(1086 S. K. m. 163, 423)
Taraflar arasındaki kanuni şufa davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Zile Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 12.2.1974 gün ve 973/240-51 sayılı kararın incelenmesi davalı Garip T. vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Satıcı ile alıcının kardeş olmaları ve temlikin satıştan ziyade hibe maksadı ile yapıldığını kapsayacak yolda savunmada bulunmaları karşısında 27.3.1957 gün ve 12/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca keşif yapılması ve diğer delillerin toplanması gerekirken eksik incelemeye dayanarak hüküm kurulmuş olması ve kabul şekline göre şufa bedeli ile masraf tutarının davalılardan Garip T.'ye ödenmesine karar verilmesi gerekirken bu hususun karar yerinde belirtilmemiş bulunmasının Usul ve Yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
1 - Davalılardan Hacı Ali T. davaya konu olan şufalı payı diğer davalı kardeşi Garip T.'den ev yaptırmak maksadı ile aldığını, ancak maddi olanaklarının yetersizliği ve hastalanması nedeni ile ev yaptıramadığı için tekrar Garip T.'ye devrettiğini, Garip T. ise, gerçek değerin çok daha fazla olmasına rağmen yakın akrabalık nedeni ile düşük bir bedel üzerinden satış işlemi yapıldığını ileri sürerek bu savunmasının kanıtlanması için keşif isteminde bulunmuş olduğuna göre bu yoldaki savunmalar temlikin satıştan ziyade hibe maksadı ile yapıldığı hususuna ilişkin bulunmaktadır. O halde 27.3.1957 gün ve 12/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca savunmanın, mahallen keşif yapılmak ve gerektiğinde diğer deliller toplanmak sureti ile incelenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsizdir.
2 - Kabul şekline göre şufa bedeli ve masraf tutarının davalı Garip T.' ye ödenmesine karar verilmesi gerekirken bu hususun karar yerinde belirtilmemesi de Usul ve Yasaya aykırıdır.
Bu nedenlerle mahkemece Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak icapederken önceki kararda direnilmesi bozmayı gerektirir.
Temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen sebeplerden dolayı BOZULMASINA, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy