Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 19.1.1965 gün ve 372/9 sayılı kararın incelenmesi davalı Mehmet vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Sekizinci Hukuk Dairesinin 27.9.1965 gün ve 4470/3915 sayılı ilamiyla, Dava konusu taşınmaz Ş. mirasçılarından R. ve E. tarafından 19.1.1943 tarihli senetle davalı M.'ye satıldığı, dava tarihine kadar 18 senedir davalının zilyetinde olduğu senet ve tanık sözlerinden anlaşılmıştır. Aynı yer ahalisinden olan diğer mirasçılar uzun zaman ses çıkarmadıklarına göre taşınmazı terk ettiklerinin kabulü icap eder gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece, önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresince temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava zilyetliğe dayanılarak açılmış, bozmadan sonra tapuya dayanılmış ise de bu son iddiadan vazgeçilmiştir. Direnme kararına karşı tapu yönünden bir temyiz sebebi ileri sürülmemiştir. Bu nedenlerle bozmaya karşı eylemli uyma veya yeni bir kararın söz konusu olmadığı sonucuna varıldıktan sonra işin esası incelenerek dosyadaki delillerden olayda zilyetliği terk kasdının gerçekleştiği anlaşılmıştır. O halde mahkemece Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen sebeplerden dolayı Hukuk Usulü muhakemeleri Kanununun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 25.06.1976 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy