(743 S. K. m. 134)
Davalı kadının sadakatsiz tutum ve davranışı ile kocanın başkasıyla nişanlanmaya teşebbüs şeklindeki eylemi karşılaştırıldığı takdirde daha çok kusurun kadında olması nedeniyle boşanmaya karar verilmesi gerekirken davanın reddi cihetine gidilmesinin Usul ve Kanun'a aykırı olduğu gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Toplanan delillerden, davalı kadının sadakatsiz tutum ve davranışı sabittir. Kadının bu eylemi başlı başına ortak hayatı sarsıntıya uğratacak değer ve nitelikte olmakla beraber, gıyabında kocası için çirkin sözler söylediği de anlaşılmıştır. Aksine bir delil bulunmadıkça asıl olan tanıkların doğru söylemiş olmalarıdır. Olayda davalının İsmet ile ilgisinin bulunduğu ve ayrıca kocasına hakaret ettiği yolunda beyanda bulunan tanıkların gerçek dışında konuştuklarını gösterir delil mevcut değilken, kocanın savcılığa müracaat da bulunmadığından ve karısının başkası ile yaşadığı hususunda delil ikame etmediğinden söz edilerek tanıkların gerçek dışında konuştuklarının kabulünde isabet yoktur.
Koca dava dilekçesinde eşinin kusurlu hareket ve tutumundan söz etmiş olup, bu genel ifadenin yargılama sırasında gerçekleşen sadakatsizliğe de kapsadığı aşikardır. Öte yandan kocanın ceza bakımından kanun yoluna başvurmuş, olması da hukuk Mahkemesinde doğan dava hakkını kullanmaya engel değildir.
Kadının sadakatsiz tutum ve davranışı ile kocanın başkasıyla nişanlanmaya teşebbüs şeklindeki eylemi karşılaştırıldığı takdirde daha çok kusurun kadında bulunduğunun kabulü zorunludur. Bu itibarla mahkeme Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesinde isabet bulunmadığından direnme kararı bozulmalıdır.
Temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen sebeplerden dolayı BOZULMASINA, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy