(1086 S. K. m. 290)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Asliye 12. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 16.2.1973 gün ve 971/541-973/85 sayılı kararın incelenmesi davalı A.B. tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay Onüçüncü Hukuk Dairesinin 7.7.1975 gün ve 49/704 sayılı ilamı ile, "usulün 290. maddesine göre senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak nitelikte bulunan hukuki işlemler tanıkla ispat olunamaz. Davacı miras bırakana halef olarak bu davayı açtığından aynı şahıs hükmündedir. Noter senedine karşı tanık dinlenemez." gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz eden: Davalı
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnmeyi kapsayan son hükmün süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Senede karşı senetle ispat zorunluluğu kuşkusuz o senedin tarafları için söz konusudur. Tarafların mirasçıları da gene ilke olarak halefiyet yoluyla taraf kavramına dahil olup az önce açıklanan esas uyarınca miras bırakanın taraf olduğu senede karşı savunmalarını senetle ispat etmek durumundadırlar.
Sened karşı senetle ispat zorunluluğu üçüncü kişiler hakkında uygulanamaz; zira bunlardan taraf olmadıkları bir hukuki ilişki için yazılı belge getirmeleri beklenemez.
Yukarıda açıklandığı üzere senedin tarafı durumunda bulunan miras bırakanın mirasçıları esas itibariyle senede karşı senetle ispat zorunluluğuna tabi iseler de mirasçılar miras bırakanın halefi olarak değil de kendi haklarına dayanarak dava açarlarsa o takdirde senede karşı savunmalarını tanıkla ispat edebilirler. Olayda davacı miras bırakanın kendisinden mal kaçırmak, mirasından mahrum etmek amacıyla hareket ettiğini iddia ettiğine göre burada halefiyete değil, mirasçı olan davacı bizzat kendi haklarına dayanarak dava açmıştır. Bu nedenlerle tanık dinlenebileceğinden direnme uygun bulunmaktadır. O halde direnmeye yöneltilen temyiz itirazlarının reddi ile diğer yönler incelenmek üzere dosya Özel Daireye gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle direnmeye yöneltilen temyiz itirazlarının reddi ile diğer yönler incelenmek üzere dosyanın Onüçüncü Hukuk Dairesine gönderilmesine 21.04.1978 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy